YSK'nın butlan başvurusunu reddetmesi ne anlam taşıyor?
Short title
YSK'nın butlan başvurusunu reddetmesi ne anlam taşıyor?
Teaser
YSK dün, CHP'nin mutlak butlana ilişkin itirazını reddetti. Kurul bugün de, CHP kurultayı sonrasında yapılan yerel seçimlerin iptali yönündeki başvuruyu reddetti. Peki hukukçular YSK'nın kararı için ne diyor?<br /><p>Yüksek Seçim Kurulu'nun CHP'nin mutlak butlan kararı ile ilgili yaptığı başvuruyu reddetmesi siyasetçilerin yanı sıra hukukçular tarafından farklı açılardan tartışılmaya devam ediliyor.</p>
<p>YSK, CHP'nin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin "mutlak butlan" ve ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunu dünkü toplantısında reddetmişti.</p>
<p>CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, X hesabından yaptığı paylaşımda YSK kararını eleştirerek, "Kararla YSK kendi hukukunu çiğnemekle kalmamış, anayasal konumunu ve seçim hukukundaki bağımsız görev alanını kendi iradesiyle mahkeme koridorlarına teslim etmiştir" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Oybirliği ile alınan bu kararın ardından bir önemli gelişme daha oldu. </p>
<p>YSK bugün bir kez daha toplanarak, bir CHP'linin 2024 yerel seçimlerinin iptali için yaptığı başvuruyu ele aldı. Kurul, bu talebi reddetti.</p>
<p>ANKA haber ajansının aktardığına göre, Kasım 2023'teki CHP kurultayı hakkındaki mutlak butlan kararı üzerine, 31 Mart 2024'te yapılan yerel seçimlerin iptali için başvuru yapılmıştı.</p>
<h2>Hatipoğlu: "Karar askıdadır"</h2>
<p>Peki hukukçular YSK'nın mutlak butlan kararını nasıl yorumluyor?</p>
<p>DW Türkçe'ye konuşan Avukat Afşin Hatipoğlu'na göre YSK, kararı aslında "askıda bıraktı."</p>
<p>Mutlak butlan kararını alan istinaf mahkemesinin hükmü kurduğunu ancak uygulamasının YSK'ya ait olduğunu işaret ettiğini ifade eden Hatipoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"İstinaf dedi ki 'Ben hüküm kurdum. Ama gereğini yapamam. Gereğini YSK yapmalıdır.'"</p>
<p>Avukat Hatipoğlu, YSK'nın ise bu karara "Biz hukuk mahkemelerinin muhatabı değiliz" diyerek yanıt verdiğini ve kararı iade ettiğini ifade etti. Bu durumun, "hukuken kararın askıda olduğu" anlamına geldiğini savunan Hatipoğlu şöyle konuştu:</p>
<p>"Şu anda aslında hukuken bu karar askıdadır. Çünkü bu kararın uygulanacağı merci YSK. Ama YSK dedi ki 'Benim hukuk mahkemelerinin işleyişine karışma yetkim yok. Hukuk mahkemeleri benim konum dahilinde değil.'”</p>
<p>YSK Başkanı Serdar Mutta, YSK Başkanlığı'na, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından gönderilen 21 Mayıs 2026 tarihli yazı ile ilgili şunları demişti:</p>
<p>"Hukuk mahkemelerinin kararlarının icrası konusunda Kurulumuza, Anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev ve yetki bulunmadığından yazının işlem yapılmaksızın mahalline iadesine oy birliğiyle karar verilmiştir."</p>
<p>YSK'nın böylelikle Kılıçdaroğlu'na resmi bir mazbata veya yetkilendirme vermeyi reddettiğini de söyleyen Hatipoğlu, Kılıçdaroğlu ve ekibinin şu anda 10-15 imzalı mahkeme kararını yetki belgesi gibi kullandığını, ancak bunun YSK tarafından usulüne uygun şekilde onaylanmadığını dile getirdi.</p>
<p>Hatipoğlu, YSK'nın bu tutumunun hem kendini korumak hem de emsal oluşturmamak için bir "ara yol" olduğunu düşündüğünü ifade ederek "YSK topu çevirip, toptan kaçmak için 'bu benim konum değil' dedi. YSK'ya gidip 'CHP Genel Başkanı şu anda kimdir?' diye sorulması gerekir" değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h2>Kurultay başvurusu durumu değiştirir mi?</h2>
<p>Bu arada mahkeme tarafından CHP Genel Başkanlığına atanan Kılıçdaroğlu ile seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel yeni bir kurultayın yapılması hakkında dün ilk kez telefonda konuştu.</p>
<p>Hatipoğlu, YSK'nın şu anda CHP'nin genel başkanının kim olduğunu ortada bıraktığını söyleyerek, şunları kaydetti:</p>
<p>"YSK eğer Kılıçdaroğlu'nun ve organlarının yapacağı kurultay talebini kabul ederse dolaylı olarak bu mahkeme kararını da kabul etmiş olacak. Kabul etmezse istinaf mahkemesinin kararını uygulamayla reddetmiş olacak. Yani YSK'nın son kararının samimiyet testini ya da sağlamasını Kılıçdaroğlu imzasıyla YSK'ya gelecek ilk evrağa verilecek cevapla anlayacağız"</p>
<h2>YSK'nın yeni yapısının karara etkisi ne?</h2>
<p>Öte yandan YSK'nın yeni gelen üyelerle şekillenen yapısı da tartışılıyor.</p>
<p>DW Türkçe'ye konuşan Avukat Bülent Yücetürk, YSK'nın daha önceki "kararlarımız kesindir" tutumundan vazgeçerek mahkemelere kesinleşmiş parti kongre sonuçlarını değiştirebileceği bir yol açtığını söyledi.</p>
<p>CHP'nin son dönemde yaptığı dört kurultayın (olağan ve olağanüstü) YSK tarafından geçerli sayıldığını hatırlatan Yücetürk, şimdi bir mahkemenin bu sonuçları yok saymaya çalıştığını belirtti.</p>
<p>Yücetürk'e göre bu karar, asliye hukuk mahkemelerinin YSK tarafından kesinleştirilmiş seçim ve kongre sonuçlarını değiştirebileceği bir emsal oluşturuyor. Bu durumun ileride ciddi siyasal sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Yücetürk, şu uyarıda bulundu:</p>
<p>"Bugün iktidarda AKP olduğu ve yargıya egemen olduğu için belki işlerine geliyor olabilir ama yarın başka bir iktidar gelir, o iktidar da bu yolu kullanmaya çalışırsa, o zaman bu iş, Türkiye’de toplumsal barışı da bozan, hukuk güvenliğini de hukuk devletini de ortadan kaldıran bir duruma götürür bizi."</p>
<p>Yücetürk, YSK'daki üye ve başkan değişikliğinin bu kararda etkili olduğunu belirterek şunları dile getirdi:</p>
<p>"YSK'nın İstanbul tartışmasında vermiş olduğu kendi içtihadından dönüp bugün kendisini yetkisiz olarak addetmesinin temel sebebi YSK'daki değişim. Kurulun çoğunluk üyeleri değişti ve başkanı da değişti. Dolayısıyla orada artık iktidarın da istediği şekilde şekillenmiş bir Yüksek Seçim Kurulu'ndan bahsedebiliriz."</p>
<p>YSK Başkanı Serdar Mutta, görevine 6 Mayıs'ta başlamıştı. YSK'da Başkan Ahmet Yener dahil altı üyenin görev süresinin dolması nedeniyle, Yargıtay ve Danıştay Genel Kurulları tarafından altı yeni üye seçilmişti.</p>
<p>İktidara yakın bazı yorumcular son günlerde YSK'nın eski Başkanı Ahmet Yener'i eleştirerek, CHP İstanbul İl Yönetimi ile ilgili Eylül ayında alınan kararlarda "fonksiyon gaspı" yapmakla suçluyor.</p>
<h2>Seçimlerle ilgili mevzuat ne diyor?</h2>
<p>CHP'nin YSK'ya verdiği dilekçede Anayasa'nın 79'uncu maddesine dikkat çekilerek "Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararı, seçim yargısı gözetiminde yapılmış ve ilçe seçim kurullarınca kesinleştirilmiş seçimleri ve mazbataları yok saymaktadır" demiş ve Anayasa'nın 79'uncu maddesine göre yapılan kurultayların iptalinin mümkün olmadığını belirtmişti.</p>
<p>Anayasa'nın 79. maddesi, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) görev, yetki ve yapısını detaylı şekilde düzenliyor. Madde, seçimlerin yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılacağını hükme bağlıyor.</p>
<p>Buna göre YSK, seçimlerin başlamasından bitimine kadar düzen içinde yönetilmesi, dürüstlüğünün sağlanması, tüm yolsuzluk, şikâyet ve itirazların incelenerek kesin karara bağlanması ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarının kabul edilmesi görevlerini üstleniyor.</p>
<p>Maddenin en dikkat çeken hükmü ise YSK kararlarının kesinliği. Buna göre, Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararlar aleyhine başka hiçbir mercie başvurulamıyor. Bu düzenleme, YSK kararlarını nihai ve bağlayıcı kılıyor.</p>
<p>Bu arada seçim hukuku ile ilgili bir diğer mevzuat Siyasi Partiler Kanunu. Siyasi partilerin büyük kongre, il ve ilçe kongreleri 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ile düzenleniyor. Kanunun 21. maddesine göre, partilerin genel merkez, il ve ilçe organ seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri, yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre yapılıyor.</p>
<p>Kongreler sırasında yapılan organ ve delege seçimlerine ilişkin itirazlar, ilçe seçim kurullarına veya YSK tarafından belirlenen seçim kurullarına yapılabiliyor. Bu kurullar, itirazları inceleyerek karar veriyor.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::YSK%27n%C4%B1n%20butlan%20ba%C5%9Fvurusunu%20reddetmesi%20ne%20anlam%20ta%C5%9F%C4%B1yor%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77271371&x4=10201&x5=YSK%27n%C4%B1n%20butlan%20ba%C5%9Fvurusunu%20reddetmesi%20ne%20anlam%20ta%C5%9F%C4%B1yor%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fysk-n%C4%B1n-butlan-ba%C5%9Fvurusunu-reddetmesi-ne-anlam-ta%C5%9F%C4%B1yor%2Fa-77271371&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260523&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
YSK'nın CHP'nin butlan başvurusunu reddetmesinin yankıları sürüyor. Hukukçular ne diyor?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cuma günü bir telefon görüşmesi yaparak olası yeni bir kurultay hakkında konuştukları bildirildi
Basın örgütleri ve sanatçılardan Alican Uludağ çağrısı
Short title
Basın örgütleri ve sanatçılardan Alican Uludağ çağrısı
Teaser
Dün Ankara Adliyesi önünde toplanan sendika ve STK temsilcileri ile gazeteciler, tutuklu DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın duruşmasının yüz yüze yapılmasını talep etti.<br /><p>Basın meslek örgütleri, tutuklu DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ'ın bugün görülecek ilk duruşmasının yüz yüze yapılması ve tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması talebiyle Ankara Adliyesi önünde toplandı.</p>
<p>Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) katılımıyla dün yapılan eyleme çok sayıda gazeteci ve siyasetçi de destek verdi.</p>
<p>Adliye önünde bir açıklama yapan <span>DW Türkçe muhabiri ve ÇGD Başkanı Kıvanç El, Alican Uludağ'ın duruşma için Ankara'ya getirilmesini istediklerini ve bütün tutuklu gazetecilerin tahliye edilmeleri gerektiğini belirterek şunları söyledi:</span></p>
<p>"Öncelikli talebimiz Alican'ın Ankara'ya getirilerek savunmasını yüz yüze yapması. Alican'ın talebi de bu yönde. Savunma yapmaktan kaçan birisi değil. Temel talebimiz hiçbir gazetecinin haber nedeniyle tutuklu yargılanmaması. Alican, İsmail, Merdan, 10'dan fazla gazeteci şu an cezaevinde. Hepsinin tahliye edilmesini ve savunmalarını yüz yüze yapmalarını istiyoruz. İsmail'in 5 Haziran'da duruşması var onun da derhal tahliyesini istiyoruz."</p>
<h2>Af Örgütü: Bu üç madde iptal edilsin</h2>
<p>Uluslararası Af Örgütü de Çarşamba günü ayrı bir yazılı açıklama ile Alican Uludağ için özgürlük çağrısı yaptı.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü Ruhat Sena Akşener, "Yalnızca gazetecilik faaliyetleri yüzünden hak ihlallerine maruz bırakılan, kriminalize edilen ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan bütün gazeteciler ve diğer medya çalışanları derhal serbest bırakılmalı" dedi.</p>
<p>Örgüt, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "cumhurbaşkanına hakaret", "Türk milletini ve devletin organlarını aşağılamayı" suç sayan düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını da talep etti.</p>
<p>Bu üç maddenin, Türkiye'nin uluslararası insan hakları hukuku ve standartları kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığı vurgulanan açıklamada, Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre, 2024'te 55 binden fazla kişi hakkında "cumhurbaşkanına hakaret" ve "Türk devletini aşağılama" suçlarından soruşturma açıldığı hatırlatıldı.</p>
<h2>Gazeteciler ve sanatçılardan çağrı</h2>
<p>Hafta boyunca gazeteciler, sanatçılar, yazar ve sivil toplum örgütü temsilcileri de Alican Uludağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp ve Merdan Yanardağ'ın serbest bırakılması için çağrıda bulunda. DW Türkçe Yayınlar Sorumlusu Erkan Arıkan, gazeteci Şule Aydın, oyuncular Nur Sürer ve Cezmi Baskın gibi çok sayıda isim Çağdaş Gazeteciler Derneği aracılığıyla yaptıkları açıklamalarla tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.</p>
<p>DW Türkçe Yayınlar Sorumlusu Erkan Arıkan video mesajında, "Bir insan gazetecilik mesleğini seçtiyse bunu sadece ve sadece kamuoyunu bilgilendirmek, insanları aydınlatmak için seçmiştir. Algı yaratmak için değil" ifadelerini kullandı, Alican Uludağ ve İsmail Arı'nın serbest bırakılması çağrısında bulundu. "Gazetecilik suç değildir" diyen Arıkan, "Arkadaşlarımızı bir an evvel serbest bırakın" diye konuştu.</p>
<p>Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı yöneticisi Özge Mumcu da "Gazeteciler değil, hukuksuzluk, cezasızlık ve karanlık ilişkiler yargılanmalıdır" açıklamasını yaptı; mesajında, "toplumsal gelişmeleri takip eden, mahkemelerden haber toplayan Alican Uludağ'ın bu kez kendisinin mahkemede yargılanıyor olacağına" dikkat çekti: </p>
<p>YouTube kanalı Onlar TV ekibinden Şule Aydın, Alican Uludağ'ın tutuklandığı gün "Dik durun çünkü Alican Uludağ susmadı susmayacak" dediğini hatırlatarak kamuoyuna "şimdi susmama sırası sizde" çağrısında bulundu. Barış Pehlivan ise "Alican sadece sizin gerçekleri öğrenmeniz için, sizin daha iyi bir ülkede yaşamanız için gazetecilik yaptı" dedi. Timur Soykan, Alican Uludağ'ın mahkemede hâkimle yüz yüze gelemeyeceğini ve duruşmaya SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katılmak zorunda bırakıldığını belirterek, tutuklu gazetecinin en temel hakkı olan savunmasını yapmasına izin verilmediğini dile getirdi. </p>
<p>Onlar TV'den gazeteciler Murat Ağırel "Nasıl ki hakikatin sesi kesilemez ise gazeteci kardeşimiz Alican Uludağ'ın sesi de asla kesilemez" derken Barış Terkoğlu, "Hukuk eğilip büküldü ama Alican eğilip bükülmedi. Gazetecilik için dik durmaya devam ediyor. Sadece onun için hepimiz için Alican Uludağ'a özgürlük diyoruz" ifadelerini kullandı:</p>
<p>Deneyimli oyuncu Nur Sürer mesajında, "Gazetecilik suç değildir. Cezaevindeki bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz" dedi:</p>
<p>Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün Türkiye temsilcisi Erol Önderoğlu da mesajında, "Cumhurbaşkanının eleştirme ve ifade özgürlüğü hakkı varsa meslektaşlarımızın da eleştirme ve haber yetiştirme hakkı olmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Bir başka tecrübeli oyuncu Cezmi Baskın ise kısa mesajında, "Gazetecilik suç değildir. Bütün tutuklu gazetecilere özgürlük" dedi:</p>
<p>Mesajında "Hukuksuzluğu haber yapmakla vazifeli olan gazeteciler o hukuksuzluğun kurbanı oluyorlar" ifadesini kullanan gazeteci-yazar Mine Söğüt, "Çok yakında duruşmaları olan Alican Uludağ ile İsmail Arı'nın beraate kavuşmalarını ve serbest kalmalarını" talep etti:</p>
<h2>Ahmet Ümit ve Levent Üzümcü'den benzer mesajlar</h2>
<p>Pazartesi günü de gazeteci-yazar Faruk Bildirici, yazar Ahmet Ümit, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü ve Türk halk müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz benzer mesajlarla tutuklu gazetecilerin serbest kalması yönünde çağrıda bulunmuştu.</p>
<p>TELE 1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ 27 Ekim 2025, Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Pınar Gayıp 5 Şubat 2026, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ 20 Şubat 2026 ve BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı 22 Mart 2026 tarihinden bu yana tutuklu bulunuyor.</p>
<p>Alican Uludağ hakkında açılan davanın ilk duruşması 21 Mayıs'ta yapılacak. İsmail Arı ise 5 Haziran'da hâkim karşısına çıkacak.</p>
<p>DW / ET,CÖ,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Bas%C4%B1n%20%C3%B6rg%C3%BCtleri%20ve%20sanat%C3%A7%C4%B1lardan%20Alican%20Uluda%C4%9F%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77220475&x4=10201&x5=Bas%C4%B1n%20%C3%B6rg%C3%BCtleri%20ve%20sanat%C3%A7%C4%B1lardan%20Alican%20Uluda%C4%9F%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbas%C4%B1n-%C3%B6rg%C3%BCtleri-ve-sanat%C3%A7%C4%B1lardan-alican-uluda%C4%9F-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1%2Fa-77220475&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260521&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Gazeteciler Ankara'da bir basın açıklaması ile, Alican Uludağ'ın duruşmasının yüz yüze yapılmasını talep etti.
Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı olması nedeniyle akaryakıt fiyatlarının giderek arttığı İngiltere'de hükümet, Rus petrolüne uygulanan yaptırımların gevşetilmesine karar verdi.<br /><p>İran savaşının yarattığı enerji krizi nedeniyle fiyat baskısı altında kalan İngiltere, Rusya petrolüne yönelik yaptırımları gevşetme kararı aldı. İngiliz hükümeti, üçüncü ülkelerde Rus petrolünden işlenen uçak yakıtı ve mazotun ithalatına süresiz olarak izin veren kararı onayladı. Hükümet yetkilileri, bu alınan bu kararın sürekli olarak gözden geçirileceğini bildirdi.</p>
<p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Çarşamba günü öğle saatlerinde parlamentoda yaptığı konuşmada, bu önlemin "güçlü, yeni bir yaptırım paketinin" parçası olduğunu ve bu nedenle bir gevşeme olmayacağını öne sürdü. "Mevcut yaptırımları kaldırmaktan kesinlikle bahsetmiyoruz" diyen Starmer, hükümetin müttefik ülkelerle birlikte yeni paketler üzerinde çalışmaya devam edeceğini belirtti.</p>
<p>Muhalefet lideri Kemi Badenoch ise Starmer hükümetine sert eleştirilerde bulundu. Yaptırımları yumuşatmanın "delilik" olduğunu dile getiren Badenoch, bu bağlamda hükümetin, Kuzey Denizi'nde var olan kendi kaynaklarından faydalanmayı tercih etmemesini eleştirerek Starmer'ı "kirli Rus petrolü almakla" suçladı.</p>
<h2>Artan enerji maliyetlerinin baskısı</h2>
<p>Londra'nın aldığı kararın arka planında, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) trafiğinin en önemli noktalarından olan Hürmüz Boğazı'nın büyük ölçüde kapalı kalması ile yaşanan kriz bulunuyor. İngiliz Kraliyet Otomobil Kulübü'nün (RAC) bildirdiğine göre, ülkedeki benzin istasyonlarında akaryakıtın litre fiyatı şu anda Aralık 2022'den bu yana görülmeyen seviyelere ulaştı. Birçok havayolu şirketi de uçuşları iptal etti ve fiyatları artırdı.</p>
<p>İngiliz hükümeti son aylarda Avrupa Birliği (AB) ile uyumlu olarak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin üzerindeki baskıyı artırmak için defalarca Rusya'ya yeni yaptırımları yürürlüğe sokmuştu.</p>
<p>dpa / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ngiltere%20Rus%20petrol%C3%BCne%20yapt%C4%B1r%C4%B1mlar%C4%B1%20gev%C5%9Fetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77232851&x4=10201&x5=%C4%B0ngiltere%20Rus%20petrol%C3%BCne%20yapt%C4%B1r%C4%B1mlar%C4%B1%20gev%C5%9Fetti&x6=1&x7=%2Ftr%2Fingiltere-rus-petrol%C3%BCne-yapt%C4%B1r%C4%B1mlar%C4%B1-gev%C5%9Fetti%2Fa-77232851&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260520&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İngiltere'de hükümet, Rus petrolüne uygulanan yaptırımların gevşetilmesine karar verdi.
Avrupa'daki askerî varlığını azaltma kararı alan ABD, burada bulunan dört savaş tugayından birinin geri çekileceğini duyurdu. NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD birliklerinin yapılandırılmış şekilde çekilmesini talep etti.<br /><p>ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Avrupa'daki savaş tugaylarının sayısını azaltma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, halihazırda konuşlu bulunan dört tugaydan birinin geri çekileceği bildirildi.</p>
<p>Bir Amerikan savaş tugayı 4 bin ila 4 bin 700 askerden oluşuyor. Pentagon'un verilerine göre ABD'nin Avrupa'da yaklaşık 100 bin askeri bulunuyor.</p>
<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Amerikan asker sayısını azaltma kararını haklı bulduğunu belirterek Avrupa'nın "kendi ayakları üzerinde durması" gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Bu arada Pentagon, Avrupa'daki savaş tugaylarının azaltılması kararının, ABD birliklerinin Polonya'ya gönderilmesine dair başka bir planda "geçici bir gecikmeye" yol açacağını bildirdi. Bakanlığın açıklamasında ayrıca, "bu ve diğer ABD birliklerinin Avrupa'daki nihai konuşlandırılmasına daha sonraki bir tarihte karar verileceği" ifade edildi. Açıklamada buna ek olarak, ABD ordusunun Polonya'da "güçlü bir askeri varlık" sürdüreceği belirtildi.</p>
<p>ABD'nin Avrupa'da bulunan yaklaşık 100 bin askerinden 65 bini Avrupa'da kalıcı olarak konuşlanmış durumda; geri kalanı ise rotasyon sistemiyle görev yapıyor. Almanya, 36 binden fazla askerle Avrupa'da en fazla ABD askerine ev sahipliği yapan ülke konumunda. Ancak Washington Mayıs ayı başında, bir yıl içinde Almanya'dan 5 bin askerini çekeceğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump daha sonra, Almanya'da çekilecek asker sayısının daha büyük olacağını bildirdi.</p>
<h2>Polonya'ya asker sevki</h2>
<p>Geçen hafta, daha önce kararlaştırılan 4 bin askerin Polonya'ya gönderilmesi son anda durdurulmuştu. Vance Salı günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, bu naklin sadece ertelendiğini, iptal edilmediğini belirterek askerlerin Avrupa'nın başka yerlerinde de konuşlandırılabileceğini dile getirdi.</p>
<p>Washington yönetiminin "bazı kaynakları ABD'nin güvenliğini en iyi şekilde sağlayacak biçimde yeniden dağıtmak" istediğini belirten JD Vance, bunun Avrupa'yı daha fazla sorumluluk almaya teşvik edeceğini öne sürerek "Amerika Birleşik Devletleri dünyanın jandarması olamaz" dedi.</p>
<p>Geçen hafta Kongre'de yapılan bir oturumda üst düzey bir ABD askerî yetkilisi, ABD Avrupa Komutanlığı'nın Polonya'daki asker sayısını azaltma talimatı aldığını aktarmıştı. NATO'nun doğu kanadında yer alan Polonya ABD'nin önemli bir müttefiki.</p>
<h2>Rutte: ABD birlikleri yapılandırılmış şekilde çekilmeli</h2>
<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD birliklerinin Avrupa'dan "yapılandırılmış" bir şekilde çekilmesini beklediğini dile getirdi. Rutte, Çarşamba günü Brüksel'de, Avrupa'daki ABD askerî varlığının azaltılmasına ilişkin, "Bazı düzenlemeler olacağını biliyoruz. Bu, zaman içinde yapılandırılmış bir şekilde gerçekleşecek" ifadesini kullandı.</p>
<p>ABD Avrupa Kuvvetleri ve Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Alexus Grynkewich ise, Amerikan savaş tugaylarının azaltılması ile ilgili olarak "Bu kararın bölgesel planlarımızın uygulanabilirliği üzerinde hiçbir etkisi olmadığını vurgulamak istiyorum" dedi.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump uzun süredir Avrupalı müttefiklerine kendi savunmaları için daha fazla çaba göstermeleri konusunda baskı yapıyor. Trump ayrıca İran savaşında NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine katkıda bulunmamasına da defalarca tepki göstermişti. Bu bağlamda Trump, ABD'yi İran savaşında strateji eksikliğiyle suçlayan Almanya Başbakanı Friedrich Merz'i de sert bir şekilde eleştirdi.</p>
<p>ABD, Trump'ın Ocak 2025'te ikinci başkanlık görevi öncesinde de, Hint-Pasifik bölgesine yönelik yeni bir jeopolitik oryantasyona gidileceğini açıklamıştı. Washington burada Çin'in genişleme çabalarına karşı etki alanını korumak istiyor. Trump'ın Avrupalı müttefiklerinden uzaklaşması, Avrupa'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi sürecini hızlandırmıştı.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::ABD%20Avrupa%27daki%20sava%C5%9F%20tugaylar%C4%B1n%C4%B1%20azalt%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77229483&x4=10201&x5=ABD%20Avrupa%27daki%20sava%C5%9F%20tugaylar%C4%B1n%C4%B1%20azalt%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fabd-avrupa-daki-sava%C5%9F-tugaylar%C4%B1n%C4%B1-azalt%C4%B1yor%2Fa-77229483&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260520&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Avrupa'daki askerî varlığını azaltma kararı alan ABD, dört savaş tugayından birinin geri çekileceğini duyurdu.
Almanya'da elektrikli otomobillere 6 bin euroya varan teşvik
Short title
Almanya'da elektrikli otomobillere 6 bin euroya varan teşvik
Teaser
Almanya'da hükümet, yeni elektrikli ve hibrit otomobil alanlara 6 bin euroya varan maddi yardımlar yapmaya başladı. Peki, bu yardımlardan kimler yararlanabiliyor ve nasıl başvuruluyor?<br /><p>Almanya'da yeni elektrikli otomobil alımında devlet teşviki için başvurular bugünden (Salı) itibaren internet üzerinden yapılabiliyor. Buna göre devlet, geriye dönük, 1 Ocak'tan itibaren geçerli olmak üzere, yeni bir elektrikli otomobil veya şarj edilebilir hibrit araç satın alanlara ya da leasing (finansal kiralama) sözleşmesi yapanlara 6 bin euroya kadar destek verecek.</p>
<h2>Teşvik hangi araçları kapsıyor?</h2>
<p>Devlet teşviki, salt batarya ile çalışan tüm yeni araçlar ile harici olarak şarj edilebilen belirli hibrit motorlu araçlar (menzil genişletici motorlular dahil) ve hidrojen yakıt hücreli araçlar için geçerli olacak. 1 Ocak 2026'dan bu yana ruhsatlandırılan bu kategorilerdeki tüm araçların sahipleri teşvik başvurusunda bulunabilecek.</p>
<p>Elektrikli otomobillerin menzilini artıran küçük içten yanmalı motorlara "menzil genişleticiler" deniyor. Menzil genişleticili veya şarj edilebilir hibrit araçların teşvike uygun olması için kilometre başına 60 gramdan fazla karbondioksit emisyonu yapmamaları veya en az 80 kilometre elektrikli menzile sahip olmaları gerekiyor. Bu araçlar için öngörülen teşvik şimdilik 30 Haziran 2027'ye kadar geçerli olacak.</p>
<p>Devlet teşviki, istisna gözetmeksizin tüm otomobil markalarının araçları için geçerli olacak. Ancak federal hükümet, Avrupa Birliği (AB) Tercih Düzenlemesi olarak adlandırılan bir uygulamayı değerlendirmeye almayı planlıyor. Bunun geçerli olması hâlinde söz konusu teşvik sadece Avrupalı üreticilerin araçlarına verilecek.</p>
<h2>Kimler başvurabilir?</h2>
<p>Devlet desteği, yılda en fazla 80 bin euro vergilendirilebilir hane geliri olan özel kişilere sağlanacak. Bu gelir sınırı, 18 yaşın altında en fazla iki çocuk olan aileler için çocuk başına 5 bin euro yukarı çekiliyor; yani en fazla 90 bin euroya ulaşabiliyor.</p>
<p>Evli başvuru sahipleri, kayıtlı yaşam ortaklığı olanlar ve evlilik benzeri birlikteliklerde yaşayanlar için eş ya da partnerin vergilendirilebilir geliri de hesaba katılıyor. Evli olmayan ve kayıtlı yaşam ortaklığı bulunmayan, ancak aynı ana ikametgahta yaşayan iki yetişkin de Federal Ekonomi ve İhracat Kontrol Dairesi (BAFA) tarafından evlilik benzeri birliktelik olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Gelir vergisi beyannamesi olmayan emekliler ise emekli maaşı belgesinin yanı sıra diğer gelirlere ilişkin bir beyanla teşvik başvurusunda bulunabilecek.</p>
<h2>Araç başına teşvik ne kadar?</h2>
<p>Teşvik tutarı kademeli olup gelir, ailenin büyüklüğü ve motor tipine göre belirleniyor. Tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar için temel olarak 3 bin euro, şarj edilebilir hibritler ve menzil genişleticili elektrikli otomobiller içinse bin 500 euro destek sağlanıyor.</p>
<p>Teşvik miktarına en fazla iki çocuk için 500 euro ek ödeme yapılıyor, bu da azami bin euroya tekabül ediyor. Yıllık hane geliri 60 bin euronun altında olan otomobil sahiplerine ek bin euro, yıllık hane geliri 45 bin euronun altında olanlara ise ek 2 bin euro destek veriliyor.</p>
<p>Toplamda, düşük gelir grubundan iki çocuklu başvuru sahiplerine bir elektrikli otomobil için 6 bin euro ve bir hibrit araç ya da menzil genişleticili araç için 4 bin 500 euro azami teşvik söz konusu.</p>
<h2>Başvuru nasıl yapılır?</h2>
<p>BAFA'ya başvuru için son iki vergi beyannamesi, alım veya kiralama sözleşmesinin bir kopyası ve Almanya'da başvuru sahibi adına aracın ilk kez ruhsatlandırıldığını gösteren araç belgesinin sanal ortamda, dijital formatta sunulması gerekiyor.</p>
<p>Tüm başvuru süreci dijital olarak gerçekleştiğinden, başvuran kişinin, dijital bir kimlik olan BundID hesabı olması şart.</p>
<h2>Kısıtlamalar var mı?</h2>
<p>Teşvik edilen aracın asgari elde tutma süresine dikkat edilmesi gerekiyor. Teşvikten yararlananlar, satın aldıkları aracı ilk ruhsatlandırmadan en erken üç yıl sonra satabilir. Böylece teşvik alanların aracı satın alıp hemen kârla satması önlenmeye çalışılıyor.</p>
<h2>Fondan ayrılan para kaç başvuruya yeter?</h2>
<p>Devlet teşviği için 2029'a kadar federal hükümetin İklim ve Dönüşüm Fonu'ndan 3 milyar euro ayrılmış durumda. Çevre Bakanlığının yaptığı hesaplara göre, bu meblağ ile yaklaşık 800 bin araç alımı teşvik edilebilecek. Devlet teşviğinin duyurulmasının ardından, bu kapsama giren araçların satışlarında önemli oranda bir artış kaydedildi. Mart ayında yeni ruhsat alan her dört araçtan biri elektrikli otomobiller oldu. Şubat ayında 46 bin elektrikli araç ruhsatlandırılırken, Mart'ta bu sayı 70 bine ulaştı.</p>
<p>DW / ET,CÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20elektrikli%20otomobillere%206%20bin%20euroya%20varan%20te%C5%9Fvik&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77217170&x4=10201&x5=Almanya%27da%20elektrikli%20otomobillere%206%20bin%20euroya%20varan%20te%C5%9Fvik&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-elektrikli-otomobillere-6-bin-euroya-varan-te%C5%9Fvik%2Fa-77217170&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260519&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da hükümet, yeni elektrikli ve hibrit otomobil alanlara 6 bin euroya varan maddi yardımlar yapmaya başladı.
Türkiye ve Almanya dışişleri bakanları Fidan ve Wadephul, stratejik iş birliğinin güçlendirileceği mesajı verdi. İki ülke arasında stratejik diyalog mekanizması 12 yıl aranın ardından yeniden başlatıldı.<br /><p>Resmi ziyaret amacıyla Almanya'nın başkenti Berlin'de bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, burada beraberindeki heyetle birlikte Başbakan Friedrich Merz tarafından kabul edildikten sonra mevkidaşı Johann Wadephul ile bir araya geldi.</p>
<p>İki bakan, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Türkiye-Almanya, Avrupa Birliği-Türkiye, Avrupa'nın güvenliği, ABD-İran ateşkes görüşmeleri, İsrail'in Filistin topraklarında izlediği siyaset ve Ukrayna savaşı hakkında açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, "Berlin'e ikinci kez hoş geldin sevgili Hakan" diyerek başladığı konuşmasında, "uzun yıllar süren aranın ardından, yeniden stratejik bir diyalog oluşturmayı başardık" dedi. Bu formatta görüşmelerin daha uzun ve derinlikli olduğunu ifade eden Wadephul, Türk-Alman ilişkilerinin yeni bir seviyeye yükselmesinden memnuniyet duyduğunu ve görüşmenin önümüzdeki yıl Türkiye'deki buluşmada bu düzeyde devam edeceğini dile getirdi.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Fidan da, 12 yıl aradan sonra, iki ülke arasında toplanan stratejik diyalog mekanizmasına vurgu yaparak bu kapsamda iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, Türkiye-AB ilişkileri, güvenlik ve savunma konuları ile bölgesel konuların ele alındığını aktardı. "Gerek ikili gerekse bölgesel konularda önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkardık. Türkiye ve Almanya'nın daha fazla alanda, daha güçlü bir ortaklık sergilemesi gerektiği görüşündeyiz" ifadelerini kullanan Fidan, Almanya'nın, 52 milyar dolar seviyesindeki ikili ticaret hacmi ile Türkiye'nin dünyadaki ikinci, Avrupa'daki birinci büyük ticari ortağı olduğunu ve bu seviyeyi yakın gelecekte 60 milyar dolara çıkarmak istediklerini belirtti.</p>
<p>Her iki tarafın savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin gelişmesine ve çeşitlenmesine de önem verdiğini vurgulayan Hakan Fidan, "Bu alandaki iş birliğimizin artması, ilişkilerimizin stratejik niteliğini daha da pekiştirecektir" dedi.</p>
<h2>Türkiye'nin AB üyeliği</h2>
<p>Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) adaylık süreci ve beklentileri ile ilgili olarak da şunları dile getirdi: "Bizim AB'den temel beklentimiz, Türkiye ile ilişkilerin ve AB'ye adaylık sürecimizin siyasi saiklerden bağımsız şekilde yürütülmesidir. Kabul edilmesi lazımdır ki zamanın ruhu, Türkiye-AB ilişkilerinin daha gerçekçi, stratejik ve sonuç odaklı bir zeminde ele alınmasını gerekli kılmaktadır."</p>
<p>"Türkiye ile derinleştirilmiş bir ekonomik entegrasyon Avrupa Birliği için bir stratejik gereklilik haline gelmiştir, bu Türkiye için de geçerlidir" diyen Fidan, bu bağlamda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Türkiye'nin AB'nin savunma ve güvenlik girişimlerinden dışlanmasının, Avrupa'nın ortaya koyduğu güvenlik hedefleriyle çelişeceğini dile getiren Hakan Fidan, ülkesinin bu alanda katettiği mesafenin AB'nin kendi stratejik duruşunu hayata geçirebilmesi bakımından Avrupa'nın elindeki en değerli imkanlardan biri olduğunu savundu.</p>
<p>Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul ise, "Türkiye'nin AB'ye girme niyeti varsa, Almanya bu yolda dostane ve güvenilir bir ortak olacaktır" ifadelerini kullandı. Bunun için Türkiye'nin tüm kriterleri yerine getirmesinin şart olduğunu da hatırlatan Wadephul, Türk hükümetinin tam üyelik hedefinde ısrarcı olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.</p>
<p>Bunun iyi bir sinyal olduğu ifade eden Wadephul, Türkiye ile AB arasındaki stratejik ilişkilerin geliştirilmesinin Alman hükümeti açısından istenen bir şey olduğunu aktardı.</p>
<p>"Önemli bir NATO müttefiki ve AB'nin önemli bir ticaret ortağı olan Türkiye'nin, AB'nin savunma politikaları ve sanayi politikaları araçlarına katılımını destekliyoruz" diyen Johann Wadephul, bu açıdan Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun da önemli olduğunu vurguladı.</p>
<h2>İran savaşı ve Filistin topraklarındaki durum</h2>
<p>Ankara'nın, Pakistan'ın İran ile ABD arasındaki arabuluculuk çabalarına destek verdiğini belirten Fidan, savaşın yeniden başlamasının küresel çapta ekonomik açıdan çok büyük etkileri olacağı uyarısında bulundu. Hakan Fidan, gerek İran'ın gerekse ABD'nin bu riskin farkında olduklarına ve kalıcı bir anlaşmaya varılması yönünde gerekli iradeye sahip olduklarına inanmak istediklerini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Filistin meselesinin bölgedeki tüm kronik sorunların ana kaynağı olduğunu dile getiren Türkiye Dışişleri Bakanı, sorunun sadece iki devletli çözümle ortadan kalkacağını ifade etti. İsrail'in aşırılıkçı ve yayılmacı politikalarının ise bu barış vizyonunun karşısındaki en büyük engel olduğunu belirten Fidan, İsrail'in "Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki saldırganlığının küresel bir tehdide dönüştüğünü" kaydetti.</p>
<p>Alman Dışişleri Bakanı ise sorunların çözüme kavuşturulması konusunda Berlin ile Ankara'nın hemfikir olduğunu, sadece o çözüme giden yollarla ilgili bazı noktalarda farklı yollar izlediklerini belirtti. Gazze'de sivillerin korunması için daha fazla çaba sarfedilmesi gerektiğini ifade eden Wadephul, diğer yandan İsrail'in kendini savunma hakkını tanıdıklarını vurguladı. </p>
<p>Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının Avrupa ekonomisini çok kötü etkilediğini vurgulayan Wadephul, dünyanın birçok diğer ülkesinde, Boğaz'ın kapalı kalması sebebiyle gübre kıtlığı yaşandığını ve bu durumun önümüzdeki süreçte açlık krizi yaratabileceğini belirtti. Savaşın bir an önce bitmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Alman Bakan, diğer yandan sağlanacak barışın, mutlaka İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyecek bir madde içermesi gerektiğini ve bunun en başta İran'a komşu ülkelerin güvenliği açısından önemli olduğunu vurguladı.</p>
<p>DW,Reuters / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Berlin-Ankara%20hatt%C4%B1nda%20%22stratejik%20yak%C4%B1nla%C5%9Fma%22%20mesaj%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77204132&x4=10201&x5=Berlin-Ankara%20hatt%C4%B1nda%20%22stratejik%20yak%C4%B1nla%C5%9Fma%22%20mesaj%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fberlin-ankara-hatt%C4%B1nda-stratejik-yak%C4%B1nla%C5%9Fma-mesaj%C4%B1%2Fa-77204132&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260518&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Dışişleri bakanları Fidan ve Wadephul, iki ülke arasında stratejik iş birliğinin güçlendirileceği mesajı verdi.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin raporunda İsrail'in Filistin bölgelerindeki eylemlerinin, "soykırım", "etnik temizlik" ve "savaş suçu" işaretleri taşıdığı belirtilerek suçlulardan hesap sorulması istendi.<br /><p>İsrail'den, Gazze'de "soykırımı" önlemeye yönelik tedbirler almasını talep eden Birleşmiş Milletler (BM), Filistin topraklarında ve işgal altındaki Batı Şeria'da "etnik temizlik" yapıldığına dair belirtiler olduğunu ifade ederek bu durumu kınadı.</p>
<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (BMİHYK) tarafından Pazartesi günü yayınlanan raporda, savaşın başladığı Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin uluslararası hukukun "ağır ihlalleri" niteliğinde olduğu ve birçok olayın "savaş suçu" ya da "vahşet suçu" kapsamına girdiği ifade edildi.</p>
<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk raporda İsrail'e, Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024 yılında verdiği, Gazze'de soykırım eylemlerini önleyici tedbirler alınması kararına uyma çağrısında bulundu.</p>
<p>Türk açıklamasında, İsrail'in, "ordusunun soykırım eylemlerine girişmemesini sağlaması ve soykırıma teşviki önlemek ve cezalandırmak için her türlü tedbiri derhal alması" gerektiğini belirtti.</p>
<p>Hamas'ın İsrail'e saldırısı ile başlayan Gazze Savaşı'nın, 7 Ekim 2023'ten Mayıs 2025'e kadar olan dönemini kapsayan rapor ayrıca, ilk saldırı sırasında ve sonrasında Filistinli silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilen, bazıları savaş suçu niteliğinde olan "ciddi ihlalleri" de kınadı.</p>
<p>AFP haber ajansının resmi verilerden yaptığı derlemeye göre Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail topraklarına düzenlediği saldırılarda, çoğu sivil olmak üzere bin 221 kişi hayatını kaybetti..</p>
<p>Raporda, Filistinli silahlı gruplar tarafından kaçırılan ve çoğu aylarca "insanlık dışı koşullarda" tutulurken işkence ve cinsel istismara maruz kaldıklarını bildiren rehinelerin yaşadığı kötü muameleye de dikkat çekildi. Ayrıca raporda, "Gazze'de ölen rehinelerin çoğu gözaltında tutulduğu esnada, ya kaçıranlar tarafından öldürülerek ya da çevrelerinde meydana gelen çatışmaların etkileriyle hayatını kaybetti" denildi.</p>
<h2>Gazze'de 72 bin ölü</h2>
<p>Bununla birlikte raporun odak noktası büyük ölçüde İsrail'in Gazze'deki eylemleri oldu. BM tarafından güvenilir kabul edilen, Hamas yönetiminin bölgedeki sağlık bakanlığı tarafından aktarılan verilere göre İsrail'in askerî operasyonları 72 binden fazla kişinin ölümüne neden oldu. Raporda, bu ölümlerin büyük bir bölümünün "hukuk dışı göründüğü" ifade ediliyor.</p>
<p>BM raporu ayrıca İsrail'in "sivil veya sağlık ve tıbbi tesisler dahil, koruma altında olması gereken hedeflere doğrudan saldırılar düzenlediğini ve gazeteciler, sivil savunma görevlileri, sağlık çalışanları, insani yardım aktörleri ve polisi hedef alan saldırıları, rutin ve yinelenen bir biçimde gerçekleştirdiğini" aktarıyor.</p>
<p>İsrail'in Gazze'deki davranışlarının, bölgenin büyük bir kısmındaki yaşam koşullarını "Filistinlilerin bir grup olarak varlığını sürdürmesiyle bağdaşmaz" hale getirdiği uyarısında bulunuldu.</p>
<p>"Batı Şeria'da gereksiz ve orantısız güç kullanımının da yüzlerce ölüme yol açtığı" ifade edilen raporda, İsrail ordusu ile güvenlik güçlerinin, hem Gazze'de hem de Batı Şeria'da yerleşik halkı kitlesel göçe zorladığı dile getirildi.</p>
<p>BM raporunda "Gazze'nin geniş alanlarının kasıtlı ve yasa dışı yıkımının", "Batı Şeria'nın kuzeyindeki mülteci kamplarının geniş bölümlerinin boşaltılması ve yıkımıyla" birlikte, Filistinlilerin evlerinden zorla çıkarılmasına katkıda bulunduğu ve "İsrail'in bu yerinden etme eyleminin kalıcı olduğuna dair güçlü göstergeler" bulunduğu vurgulandı.</p>
<h2>Etnik temizlik suçlaması</h2>
<p>Rapor aynı zamanda, bir bütün olarak ele alındığında, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında tekrarlanan ihlallerinin "Filistinlilerin toplu halde cezalandırılması" ve "İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşayanların büyük bölümünün, zorla yerinden edilmesi, buraların boşaltılması ve etnik temizliği"ne yönelik bir düzene işaret ettiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Raporda, "İsrailli yetkililerin bir grup olarak Filistinlileri hedef alan kışkırtıcı, aşağılayıcı ve insanlıktan çıkarıcı diline de tanık olunduğu ve suçlulardan hesap sorulmadığı" belirtiliyor.</p>
<p>BMİHYK, raporda listelenen tüm ihlaller için "güvenilir ve tarafsız yargı organları" tarafından "gerekli hesabın sorulmasının" şart olduğunu da vurguluyor.</p>
<p>Raporun sonunda, işlenen tüm suçlarla ilgili "kanıtların toplanması, korunması ve soruşturulmasının gerektiği" de ifade ediliyor.</p>
<p>AFP / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::BM%20raporunda%20%C4%B0srail%27e%20%22soyk%C4%B1r%C4%B1m%22%20su%C3%A7lamas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77201268&x4=10201&x5=BM%20raporunda%20%C4%B0srail%27e%20%22soyk%C4%B1r%C4%B1m%22%20su%C3%A7lamas%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbm-raporunda-israil-e-soyk%C4%B1r%C4%B1m-su%C3%A7lamas%C4%B1%2Fa-77201268&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260518&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
BM, Filistin bölgelerindeki eylemleri nedeniyle İsrail'i sert bir dille kınadı, suçluluların yargılanmasını talep etti.
AfD iktidara gelirse devlet kadrolarını tasfiye edecek
Short title
AfD iktidara gelirse devlet kadrolarını tasfiye edecek
Teaser
Doğu Almanya'da anketlerde fark atan AfD, iktidar hazırlığında. Aşırı sağcı partinin hedefi, devletin kilit kadrolarını kendi ekibiyle değiştirmek.<br /><p>Almanya'da Eylül ayında doğudaki üç eyalette düzenlenecek seçimlerde oylarını artırarak muhtemelen birinci parti olması beklenen aşırı sağcı, göç ve İslam karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisi bu eyaletlerde iktidara hazırlanıyor.</p>
<p>Özellikle Saksonya-Anhalt eyaletinde son dönemde yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında açık ara farkla önde görünen partinin, salt çoğunluğu sağlayarak iktidar olması halinde üst düzey devlet kadrolarını değiştirmesi bekleniyor.</p>
<p>Mitteldeutsche Zeitung ve Frankfurter Allgemeine gazeteleri, anketlere göre, oy oranı yüzde 42 bandında olan partinin, olası seçim zaferinin ardından eyalet yönetimini nasıl kendi kadrolarıyla yapılandıracağına yönelik yoğun bir planlama içinde olduğunu yazdı.</p>
<p>Frankfurter Allgemeine'ye konuşan AfD'nin Saksonya-Anhalt başbakan adayı Ulrich Siegmund; eyalet yönetiminin üst kadrolarında kritik öneme sahip 150 ile 200 civarında pozisyon saptadıklarını söyledi.</p>
<p>Partinin söz konusu üst pozisyonlar için bir süredir federal çapta personel arayışına girdiğini belirtirken, "Elbette diğer eyaletlerden de iyi isimleri bünyemize katacağız. Doğu ya da Batı Almanya'dan olmaları fark etmez" diyerek kadro arayışını da doğruladı.</p>
<p>Bu arada Siegmund, olası bir iktidar sürecinde kendilerine direniş gösterilmesi halinde üst düzeydeki memurlar da dahil hepsini görevden almakla tehdit ediyor. Öte yandan hâlâ görevde olan memurların bir kısmının ise AfD'nin planladığı politikaları destekleyeceği konusunda iyimser. Siegmund, "Ancak çalışmalarımızı engellemeye yönelik bir girişim olursa, doğal olarak önlemlerimizi almak zorundayız" diyerek tehditkar bir tonla konuşuyor. </p>
<p>35 yaşındaki AfD'li politikacı ayrıca; Almanya'da yoğun tartışmalara yol açan ve göçmenlerin geri gönderilmesine (remigration) dair planların da yapıldığı Kasım 2023 tarihli Potsdam kentindeki aşırı sağcı gizli toplantıda da bu tür kadro meselelerinin gündeme geldiğini itiraf ediyor.</p>
<p>Söz konusu toplantıya Siegmund ve AfD Meclis Grubu Genel Müdürü'nün katıldığı da ortaya çıkmıştı. Toplantı aylar sonra basına sızmış, tepki olarak Almanya'da aşırı sağa karşı bir protesto zincirine neden olmuştu.</p>
<h2>Aşırı sağcı geçmişi olan "üst düzey isimler"</h2>
<p>Üst düzey bir AfD'li kaynak da partinin aşırı sağcı ve milliyetçi öğrenci birlikleri (Burschenschaften) içinde özellikle hukukçu adaylar aradığını haber veriyor. Özellikle üst düzey devlet kadrolarının çoğunda hukuk eğitimi almış olma şartı arandığı için partinin buna önem verdiği dikkat çekiyor.</p>
<p>AfD, son yıllarda yükselen sempati değerleriyle gerçekçi biçimde iktidar ihtimalinin doğması üzerine birkaç yıldır personel bulma ve kendi kadrolarını yetiştirme çabasına girdi.</p>
<p>Bu amaçla kurulan ve adını Alman bayrağını oluşturan siyah, kırmızı ve altın sarısı renklerinden alan federal çapta "Schwarz-Rot-Gold Akademisi" bulunuyor. Aynı amaçla AfD federal teşkilatında bir "Hükümet Katılımı Çalışma Grubu" da kuruldu.</p>
<p>AfD'nin iktidara hazırlandığı Saksonya-Anhalt eyaletine komşu olan Thüringen eyaletinde de parti, geçen yıl sonunda Schwarz-Rot-Gold Akademisi'nin bir nevi yerel uzantısı sayılan kendi siyasi parti okulunu kurdu.</p>
<p>"Siyaset Akademisi Thüringen" adını taşıyan bu oluşum, partinin gelecekteki programlarını şekillendirecek bir "düşünce kuruluşu" olarak kurgulanıyor. Aynı şekilde kısa süre önce partinin Bavyera'da da böyle bir akademi kurduğu ortaya çıktı.</p>
<h2>Akademinin hedefleri sadece kadro yetiştirmek değil</h2>
<p>AfD'nin kadro yetiştirmek üzere kurduğu akademinin başkanı Roland Hartwig, verilen eğitimlerini üç sütunda özetliyor: Teorik bilgi, pratik hitabet ve medya eğitimi ile siyasi stratejiler geliştirme. Hartwig, üretilen "iyi önerilerin" doğrudan parti programlarına girmesini hedeflediklerini de belirtiyor.</p>
<p>Kendilerini düşünce kuruluşu olarak da gören AfD akademilerinin hedefleri arasında; toplumun bilincine yerleşmek ve iktidar sorumluluğu üstlenildiğinde sol eğilimli sivil toplum, medya ve üniversiteler gibi alanlarda karşılaşacakları "zorluklarla" nasıl başa çıkılacağına dair yol haritaları geliştirmek de yer alıyor.</p>
<p>Her ne kadar yöneticileri reddetse de söz konusu akademiler uzmanlar tarafından ABD'deki "Project 2025" veya Avusturya'daki aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi'nin (FPÖ) "Mavi Akademisi" (Blaue Akademie) ile kıyaslanıyor.</p>
<h2>Peki AfD iktidarın eşiğinde mi?</h2>
<p>Güncel anketlere göre AfD'nin Saksonya-Anhalt eyaletinde tek başına iktidar olması kuvvetle muhtemel. 97 koltuklu eyalet parlamentosunda salt çoğunluk için gerekli vekil sayısı 49.</p>
<p>Anketlerde yüzde 42 ile birinci güç olan AfD'yi yüzde 24 ile muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi izliyor. Onu yüzde 13 ile Sol Parti, onu ise sadece yüzde 6 ile federal hükümetin ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) takip ediyor.</p>
<p>Gidişatın bu şekilde seyretmesi ve Yeşiller ile diğer küçük partilerin yüzde 5 barajını aşıp meclise girememesi halinde AfD'nin salt çoğunluğa ulaşması için oyunu sadece yüzde 43'e çıkarması yetecek.</p>
<p>AfD için bu eşik ve salt çoğunluk çok önemli, nitekim demokratik partilerin hiçbiri aşırı sağcı bu parti ile iş birliğine yanaşmıyor. Dolayısıyla oylarını artırsa da salt çoğunluğu sağlayamaması halinde iktidara gelmesi güç.</p>
<p>Ancak AfD'ye göre iktidara gelmesi sadece zaman meselesi. Kalesi olan doğudaki eyaletlerde iktidar olmak ve yönetim başarısı göstermek ise var oluş meselesi ve parti için federal düzeydeki bir hükümet için belirleyici bir test niteliğinde.</p>
<p>İktidara gelmesi kuvvetle muhtemel doğu eyaletlerindeki başarısının, partinin Almanya ve Avrupa çapındaki geleceği için belirleyici olacağı değerlendiriliyor.</p>
<p>DW / ETO,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAlmanya::AfD%20iktidara%20gelirse%20devlet%20kadrolar%C4%B1n%C4%B1%20tasfiye%20edecek&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77173738&x4=12254&x5=AfD%20iktidara%20gelirse%20devlet%20kadrolar%C4%B1n%C4%B1%20tasfiye%20edecek&x6=1&x7=%2Ftr%2Fafd-iktidara-gelirse-devlet-kadrolar%C4%B1n%C4%B1-tasfiye-edecek%2Fa-77173738&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260515&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAlmanya" />
Short teaser
Doğu Almanya'da anketlerde fark atan AfD, iktidar hazırlığında. AfD, devletin kilit kadrolarını değiştirmek istiyor.
AfD'nin son anketlerdeki oy oranı yüzde 42. Olası bir seçim zaferinin ardından parti devlet kadrolarında temizlik yapacak ve kendi personelini yerleştirecek. Görselde AfD'nin logosu yer alıyor
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimci saldırısı: Cami yakıldı
Short title
Batı Şeria'da İsrailli yerleşimci saldırısı: Cami yakıldı
Teaser
Batı Şeria'da giderek artan İsrailli yerleşimci şiddetine bir yenisi eklendi. Ramallah yakınlarında bir camiyi kundaklayan saldırganlar bölgede çok sayıda aracı ateşe verdi, Nablus yakınlarında bir köyde evlere saldırdı.<br /><p>Batı Şeria'daki birçok köye Cuma günü sabahın erken saatlerinde saldırı düzenleyen İsrailli yerleşimcilerin Ramallah yakınlarında bir camiyi ateşe verdiği bildirildi. Filistin haber ajansı Wafa'nın bildirdiğine göre, olay yerinde Filistinlilere ait çok sayıda otomobil de yakıldı.</p>
<p>Filistin Özerk Yönetimi Din İşleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, cami saldırısının münferit bir olay olmadığı, aksine bunun İsrail hükümetinin sistematik politikasının ve resmi kışkırtmasının bir sonucu olduğu ifade edildi. Açıklamada, hedefin Filistinlileri sindirmek ve hem varlıklarına hem de dini kimliklerine saldırmak olduğunu dile getiren Bakanlık, caminin kundaklanmasını "korkak bir terör saldırısı" olarak nitelendirdi.</p>
<p>Tüm Filistinlilere, camilere sahip çıkma ve İsrailli yerleşimci saldırılarından koruma çağrısı yapan Bakanlık, UNESCO gibi uluslararası örgütlerden de, dinî yapılara koruma sağlanmasını talep etti.</p>
<p>Nablus kenti yakınlarındaki bir başka köyde ise saldırganların evlerin kapılarını kırdığı ve köy sakinleri arasında büyük paniğe neden olduğu aktarılıyor. İsrail ordusu olaylara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.</p>
<p>İsrailli yerleşimcilerin, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere ve mallarına yönelik şiddeti son aylarda belirgin bir şekilde artmış durumda.</p>
<p>Batı Şeria'dan sorumlu İsrailli komutan Avi Bluth, yerleşimci şiddetini son dönemde açıkça kınamıştı. Ancak uluslararası toplumdan, İsrail güvenlik güçlerinin bu saldırılara karşı yeterince kararlı davranmadığı ve hatta saldırgan yerleşimcilere zaman zaman destek olduğu yönünde eleştiriler geliyor.</p>
<h2>Yerleşimciler İsrailli barış aktivistine de saldırdı</h2>
<p>İsrailli barış yanlısı insan hakları örgütü "Peace Now"un (Barış Şimdi) yöneticisi Lior Amihai de İsrailli yerleşimciler tarafından darp edildi. Örgütün sosyal medya hesaplarından yayınlanan görüntülerde, iki saldırganın Amihai'ye yumruk attığı ve yüzünden yaraladığı görülüyor.</p>
<p>Peace Now'dan yapılan açıklamada, olayın ardından polise çağrı yapıldığı ancak kimsenin gelmediği bildirildi. Daha sonra olay yerine gelen askerlerin ise saldırganlara hiçbir işlem yapmayıp, yaralanan Amihai'nin çevresindeki kişileri gözaltına aldığı aktarılıyor.</p>
<p>İsrail ordusu bu olaylara ilişkin de herhangi bir açıklama yapmadı.</p>
<p>Yeni şiddet olaylarına ilişkin haberler, Kudüs'te tartışmalı bir bayrak yürüyüşünün ardından geldi. On binlerce milliyetçi İsraillinin, yoğun polis koruması altında, kentin tarihi merkezinde, Müslüman mahallelerinden geçerek yürürken Arap karşıtı sloganlar attığını, bölgede yaşayan halka yönelik saldırılarda bulunduğunu dükkanların vitrinlerine zarar verdiğini bildiriyor.</p>
<p>15 Mayıs ayrıca Filistinliler için "Nekbe Günü" (Nakba/ Felaket Günü) olarak anılıyor. Bu gün, İsrail Devleti'nin 14 Mayıs 1948 tarihindeki kuruluşundan bir gün sonra, Filistin köylerinin yıkımını ve sakinlerin yerlerinden edilmesini anma günü olarak kabul ediliyor. Söz konusu olayda 700 binden fazla Filistinli topraklarından zorla sürgün edilmiş ve mülteci konumuna düşmüştü.</p>
<p>dpa,KNA / ET,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Bat%C4%B1%20%C5%9Eeria%27da%20%C4%B0srailli%20yerle%C5%9Fimci%20sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1%3A%20Cami%20yak%C4%B1ld%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77174409&x4=10201&x5=Bat%C4%B1%20%C5%9Eeria%27da%20%C4%B0srailli%20yerle%C5%9Fimci%20sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1%3A%20Cami%20yak%C4%B1ld%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbat%C4%B1-%C5%9Feria-da-israilli-yerle%C5%9Fimci-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1-cami-yak%C4%B1ld%C4%B1%2Fa-77174409&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260515&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsrailli yerleşimciler, Batı Şeria'nın Ramallah kenti yakınlarında bir camiyi kundakladı.
Almanya'da enerji krizi: Üretim düştü, on binler işsiz kaldı
Short title
Almanya'da enerji krizi: Üretim düştü, on binler işsiz kaldı
Teaser
Son dört yılda artan enerji maliyetleri Alman sanayisine büyük darbe vurdu. Ukrayna savaşının başından bu yana enerji yoğun kollarda çalışan 53 bin 300 kişi işini kaybetti.<br /><p>Almanya'da çimento, cam ya da kağıt gibi enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, artan maliyetler nedeniyle son dört yılda üretimi büyük ölçüde azaltarak on binlerce kişiyi işten çıkardı.</p>
<p>Almanya İstatistik Dairesi'nden yapılan açıklamaya göre, Şubat 2022 ile Mart 2026 arasındaki dört yıllık dönemde, söz konusu alandaki üretim yüzde 15,2 oranında azaldı, 53 bin 300 kişi işten çıkarıldı.</p>
<p>İstatistik Dairesi'nin verileri, artan enerji fiyatlarının enerji yoğun sektörleri diğer ekonomi alanlarından daha fazla etkilediğini ortaya koyuyor. Rusya'nın Ukrayna'ya saldırdığı Şubat 2022'yi milat olarak seçen Daire'nin yayınladığı verilere göre, bu tarihten itibaren enerji fiyatlarında büyük artış yaşandı.</p>
<h2>En fazla enerjiyi kimya endüstrisi tüketiyor</h2>
<p>Enerji yoğun sanayi kolları 2024'te sanayide kullanılan toplam enerjinin yüzde 75,6'sını tüketti. Bunların başında toplam tüketimin yaklaşık yüzde 28'ini oluşturan kimya sanayi geldi.</p>
<p>Üretimdeki düşüş, yüzde 29 ile en fazla beton ve çimento üreticilerinde kaydedildi. Bu sektörler üretimin toplamda yüzde 25 oranında gerilediği "cam, seramik, taş ve toprak işleme" ekonomi koluna ait.</p>
<p>İstatistiklere göre kağıt sanayisinde ve kimyada üretim yüzde 18'den fazla azalırken metal üretimi ve işlemede ise düşüş yüzde 13 civarında oldu.</p>
<p>Mineral yağ sanayisi ise söz konusu istatistik çalışmasında bir istisna oluşturdu: Burada üretim Şubat 2022'den Mart 2026'ya kadar dörtte bir oranında arttı.</p>
<p>İstatistiklere göre, dört yıl önce enerji yoğunluklu sanayide toplam 847 bin 700 kişi istihdam edilirken bu yılın Mart ayında bu sayı yüzde 6,3 düşüşle 794 bin 400'e geriledi. Oransal olarak en büyük istihdam kaybı kağıt sanayisinde yaşandı; kimya sanayisindeki istihdamın azalması ise yüzde 5,5 ile nispeten daha düşük oldu.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20enerji%20krizi%3A%20%C3%9Cretim%20d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%2C%20on%20binler%20i%C5%9Fsiz%20kald%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77169631&x4=10201&x5=Almanya%27da%20enerji%20krizi%3A%20%C3%9Cretim%20d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%2C%20on%20binler%20i%C5%9Fsiz%20kald%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-enerji-krizi-%C3%BCretim-d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC-on-binler-i%C5%9Fsiz-kald%C4%B1%2Fa-77169631&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260515&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Son dört yılda artan enerji maliyetleri Alman sanayisine büyük darbe vurdu.
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Short title
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Teaser
Berlin'de polis, kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenledi. Arasında Türklerin de bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.<br /><p>Berlin'in Neukölln ve Kreuzberg semtleri başta olmak üzere, 20 farklı noktada bulunan 28 konut ve iş yerine bu sabah baskınlar düzenlendi. Berlin Eyaleti İçişleri Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SPD) Iris Spranger, operasyonda dokuz şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Berlin polisi; 570 polisin katıldığı belirtilen operasyona, Berlin ve diğer eyaletlerin Özel Harekat Komandoları (SEK) ile Federal Polis'e bağlı terör ve uluslararası organize suçla mücadelede görev yapan özel GSG 9 biriminin de destek verdiğini açıkladı.</p>
<p>Soruşturmayı yürüten Berlin Başsavclığı'nın DW Türkçe'ye verdigi bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında dört Alman, iki Türk vatandaşı ile hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip iki kişi bulunuyor. Ayrıca Gana ve Alman vatandaşlığı bulunan bir kişi de şüpheliler arasında yer alıyor. </p>
<p>Zanlıların 23 ile 63 yaşları arasında olduğu, beşi hakkında halihazırda yakalama kararı bulunduğu belirtildi. Şüphelilere suç işlemek üzere teşekkül oluşturmak ve silah zoruyla haraç toplamak başta olmak üzere pek çok suçlama yöneltildiği haber verildi. Yapılan baskınlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde bulunan uyuşturucu, nakit para, ateşli silahlar, kurusıkı tabancalar ile iki adet otomobil, cep telefonları ve veri taşıyıcılarına el konulduğu bildirildi.</p>
<h2>İçişleri Senatörü: Operasyon aylarca hazırlandı</h2>
<p>İçişleri Senatörü Iris Spranger operasyonun, Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı bünyesinde organize suçlar ve kaçak silah ticaretiyle mücadele için özel olarak kurulan ve Latincede "demir" anlamına gelen "Ferrum" biriminin aylar süren hazırlıkları sonucu düzenlendiğini söyledi.</p>
<p>Ferrum birimi; Berlin ve çevresinde son yıllarda Türkiye'den gelen "yeni nesil çeteler"olarak adlandırılan Casperlar, Daltonlar, Çirkinler, Sarallarve benzeri grupların düzenlediği saldırılar ile artan organize suç olayları üzerine Kasım 2025'te kurulmuştu.</p>
<p>DW Türkçe'ye konuşan Başsavcı, şüphelilerin Türkiye kaynaklı olanlar da dâhil olmak üzere organize suç yapılanmalarıyla olası bağlantılarının hâlen incelenmekte olduğunu kaydetti. </p>
<h2>Polis Sendikası: Operasyon yoğun bir hazırlık sürecinden geçti</h2>
<p>Alman Polis Sendikası (GdP) da emniyet teşkilatının sokaklardaki silahlı çatışma dalgasını sonlandırmak ve suç çetelerini çökertmek için yoğun bir mesai harcadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Bununla birlikte sendika; organize suçla daha etkin mücadele için, şüphelilerin telefonlarını dinleme, veri depolama ve modern yazılımlarla bu verileri analiz etme konularında güvenlik güçlerine daha geniş yetkiler verilmesi gerektiğini de tekrarladı.</p>
<p>2025 verilerine göre Berlin polisi; 515'i ateşli silahla saldırı, geri kalanı ise tehdit ve şantaj olmak üzere toplam bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kaydetti. Bu veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında, silahla tehdit veya saldırı suçlarında yüzde 68'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Son yıllarda Almanya'nın başkenti Berlin, Türkiye kökenli yeni nesil organize suç örgütleri arasındaki güç savaşlarına sahne oluyor. Emniyet birimlerinin açıklamalarında ve medyada yer alan haberlerde; tetikçilik, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, tehdit ve yaralama gibi suçlarla özellikle söz konusu çetelerin Berlin'de bölge kapma yarışına girdiği belirtiliyor. Bu grupların, güç gösterisi amacıyla özellikle TikTok gibi kısa video paylaşım platformlarını kullandıkları da ifade ediliyor. Türkiye kökenli dükkân sahiplerinin haraç için tehdit edildiği ve bu talepleri reddedenlerin dükkânlarının tarandığı vakalar da sıkça gündeme geliyor.</p>
<p>Berlin Eyaleti Adalet Senatörü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Felor Badenberg, tehdidin yeni bir boyuta taşındığını belirterek; "Dükkânlara atılan el bombaları; insanlara, taşıtlara, hatta binalara ateş açılması... Berlin sokaklarında gözle görülür şiddet uygulayan rakip çetelerle karşı karşıyayız" açıklamasında bulunmuştu. Berlin Savcılığı da Mart ayında, bu grupların işlediği tahmin edilen vakalara yönelik 200'den fazla soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p>
<p>dpa/ETO,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77150930&x4=57554982&x5=Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&x6=0&x7=%2Ftr%2Fberlin-de-%C3%A7ete-operasyonlar%C4%B1-%C5%9F%C3%BCpheli-t%C3%BCrkler-de-g%C3%B6zalt%C4%B1nda%2Fa-77150930&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260513&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Berlin'de kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenlendi: 9 gözaltı var.
Jet yakıtı krizi: Almanya'da 20 milyon yolcu etkilenebilir
Short title
Jet yakıtı krizi: Almanya'da 20 milyon yolcu etkilenebilir
Teaser
İran savaşının başlaması ile yaşanan enerji krizi sivil havacılığı da etkiliyor. Alman Sivil Havalimanları Birliği, yaz aylarında 20 milyon yolcunun uçuşunun iptal edilebileceğini duyurdu.<br /><p>Alman havalimanı işletmeleri, devam eden uçak yakıtı (kerosen) krizi nedeniyle yaz aylarında 20 milyona kadar yolcuyu etkileyebilecek uçuş iptallerinin olmasından endişe ediyor.</p>
<p>Alman Sivil Havalimanları Birliği (ADV) Genel Müdürü Ralph Beisel, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, en kötü senaryoda bazı havalimanlarında "yüzde 10 oranında kapasite düşüşü" tehdidinin olduğunu ve "Tüm havalimanları için hesaplandığında bunun 20 milyon yolcuyu etkileyebileceğini" belirtti.</p>
<p>"Özellikle düşük maliyetli havayollarında ve turistik açıdan daha az önemli destinasyonlarda daha fazla uçuşun iptal edileceğinden endişe ediyoruz" diyen ADV Genel Müdürü, bazı destinasyonlara bundan böyle hiç uçulmayacağını, bazılarına ise daha az sıklıkta ve daha yüksek fiyatlarla gidileceğini aktardı.</p>
<h2>Önümüzdeki aylarda normalleşme beklenmiyor</h2>
<p>Havalimanları Birliği'nin değerlendirmesine göre uçuş iptalleri tehdidi, fiziksel bir eksiklikten değil, yüksek yakıt maliyetleri nedeniyle daha önce de yaşanabilir. "Kerosen fiyatları iki aydır savaş öncesinin iki katı seviyesinde. Önümüzdeki aylarda da normalleşme beklеmiyoruz" bilgisini paylaşan Beisel, "Kerosen mevcut olsa bile havayolları bu fiyatlarla birçok uçuşu ekonomik olarak gerçekleştiremeyecek" dedi.</p>
<p>Bu arada kerosen krizinin sonuçlarını hafifletmek için havalimanları devletten kolaylıklar talep ediyor. Beisel bununla bağlantılı olarak "Kısa vadede hava ulaşım vergisinin askıya alınması, orta vadede en azından yarıya indirilmesi gerekiyor" dedi.</p>
<p>ADV'ye göre Almanya'daki hava ulaşım vergisi Avrupa'daki en yüksekler arasında yer alıyor ve Almanya'nın havacılık merkezi konumuna büyük bir yük oluşturuyor.</p>
<p>AFP / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Jet%20yak%C4%B1t%C4%B1%20krizi%3A%20Almanya%27da%2020%20milyon%20yolcu%20etkilenebilir&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77103214&x4=10201&x5=Jet%20yak%C4%B1t%C4%B1%20krizi%3A%20Almanya%27da%2020%20milyon%20yolcu%20etkilenebilir&x6=1&x7=%2Ftr%2Fjet-yak%C4%B1t%C4%B1-krizi-almanya-da-20-milyon-yolcu-etkilenebilir%2Fa-77103214&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260509&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da 20 milyon yolcunun uçuşu, uçak yakıtı fiyatının anormal derecede artması nedeniyle iptal olabilir.
Rubio'dan İran sitemi: Niye kimse desteklemiyor, anlamıyorum
Short title
Rubio'dan İran sitemi: Niye kimse desteklemiyor, anlamıyorum
Teaser
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda müttefiklerden somut destek gelmemesini eleştirdi, bu ülkelere ilişkin nihai kararı Başkan Trump'ın vereceğini söyledi.<br /><p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ordusunun İran'daki hedeflere saldırı için kendi topraklarındaki üslerin kullanımına izin vermeyen müttefik ülkelere nasıl bir yaklaşım sergileyeceğine henüz karar vermediğini dile getirerek "Son kararı Başkan verecek ve henüz vermedi" dedi.</p>
<p>İtalya dahil müttefiklerin ABD'nin İran'a karşı eylemlerine ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması çabalarına destek vermemesini eleştiren Rubio, "Niye kimsenin destek vermediğini anlamıyorum" dedi.</p>
<p>Rubio Cuma günü, resmi ziyaret amacıyla bulunduğu Roma'da, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve İtalyan mevkidaşı Antonio Tajani ile görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada, "Herkes İran'ın bir tehdit olduğunu söylüyor. Herkes İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını söylüyor. Ama bu konuda bir şeyler yapmanız gerekiyor. Eğer cevap hayır ise, o zaman sert ifadeler içeren açıklamalardan daha fazlasına sahip olmanız gerekir" ifadelerini kullandı.</p>
<p>İtalya Başbakanı Meloni görüşme sonrasında, "İkimiz de transatlantik ilişkisinin ne kadar önemli olduğunun farkındayız, ancak her ülkenin kendi ulusal çıkarlarını savunması gerektiğini de anlıyoruz" dedi. İtalya Dışişleri Bakanı Tajani ise, Rubio ile görüşmesinin ardından şunları dile getirdi: "Avrupa'nın Amerika'ya ihtiyacı olduğuna, İtalya'nın Amerika'ya ihtiyacı olduğuna ve ABD'nin de Avrupa ve İtalya'ya ihtiyacı olduğuna inanıyorum." Tajani konuşmasının sonunda "gerginliklerin yatıştırılmış" olmasını umduğunu aktardı. </p>
<h2>ABD NATO'dan çekilecek mi?</h2>
<p>ABD'nin NATO'dan çekilmeyi düşünüp düşünmediği sorusuna da yanıt veren Rubio, Avrupa'da güç konuşlandırma ve bu güçleri buradan kullanma olanağının "ABD'nin NATO'da olmasının ana nedenlerinden biri" olduğunu ifade ederek "Eğer bu artık geçerli değilse bu bir sorundur ve incelenmesi gerekir" dedi.</p>
<p>Donald Trump daha önce, ABD ordusuna, İran savaşında saldırılar için üslerini kullanma izni vermeyen İtalya ve İspanya'ya, bu ülkedeki ABD askerlerini çekeceği tehdidinde bulunmuştu.</p>
<p>Rubio, bu iki ülke ile ilgili kararın beklendiğini belirtti. Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı kısa süre önce Almanya'dan 5 bin askerin çekileceğini açıklamıştı. Ancak Rubio, Almanya'dan kısmi çekilmenin "daha önce planlanmış" olduğunu ve sadece 2022 seviyesine dönüş anlamına geldiğini dile getirdi.</p>
<p>"Dünyadaki kaynaklarımızı her zaman ulusal çıkar temelinde dağıtmak zorundayız" diyen Marco Rubio, "Dünyanın belki de en güçlü ülkesi olsak ve en fazla kaynağa sahip olsak da kaynaklarımız sınırsız değil" ifadesini kullandı.</p>
<p>İtalya ile ABD arasında yaşanan gerginliğinin özünü Sicilya Adası'ndaki Sigonella Hava Üssü oluşturuyor. İkili anlaşmalara göre ABD ordusu, bu üssü sadece lojistik amaçlarla kullanabiliyor. İtalya'nın reddi üzerine Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni için "cesaret eksikliğinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını" dile getirmişti.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Perşembe günü Vatikan'da Papa XIV. Leo tarafından kabul edildikten sonra Cuma günü Meloni ile bir araya geldi. Rubio, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, Meloni ile ABD askerlerinin olası çekilmesine dair detaylı bir görüşme yapmadıklarını bildirdi. Meloni ise, geçen Salı günü AB-Ermenistan Zirvesi'nde yaptığı açıklamada, kararın kendi elinde olmadığını ifade etmişti.</p>
<h2>Riyad ABD'ye üs kullanım izni vermiyor</h2>
<p>ABD'nin İran savaşıyla bağlantılı olarak müttefiklerine sitemi sürerken Suudi Arabistan'ın, Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya yönelik bir operasyon için ABD'nin hava sahasını ve topraklarındaki üsleri kullanmasına izin vermediği bildirildi.</p>
<p>AFP haber ajansına, ismini vermeden açıklama yapan iki Suudi kaynak, Washington'un Suudi hava sahasına ve üslerine erişiminin diğer kullanımlar içinse devam edeceğini bildirdi.</p>
<p>Riyad, daha önce de topraklarının ve hava sahasının İran'a saldırı düzenlemek için kullanılmasına izin vermeyeceğini defalarca ifade etmişti.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerginliğin kırılgan ateşkesi zora sokmasının ardından, gemileri Hürmüz Boğazı'ndan geçirmek için başlatılan iki günlük "Özgürlük Projesi"ne ara verildiğini duyurmuştu.</p>
<p>AFP'ye açıklamada bulunan Suudi kaynaklardan biri, "Suudi Arabistan operasyona karşı zira bunun sadece durumu tırmandıracağını ve işe yaramayacağını düşünüyor" dedi.</p>
<p>Suudi Arabistan Kamu Diplomasisi Bakan Yardımcısı Raid Krimly ise, Cuma sabahı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Riyad'ın "gerilimi azaltma ve müzakere çabalarını destekleme tutumunu sürdürdüğünü" belirtti.</p>
<p>Bu açıklamalar, Trump'ın İran'ın Hürmüz Boğazı'nda üç Amerikan destroyerine saldırı düzenlemesine rağmen ateşkesin hala yürürlükte olduğunu söylemesinin ardından geldi.</p>
<p>AFP,AP / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Rubio%27dan%20%C4%B0ran%20sitemi%3A%20Niye%20kimse%20desteklemiyor%2C%20anlam%C4%B1yorum&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77101007&x4=10201&x5=Rubio%27dan%20%C4%B0ran%20sitemi%3A%20Niye%20kimse%20desteklemiyor%2C%20anlam%C4%B1yorum&x6=1&x7=%2Ftr%2Frubio-dan-iran-sitemi-niye-kimse-desteklemiyor-anlam%C4%B1yorum%2Fa-77101007&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260508&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, üslerini kullandırmayan müttefiklere ilişkin henüz bir karar vermediklerini bildirdi.
İngiltere'de yapılan yerel seçimler, Başbakan Keir Starmer'in İşçi Partisi adına büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı. Starmer'in koltuğunu koruyup koruyamayacağı tartışma konusu.<br /><p>İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, hükümet adına bir sınav olarak görülen yerel seçimlerde ilk sonuçlara göre ağır kayıplar yaşarken aşırı sağcı Reform UK partisi önemli kazanımlar elde etti.</p>
<p>İngiltere yerel seçimlerinde Cuma öğlen saatlerine kadar yapılan oy sayımına göre Nigel Farage liderliğindeki göçmen karşıtı Reform UK, 478 sandalye kazanmış durumda. İşçi Partisi ise şu ana dek sonuçların açıklandığı 136 belediyeden 57'sinde, 322 sandalye kaybetti. İskoçya ile Galler'deki bölgesel parlamento seçimlerinde sonuçların ise gün içinde açıklanması bekleniyor.</p>
<p>Başbakan Starmer, açıklanan ilk seçim sonuçlarını "çok sert" diye nitelendirerek sorumluluğu üstlendiğini dile getirdi. Diğer yandan "vaat ettiği değişimi gerçekleştirme" konusunda kararlı olduğunu ifade eden Starmer, "Çekip giderek ülkeyi kaosa sürüklemeyeceğim" dedi.</p>
<h2>İngiliz siyasetinde yeni bir dönem mi başlıyor?</h2>
<p>Göç karşıtı Reform UK partisinin lideri Nigel Farage ise, seçimlerin "İngiliz siyasetinde gerçek anlamda tarihi bir değişime" işaret ettiğini dile getirerek "Burada kalmak için varız" dedi. İngiltere'de siyasete bugüne dek, geleneksel olarak sol eğilimli İşçi Partisi ile Muhafazakâr Parti (Tories) hakimdi.</p>
<p>Birleşik Krallık'a bağlı Galler'de İşçi Partisi, 27 yıl önce bölge parlamentosunun kurulduğu günden bu yana ilk kez meclis üzerindeki kontrolünü kaybedebilir. YouGov Enstitüsü tarafından yapılan ankete göre Galler'de, Reform UK ile Galler'in bağımsızlığını savunan merkez sol parti Plaid Cymru arasında kıyasıya bir yarış yaşandı. İşçi Partisi, İskoçya'daki bölge parlamentosu seçiminden de utanç verici bir sonuçla çıkma endişesi yaşıyor. Yapılan son anketlerde, bölgenin bağımsızlığını savunan İskoç Ulusal Partisi, Starmer'in İşçi Partisi'nin önünde görünüyordu.</p>
<p>İşçi Partisinin yaşadığı büyük kayıpların, zaten siyasi olarak zayıf düşmüş durumdaki Başbakan Starmer'a yönelik istifa çağrılarını güçlendirmesi bekleniyor. Keir Starmer, ülkesinde tüm zamanların en az popüler başbakanlarından biri olarak görülüyor. Ekonomiyi canlandırmayı ve gıda fiyatlarındaki artışı durdurmayı şu ana kadar başaramayan Starmer, son olarak uzun yıllardır partisinin önde gelen isimlerinden biri olan Peter Mandelson'un adının Epstein skandalına karışmasıyla daha da zor duruma düşmüştü. Starmer, 2019'da hapishanede ölen ABD'li cinsel saldırı hükümlüsü Jeffrey Epstein ile bağlantılarına rağmen partiden arkadaşı Mandelson'u Washington büyükelçiliğine atamıştı.</p>
<h2>Starmer popülaritesini iki yılda kaybetti</h2>
<p>Starmer, 2024 yazında, ülkesinde 14 yıl süren muhafazakâr hükümet dönemini sona erdirerek başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Ancak yapılan kamuoyu araştırmaları, Starmer'in popülaritesinin büyük oranda düştüğünü ortaya koyuyor.</p>
<p>İngiliz medyasında yerel seçimlerden önce yapılan haberlerde, eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ya da Sağlık Bakanı Wes Streeting'in Starmer'ın yerine geçmeye çalışabileceği iddia edilmişti. </p>
<p>Times gazetesinde Perşembe günü çıkan bir haberde de, Enerji Bakanı Ed Miliband'ın kapalı kapılar ardında Başbakan'ı seçimlerden sonra istifası ile ilgili bir takvim hazırlamaya zorladığı öne sürülmüştü.</p>
<p>Ancak Başbakan Yardımcısı David Lammy şu an Başbakan'ı değiştirmenin hata olacağı açıklamasında bulundu. BBC radyosuna konuşan Lammy, "Uçuş sırasında pilotu değiştirmezsiniz, devam edersiniz" dedi. İşçi Partisi iktidarı ile ilgili "Çok fazla hayal kırıklığı" olduğunu kabul eden Lammy, "Ancak bazen hatalarımız başarılarımızdan daha fazla algılanıyor" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Keir Starmer, partisine muhtemelen 2029'da yapılacak bir sonraki genel seçimlere dek liderlik yapmak istiyor. Bunun yanında hükümeti güçlendirmek için kabinede değişik olabileceği de İngiltere siyasi çevrelerinde konuşuluyor.</p>
<p>AFP / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ngiltere%20yerel%20se%C3%A7imlerinde%20iktidara%20a%C4%9F%C4%B1r%20darbe&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77098998&x4=10201&x5=%C4%B0ngiltere%20yerel%20se%C3%A7imlerinde%20iktidara%20a%C4%9F%C4%B1r%20darbe&x6=1&x7=%2Ftr%2Fingiltere-yerel-se%C3%A7imlerinde-iktidara-a%C4%9F%C4%B1r-darbe%2Fa-77098998&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260508&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İngiltere'de yapılan yerel seçimler, iktidardaki İşçi Partisi adına büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı.
Almanya'nın Sinzig kasabasında bir bankadaki soygun girişiminde rehine krizi sona erdi. Binaya giren polis fail ya da faillerin bulunamadığını, iyi durumdaki iki rehinenin kurtarıldığını bildirdi.<br /><p>Almanya'nın Rheinland-Pfalz eyaletine bağlı Sinzig kasabasında bulunan bir bankada yaşanan rehine krizi, polisin açıklamasına göre herhangi bir yaralanma yaşanmadan sona erdi. </p>
<p>Koblenz Emniyet Teşkilatı tarafından yapılan açıklamada, bankanın bulunduğu binaya giren özel emniyet güçlerinin zanlıları bulamadığı ve bankanın kasa odasına kapatılan iki rehineyi kurtardığı aktarıldı. </p>
<p>Koblenz Polisi, "elde edilen bilgiler ışığında, suçluların, rehineleri öğleden önce kasa bölümüne kapattıktan hemen sonra, henüz bilinmeyen bir yoldan kaçtığı" üzerinde durulduğunu duyurdu.</p>
<h2>"Eşkalleri bilinmiyor"</h2>
<p>Olay yerinde bulunan bir polis sözcüsü, şu ana dek zanlıları arama faaliyetinden bir sonuç alınamadığını ancak çalışmaların devam ettiğini belirterek ellerinde şüphelilerin eşkaline dair herhangi bir bilgi bulunmadığını sözlerine ekledi.</p>
<p>Olayla ilgili yapılan ilk haberlerde, bankada çok sayıda zanlı ve rehine bulunduğu ifade edilmişti. Polis güçleri, bankada otomatik olarak devreye giren bir alarm neticesinde banka çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alarak operasyon başlatmıştı. <br />
</p>
<p>AFP / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20bankadaki%20rehine%20krizi%20sona%20erdi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77096482&x4=10201&x5=Almanya%27da%20bankadaki%20rehine%20krizi%20sona%20erdi&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-bankadaki-rehine-krizi-sona-erdi%2Fa-77096482&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260508&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'nın Sinzig kasabasında bir bankada yaşanan rehine krizi sona erdi.
Almanya: Taliban ile iş birliğine muhalefetten sert tepki
Short title
Almanya: Taliban ile iş birliğine muhalefetten sert tepki
Teaser
Berlin tarafından resmî olarak tanınmayan Taliban'ın temsilcileri ile Almanya'da temaslarda bulunulduğunun ortaya çıkması, muhalefetin sert tepkisine neden oldu.<br /><p>Almanya İçişleri Bakanlığı'nın, Almanya'nın resmen tanımadığı Taliban temsilcileri ile iş birliği içinde olduğunu gösteren görüntülerin ortaya çıkmasının ardından, muhalefetteki Yeşiller'den İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'e sert tepki geldi.</p>
<p>AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, yaşanan olayı Almanya açısından büyük bir eksen kayması olarak nitelendiren Yeşiller Milletvekili Marcel Emmerich, Dobrindt'i "Taliban'ın kapı aralayıcısı" olarak nitelendirdi.</p>
<p>İçişleri Bakanı'nın, "Doğrudan temas kurarak İslamcı terörist bir rejimi normalleştirdiğini" ve bu rejimin, "terörü temsil ettiğini, sistematik olarak insan haklarını ihlal ettiğini ve kadınları büyük ölçüde baskı altında tuttuğunu görmezden geldiğini" ifade eden Emmerich, Alexander Dobrindt'in bu tavrı ile "aşırılıkçı bir rejimin Almanya topraklarında etkili olmasını sağlayan yapılar yarattığını" dile getirdi.</p>
<p>Marcel Emmerich ayrıca, Taliban temsilcilerinin Almanya'daki varlığıyla yaşanması muhtemel "muazzam güvenlik risklerine" de dikkat çekerek, "Bu, politik açıdan sorumsuzca bir davranış ve demokratik bir hukuk devletinin sahip olması gereken ilkeleri baltalıyor" dedi.</p>
<h2>"Magazin Royale" programının ortaya çıkardığı skandal</h2>
<p>Alman kamu televizyonu ZDF'de Cuma akşamı yayınlanan "Magazin Royale" adlı programda yayınlanan görüntüler, üst düzey bir Taliban yetkilisini, resmi bir araçla Federal Göç ve Mülteciler Dairesi'nin Bonn'daki şubesinden çıkarken gösteriyordu.</p>
<p>Programın yapımcılarına göre, söz konusu kişi ile birlikte bir başka Taliban yetkilisi, Afganistan'a sınır dışı edilecek kişilerle görüştürülerek gerekli belgelerin düzenlenmesi sağlandı. Ayrıca benzer bir buluşmanın, Berlin Havalimanı'nda da yapıldığı öne sürülüyor.</p>
<p>Bir başka kamu yayıncısı olan Kuzey Almanya Radyosu (NDR) ve haber portalı Tagesschau'un araştırmaları da, söz konusu iki Taliban temsilcisinin alt seviyede konsolosluk temsilcisi olarak Almanya'ya geldiklerini ancak fiilen Berlin'deki Afgan Büyükelçiliği ile Bonn'daki Başkonsolosluğun yönetimini ele geçirdiklerini ortaya koyuyor.</p>
<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, daha önce yaptığı açıklamalarda, Taliban ile resmi ilişki içinde olmadıklarını, bu rejim ile sadece sınır dışı uygulamalarını gerçekleştirmek için "teknik düzeyde" görüşmeler yapıldığını söylemişti.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%3A%20Taliban%20ile%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fine%20muhalefetten%20sert%20tepki&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77019771&x4=10201&x5=Almanya%3A%20Taliban%20ile%20i%C5%9F%20birli%C4%9Fine%20muhalefetten%20sert%20tepki&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-taliban-ile-i%C5%9F-birli%C4%9Fine-muhalefetten-sert-tepki%2Fa-77019771&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260502&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya İçişleri Bakanlığı'nın Taliban temsilcileriyle iş birliği yapması muhalefetin sert tepkisine neden oldu.
Esad rejimi sonrasında ülkesine dönen Suriyelilerin sayısı bir buçuk milyonu geçti. Özellikle komşu ülkeler Türkiye, Lübnan ve Ürdün'den yüz binlerce insan Suriye'ye dönüş yaptı.<br /><p>Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Beşar Esad rejiminin devrildiği Aralık 2024'ten bu yana yaklaşık 1 milyon 630 bin Suriyeli sığınmacı ülkesine döndü.</p>
<p>BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 30 Nisan 2026 tarihine kadar Türkiye'den yaklaşık 640 bin, Lübnan'dan 630 bin ve Ürdün'den 285 bin Suriyelinin ülkesine döndüğünü duyurdu.</p>
<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Şubat ortasında yaptığı açıklamada, <span>"1 milyon 366 bin 215 Suriyeli kardeşimiz, gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde ülkelerine dönüş yapmıştır" ifadelerini kullanmıştı.</span></p>
<p>UNHCR listesinde Almanya'dan dönen Suriyelilerin sayısı ise, toplam 6 bin 100 kişilik "diğer ülkeler" kategorisi içinde yer aldı, Almanya'dan dönüş sayısı ayrıca belirtilmedi. Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesinin (BAMF) Şubat verilerine göre, geçen yıl 3 bin 678 Suriyeli sığınmacı Almanya'dan gönüllü olarak ülkesine döndü.</p>
<p>Almanya'da 900 binden fazla Suriyeli yaşıyor. Beşar Esad'ın Aralık 2024'te Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü öncülüğünde devrilmesinden bu yana, Almanya'da sığınma arayan Suriyelilerin sayısı büyük oranda azaldı.</p>
<h2>Federal hükümet dönüşlere odaklandı</h2>
<p>Almanya hükümeti son dönemde iç savaşın sona ermesiyle birlikte Suriyelilerin çoğu için koruma gerekçesinin ortadan kalktığı görüşünde. BAMF bir süredir, Suriye'deki siyasi durumun değişmesi ile koruma gerekçelerinin ortadan kalktığına kanaat getirerek iltica başvurularına "iptal işlemi" uyguluyor. Ancak bu uygulama şu an için tüm Suriyelileri değil, sadece izinsiz olarak Almanya'dan ayrılıp Suriye'ye gidenleri ya da suç işleyenleri kapsıyor.</p>
<p>"Welt am Sonntag" gazetesinin aktardığına göre, iptal işlemleri için "menşe ülkedeki durumun önemli ölçüde değişmesi ve bunun geçici değil kalıcı olması" gerekiyor. BAMF yetkilileri, Suriye'deki durumun iptal incelemelerinin genişletilmesini ne zaman mümkün kılacağını tahmin etmenin mümkün olmadığını dile getiriyor.</p>
<p>Almanya'da hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile muhalefetteki Yeşiller ve Sol Parti, olası dönüş için "durum değerlendirmesi yapabilmeleri amacıyla" Suriyelilerin ülkelerini kısa süreyle ziyaret etmelerine izin verilmesini istiyor. Mevcut yasal düzenlemeye göre sığınmacılar, menşe ülkelerine seyahat ettiklerinde koruma statülerini kaybetme riskiyle karşı karşıya.</p>
<p>Almanya'da tartışılan bir başka konu ise, dönüş için sağlanan mali yardımın artırılması. Alman devleti hâlihazırda ülkesine dönen yetişkin Suriyelilere kişi başı bin euro yardımda bulunuyor.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::BM%3A%20640%20bin%20Suriyeli%20T%C3%BCrkiye%27den%20%C3%BClkesine%20d%C3%B6nd%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77018999&x4=10201&x5=BM%3A%20640%20bin%20Suriyeli%20T%C3%BCrkiye%27den%20%C3%BClkesine%20d%C3%B6nd%C3%BC&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbm-640-bin-suriyeli-t%C3%BCrkiye-den-%C3%BClkesine-d%C3%B6nd%C3%BC%2Fa-77018999&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260502&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Esad rejimi sonrasında ülkesine dönen Suriyelilerin sayısı bir buçuk milyonu geçti.
Trump tehdit etmişti: ABD, Almanya'dan 5 bin asker çekiyor
Short title
Trump tehdit etmişti: ABD, Almanya'dan 5 bin asker çekiyor
Teaser
ABD Savunma Bakanlığı, Almanya'da konuşlu 35 bin Amerikan askerinden 5 bininin çekileceğini duyurdu. Açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Almanya Başbakanı Friedrich Merz'e yönelik tepkisinin ardından geldi.<br /><p>Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanlığı (Pentagon), Almanya'da konuşlu 5 bin Amerikan askerinin ülkeden çekileceğini bildirdi.</p>
<p>Pentagon sözcüsü Sean Parnell, ilgili talimatın ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth tarafından verildiğini ve söz konusu işlemin "önümüzdeki altı ila 12 ay arasında tamamlanmasını beklediklerini" ifade etti.</p>
<p>Topraklarında en fazla ABD askerine ev sahipliği yapan Avrupa ülkesi olan Almanya'da, hâlihazırda 35 binden fazla Amerikan askeri konuşlu bulunuyor.</p>
<p>Kararın "ABD Savunma Bakanlığı'nın Avrupa'daki asker varlığına ilişkin yaptığı kapsamlı bir değerlendirmenin ardından" alındığını belirten Pentagon sözcüsü Parnell, "görev bölgesindeki gereksinimler ile sahadaki koşulları dikkate aldıklarını" dile getirdi.</p>
<h2>Berlin ve NATO'dan ilk açıklama</h2>
<p>Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius bu sabah <span>AFP'nin sorusuna verdiği yanıtta, ABD'nin Almanya ve Avrupa'dan asker çekmesinin "beklenen bir gelişme" olduğunu söyledi, "Avrupalılar olarak kendi güvenliğimiz için daha fazla sorumluluk almalıyız" diye konuştu.</span></p>
<p>NATO'dan da konuya dair açıklama geldi. "Kararın detaylarını anlamak için ABD ile birlikte çalışıyoruz" diyen İttifak sözcüsü Allison Hart, NATO'nun "caydırıcılık ve savunma sağlama kapasitesine olan güvenlerini koruduklarını" vurguladı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran savaşına yönelik eleştirileri sonrası, geçen Çarşamba yaptığı açıklamada "ABD şu anda Almanya'daki asker varlığını azaltmayı değerlendiriyor" demiş ve ilgili kararın "yakında" verileceğini belirtmişti.</p>
<h2>Merz'in eleştirileri, Trump'ın yanıtı</h2>
<p>Başbakan Merz, geçen hafta başında bir okul etkinliğinde ABD'nin İran ile yürüttüğü müzakerelere atıfta bulunarak "Bütün bir ulus (ABD) İran yönetimi tarafından aşağılanıyor" demiş, ayrıca ABD'nin bu savaşta "net bir stratejisi olmadığını" öne sürmüştü.</p>
<p>Donald Trump ise sosyal medya hesabından paylaştığı mesajlarda, Merz hakkında "Neden bahsettiğini bilmiyor!" iddiasında bulunmuş ve ABD askerlerinin Almanya'dan çekilmesini gündeme getirmişti. Başkan Trump daha sonra bir başka mesajında da, Merz'in İran savaşıyla ilgilenmek yerine, "hiçbir şey başaramadığı" Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye "daha fazla zaman ayırması" gerektiğini ifade etmiş ve Alman liderin "çökmüş ülkesini düzene sokması" gerektiğini dile getirmişti.</p>
<p>ABD Başkanı Trump'ın Merz'e yönelik eleştirileri bununla da kalmadı. Perşembe günü sosyal medya hesabından bir mesaj daha yayınlayan Trump, Başbakan Merz'in "özellikle göç ve enerji konularında" eksiklerinin olduğunu savunmuş ve Merz hakkında, "İran'ın nükleer tehdidini ortadan kaldırmaya çalışanların çabalarına karışmak için daha az zaman harcamalı" diyerek, "bu çabalar sayesinde Almanya dahil tüm dünya daha güvenli bir yer olacak" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>Trump, Almanya'nın yanı sıra, diğer NATO müttefikleri İspanya ve İtalya'dan da ABD birliklerinin çekilebileceğini duyurdu. Geçen Perşembe günü Beyaz Saray'da gazetecilerin konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Trump, "Muhtemelen yapacağım, neden yapmayayım ki?" demiş ve İran savaşında müttefiklerinden umduğu desteği bulamadığını belirterek, "İtalya bize hiçbir yardımda bulunmadı ve İspanya korkunçtu, kesinlikle korkunçtu" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>31 Aralık itibarıyla Almanya'da toplam 36 bin 436 Amerikan askeri konuşlanmış durumda; İtalya'da bu sayı 12 bin 662, İspanya'da ise 3 bin 814.</p>
<h2>ABD ordusunun Almanya'daki stratejik merkezleri</h2>
<p>ABD ordusunun Almanya'da 20 civarında üs ve tesisi bulunuyor. Bunların çoğu ülkenin güney ve güneybatısında yer alıyor. En önemli üsler Rheinland-Pfalz eyaletindeki Ramstein Hava Üssü ile Stuttgart'ta bulunan, ABD ordusunun Avrupa ve Afrika bölge komutanlıkları (EUCOM ve AFRICOM).</p>
<p>Bavyera eyaletindeki Grafenwöhr'de yer alan ABD tatbikat alanı, Avrupa'nın en büyüklerinden biri olarak kabul ediliyor. Rheinland-Pfalz eyaletindeki Büchel hava üssünde ise ABD'nin nükleer silahları depolanıyor. Aynı eyaletteki Landstuhl'da ABD'nin ülke dışındaki en büyük askerî hastanesi bulunuyor.</p>
<p>Trump 2020'de ilk başkanlık döneminde de Almanya'dan kısmi çekilme tehdidinde bulunmuş ve ülkedeki asker sayısını 25 bine indirmek istemişti. Berlin, ülkedeki Amerikan askeri varlığını Rusya'ya karşı önemli bir caydırıcı unsur olarak görüyor ve sayının azaltılmasını istemiyor. Almanya'daki Amerikan askerleri bulundukları kentlerde yerel ekonomiye de katkı sağlıyor.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Trump%20tehdit%20etmi%C5%9Fti%3A%20ABD%2C%20Almanya%27dan%205%20bin%20asker%20%C3%A7ekiyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77017483&x4=10201&x5=Trump%20tehdit%20etmi%C5%9Fti%3A%20ABD%2C%20Almanya%27dan%205%20bin%20asker%20%C3%A7ekiyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Ftrump-tehdit-etmi%C5%9Fti-abd-almanya-dan-5-bin-asker-%C3%A7ekiyor%2Fa-77017483&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260502&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
ABD Savunma Bakanlığı, Almanya'da konuşlu 35 bin Amerikan askerinden 5 bininin çekileceğini duyurdu.
Almanya Başbakanı Merz'i sert ifadelerle eleştiren ABD Başkanı Trump'a yanıt, Almanya Başbakan Yardımcısı Klingbeil'dan geldi: "Sen kendi yarattığın enkaza bak!"<br /><p>Almanya'da hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Eş Genel Başkanı ve Almanya Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump'ın ağır eleştirilerine maruz kalan Başbakan Friedrich Merz'i savundu.</p>
<p>1 Mayıs İşçi Bayramı etkinlikleri için Bergkamen kentine gelen Klingbeil, burada yaptığı konuşmada, "O (Trump) önce kendi yarattığı enkaza baksın. Bir an önce de İran ile ciddi barış görüşmeleri yapılmasını sağlasın" ifadelerini kullandı. Klingbeil sözlerinin devamında, "Bunları, onun (Trump'ın) Alman hükümeti ve Almanya Başbakanı hakkında söyledikleriyle alakalı olarak dile getiriyorum" dedi.</p>
<p>Aynı zamanda Almanya Maliye Bakanı da olan Klingbeil, Başbakan Merz gibi, Trump'ın İran stratejisini eleştirerek "Sanıyorum gerçekten bu işi iki-üç gün içinde bitirebileceğini düşündü. (...) İran'daki bu savaşın hızla sona ermesi sorumluluğunu o taşıyor. Her şeyden öte, bu savaşın getirdiği yüklerin, bizim işçilerimizin, tüketicilerimizin ve ekonominin sırtına yüklenmemesini sağlaması lazım" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Klingbeil ayrıca, asıl belirleyici olanın, Avrupa'nın "hiç kimse tarafından tehdit edilemeyecek kadar" güçlü hâle gelmesi olduğunu vurgulayarak "Ben, bizim Donald Trump'ın bugün ya da yarınki ruh haline bağımlı olmamızı istemiyorum" diye konuştu.</p>
<h2>Merz-Trump atışması</h2>
<p>Almanya Başbakanı Merz, geçen Pazartesi günü bir okulda öğrencilerle gerçekleştirdiği sohbet esnasında, ABD'nin İran savaşına "herhangi bir stratejiye sahip olmadan girdiğini" dile getirmişti. Ayrıca, İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri için de "Burada koca bir ulus (ABD), İran tarafından aşağılanıyor" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>ABD Başkanı Trump da bu sözlere yanıt olarak, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "O ne konuştuğunu bilmiyor" demişti. Donald Trump, daha sonra yayınladığı bir başka mesajda da Merz hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:</p>
<p>"İran savaşı ile ilgileneceğine, bugüne dek hiçbir şey başaramadığı Rusya-Ukrayna savaşını bitirsin. (...) İran kaynaklı nükleer tehdidi yok etmek ve bu sayede Almanya dahil tüm dünyayı daha güvenli bir hâle getirmek için uğraşanlara karışmak yerine zamanını göç ve enerji konuları ile ilgilenmeye harcasın."</p>
<p>Donald Trump son olarak, Almanya'da konuşlu bulunan Amerikan askerlerinin bir kısmını çekmeyi düşündüğünü de dile getirmişti. Berlin, ülkedeki ABD askeri varlığını Rusya'ya karşı önemli bir caydırıcı güç olarak görüyor ve asker sayısının azaltılmasından endişe ediyor. </p>
<p>dpa,AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Berlin-Washington%20aras%C4%B1nda%20sular%20durulmuyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77012093&x4=10201&x5=Berlin-Washington%20aras%C4%B1nda%20sular%20durulmuyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fberlin-washington-aras%C4%B1nda-sular-durulmuyor%2Fa-77012093&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260501&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya Başbakan Yardımcısı Klingbeil, Başbakan Merz'i eleştiren ABD Başkanı Trump'a yanıt verdi.
Almanya, kriz dönemlerinde gıda tedarikinin güvence altına alınması için yeni bir strateji geliştiriyor. Buna göre dayanıklı gıdalar, özel şirketlere ait depolarda da stoklanacak.<br /><p>Almanya Tarım ve Gıda Bakanı Alois Rainer, acil durumlar için devlet denetimindeki gıda tedarikinin yeniden düzenlenmesine yönelik planları kamuoyu ile paylaştı.</p>
<p>Funke Medya Grubu'na konuşan Rainer, "Klasik rezervlerin yanı sıra bundan böyle acil durumda doğrudan kullanılabilecek konserve ve benzeri hızlı erişilebilir gıdalara daha fazla yer vermek istiyoruz" dedi.</p>
<p>Bu stokların gelecekte sadece devlet depolarında değil, "zaten ihtiyaç duyulduğu yerlerde, yani üreticilerde ve perakende sektöründe bulundurulacağını" belirten Rainer, belirli bir kısmın ise üretim merkezlerindeki depolarda her an hazır tutulması gerektiğini dile getirdi.</p>
<h2>Yıllık maliyet 80 milyon euro</h2>
<p>Bakan Rainer, alınacak söz konusu önlemlerin Almanya'nın kriz yönetme kapasitesine yönelik bir yatırım olduğunu vurgulayarak "Başlangıçta, ilk finansman olarak 30 milyon euroya ihtiyacımız var. Yeni sistem yerleştikten sonra yıllık ihtiyaç yaklaşık 70 ila 80 milyon euro olacak" dedi.</p>
<p>Depolanan ürünlerin sınırsız dayanma süresi olmadığı için zamanında satışa sunulacağını aktaran eden Alois Rainer, "Bu lojistikte iş yükünü artırıyor ve tabii ki adil bir şekilde finanse edilmesi gerekiyor çünkü asıl önemli olan halkın gıdaya erişiminin güvenliği" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Gıda şirketleri ve perakende sektörünün gıda depolamadan kâr elde edebileceğine yönelik eleştirileri ise reddeden Rainer, bunun bir özelleştirme olmadığını ve sürecin devletin sorumluluğunda sürdürüleceğini dile getirdi.</p>
<p>"(Devlet) kriz durumunda halkın gıda tedarikini sağlamak zorundadır ve biz tam olarak bu sorumluluğu üstleniyoruz" diyen Bakan, bunun için var olan gıda sektörü yapılarını kullanmanın büyük bir avantaj olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20acil%20durum%20g%C4%B1da%20stoku%20plan%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77008393&x4=10201&x5=Almanya%27da%20acil%20durum%20g%C4%B1da%20stoku%20plan%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-acil-durum-g%C4%B1da-stoku-plan%C4%B1%2Fa-77008393&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260501&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya, kriz dönemlerinde gıda tedarikinin güvence altına alınması için yeni bir strateji geliştiriyor.
Bartholomeos: Hristiyanlığa geçen Müslümanların sayısı artıyor
Short title
Bartholomeos: Hristiyan olan Müslümanların sayısı artıyor
Teaser
Fener Rum Patriği Bartholomeos, kendi iradesiyle Ortodoks Hristiyanlığa geçen Müslümanların sayısında artış olduğunu ifade etti.<br /><p>Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin ruhanî lideri Patrik Bartholomeos, özgür iradesiyle Ortodoks Hristiyanlığa geçen Müslümanların sayısının giderek arttığını dile getirdi.</p>
<p>Merkezi Avustralya'nın Melbourne kentinde olan Neos Kosmos isimli İngilizce-Yunanca yayın yapan haber portalının aktardığına göre Patrik Bartholomeos, 19 Nisan'da Fener semtindeki Patrikhane'de düzenlenen ayin sırasında yaptığı konuşmada, kilisesinin doğrudan misyonerlik faaliyetlerini reddettiğini ancak kendi isteğiyle din değiştirenlerde önemli bir artış kaydedildiğini belirtti.</p>
<p>Haberde Bartholomeos'un "Patriklik misyonerlik yapmıyor ve asla kimseyi din değiştirmeye zorlamıyor" dediği, öte yandan "özgür iradeleriyle" gelenlerin de geri çevrilemeyeceğini ifade ettiği aktarılıyor.</p>
<h2>"Gençler içlerindeki boşluğu Ortodokslukla dolduruyor"</h2>
<p>Bartholomeos'un sözlerini alıntılayan Neos Kosmos, Ortodoks Kilisesi'nin tüm insanlara açık olduğunu vurgulayan Patrik'in, genç ve eğitimli insanlar arasında Ortodoks inancına yönelme eğiliminin arttığına dikkat çektiğini ve bununla ilgili olarak "İçlerinde bir boşluk hissediyorlar ve bunu Hristiyanlıkta, özellikle de Ortodokslukla dolduruyorlar" dediğini okuyucuları ile paylaşıyor.</p>
<p>İstanbul'da Katoliklerin ve Evanjelik Hristiyanların da birçok Hristiyan olmayanı vaftiz ettiğini belirten Bartholomeos, Ortodoks Kilisesi'nin de önemli sayıda insanı kabul ettiğini ancak bunu ölçülü bir yaklaşımla yaptığını dile getirdi.</p>
<p>1991 yılından bu yana Fener Rum Ortodoks Kilisesi'nin ruhanî liderliğini yapan, 1940 Gökçeada doğumlu Patrik I. Bartholomeos, başında bulunduğu Kilise'nin kucaklayıcı vasfının, "Yunanlıları, Flamanları, Karpat-Rusları, Ukraynalıları, Fransızları, Korelileri ve akla gelebilecek herkesi kapsadığını" vurguladı.</p>
<p>KNA,DW / ET,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Bartholomeos%3A%20Hristiyanl%C4%B1%C4%9Fa%20ge%C3%A7en%20M%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1n%20say%C4%B1s%C4%B1%20art%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77000943&x4=10201&x5=Bartholomeos%3A%20Hristiyanl%C4%B1%C4%9Fa%20ge%C3%A7en%20M%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1n%20say%C4%B1s%C4%B1%20art%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbartholomeos-hristiyanl%C4%B1%C4%9Fa-ge%C3%A7en-m%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1n-say%C4%B1s%C4%B1-art%C4%B1yor%2Fa-77000943&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260430&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Patrik Bartholomeos, kendi iradesiyle Ortodoks Hristiyanlığa geçen Müslümanların sayısında artış olduğunu ifade etti.
AB'de tecavüz tanımı değişiyor: Sadece evet, evet demektir
Short title
AB'de tecavüz tanımı değişiyor: Sadece evet, evet demektir
Teaser
Cinsel istismar konusunda rıza ilkesini esas alan tarihi düzenleme Avrupa Parlamentosu'ndan geçti. Artık mağdurun direnç gösterme veya darp izi kanıtlama zorunluluğu kalkıyor; belirleyici unsur "açık rıza" olacak.<br /><p>Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet, dünya çapında en yaygın insan hakları ihlalleri arasında yer alıyor. Avrupa Konseyi'nin internet sayfasındaki verilere göre de, Avrupa Birliği (AB) ülkelerindeki kadınların yaklaşık yarısı 15 yaşından itibaren en az bir kez cinsel tacize maruz kalıyor. Bu nedenle AB, kadınları ve kız çocuklarını cinsel saldırılardan daha iyi korumak amacıyla çeşitli önlemleri hayata geçirdi ve geçiriyor:</p>
<p>1 Ekim 2023 tarihinde toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede dünyanın en kapsamlı düzenlemelerinden sayılan İstanbul Sözleşmesi'ni kabul etti. 2024'te iş yerinde cinsel taciz, siber takip ve mahrem görüntülerin rıza olmaksızın yayılması gibi eylemleri AB genelinde cezalandıran bir düzenleme çıkardı. AB'nin yeni Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Stratejisi de özellikle siber saldırıları, deepfake yani yapay zeka ile üretilen sahte içerikleri ve kadınlara yönelik dijital şiddete odaklanıyor.</p>
<p>Ayrıca üye ülkeler, şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunmasına yönelik projelere de yüz milyonlarca euro yatırım yapıyor.</p>
<p>Öte yandan ceza hukuku açısından ise neyin "tecavüz" sayılması gerektiği konusunda 27 AB üyesi onlarca yıldır tartıştı durdu. Avrupa Parlamentosu'ndaki (AP) partiler üstü bir girişim bunu değiştirmek amacıyla bir süredir yoğun çaba gösteriyor.</p>
<p>Amaç, AB Komisyonu'nun bu konudaki yasal çerçeveyi yeniden elden geçirmesi için baskıyı artırmaktı. Ve girişim başarılı oldu.</p>
<h2>Evin İncir'in partiler üstü girişimi</h2>
<p>Yeni girişimin öncülerinden olan İsveçli Sosyal Demokrat Avrupa Parlamentosu Milletvekili Evin İncir, DW'ye verdiği mülakatta; amacın, cinsel ilişkilerde sadece 'evet' denmesi halinde gerçekten 'evet' olarak kabul edilmesi olan ve AB'deki cinsel istismara ilişkin tüm ceza yasalarında da bu "rıza" temelini baz alarak hazırlanacak ortak yasal düzenleme olduğunu vurguladı.</p>
<p>Gelecekte, bir istismar suçlamasında birlikteliğin "rıza olmadan" yaşandığı olgusunun belirleyici olması gerektiğini, yani cinsel istismara uğrayan mağdurun direndiğini veya zorla istismara uğradığını kanıtlamak zorunda kalmadan, varsa vücudundaki darpları, morlukları gösterme mecburiyetinde olmadan olayın yargıya intikalini savunuyor.</p>
<p>İncir ve diğer girişimcilerin çabası karşılık da buldu. 28 Nisan'da AP'den geçen düzenleme sadece rızayı değil, tüm üye devletlerde yardım, uzman destek ile sağlık hizmetlerine erişim de dahil olmak üzere uluslararası ortak standartların sağlanmasını ve mağdurlara daha güçlü destek verilmesini de öngörüyor.</p>
<p>Düzenleme dün Avrupa Parlamentosu'nda 160'a karşı 447 oy gibi büyük bir çoğunlukla kabul edildi.</p>
<h2>Avrupa'da mevcut kanunlar nasıl?</h2>
<p>Şimdiye kadar Avrupa'da mahkemede neyin tecavüz sayılacağına dair cezai suç tanımları birbirinden farklılıklar gösteriyor. Peki bu konuda öne çıkan hangi düzenlemeler söz konusu?</p>
<p>Mevcut yasal modeller kabaca üç kategoride toplanabilir:</p>
<p>Bazı AB ülkelerinde, bir eylemin tecavüz sayılması için failin fiziksel şiddet uygulaması veya bununla tehdit etmesi gerekiyor.</p>
<p>Aralarında Almanya, Avusturya ve Polonya'nın da bulunduğu bazı ülkelerde ise "Hayır demek hayırdır" modeli geçerli. Söz konusu modelde, mağdurun direniş göstermiş olması yani birlikteliği bizzat aktif şekilde reddetmiş olması durumunda ceza hukuku açısından vaka tecavüz sayılıyor.</p>
<p>Buna karşılık "Sadece evet, evet demektir" modeli ise, açık ve net biçimde, gönüllülük yani rıza olmaksızın yaşanan her türlü cinsel ilişkinin tecavüz olarak tanımlanması anlamına geliyor.</p>
<p>Bu uygulama ilk olarak İsveç'te 2018'de yürürlüğe girdi; Belçika, Danimarka, Hırvatistan ve Yunanistan gibi diğer birçok AB ülkesinde de düzenleme kabul gördü. Son yıllarda İspanya veya Hollanda gibi diğer bazı ülkeler de bu düzenlemeye geçti.</p>
<p>En son da Kasım 2025'te, tüm ülkeyi sarsan, yıllarca eşinin istismarına uğrayan Gisele Pelicot davasının etkisiyle Fransa bu düzenlemeyi kabul eden ülkelere katıldı. Çekya'da da bu düzenleme gündemde.</p>
<p>Almanya'da ise dijital şekilde üretilmiş sahte porno içerikli videoları dolaşıma sokulan tanınmış sunucu Collien Fernandes vakası, son haftalarda yoğun toplumsal ve siyasi tartışmalara neden oldu ve yeni bir hassasiyet yarattı.</p>
<h2>Öncü ülke İsveç oldu</h2>
<p>Tecavüz vakalarında aydınlatılma oranı son derece düşük. Bir yandan söz konusu olayların sadece çok küçük bir kısmı ihbar ediliyor, diğer yandan da yargıya intikal eden davalarda sıklıkla zanlı ile mağdurun ifadeleri dışında kanıt sağlanamadığından tecavüzün tespiti zor oluyor. Bu nedenle tahminler, Avrupa genelinde tecavüzcülerin çoğunun yargılanmadığı ve mahkûm edilemediği yönünde.</p>
<p>Bu duruma savaş açan ilk ülke İsveç oldu. Ülkenin "Sadece evet, evet demektir" düzenlemesini 2018 yılında uygulamaya koymasından bu yana mahkûm edilen tecavüzcü sayısı önemli ölçüde arttı. Bunun bir nedeninin de Stokholm hükümetinin aynı zamanda "ihmal sonucu tecavüz" suçunu da yasaya eklemiş olması olabileceği kaydediliyor. Zira ona göre failler, karşılarındaki kişinin cinsel ilişkiye rızası olduğundan önceden emin olmadıkları takdirde de mahkûm edilebiliyorlar.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları örgütleri, "Sadece evet, evet demektir" düzenlemesine geçişi toplumsal değişim açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriyor.</p>
<h2>Fransa ve Almanya neden itiraz ediyordu?</h2>
<p>28 Nisan'da AP'den geçen düzenlemeye yönelik girişim, "Sadece evet, evet demektir" düzenlemesini Avrupa genelinde yerleşik hâle getirmeye yönelik ikinci deneme.</p>
<p>2024 yılındaki önceki bir girişim, diğer nedenlerin yanı sıra Fransa ve Almanya'nın Avrupa Konseyi'ndeki engelleyici tutumuna takılmıştı. O zaman sorun, rıza ilkesinin içerik olarak reddedilmesinden ziyade usul ve hukuki kaygılardı. Söz konusu ülkeler, tecavüzün AB antlaşmalarında açıkça "sınır ötesi boyuta sahip bir suç" olarak listelenmemesi nedeniyle AB'nin Avrupa genelinde bir tanım belirleme yetkisine sahip olmadığı görüşünü savunmuşlardı.</p>
<p>Ceza hukuku, ulusal hükümetlerin temel alanlarından biri olarak kabul edildiğinden, her iki devlet AB Komisyonu'nun yetkilerini aşacağını ve ilgili bir yasal düzenlemenin Avrupa Adalet Divanı'ndan döneceği endişesini gerekçe göstermişti.</p>
<p>İsveçli AB parlamenteri Evin İncir, "Tecavüzle ilgili kalıcı bir mevzuat talep ettiğimiz 2024'ten bu yana çok şey değişti" diyerek girişiminin bu kez başarılı olacağına dair umutlu konuşuyor:</p>
<p>"Fransa'nınulusal düzeyde konumunu değiştirmesinin ardından, İtalya'nın da şu dönem benzer bir yasa üzerinde çalıştığını görüyoruz. Bu kez AB Konseyi'nde büyük bir çoğunluğa sahip olabileceğimizi ve muhtemelen artık engelleyici bir azınlık olmayacağını tahmin ediyoruz."</p>
<p>İncir, AB çapındaki girişimden umutlu; öte yandan "Sadece evet, evet demektir" prensibini ilk uygulamaya başlayan ülkede ise konuya dair tartışmalar son bulmuş değil.</p>
<p>Eleştiriler özellikle bir tecavüz iddiasının mahkemeye taşınması durumuna odaklanıyor. İsveç Barolar Birliği'nden Bengt Ivarsson'a göre hâlâ en büyük sorun, durumun genellikle "ifadeye karşı ifade" şeklinde kalması; bu durumda da mahkeme, sadece her iki tarafın inandırıcılığına göre karar vermek zorunda kalıyor. Ivarsson, bu durumlarda kendini daha iyi ifade edebilen ve yaşandığı söylenen olayları daha etkili biçimde kelimelere dökebilen tarafın avantajlı olduğunu belirtiyor.</p>
<p>2018'de de düzenlemeye karşı çıkanların başında gelen hukukçu, asgari cezanın üç yıl olmasını da eleştiriyor ve bunun hâkimleri ürküttüğünü düşünüyor. "Çoğunlukla 18 yaşında ve civarında gençlerden bahsediyoruz. Hayat tecrübesi olmayan, deneyimsiz gençler. Belki biraz alkol almışlar. Bir hata veya yanlış anlaşılma olmuş; onlara doğrudan üç yıl hapis mi verilecek?" diye soruyor ve bu tür durumlarda hâkimlerin çekingen davranabileceğini söylüyor.</p>
<p>Asgari cezanın üç yıl olmasını kriminolog Stina Holmberg de eleştiriyor; alt sınırın bir yıl olmasının yeterli olacağını savunuyor.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa::AB%27de%20tecav%C3%BCz%20tan%C4%B1m%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Fiyor%3A%20Sadece%20evet%2C%20evet%20demektir&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76981279&x4=12256&x5=AB%27de%20tecav%C3%BCz%20tan%C4%B1m%C4%B1%20de%C4%9Fi%C5%9Fiyor%3A%20Sadece%20evet%2C%20evet%20demektir&x6=1&x7=%2Ftr%2Fab-de-tecav%C3%BCz-tan%C4%B1m%C4%B1-de%C4%9Fi%C5%9Fiyor-sadece-evet-evet-demektir%2Fa-76981279&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260429&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa" />
Short teaser
Avrupa Parlamentosu rıza ilkesini kabul etti. "Sadece evet, evet demektir" modeliyle AB'de tecavüz tanımı değişiyor.
Taylor Swift konserine saldırı planı: 3 IŞİD'li mahkemede
Short title
Taylor Swift konserine saldırı planı: 3 IŞİD'li mahkemede
Teaser
Taylor Swift konserine saldırı planlamakla suçlanan 3 kişinin yargılandığı dava Viyana'da başladı. İkisi Türkiye bağlantılı olan saldırganların İstanbul'da da bir eylem planladığı iddia edildi.<br /><p>ABD'li ünlü sanatçı Taylor Swift'in Ağustos 2024'te Viyana'da düzenleyeceği konsere saldırı planladığı iddia edilen bir IŞİD hücresine yönelik dava Avusturya'da görülmeye başladı.</p>
<p>Örgüt üyeliği ve terör saldırısı planlamakla suçlanan üç kişiden ikisinin hakim karşısına çıktığı dava, Viyana yakınlarındaki Neustadt Eyalet Mahkemesi'nde görülüyor. Hücrenin üçüncü üyesi hâlihazırda Suudi Arabistan'da cezaevinde bulunuyor.</p>
<p>Davanın ana sanığı, Taylor Swift'in konserine yönelik saldırıyı planlamakla suçlanan 21 yaşındaki Kuzey Makedonya kökenli Avusturya vatandaşı Beran A. Sanık, davanın ilk duruşmasında kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etti ve o dönem Viyana'da yapılması planlanan üç Taylor Swift konserinden ilkine saldırı düzenleme hazırlığında olduğunu itiraf etti.</p>
<p>2023 yılı ortasına kadar "radikal" olmadığı itirafında da bulunan Beran A., Ocak 2024'te bir radikal İslamcı ile tanışmasından sonra durumun değiştiği ve kısa sürede radikalleştiğini söyledi.</p>
<p>Beran A. ve onunla birlikte yargılanan 20 yaşındaki Türk-Slovak kökenli olduğu belirtilen Arda K. ile yine Türkiye kökenli olduğu kaydedilen üçüncü zanlı Hasan E.'ye ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde eş zamanlı saldırı hazırlığında bulunmak suçlamaları yöneltiliyor.</p>
<p>Bugün başlayan yargılama, Avusturya'nın yakın tarihindeki en büyük terör davalarından biri olarak niteleniyor.</p>
<h2>"İstanbul'da eylem yapacaklardı" iddiası</h2>
<p>Savcılığın yasa dışı bir terör örgütü üyesi olmak ve terör eylemi planlamakla suçladığı Beran A.'nın, radikal İslamcı terör örgütü İŞİD'le bağlantı kurduğu, örgüte sadakat yemini ettiği ve diğer üyelerle birlikte bombalı saldırı hazırlıkları yaptığı suçlamaları iddianamede öne çıkıyor. Beran A.'nın bombalı eylem planlamak dışında ateşli silahlar temin etmeye çalıştığı da yöneltilen suçlamalar arasında.</p>
<p>Yetkililerin daha önceki açıklamalarında, sanığın Viyana'daki Ernst-Happel Stadyumu önünde konser için bekleyen yaklaşık 30 bin kişilik kalabalığa saldırmayı ve ardından intihar etmeyi planladığı ileri sürülmüştü. 7 Ağustos 2024'te Beran A.'nın evinde yapılan aramada bomba yapımında kullanıldığı belirtilen malzemeler bulunmuştu.</p>
<p>Beran A.'ya ayrıca, diğer iki suç ortağı ile birlikte İstanbul, Dubai ve Mekke'de ramazan ayında eş zamanlı terör saldırıları hazırlığında olmak suçlaması da yöneltiliyor. İddianameye göre, ana sanık Beran A., Mart 2024'te bu amaçla Dubai'ye giderken, hücrenin diğer üyesi olduğu belirtilen Arda K. da İstanbul'a seyahat etti. Ancak her ikisinin de eylem düzenlemeden Viyana'ya döndüğü belirtiliyor.</p>
<p>Bu arada sanık Arda K.'nın avukatı duruşma öncesinde, müvekkilinin Türkiye'deki saldırı planlama suçlamalarını kabul edeceğini duyurdu.</p>
<p>Üçüncü şüpheli Hasan E.'nin ise Mart 2024'te Mekke'deki Mescid-i Haram'da görevli bir güvenlik görevlisini bıçakla öldürmeye teşebbüs ettiği ve yakalanması sırasında dört kişiyi yaraladığı belirtiliyor. Hasan E. hâlen Suudi Arabistan'da tutuklu bulunuyor.</p>
<h2>Taylor Swift'in üç konseri iptal edilmişti</h2>
<p>Ana sanık Beran A., Taylor Swift'in ilk konserinden bir gün önce yakalanmış; bunun üzerine sanatçının vereceği ve her birine 65 bin müzikseverin bilet satın aldığı üç büyük konser iptal edilmişti.</p>
<p>Basında yer alan haberlerde, saldırı planlarına dair istihbaratın ABD'den geldiği bilgisi yer almıştı. Sıkı güvenlik önlemleri altında başlayan dava için şimdilik 21 Mayıs'a kadar dört duruşma günü belirlendi.</p>
<p>Viyana'daki Taylor Swift konserine yönelik saldırı hazırlığı, akıllara 2017 yılında İngiltere'nin Manchester kentinde düzenlenen getirmişti. Söz konusu radikal İslamcı intihar saldırısı, aralarında çocuk izleyicilerin de bulunduğu 22 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.</p>
<p>Reuters,AFP / ETO,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa::Taylor%20Swift%20konserine%20sald%C4%B1r%C4%B1%20plan%C4%B1%3A%203%20I%C5%9E%C4%B0D%27li%20mahkemede&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76967311&x4=12256&x5=Taylor%20Swift%20konserine%20sald%C4%B1r%C4%B1%20plan%C4%B1%3A%203%20I%C5%9E%C4%B0D%27li%20mahkemede&x6=1&x7=%2Ftr%2Ftaylor-swift-konserine-sald%C4%B1r%C4%B1-plan%C4%B1-3-i%C5%9Fid-li-mahkemede%2Fa-76967311&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260428&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa" />
Short teaser
Taylor Swift konserine saldırı planlamakla suçlanan 3 kişinin yargılandığı dava Viyana'da başladı.
Avusturya'nın başkentinde başlayan davanın 21 Mayıs'a kadar sürmesi bekleniyor. Fotoğrafta, polis eşliğinde mahkeme salonuna getirilirken dosyalarla yüzlerini kapatan sanıklar görülüyor
İsviçre'de yapay deprem oluşturulacak: Endişeye gerek yok
Short title
İsviçre'de yapay deprem oluşturulacak: Endişeye gerek yok
Teaser
İsviçre'de kurulan kaya laboratuvarında bu hafta yapay bir deprem oluşturulacak. Fay hattına yerleştirilen yüzlerce sensörle, sarsıntı anındaki değişimler izlenerek depremlerin önceden tahmini için veri toplanacak.<br /><p>İsviçre'nin güneyinde yer alan ve İtalyanca konuşulan Tessin kantonunda kurulan özel bir yer altı laboratuvarında bu hafta uzmanlar, deneme amaçlı bir yapay deprem oluşturacak.</p>
<p>Dünyada eşi benzeri olmayan, bu deney için kurulan kaya laboratuvarında uzmanlar; deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında kayaların basınç ve sarsıntı karşısındaki tepkisini ve değişimini gözlemleyecek. Bunun için kurulan yüzlerce sensör, su basıncı kullanarak yapay bir depremi tetikleyecek.</p>
<p>Projenin bilimsel koordinatörü ve ETH Zürih - İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi sismolog Men-Andrin Meier, söz konusu deneyle kayaların davranışı, tepki ve değişimi sayesinde gelecekte deprem tahminlerini mümkün kılabilecek modeller bulmayı umduklarını belirtiyor.</p>
<h2>Projenin adı "FEAR" ama korkmaya gerek yok</h2>
<p>"FEAR" kısaltmasını taşıyan proje, İngilizcede "korku" anlamına gelse de projenin koordinatörü Meier'e göre endişelenecek bir durum söz konusu değil. Zira FEAR, aslında "Fault Activation and Earthquake Rupture" (Fay Aktivasyonu ve Deprem Kırılması) ifadesinin kısaltması.</p>
<p>Uzman Meier, Alman Haber Ajansı'na (dpa) yaptığı açıklamada, "1 büyüklüğünde bir sarsıntıdan bahsediyoruz. Depreminin yüzeyde hissedilebilmesi için bundan 200 kat daha güçlü olması gerekir" diyerek gerçekleştirilecek çalışmayı "minik bir deprem" olarak tanımlıyor.</p>
<p>Normalde depremlerin ne kadar yıkıcı olacağı birçok faktöre bağlı olsa da büyük hasarlar genellikle 5 büyüklüğünden itibaren görülüyor. İsviçre'de kurulan kaya laboratuvarındaki benzeri 1 büyüklüğündeki sarsıntılar ise "mikro deprem" olarak kabul ediliyor ve her yıl insanlar tarafından fark edilmeden aslında milyonlarca kez meydana geliyorlar.</p>
<h2>Kayaların bir iki milimetre hareket etmesi bekleniyor</h2>
<p>Deney sırasında kazara daha büyük bir depremin tetiklenmesi ihtimalinin çok düşük olduğunu da vurgulayan Meier, "Sadece bir kilometre derinlikteyiz ve bu derinlikteki kaya gerilimleri genellikle daha büyük depremler için yeterli değil" bilgisini aktararak endişeye gerek olmadığını ifade ediyor.</p>
<p>Deneyi hazırlayan araştırmacılar, yaklaşık 100 metrelik bir kırılma hattında kayanın sadece bir veya iki milimetre hareket edeceği bir sarsıntı öngörüyor. Kaya kütlesi 24 saat gözetim altında tutulurken, beklenmedik bir aktivite görülmesi halinde de deneyin her an durdurulması mümkün.</p>
<h2>Dünya çapında benzersiz bir laboratuvar</h2>
<p>Deprem deneyi için kurulan Bedretto Kaya Laboratuvarı, İsviçre Alplerinin kalbinde yer alan Gotthard bölgesindeki zemin tüneli inşaatı sırasında geçici olarak açılan ve daha sonra devre dışı bırakılan bir tünelde yer alıyor.</p>
<p>Yapay deprem deneyini yöneten Meier, sensörler için 40'tan fazla sondaj deliği açılarak bu laboratuvarın yıllar süren bir çalışma sonucu kurulduğunu belirtiyor ve "Başka araştırma projeleri de var ancak bir fay hattının bu kadar yoğun cihaz ve sensörle donatılmış olması küresel ölçekte benzersiz bir durum" diyerek laboratuvarın dünyadaki tek örneği olduğunun altını çiziyor.</p>
<h2>Yapay deprem nasıl oluşturulacak?</h2>
<p>Deneyde, hortumlar aracılığıyla kaya katmanları arasına basınçla su basılacak. Sarsıntının hangi basınç derecesi ile tetikleneceği veya kayaların ne kadar hızlı hareketleneceği tam olarak bilinmiyor. Meier ve ekibi, depremin meydana geleceği süre için on günlük bir zaman dilimi öngördüklerini ancak bu kadar beklemeden de sonuç alınabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Yapay deprem deneyiyle yapılacak ölçümlerin; dünya genelindeki büyük depremlerdeki kırılma süreçlerinin yani kırılmanın ne zaman hızlandığı, ne zaman durduğu veya ne kadar enerji ortaya çıktığı gibi noktaların daha iyi anlaşılmasına yardımcı olması hedefleniyor.</p>
<p>Alpler sürekli küçük sarsıntıların yaşandığı aktif bir sıradağ olsa da depremlerin nerede ve ne zaman meydana geleceğini önceden bilmek mümkün değil. Bu nedenle doğal depremleri doğrudan ölçmek pratikte yapılamıyor. Bu projeyle ise sarsıntı, sensörlerin tüm ölçümleri kaydedebileceği noktada kontrollü olarak oluşturulacak.</p>
<p>dpa / ETO,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa::%C4%B0svi%C3%A7re%27de%20yapay%20deprem%20olu%C5%9Fturulacak%3A%20Endi%C5%9Feye%20gerek%20yok&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76897664&x4=12256&x5=%C4%B0svi%C3%A7re%27de%20yapay%20deprem%20olu%C5%9Fturulacak%3A%20Endi%C5%9Feye%20gerek%20yok&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisvi%C3%A7re-de-yapay-deprem-olu%C5%9Fturulacak-endi%C5%9Feye-gerek-yok%2Fa-76897664&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260422&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa" />
Short teaser
İsviçre'de yapay bir deprem tetiklenecek. Deneyle, depremlerin önceden tespiti için formül aranıyor.
İsviçre'de kullanım dışı bırakılan bir tünelde kurulan özel kaya laboratuvarı, bu hafta olağanüstü bir deneye ev sahipliği yapacak. Görselde laboratuvarın içinden bir kesit görülüyor
AB'de kadınlar erkeklerden önce aile evinden ayrılıyor
Short title
AB'de kadınlar erkeklerden önce aile evinden ayrılıyor
Teaser
Finlandiya'da gençler 21'inde aile evinden ayrılırken, Hırvatlarda bu 31'i buluyor. Veriler, genç kadınların erkeklerden daha erken yaşta kendi evine çıktığına işaret ediyor.<br /><p>Almanya'da gençler, ebeveynlerinin evinden ortalama 24,1 yaşında ayrılıyor. Bu, Alman gençlerinAvrupalı yaşıtlarının birçoğundan çok daha erken yaşta bağımsızlığa adım attığını ve kendi ayakları üzerinde durmaya başladığını gösteriyor.</p>
<p>Öte yandan 2024 yılıyla kıyaslandığında, Almanya'da evden ayrılma yaşının 23,9'dan 24,1'e yükselerek hafif bir artış gösterdiği de kaydedildi.</p>
<p>Almanya Yayın Ağı'nın (RND), Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat'ın verilerine dayandırdığı habere göre, 2025'te Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ebeveyn evinden ayrılma yaşının genel ortalaması 26,3 oldu.</p>
<h2>Kuzey ile güney ülkeleri arasında büyük fark</h2>
<p>Ülkeler bazında bakıldığında; anne ve babalarının yanında en uzun süre kalanlar, ortalama 31,5 yaşında evden ayrılan Hırvat gençler oldu. Yunanistan ve Slovakya'daki yaşıtları da 30,9 yaş ortalamasıyla ebeveyn hanesinden bağını nispeten geç koparanlar arasında önde geliyor.</p>
<p>Gençlerin kendi evlerine çıkması konusunda Avrupa'nın kuzeyinde yer alan ülkelerle güneyindekiler arasında belirgin bir fark olduğu gözleniyor. Kuzey Avrupa'da gençlerin anne ve babalarının evinden ayrılma yaşı hayli düşükken; bu oran Finlandiya'da ortalama 21,3, Danimarka'da 21,8, Litvanya'da ise 22,7 olarak gerçekleşti.</p>
<h2>Kadınlar kendi ayakları üzerinde daha erken duruyor</h2>
<p>Eurostat verilerinde, evden ayrılma yaşında cinsiyet farkı da göze çarpıyor. Buna göre Almanya'da genç erkekler aile evinden ortalama 24,8 yaşında ayrılırken, genç kadınlarda bu yaş 23,3 oldu. Veriler, bu farkın AB genelinde diğer ülkelerde de benzer olduğunu ortaya koydu.</p>
<p>dpa / ETO,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa::AB%27de%20kad%C4%B1nlar%20erkeklerden%20%C3%B6nce%20aile%20evinden%20ayr%C4%B1l%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76895132&x4=12256&x5=AB%27de%20kad%C4%B1nlar%20erkeklerden%20%C3%B6nce%20aile%20evinden%20ayr%C4%B1l%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fab-de-kad%C4%B1nlar-erkeklerden-%C3%B6nce-aile-evinden-ayr%C4%B1l%C4%B1yor%2Fa-76895132&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260422&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa" />
Short teaser
AB'de kadınlar bağımsızlığa erkeklerden daha hızlı adım atıyor. En erken Finler, en geç Hırvatlar aile evinden çıkıyor.
İstikrar gelecek mi? Bulgaristan yine sandık başında
Short title
İstikrar gelecek mi? Bulgaristan yine sandık başında
Teaser
Bulgaristan'da halk, son beş yılda sekizinci kez parlamento seçimleri için sandık başında. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in zaferiyle sonuçlanması beklenen bu seçimler ülkeye istikrar getirecek mi?<br /><p>Avrupa Birliği (AB) üyesi Bulgaristan'da seçmenler, ülkeyi uzun süredir kitleyen siyasi çıkmazın aşılması umuduyla bugün, son beş yılda sekizinci kez sandık başında.</p>
<p>Bugünkü erken seçim, geçen Aralık ayındaki yolsuzluk karşıtı gösteriler sonrası muhafazakâr hükümetin istifasını izliyor.</p>
<p>6,5 milyon nüfuslu ülke 2021'den bu yana zayıf hükümetlerle yönetiliyor. Bu iktidarların hiçbiri bir yıldan fazla ayakta kalamadı; ya sokak protestolarıyla ya da parlamentodaki kulis anlaşmalarıyla düştü. Sürekli değişen hükümetler, kamuoyunda yaygın güvensizlik, seçmen ilgisizliği ve seçimlere katılım oranında düşüş yarattı.</p>
<p>Buna rağmen bugünkü seçim önemli görülüyor. Çünkü seçimler, sol eğilimli ve Rusya'ya yakın eski cumhurbaşkanını iktidara taşıyabilir. Bu durum, Macar seçmenlerin Rusya yanlısı Viktor Orban'ı 16 yıl sonra iktidardan indirmesinden birkaç gün sonra yaşanıyor.</p>
<h2>Anketler ne diyor?</h2>
<p>Seçimin favorisi, eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev. Radev Ocak ayında, ikinci döneminin bitmesine birkaç ay kala büyük ölçüde sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılarak başbakanlık yarışına girdi.</p>
<p>62 yaşındaki eski savaş pilotu ve hava kuvvetleri komutanı, Bulgaristan'ın en popüler siyasetçisi olarak görülüyor ve ülkeye yeni bir başlangıç vaat ediyor. Radev, kampanya boyunca "Yolsuz, oligark yönetim modelini siyasi iktidardan temizleyeceğim" dedi.</p>
<p>Kamuoyu yoklamaları, Radev'in koalisyonunun oyların yüzde 30'dan fazlasını alabileceğini ve en yakın rakibi merkez sağ GERB partisinin yaklaşık 10 puan önünde olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Seçime ilginin arttığı da belirtiliyor. Sofya merkezli Alpha Research şirketine göre katılım oranı yaklaşık yüzde 60 olabilir. Bu oran, Haziran 2024'teki seçimde kaydedilen yüzde 34'lük katılımın neredeyse iki katı.</p>
<p>Oy kullanma işlemi yerel saatle sabah 7'de başarken sandıklar 20'de kapanacak. Sonuçların ise yarın netleşmesi bekleniyor.</p>
<h2>Türkiye'de de sandık kuruldu</h2>
<p>Bulgaristan seçimleri için 55 ülkede yurt dışı oy verme merkezleri de açıldı. Seçim için 5'i Trakya'da olmak üzere Türkiye'de 27 sandık kuruldu.</p>
<p>Yurt dışında en çok Bulgaristan vatandaşının yaşadığı Türkiye'de bu sandıkların yedisi Ankara, İstanbul, Edirne ve Bursa'daki diplomatik misyonlarda; kalan 20'si ise diplomatik temsilcilikler dışında açıldı.</p>
<p>Türkiye'de yaşayan çifte vatandaşlar, bu sandıklarda oy kullanabildikleri gibi Bulgaristan'a giderek de oy verme işlemlerini gerçekleştirebiliyor.</p>
<p>240 sandalyeli parlamentoda hükümetin güvenoyu alabilmesi için en az 121 milletvekilinin desteği gerekiyor.</p>
<h2>Viktor Orban'ın hayranı</h2>
<p>Ülkenin eski cumhurbaşkanı Rumen Radev ve yeni kurduğu İlerici Bulgaristan partisinin reklam panoları ve afişleri, kampanya dönemi boyunca ülke genelindeki görsel manzaraya hâkim durumdaydı. Diğer partiler, geleneksel olarak kampanyalarında geniş bir kadroya yer verirken onun partisinin kampanyası tamamen lider etrafında şekillendi.</p>
<p>Macaristan'daki son seçimlerde mağlup olan Viktor Orban'ın hayranı olan eski savaş pilotu Radev, 2016 ve 2021'de iki kez cumhurbaşkanı seçildi.</p>
<p>Bulgaristan'ın euroya geçmesine karşı olan Radev, cumhurbaşkanlığı döneminde ardı ardına gelen koalisyon hükümetlerini sık sık eleştirdi ve yüksek oranda bir halk desteğine ulaştı.</p>
<h2>Rusya yanlısı yönetim mi?</h2>
<p>Bütçe yasasına yönelik ülke geneline yayılan protestoların ardından hükümetin geçen Aralık'ta dağılmasıyla tetiklenen yarışa, <span>Cumhurbaşkanı Radev'in görev süresinin dolmasını beklemeden istifa ederek aday olması </span><span>damgasını vurdu. Radev, "Hedefimiz açık: Oligarşiyi devirmek. Ülkemizi geri alalım ki Avrupalı Bulgaristan'da yoksul insan kalmasın" sözleriyle kampanyasını başlattı.</span></p>
<p>Yerleşik partilerin "yolsuzluk modelini tersine çevirme" vaadi, cumhurbaşkanlığı döneminde benimsediği Rusya yanlısı tutumu ve net siyasi ortaklarının bulunmaması anketlerde önde giden Radev'in zaferinin ülkenin iç ve dış politikasında köklü bir değişim yaratıp yaratmayacağı ve bunun AB açısından ne anlama geleceği konusunda soru işaretleri doğuruyor.</p>
<h2>Ülkenin "son umudu" mu?</h2>
<p>Seçimler öncesinde ülkeyi dolaşarak konuştuğumuz seçmenlerin büyük çoğunluğu Radev hakkında olumlu görüşler dile getirdi. Birçok Bulgar seçmen, son beş yıldaki siyasi istikrarsızlık ortamında onu "ülkenin son umudu" olarak nitelendiriyor.</p>
<p>Öte yandan, özellikle gençlerin aralarında bulunduğu bazı seçmenler ise siyasi ufukta beliren ve "yeni bir mesih figürü" olarak tanımladıkları Radev'e temkinli yaklaşıyor.</p>
<p>Piyasa ve sosyal araştırma şirketi Alpha Research'ün yönetici ortağı Boryana Dimitrova, Radev'in kampanyasının büyük şehirlerdeki salonları doldurduğunu ve eski cumhurbaşkanını farklı toplumsal grupları bir araya getiren birleştirici bir figür olarak sunduğunu belirtiyor. </p>
<p>Dimitrova'ya göre bu diğer partileri mevcut seçmenini konsolide etmeye odaklanmaya itiyor. Dimitrova, "Siyasi sahnede ortaya çıkan yeni aktör seçmenleri neredeyse tüm partilerden kendine çekerken, diğerleri en azından elde kalan kesin desteği korumaya yöneldi" dedi.</p>
<p>Alpha Research'ün son anketi Radev'in partisinin seçimleri yüzde 34'lük oy oranıyla kazanacağını öngörüyor. Onu oy oranı yüzde 19'a gerileyen merkez sağ GERB takip ediyor. </p>
<h2>Bulgar seçmenin önceliği ne?</h2>
<p>Net bir çoğunluğun ufukta görünmediği parçalanmış siyasi atmosferde partiler geçmişteki başarılara odaklanıyor. Örneğin, GERB için Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'ne entegrasyonu ve Avrupa yanlısı liberal PP-DB ittifakı için de yargı reformu ve yolsuzlukla mücadele öne çıkıyor.</p>
<p>Ancak bunlar Bulgar vatandaşlarının günlük kaygılarıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Bulgaristan Ulusal Radyosu için Alpha Research tarafından yapılan bir ankete göre, Bulgarlar her şeyden çok artan enflasyondan endişeli. 1 Ocak'ta resmen euro kullanmaya başlayan ülkede Ortadoğu'daki savaş nedeniyle enerji fiyatları yükseliyor.</p>
<p>Dimitrova, 1997'deki hiper enflasyon krizinden bu yana, 2008'deki finansal kriz de dahil, enflasyon korkusunun anketlere yansımadığına dikkat çekti. Radev'in kampanyasının ana odağı haline getirdiği yolsuzlukla mücadelenin de seçmenler için ikinci en acil mesele olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<h2>Radev'in bilinçli muğlaklığı</h2>
<p>Sofya Aziz Kliment Ohridski Üniversitesi'nden siyaset bilimci Daniel Smilov, Radev’in seçmen kitlesinin neredeyse eşit biçimde ikiye bölünmüş olduğuna dikkat çekiyor. DW'ye konuşan Smilov, "Bir tarafta Rusya yanlısı olanlar var; diğer tarafta ise yolsuzluktan endişe duyanlar" dedi.</p>
<p>Bu nedenle Radev, mesajlarında fazla açık olmaktan kaçınıyor. Smilov, eski cumhurbaşkanının aksi taktirde "birbirine zıt bu iki gruptan birini kızdırma ve bunun sonucunda desteğini kaybetme riski" bulunduğunu belirtiyor.</p>
<p>Boryana Dimitrova'ya göre ise Radev destekçilerinin çoğu açık bir Rusya yanlısı eğilime sahip ve güç kaybeden aşırı sağın yanı sıra bazı muhafazakâr ve sol partilerden geliyor.</p>
<p>Radev, Rusya yanlısı tutumunu her zaman açıkça ortaya koydu, Ukrayna'daki savaşta Putin'i saldırgan olarak nitelendirmeyi reddetmesi büyük tepki topladı.</p>
<p>Radev hiçbir zaman Bulgaristan'ın AB'den ayrılmasını savunmamış olsa da, sıklıkla Macaristan'ın birkaç gün önce seçim kaybeden lideri Viktor Orban ve Slovakya Başbakanı Robert Fico'yla örtüşen görüşleri benimsediği görüldü. Radev, Ukrayna'ya destek verilmesine karşı çıktı ve Rusya'ya uygulanan yaptırımları etkisiz bulduğunu söyledi.</p>
<h2>Bulgaristan'ı nasıl bir "ilericilik" bekliyor?</h2>
<p>Muhafazakâr Sırp İlerici Partisi'ne gönderme yapan Smilov, "İlerici Bulgaristan ve Radev'in 'ilerici' derken ABD'deki sol anlamını mı yoksa Sırbistan lideri Aleksandar Vucic'in kullandığı anlamı mı kastettiği net değil" dedi. Bu sorunun yanıtı büyük olasılıkla İlerici Bulgaristan'ın ulusal düzeyde kurmaya gönüllü olduğu ittifaklarda gizli.</p>
<p>Şu ana kadar parti üyeleri, "yolsuzluğa sıfır tolerans" gibi ortak politikalar etrafında ittifaklar kurmaya açık olduklarını söyledi; bu da Avrupa yanlısı PP-DB ile olası bir ortaklığın kapısını aralıyor.</p>
<p>Ancak iki partinin dış politikadaki farklılıkları, özellikle her ikisinin de GERB'i içeren herhangi bir koalisyonu dışlamış olması göz önüne alındığında, istikrarlı bir hükümet kurulmasının önünde ciddi bir engel oluşturabilir.</p>
<p>Diğer partiler de Radev ile bir koalisyona girip girmeyeceklerini teyit etmeyi reddediyor.</p>
<p>Smilov'a göre bu durum ve seçim sonrası net bir çoğunluğun ortaya çıkmaması ihtimali, kampanyanın son günlerinde iki temel soruyu gündeme getiriyor: "Bulgaristan, yirmi yılı aşkın sürenin ardından ilk kez Avrupa yanlısı olmayan bir çoğunluğa mı sahip olacak?" Bir diğer önemli soru ise ülkedeki yolsuzluk modelinin nihayet ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0stikrar%20gelecek%20mi%3F%20Bulgaristan%20yine%20sand%C4%B1k%20ba%C5%9F%C4%B1nda&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76835710&x4=10201&x5=%C4%B0stikrar%20gelecek%20mi%3F%20Bulgaristan%20yine%20sand%C4%B1k%20ba%C5%9F%C4%B1nda&x6=1&x7=%2Ftr%2Fistikrar-gelecek-mi-bulgaristan-yine-sand%C4%B1k-ba%C5%9F%C4%B1nda%2Fa-76835710&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260419&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Bulgaristan'da halk, son beş yılda sekizinci kez parlamento seçimleri için sandık başında.
BM: İsrail Gazze'de 38 bin kadın ve kız çocuğunu öldürdü
Short title
BM: İsrail Gazze'de 38 bin kadın ve kız çocuğunu öldürdü
Teaser
BM Kadın Birimi tarafından yayımlanan bir rapor, Gazze savaşında iki yılda 38 binden fazla kadın ve kız çocuğunun İsrail tarafından öldürüldüğünü ortaya koydu.<br /><p>Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin (UN Women) yayımladığı bir rapora göre, Gazze'deki savaş sırasında 38 binin üzerinde kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetti.</p>
<p>Cuma günü yayımlanan rapor, savaş boyunca İsrail'in saldırılarında günde ortalama 47 kadın ve kız çocuğunun hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.</p>
<p>Raporda, enkaz altında hâlen insanların olabileceği ve gerçek sayının çok daha yüksek olma ihtimalinin büyük olduğu belirtildi. Bunlara ek olarak yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun da savaşta, hayatları boyunca fiziksel engelli olarak yaşayacak şekilde ağır yaralandığı ifade ediliyor.</p>
<h2>"Aile yapıları kökten değişti"</h2>
<p>Rapordaki veriler İsrail'in askerî operasyonunun başladığı Ekim 2023'ten Aralık 2025'e kadarki yaklaşık <span>iki yıllık dönemi kapsıyor. </span></p>
<p><span>UN Women'ın Arap ülkeleri bölge direktörü Moez Doraid, tehlikeli durumun henüz atlatılamadığını belirterek "Çok yüksek can kaybına ek olarak savaş, aile yapılarını köklü biçimde değiştirdi: Şu anda on binlerce hane kadınlar tarafından yönetiliyor. Bunların çoğu artan ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya ve daha fazla riske maruz kalıyor. Aynı zamanda bakım ve hayatta kalmanın tüm yükünü tek başlarına taşıyorlar" dedi.</span></p>
<p>BM Kadın Birimi, bu nedenle ateşkes sürecinde kız çocukları ve kadınların daha iyi korunmasını talep ediyor. "Kadınlar ve kız çocuklarının yeniden yapılanma çalışmalarının merkezinde yer alması" gerektiğini vurgulayan Doraid, "Barış inşası ile yeniden yapılanmaya da kadınların etkili bir şekilde dahil edilmesi" gerektiğini ifade etti.</p>
<p>KNA / ET,CÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::BM%3A%20%C4%B0srail%20Gazze%27de%2038%20bin%20kad%C4%B1n%20ve%20k%C4%B1z%20%C3%A7ocu%C4%9Funu%20%C3%B6ld%C3%BCrd%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76842499&x4=10201&x5=BM%3A%20%C4%B0srail%20Gazze%27de%2038%20bin%20kad%C4%B1n%20ve%20k%C4%B1z%20%C3%A7ocu%C4%9Funu%20%C3%B6ld%C3%BCrd%C3%BC&x6=1&x7=%2Ftr%2Fbm-israil-gazze-de-38-bin-kad%C4%B1n-ve-k%C4%B1z-%C3%A7ocu%C4%9Funu-%C3%B6ld%C3%BCrd%C3%BC%2Fa-76842499&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260418&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
BM raporuna göre, Gazze'de iki yılda 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu İsrail tarafından öldürüldü.
Şam, ülkede konuşlu bulunan ABD askerlerinin tamamının Suriye dışına çıktığını bildirdi. Açıklamada, sürecin "iki hükümetin tam mutabakatıyla" gerçekleştiği vurgulandı.<br /><p>Suriye hükümeti, ülkede konuşlanmış ABD birliklerinin Suriye topraklarından tamamen çekildiğini duyurdu. Suriye Dışişleri Bakanlığı, "ABD birliklerinin daha önce Suriye'de bulunduğu askeri tesislerin tamamen Suriye hükümetine devredildiğini" açıkladı. Bakanlık, üslerin devredilmesinin "çok profesyonelce ve iki hükümetin tam mutabakatıyla" gerçekleştiğini bildirdi.</p>
<p>Washington'dan ise henüz konuya ilişkin bir teyit gelmedi. Ancak ABD askerlerinin Suriye'den çekilmesi uluslararası gözlemciler tarafından bekleniyordu. Şubat ayında 30, 60 veya 90 gün içinde çekilme planlarına dair haberler çıkmıştı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump da ilk görev döneminde, 2018'de Suriye'deki ABD askerlerinin tamamen çekilmesi gerektiğini dile getirmişti. Suriye'de konuşlu bulunan ABD askeri sayısının son olarak 900 ile 2 bin arasında değiştiği belirtiliyordu.</p>
<h2>On binlerce hava saldırısı</h2>
<p>Suriye'de, 2019'dan bu yana askerî anlamda yenilmiş kabul edilen terör örgütü IŞİD'e karşı uzun süre, Kürt grupları ile birlikte savaşan ABD ordusu, IŞİD'in ilan ettiği "halifeliği" yok etmek ve liderlerini öldürmek için müttefikleriyle birlikte on binlerce hava saldırısı düzenledi. Son yıllarda ABD ordusu, IŞİD liderlerinin yanı sıra İran'la müttefik milislere de saldırmaya devam etti.</p>
<p>Şam'dan yapılan açıklamada, çekilmenin ABD'nin ve Suriye'nin, ABD varlığının koşullarının -yani IŞİD'in yükselişinin- "temelden" değiştiği yönündeki ortak değerlendirmesiyle uyumlu olduğu belirtildi. Açıklamada ayrıca, Suriye devletinin günümüzde, diğer ülkelerin yardımıyla terörizmle mücadeleyi sürdürme konusunda "tamamen yetenekli" olduğu ifade edildi.</p>
<h2>Çatışmalar devam ediyor</h2>
<p>Çekilmeyle birlikte, ABD'nin savaşlarla yıpranmış bir ülkedeki yaklaşık on yıllık askerî varlığı da sona eriyor. ABD askerleri, son olarak birkaç üsse ve birçok küçük karakola konuşlanmıştı. Son aylarda Suriye hükümet güçlerinin, ülkenin kuzeydoğusunu, Kürt grupları yenerek ele geçirmesinin ardından, ABD birlikleri bu bölgelerdeki mevzilerinden çekilmişti.</p>
<p>Donald Trump, Kasım ayında Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'yı Beyaz Saray'da kabul etmiş, bu ziyaret Suriye'nin devrik lideri Beşar Esad'ın 2024 yılı sonunda devrilmesinin ardından ABD ile Suriye arasındaki diplomatik yakınlaşmanın en üst seviyesi olmuştu.</p>
<h2>ABD askerî konvoyu Ürdün yolunda</h2>
<p>Şam'ın kuzeydoğusundaki bölge sakinleri, Perşembe günü ABD askerî araçlarından oluşan bir konvoyun Haseke vilayetinden Şam yönüne doğru ilerlediğini aktardı. Konvoyun buradan daha güneyde bulunan Ürdün sınırını geçmesinin beklendiği ifade ediliyor.</p>
<p>İran savaşının sonuçları, Suriye'de de kendini ekonomik baskı ve akaryakıt ithalatındaki kıtlık gibi etkenlerle açıkça hissettiriyor. Ancak komşu Irak'tan veya Körfez bölgesinden farklı olarak Suriye topraklarında yalnızca münferit saldırılar yaşandı.</p>
<p>ABD, Suriye'deki askerî gücünü çekiyor olsa da İran savaşı sebebiyle Ortadoğu'daki varlığını önemli ölçüde artırmış durumda. İlgili raporlara göre bölgede konuşlandırılan asker sayısı yaklaşık 50 bin. Bunların büyük kısmı savaş gemilerinde bulunuyor.<br />
dpa / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Suriye%3A%20ABD%20askerleri%20tamamen%20%C3%A7ekildi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76814823&x4=10201&x5=Suriye%3A%20ABD%20askerleri%20tamamen%20%C3%A7ekildi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fsuriye-abd-askerleri-tamamen-%C3%A7ekildi%2Fa-76814823&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260416&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Şam, ülkede konuşlu bulunan ABD askerlerinin tamamının Suriye dışına çıktığını bildirdi.
Alman hükümetinin çalışanlara vergiden muaf bin euro prim ödenmesine ilişkin tasarısı, işverenlerin tepkisini çekti.<br /><p>Alman hükümetinin, işverenlerin çalışanlarına bu yıl içinde bin euroya kadar, vergi ve harçtan muaf prim ödemesine dair planı işverenlerin tepkisini çekti.</p>
<p>Siyasetin, mali yükü kendilerinin sırtına yıktığını dile getiren işverenler, ekonomik durgunluk sebebiyle halihazırda büyük bir baskı altında olan birçok işletmenin bu yükü kaldıramayabileceğini belirtiyor.</p>
<h2>"Paramız olsa ödemeyi isteriz"</h2>
<p>Plana en sert eleştiriler orta ölçekli işletmelerden geldi. Orta Ölçekli İşletmeler Birliği (BVMV) Başkanı Christoph Ahlhaus, Çarşamba günü Berlin'deki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bu durum gerçekten sabrımı taşırıyor" dedi.</p>
<p>Böyle zamanlarda bu tür bir fikri gündeme getirmenin "ayıp" olduğunu ifade eden Ahlhaus, federal hükümetin bu önerisiyle işletmelerde "huzursuzluk ve kızgınlık" yarattığını öne sürdü.</p>
<p>Metal işleme firması Pahlaß & Preuß'un müdürü Madelaine Elvers de, NDR televizyonuna verdiği demeçte, siyasetin kendilerini hazırlıksız yakaladığını, artan maliyetler ve azalan gelirler nedeniyle şu anda 28 personele prim ödeyemeyeceğini kaydederek "Bunu yapmak isterdik, eğer paramız olsaydı" ifadesini kullandı.</p>
<p>Otto ve Beiersdorf gibi büyük tüketim mamülü şirketleri de ARD televizyonuna yaptıkları açıklamalarda, şu an için prim ödemeyi planlamadıklarını, ancak düzenlemenin detayları netleştiğinde konuyu değerlendireceklerini ifade ettiler.</p>
<h2>İşveren örgütü: Şirketlere yeni yükler geliyor</h2>
<p>Spor malzemeleri üreticisi Trigema'nın Eş Yönetim Kurulu Başkanı Bonita Grupp da Neue Osnabrücker Zeitung gazetesine verdiği röportajda, federal hükümetin "sorumluluğunu devrederek" şirketlerden çok şey istediğini belirtti. Grupp, sözlerinin devamında, "Bilindiği gibi birçok şirketin bu kriz döneminde manevra alanı çok dar" ifadesini kullandı.</p>
<p>Almanya İşveren Dernekleri Birliği (BDA) Genel Müdürü Steffen Kampeter ise Bild gazetesine yaptığı açıklamada, birçok firmanın böyle bir ödemeyi yapamayacağını belirterek koalisyona yönelik eleştirilerinde, açıklanan destek paketinin aslında şirketlere yeni yükler getirdiğini vurguladı.</p>
<p>Başbakan Friedrich Merz ile Maliye Bakanı Lars Klingbeil'ın, yarattıkları beklentinin yerine getirilmesini başkalarına havale ettiğini belirten Kampeter, "Parti düzenleyip faturasını başkalarına ödetemezsiniz" dedi.</p>
<h2>"Kriz bonusu" yerine işe gidiş-geliş indirimi talebi</h2>
<p>Vergi Mükellefleri Birliği Başkanı Reiner Holznagel de öneriyi gerçekçi bulmuyor. Almanya Yazı İşleri Ağı'na (RND) yaptığı açıklamada, primin aslında üçüncü şahısların aleyhine verilen bir söz olduğunu, çünkü işletmelerin bu ödemeyi kendilerinin finanse etmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Holznagel, bir esnafın, kuaförün ya da fırıncının artan maliyetler nedeniyle cirolarının düştüğü ya da işletmesini kapatmak zorunda kaldığı bir durumda bu parayı nereden bulacağını Başbakan ile Maliye Bakanı'nın sormadığını belirtti.</p>
<p>Başbakan Merz liderliğinde Pazartesi günü toplanan Koalisyon Komisyonu, çalışanlara prim ödenmesi tasarısının yanında, mazot ve benzindeki enerji vergilerini iki ay boyunca litre başına yaklaşık 17 cent düşürme, kartel yasasında sıkılaştırma, tütün vergisinde artış, sağlık sigortasında reform gibi bir dizi karar üzerinde anlaşmaya varmıştı.</p>
<p>DW / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Alman%20i%C5%9Fverenler%20bin%20euro%20prim%20plan%C4%B1na%20tepkili&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76812902&x4=10201&x5=Alman%20i%C5%9Fverenler%20bin%20euro%20prim%20plan%C4%B1na%20tepkili&x6=1&x7=%2Ftr%2Falman-i%C5%9Fverenler-bin-euro-prim-plan%C4%B1na-tepkili%2Fa-76812902&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260416&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Alman hükümetinin çalışanlara bin euro prim ödenmesi planına işverenler karşı çıkıyor.
Lufthansa'da yeni grev duyuruldu: Yüzlerce uçuş etkilenecek
Short title
Lufthansa'da yeni grev duyuruldu: Yüzlerce uçuş etkilenecek
Teaser
Lufthansa'da pilotların ardından kabin görevlileri de yeniden grev yapacağını duyurdu. Bu Lufthansa çalışanlarının bu yıl yapacağı beşinci grev olacak. Grevler yüzlerce uçuşu etkiliyor.<br /><p>Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa'da pilotların ardından kabin personeli de yeniden grev yapacağını duyurdu. </p>
<p>Kabin görevlilerinin sendikası Bağımsız Kabin Personeli Organizasyonu UFO'nun açıklamasına göre iki sürecek grevde Almanya saatiyle Çarşamba günü saat 00.01'de başlayacak ve Perşembe günü 23.59'da sona erecek. Kabin personeli geçen hafta Cuma günü de greve gitmişti. </p>
<p>Sendika, grevin Lufthansa'nın Frankfurt ve Münih havalimanlarından yapacağı tüm uçuşları ve Lufthansa'nın yan kuruluşu Cityline'ın da Frankfurt, Münih, Hamburg, Bremen, Stuttgart, Köln, Düsseldorf, Berlin ve Hannover'de yapacağı tüm uçuşları etkileyeceğini belirtti. </p>
<p>Sendika, Lufthansa'nın kuruluşunun 100'üncü yıldönümü dolayısıyla Çarşamba günü düzenlenecek ve Başbakan Friedrich Merz'in de katılacağı etkinlik sırasında da bir gösteri düzenleyeceğini açıkladı. Almanya pilotlar sendikası Kokpit Birliği (VC) da bu gösteriye katılım çağrısı yaptı. </p>
<p>Bu grev ile toplu sözleşme görüşmelerinde Lufthansa yönetimi üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyen sendika, Lufthansa'da çalışan yaklaşık 18 bin kabin personelinin çalışma koşullarının ve saatlerinin azaltılmasını istiyor. Gelecek yıl operasyonlarına son verilmesi planlanan Cityline'da işten çıkarılma riski bulunan 800 kişi için ise tazminat gibi sosyal haklar talep ediliyor. </p>
<h2>Pilotlar da iki gün sürecek grev yapıyor</h2>
<p>Almanya pilotlar sendikası VC de bugün Lufthansa ile birçok yan kuruluşunda 48 saat süre ile iş bırakma eylemi başlattı. Grev, birçok uçuşun iptal edilmesine veya aksamasına yol açtı.</p>
<p>Grev, Lufthansa'da bu yılın dördüncü iş bırakma eylemi oluyor. Geçtiğimiz günlerde kabin personelinin grevleri nedeniyle Almanya'nın en büyük havayolu şirketinde çok sayıda uçuş iptal edilmişti.</p>
<p>Lufthansa, Lufthansa Cargo ve Cityline'daki pilotların grevi Pazartesi gece yarısı başladı. Grev 48 saat sürecek. Lufthansa'ya bağlı Eurowings'te ise grev sadece Pazartesi günü ve Alman havalimanlarından yapılan uçuşlar için geçerli olacak. Eurowings'in kardeş şirketi Eurowings Europe ise grev kapsamı dışında kalıyor.</p>
<h2>Yüzde 80 iptal oranı bekleniyor</h2>
<p>VC Başkanı Andreas Pinheiro, Lufthansa'nın kısa mesafe uçuşlarında iptal oranının Mart ayındaki grevde olduğu gibi yüzde 80 düzeyinde olacağını açıklamıştı. Bu da günde yaklaşık 400 uçuş iptali anlamına geliyor.</p>
<p>Pinheiro, her gün 500'den fazla kısa mesafe uçuşunun grevden etkileneceğini, uzun mesafede ise günde sadece 60 veya 70 uçuşun eylemden etkileneceğini belirtti. Cityline'da ise neredeyse tüm uçuşların iptal olması bekleniyor.</p>
<h2>Taraflar neden anlaşamıyor?</h2>
<p>VC, emeklilik sistemine daha yüksek katkı taleplerine rağmen Lufthansa'nın buna yanaşmadığını bildirdi. Sendika, Lufthansa'nın şu anda aylık 820 euro olan emeklilik katkısını 1800 euroya yükseltmesini, ayrıca yılda 1000 euro ikramiye ve emeklilik sistemine bir aylık brüt maaş tutarında tek seferlik ödeme yapılmasını talep ediyor.</p>
<p>VC Başkanı Pinheiro, işverenden anlaşmaya yönelik hiçbir teklif gelmediğini vurgulayarak, "Bir teklif almadığımız sürece, eylemlerin daha fazla tırmanma ihtimali var" uyarısında bulundu.</p>
<p>Lufthansa İnsan Kaynakları Müdürü Michael Niggemann ise mevcut emeklilik sisteminin, Avrupa'daki rakiplerle karşılaştırıldığında "zaten çok iyi" olduğunu savunuyor. Sendikanın talebinin karşılanması halinde maliyetlerin iki katından fazla artacağını belirten Niggemann, bunun altından kalkılmasının mümkün olmadığı görüşünü dile getirdi.</p>
<p>dpa,Reuters / ET,MUK,JD,BD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Lufthansa%27da%20yeni%20grev%20duyuruldu%3A%20Y%C3%BCzlerce%20u%C3%A7u%C5%9F%20etkilenecek&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76755628&x4=10201&x5=Lufthansa%27da%20yeni%20grev%20duyuruldu%3A%20Y%C3%BCzlerce%20u%C3%A7u%C5%9F%20etkilenecek&x6=1&x7=%2Ftr%2Flufthansa-da-yeni-grev-duyuruldu-y%C3%BCzlerce-u%C3%A7u%C5%9F-etkilenecek%2Fa-76755628&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260413&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Lufthansa'da pilotların ardından kabin görevlileri de yeniden grev yapacağını duyurdu.
Üsküdar Belediyesi'ne operasyon: 20 kişi gözaltında
Short title
Üsküdar Belediyesi'ne operasyon: 20 kişi gözaltında
Teaser
İstanbul'da CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne operasyon düzenlendi, 20 kişi gözaltına alındı.<br /><p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen <span>soruşturma kapsamında </span>Üsküdar Belediyesi'ne,<span> "yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde rüşvet ve usulsüzlük" iddialarıyla sabah saatlerinde operasyon düzenlendi.</span></p>
<p>Operasyonda kapsamında İstanbul ve Yalova'da 30 ayrı adrese düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, aralarında Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci gibi üst düzey belediye yöneticileri ile müteahhitlerin de olduğu 20 kişi gözaltına alındı.</p>
<h2>Sinem Dedetaş gözaltında mı?</h2>
<p>Üsküdar'ın CHP'li Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında ise bir gözaltı kararı bulunmuyor.</p>
<p>Operasyonu yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı konuya dair açıklamasında, "Gerçekte sunulmayan bir hizmetin karşılığında görev ve yetkisi bulunmayan Üsküdar Belediyesi iştiraki Kent AŞ'nin (Kentaş) paravan olarak kullanılmak suretiyle yapı ruhsatı sürecinde müteahhitlerden gayri yasal nitelikte gelir elde edildiğini" iddia etti.</p>
<h2>Savcılık: 2 ilde operasyon düzenlendi</h2>
<p>Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Filiz Deveci ve Kentaş Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu hakkında rüşvet ve yolsuzluk suçlamalarının dile getirildiği savcılık açıklamasının devamında, <span>"Üsküdar Belediyesinde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesindeki belirtilen usulsüzlüklere ilişkin rüşvet suçu teşkil edecek eylemlere istinaden İstanbul ve Yalova olmak üzere iki ilde toplamda 30 adreste eş zamanlı arama, elkoyma ve gözaltı işlemi gerçekleştirilmiş olup, bu kapsamda 20 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınmış ve çok sayıda dijital materyale el konulmuştur" denildi.</span></p>
<h2>Üsküdar Belediyesinden açıklama</h2>
<p>Gözaltılar sonrası belediyeden de bir yazılı açıklama yapıldı. "Belediyemizin iştirak şirketi Kentaş üzerinden usulsüz kazanç sağlandığı, yetkisiz kişilerin karar süreçlerine müdahil olduğu ve kamu görevlilerinin bu doğrultuda hareket ettiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleri kullanılan açıklamada şöyle denildi:</p>
<p>"Üsküdar Belediyesi'nin hiçbir birimi veya iştirak şirketi, hukuka aykırı bir faaliyetin içinde yer alamaz ve almamıştır."</p>
<p>DW / ET,JD,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C3%9Csk%C3%BCdar%20Belediyesi%27ne%20operasyon%3A%2020%20ki%C5%9Fi%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76683100&x4=10201&x5=%C3%9Csk%C3%BCdar%20Belediyesi%27ne%20operasyon%3A%2020%20ki%C5%9Fi%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda&x6=1&x7=%2Ftr%2F%C3%BCsk%C3%BCdar-belediyesi-ne-operasyon-20-ki%C5%9Fi-g%C3%B6zalt%C4%B1nda%2Fa-76683100&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260407&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İstanbul'da CHP'li Üsküdar Belediyesi'ne operasyon düzenlendi, 20 kişi gözaltına alındı.
İran savaşı Körfez'deki firmaları İstanbul'a yönlendirdi
Short title
İran savaşı Körfez'deki firmaları İstanbul'a yönlendirdi
Teaser
İran savaşının ardından bulundukları konumu gözden geçiren Körfez ülkelerindeki şirketlerin bir kısmı, merkezlerini İstanbul'a taşımaya hazırlanıyor.<br /><p>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt gibi Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren onlarca şirket, İran savaşı nedeniyle bazı birimlerini İstanbul Finans Merkezi'ne (IFC) taşıma planları yapıyor. </p>
<p>IFC Başkanı Ahmet İhsan Erdem, Reuters haber ajansına verdiği röportajda, artan bölgesel gerilimler nedeniyle geçen ay çoğunlukla Doğu Asya ve Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren 40'tan fazla firmayla görüşme yapıldığını bildirdi. Bu görüşmelerin yaklaşık 15'inin savaş başlamadan önce planlandığını dile getiren Erdem, ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşa atıfta bulunarak "Bölgesel gelişmeler bu temasları yoğunlaştırdı" dedi.</p>
<p>Bölgedeki bazı finans şirketleri, savaş başladıktan sonra çalışanlarına evden çalışma talimatı verdi. HSBC bankası ise Katar'daki tüm şubelerini yeni bir açıklamaya kadar kapattığını duyurdu.</p>
<h2>Fintek ve İslamî finans şirketleri ilgi gösteriyor</h2>
<p>Türkiye'ye taşınmakla ilgilenen firmalar arasında finans teknolojileri, geleneksel ve İslamî finans ile sigorta sektörlerinden şirketler bulunuyor. Bu firmalardan bazıları Malezya, Japonya, Singapur, Güney Kore ve Hong Kong gibi Uzak Asya menşeli.</p>
<p>Üç yıl önce İstanbul'un Anadolu yakasında, Ataşehir ilçesinde açılan finans merkezi, Türkiye Varlık Fonu tarafından destekleniyor ve kentin Avrupa yakasındaki finans bölgesine karşı bir denge unsuru olarak hizmet veriyor. Merkez, halihazırda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), kamu bankaları ve mali düzenleme kurumlarına da ev sahipliği yapıyor.</p>
<h2>Yabancı firmalar için vergi muafiyeti</h2>
<p>IFC, yabancı firmaları çekmek için ilk on yıl kurumlar vergisinden muafiyet gibi teşvikler sunuyor. Ahmet İhsan Erdem, merkezdeki çalışan sayısının sene sonuna kadar yaklaşık 40 bine çıkmasını ve böylece şu anki personel sayısının ikiye katlanmasını bekliyor. Bu hedef tutturulduğu takdirde, IFC'de yüzde 75 doluluk sağlanmış olacak.</p>
<p>Reuters / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%20K%C3%B6rfez%27deki%20firmalar%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27a%20y%C3%B6nlendirdi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76680694&x4=10201&x5=%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%20K%C3%B6rfez%27deki%20firmalar%C4%B1%20%C4%B0stanbul%27a%20y%C3%B6nlendirdi&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-sava%C5%9F%C4%B1-k%C3%B6rfez-deki-firmalar%C4%B1-istanbul-a-y%C3%B6nlendirdi%2Fa-76680694&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260406&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
BAE, Katar, Kuveyt gibi Körfez ülkelerindeki şirketlerin bir kısmı, merkezlerini İstanbul'a taşımaya hazırlanıyor.
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Short title
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Teaser
Uzun yıllar fazla et tüketimine karşı çıkan ve kendisi de vejetaryen bir doktor olan eski Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, genetik olarak demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.<br /><p>Almanya'da pandemi döneminde sağlık bakanı olarak görev yapan ve geçen yıla kadar bu koltukta oturan Sosyal Demokrat Partili (SPD) siyasetçi Karl Lauterbach, et tüketimi konusundaki tutumunda artık daha esnek.</p>
<p>Funke Medya Grubu'na demeç veren 63 yaşındaki epidemiyoloji ve sağlık ekonomisi profesörü Lauterbach, kendisi bir vejetaryen olarak her ne kadar hâlen et yemese de demansa yatkınlığı bulunan kişilere et tüketmelerini tavsiye etti.</p>
<p>İsveç'te bulunan ve dünyanın önde gelen tıp fakültelerinden biri olan Karolinska Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği bir çalışmadan bahseden Lauterbach, ebeveynlerinden birinden veya ikisinden birden ApoE4 genini miras alan kişilerin "yüksek et tüketimi sayesinde bilişsel gerilemeye karşı kendilerini koruyabileceklerine" dair "güçlü kanıtlar" bulunduğunu belirtti.</p>
<h2>Alzheimer riskini yarıdan fazla azaltma iddiası</h2>
<p>Demansa yatkınlığı bulunan kişilerin et yemesinin "faydalı olabileceğini" gösteren bu çalışmaya göre, et ağırlıklı beslenmeyle Alzheimer riskinin yarıdan fazla azaltılabileceği savunuluyor.</p>
<p>Lauterbach verdiği röportajda "Önceki çalışmalar ve gen araştırmalarının sonuçları da zaten bunu öne sürüyordu ancak artık bu ilişkinin kanıtlandığını varsayıyorum" dedi.</p>
<p>Buna karşın fazla et tüketiminin "neredeyse tüm sağlık riskleri açısından bir risk faktörü olarak görülmeye devam edilmesi gerektiğini" belirten SPD'li milletvekili, "tüm dünyanın çok fazla et tüketmesi gerektiği gibi hatalı bir sonuca varılmaması gerektiğini" de sözlerine ekledi.</p>
<h2>Her dört kişiden biri</h2>
<p>Lauterbach, İsveç'teki üniversitenin çalışmasından hafta başında X hesabından yaptığı bir paylaşımda da söz etmişti.</p>
<p>Alman sağlık politikacısı, "Bu, doğrulanması hâlinde, ki iki ön çalışma nedeniyle bu muhtemel, çok önemli bir çalışma. Demans için genetik açıdan yüksek riske sahip olanlar (yaklaşık her dört kişiden biri), et tüketimi sayesinde demans risklerini önemli ölçüde azaltıyor" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>DW/CÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76671656&x4=10201&x5=Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvejetaryen-bakan-dan-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-et-t%C3%BCketimi-tavsiyesi%2Fa-76671656&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Kendisi de vejetaryen olan eski Almanya Sağlık Bakanı, demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.
Plastik yasakları neden işe yaramıyor ve ne değişmeli?
Short title
Tek kullanımlık plastik neden hâlâ revaçta?
Teaser
Almanya, plastik poşetleri yasaklayalı dört yıl oldu. DW, AB ve diğer bölgelerde plastik atıkla mücadelenin neden istenen sonucu vermediğini ve tek kullanımlık ürünlerin neden hâlâ hayatımızda olduğunu araştırdı.
Short teaser
Almanya plastik poşetleri yasakladı ama tek kullanımlık plastik hâlâ dolaşımda. Neden?
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Short title
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Teaser
ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi. Trump, "Saklayacak bir şeyimiz yok" ifadesini kullandı.<br /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçilerden Kongre'de Jeffrey Epstein belgelerinin açıklanması yönünde oy kullanmalarını istedi. Trump daha önce bu belgelerin yayımlanmasına karşı çıkıyordu. ABD Başkanı'nın bu tutumu, kendi partisi içinde de görüş ayrılıklarına neden olmuştu.</p>
<p>Sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social'dan Pazar gecesi yaptığı paylaşımda Trump, "Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler Epstein dosyalarının açıklanması yönünde oy kullanmalı, çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok" diye yazdı.</p>
<p>Paylaşımında "'Radikal solcu delilerin' uydurduğu Demokratların cadı avından kurtulmanın zamanının geldiğini" belirten Trump, Demokratların "Hükümet Kapanması (shutdown) konusunda kazanılan son zafer de dahil" Cumhuriyetçilerin büyük başarısını gölgeleme" çabasında olduğunu öne sürdü.</p>
<p>Trump yıllar önce birlikte fotoğraflandığı cinsel istismar hükümlüsü Epstein ile mahkumiyetinden önce aralarının bozulduğunu öne sürüyor.</p>
<p>Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, geçen hafta Epstein'ın varlığından kalan 20 bin sayfayı aşkın yeni belgeyi kamuoyuyla paylaşmıştı. Bunlar arasında Trump’ın adının geçtiği çok sayıda belgenin de bulunduğu belirtilmiş ve cinsel saldırı hükümlüsü ile ABD Başkanının bağlantısı kamuoyunda yeniden yoğun biçimde tartışılmaya başlanmıştı.</p>
<p>Demokratlar Trump'a atıfta bulunan üç e-postayı yayımlamış, bunlardan birinde Epstein'ın 2011'de ortağı ve kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'e gönderdiği bir e-postada Trump'ın bir cinsel istismar mağduru ile Epstein'ın evinde "saatler geçirdiğini" yazdığı görülmüş ve 2019'da gönderilen bir diğer e-postada kullandığı "Trump'ın kızları bildiğine" yönelik ifade dikkat çekmişti.</p>
<h2>Clinton'ı soruşturun talimatı</h2>
<p>Epstein dosyasını "Demokratların bir karalama kampanyası" ve "Rusya'nın komplosu" olarak nitelendiren Trump, Adalet Bakanlığı'na aralarında eski Başkan Bill Clinton'ın da bulunduğu bazı ünlü Demokratların Epstein'la bağlantılarının soruşturulmasını talep etmişti. Adalet Bakanı Pam Bondi, Trump'ın talebinin yerine getirileceğini teyit etmişti.</p>
<p>Çok sayıda çocuğa yıllar boyunca cinsel istismarda bulunmak, bazılarını da arkadaşlarına ve iş ortaklarına göndermekle suçlanan iş insanı Epstein, 2019'da New York'ta tutuklu bulunduğu cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Eski yatırım bankacısına yönelik skandal, ilk patlak verdiğinde ABD'nin elit çevrelerini derinden sarsmıştı.</p>
<p>DW,Reuters/SÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=74772044&x4=57554982&x5=Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&x6=0&x7=%2Ftr%2Ftrump-tan-epstein-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-saklayacak-bir-%C5%9Feyimiz-yok%2Fa-74772044&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20251117&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi.
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Short title
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Teaser
Venezuela ile ABD arasında tansiyon yükselmeye devam ederken Washington'un 10 adet F-35'i Porto Riko'ya göndereceği bildirildi.<br /><p>Donald Trump yönetiminin 10 adet F-35 tipi savaş uçağını Karayipler'deki ABD toprağı Porto Riko'da bir hava üssüne konuşlandıracağı bildirildi. Konuya yakın kaynakların Cuma günü Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Trump'ın bu adımı, uyuşturucu çetelerine karşı mücadele çerçevesinde attığı kaydedildi.</p>
<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu uyuşturucu çetesi lideri olmakla itham eden Trump'ın talimatı üzerine, bölgeye daha önce çok sayıda savaş gemisi de gönderilmişti. </p>
<h2>İki ülke arasındaki gerilim tırmanıyor</h2>
<p>Amerikan güçleri Salı günü Karayipler'de, Trump'ın suç örgütü Tren de Aragua'ya ait olduğunu söylediği bir uyuşturucu teknesini imha etmiş, olayda 11 kişi hayatını kaybetmişti. Trump, bu örgütün Venezuela lideri Maduro'ya bağlı olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ise, Perşembe günü Venezuela'ya ait iki askeri uçağın uluslararası sularda bir Amerikan donanma gemisinin yakınlarından geçtiğini açıklamış ve bunu "son derece kışkırtıcı bir hamle" olarak nitelendirmişti.</p>
<h2>Maduro: Silahlı mücadeleye hazırız</h2>
<p>İki ülke arasındaki gerilim yükselirken Washington tarafından başkanlığı meşru görülmeyen Maduro, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasını "Kıtamızın son yüz yılda gördüğü en büyük tehdit" sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Ülkesinin "ulusal toprakların savunması için silahlı mücadeleye hazır olduğunu" belirten Maduro, yaklaşık 340 bin kişilik orduyu ve sayılarının sekiz milyonu aştığını iddia ettiği yedek birlikleri seferber etti. Maduro ülkesine saldırı olması halinde Venezuela'nın "derhal silahlı mücadele sürecine gireceğini" dile getirdi.</p>
<p>Maduro, daha önce Venezuela kıyılarının yüzlerce kilometre açığında yer alan Porto Riko'yu işgal etme tehdidinde bulunmuş, bunun üzerine ada valisi Jenniffer Gonzalez-Colon, X hesabından yayımladığı bir mektupta Trump'a seslenerek, Maduro gibi "katil diktatörlere" net bir mesaj göndermesini talep etmişti.</p>
<p>Yaklaşık üç milyon nüfuslu Porto Riko, ABD toprağı olmasına karşın eyalet statüsüne sahip değil.</p>
<p>AFP / SÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73900585&x4=10201&x5=Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvenezuela-abd-gerilimi-washington-f-35-filosu-g%C3%B6nderiyor%2Fa-73900585&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250905&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Venezuela ile gerilim yaşayan Washington, Porto Riko'ya F-35 filosu gönderiyor.
Hepatit, karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozuna veya kanserine yol açabilir. Ancak her Hepatit virüsü aynı değil. Peki türleri neler?<br /><p>2020 Nobel Ödülü sahibi üç bilim insanı Harvey J. Alter (ABD), Michael Houghton (Birleşik Krallık) ve Charles M. Rice (ABD) sayesinde Hepatit C artık tedavi edilebiliyor. Peki Hepatit C tam olarak nedir ve diğer hepatit türlerinden nasıl ayrılıyor? Hepatit virüsünün hangi türlerinden aşı ile korunmak mümkün?</p>
<p>28 Temmuz Dünya Hepatitle Mücadele Günü vesilesiyle Hepatit türlerine ilişkin bilinenleri derledik.</p>
<h2>Hepatit A</h2>
<p>Hepatit A, Hepatit A virüsü tarafından tetiklenen bir hastalık. Bu hastalık karaciğer iltihabına yol açar, ancak kronik değildir. Bu virüsle görülen enfeksiyon genellikle tedavi olmaksızın sorunsuz bir şekilde iyileşir. Kirli su, kontamine olmuş gıdalar veya kişiler arasında fekal (dışkı) - oral temas başlıca bulaşma yoludur.</p>
<p>Dünya çapında yaygın bir virüs türüdür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tahminlerine göre, her yıl dünya çapında yaklaşık 100 milyon insan enfekte olmakla beraber bunların sadece yaklaşık 1,5 milyonu semptom geliştirmektedir. Özellikle hijyenik koşulları kötü olan gelişmekte olan ülkelerde rastlanmakta olup genellikle tatilciler bu virüsü seyahat ettikleri ülkeden getirir ve bu sebepten "seyahat hepatiti" olarak da nitelenir. İyi haber ise Hepatit A'ya karşı aşı yaptırarak korunmak mümkün.</p>
<h2>Hepatit B</h2>
<p>Hepatit B, hayati tehlikeye yol açabilen aynı adlı virüsün neden olduğu bir hastalıktır. Bu türe karşı da aşı mevcut olup korunmak mümkündür. Hepatit B'nin son yıllarda dünya çapında hızla yayılması nedeniyle DSÖ 2017'de tüm ülkeleri yeni doğan bebeklerin rutin olarak aşılanması için çağrı yaptı.</p>
<p>DSÖ'ye göre, dünya çapında 254 milyon kişi kronik Hepatit B enfeksiyonu ile yaşıyor. Bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 820 bin hasta da hayatını kaybediyor.</p>
<p>Hepatit B, enfekte bir kişinin kanı veya vücut sıvıları yoluyla başka bir kişiye bulaşır. Hastalık kronik karaciğer iltihabına ve bunun sonucunda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine yol açabilir.</p>
<h2>Hepatit C</h2>
<p>Hepatit C hastalığı, hafiften akuta, hatta kronik bir forma kadar değişir ve aynı zamanda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine de yol açabilir. Birçok kişi Hepatit C virüsünün farkında olmadan taşıyıcısı da olabilir. Bulaşma yoluysa genelde kan yoluyla olur.</p>
<p>Virüs 1988'de keşfedildiğinde başlangıçta "Non-A-Non-B-virüsü" olarak adlandırıldı. Daha önce bilinmediği için tespiti için kan testi yapılmıyordu ve bu yüzden o dönem birçok kişi kan nakli yoluyla enfekte oldu. Bulaşma yollarından bir diğeri de örneğin uyuşturucu bağımlılarında, aynı enjeksiyon iğnelerinin kullanılmasıydı.</p>
<p>DSÖ verilerine göre, dünya çapında 50 milyon insan Hepatit C virüsü ile enfekte oldu ve her yıl 240 bin kişi de Hepatit C ve buna bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor.</p>
<p>Şu ana kadar buna karşı bir aşı bulunmuş değil, ancak son yıllarda vücutta virüsün yol açtığı sorunları uzun vadede azaltmayı başaran antiviral ilaç kokteylleri tedavilerinde önemli başarılar kaydedildi. Öte yandan maalesef bu tedaviler hala oldukça pahalı.</p>
<h2>Hepatit D</h2>
<p>Hepatit D'ye sadece Hepatit B ile enfekte olanlar yakalanabilir. Çünkü Hepatit D virüsü, Hepatit B'nin yüzey proteini yardımıyla çoğalır. Özetle Hepatit B'ye karşı aşı olanlar, aynı zamanda D'ye karşı da korunmuş olurlar.</p>
<h2>Hepatit E</h2>
<p>Hepatit E özellikle Güneydoğu Asya'da görülüyor ve genellikle de muson döneminde meydana gelen seller sırasında yayılıyor. Hepatit E, su yoluyla ama aynı zamanda hayvanlar aracılığıyla da bulaşan bir enfeksiyon. Çin Halk Cumhuriyeti, 2012'de Hepatit E'den korunmaya yönelik bir aşıya onay verdi.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73414012&x4=10201&x5=A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fa-dan-e-ye-hepatit-vir%C3%BCs%C3%BCne-dair-neler-biliniyor%2Fa-73414012&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250727&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Hepatit virüsü karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozu veya kanserine yol açabiliyor. Bu virüs hakkında neler biliniyor?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Short title
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.<br /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.</p>
<p>AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız, Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi, gazeteci-yazar ve ekonomist kıymetli dostum Yiğit Bulut, geçirdiği elim bir hastalığın ardından bu sabah Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türk basınında daha önce Yiğit Bulut'a geçen aylarda kanser teşhisi konulduğu yönünde haberler yayınlanmıştı. Bulut'un İstanbul'da özel bir hastanede tedavi altına alındığı belirtilmişti.</p>
<h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başsağlığı mesajı</h2>
<p>Yiğit Bulut'un ölümünün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da X hesabından taziye mesajı yayınladı. Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarımızdan, Ekonomi Politikaları Kurulu üyemiz, değerli mesai arkadaşım Yiğit Bulut’un vefat ettiğini derin bir teessürle öğrendim. Yiğit Bey’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. </p>
<h2>Yiğit Bulut kimdir?</h2>
<p>Türkiye'de medyada çeşitli görevler alan 1972 doğumlu Yiğit Bulut, 30 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına getirilmişti. 9 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyeliğine atanan Bulut, Galatasaray Lisesi ve Bilkent Üniversitesi bankacılık ve finans bölümü mezun olmuş ve Sorbonne Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmıştı.</p>
<p>DW/BÖ,TY</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73236965&x4=57554982&x5=Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Fcumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1-yi%C4%9Fit-bulut-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-73236965&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250711&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yiğit Buut hayatını kaybetti.
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Short title
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney, ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesislere önemli bir zarar vermediğini söyledi. Moskova ve Berlin'den ise Tahran'a UAEA çağrısı geldi.<br /><p>İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hameney, İsrail'le ateşkes sağlandığından bu yana ilk kez kameralar önüne geçti. Hameney, İran devlet televizyonundan yayımlanan görüntülü mesajında Tahran'ın İsrail'e karşı zafer kazandığını öne sürerek ülkesinin "Amerika'nın yüzüne bir tokat indirdiğini" söyledi.</p>
<p>86 yaşındaki Hamaney, Washington'ın savaşa yalnızca "aksi durumda Siyonist rejimin yok olacağını hissettiği için" müdahil olduğunu iddia etti. İranlı lider, diğer yandan ABD'nin savaştan hiçbir kazanımı olmadığını ve ABD'nin saldırılarının İran'ın nükleer tesislerine "belirgin bir zarar vermediğini" savundu.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiğine ilişkin sözlerine atıfla Hameney, "Amerikan başkanı olayları inanılmaz biçimde abarttı ve daha sonra ortaya çıktı ki bu mübalağaya ihtiyacı da varmış" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hameney diğer yandan Trump'ın, Katar'daki Amerikan üssüne yönelik İran misillemesini "küçümseyerek hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştığını" öne sürdü. İran'ın ruhani lideri, ülkesinin bölgedeki ABD üslerine erişimi olduğunu belirterek, Washington'ın İran'a tekrar saldırması halinde bedelini ağır biçimde ödeyeceği tehdidinde bulundu.</p>
<h2>Moskova ve Berlin'den Tahran'a UAEA çağrısı</h2>
<p>Diğer yandan İran'ın müttefiki Rusya'dan Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'yla (UAEA) iş birliğini askıya alma kararına itiraz geldi.</p>
<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran'ın bu adımını eleştirerek, "İran'ın nükleer silah geliştirmediği ve geliştirmeyeceği yönünde defaatle dile getirdiği açıklamalarına herkesin saygı göstermesi adına İran ile UAEA arasındaki iş birliğinin sürmesinden yanayız" diye konuştu.</p>
<p>İş birliğinin devamına yönelik bir açıklama da Berlin'den geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a, kurumla iş birliğine devam etmesi çağrısında bulunarak, "Tahran yönetimi İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını açık, net ve şeffaf bir şekilde ifade etmelidir" diye konuştu.</p>
<p>İran parlamentosunun kararının "tamamen yanlış bir sinyal" olduğunu savunan Bakan, "İran hükümetine bu yolu seçmemesi çağrısında bulunuyorum" dedi.</p>
<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları en hafif şekilde bile kınamayı reddeden UAEA'nın uluslararası inanırlığını açık artırmaya çıkardığını" belirterek İran Atom Enerjisi Kurumu'nun UAEA ile iş birliğini, ülkedeki nükleer tesislerin güvenliği garanti edilene dek askıya aldığını duyurmuştu.</p>
<p>Tasarının yürürlüğe girmesi için İran Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Hamaney başkanlığındaki Ulusal Güvenlik Konseyi'nin onayı gerekiyor.</p>
<p>dpa,AFP,AP / SÖ,MUK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?<br />
</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73050096&x4=57554982&x5=Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&x6=0&x7=%2Ftr%2Fhameney-den-ate%C5%9Fkes-sonras%C4%B1-ilk-a%C3%A7%C4%B1klama-zafer-kazand%C4%B1k%2Fa-73050096&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesi
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.<br /><p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Fransa'yı, polisin ırksal fişleme yaptığını öne süren bir Fransız vatandaşının haklarını koruyamadığı gerekçesiyle mahkum etti.</p>
<p>Mahkeme, Perşembe günü aldığı kararla, Kerim Touil'in ülkenin doğusundaki Besancon'da, 10 gün içinde üç kez polis tarafından durdurulmasına hükümetin "tarafsız ve mantıklı bir gerekçelendirme" sunamadığına hükmetti.</p>
<p>AİHM, polis memurlarının kamu düzenine ve güvenliğine tehdit oluşturan bir durumla karşıya karşıya olup olmadıklarına ilişkin oldukça hızlı biçimde ve kimi zaman net iç talimatlar olmaksızın karar vermek zorunda kaldıklarının bilincinde olduğunu kaydetti. Diğer yandan 2011 yılında gerçekleşen Touil vakasında Fransız hükümetinin çürütemediği "ayrımcı muamele" ihtimalinin tespit edildiğini ifade eden mahkeme, Fransa'nın davacıya 3 bin euro tazminat ödemesine hükmetti.</p>
<p>Mahkeme, davaya dahil olan diğer beş Fransız başvuru sahibinin durumlarında ise ayrımcılık tespit edemedi.</p>
<h2>İstismara açık kimlik kontrolleri</h2>
<p>İnsan Hakları İzleme örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü geçen yıl ırksal fişlemenin Fransa çapında yaygın bir uygulama olduğunu ve polisin uygulamalarında yerleşik olarak görüldüğünü kaydetmişti.</p>
<p>HRW, siyah ya da Arap olarak algılanan genç erkeklerin ve yaşları 10 yaşa kadar düşebilen çocukların sık sık istismar edici ve yasa dışı kimlik kontrollerine maruz kaldığına dikkat çekti. Hak örgütleri, konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ne şikayette bulunduklarını bildirdi.</p>
<p>Fransa'nın kamu denetçiliği kurumu da 2017 yılında, bu gruptan bir gencin, genel nüfusa kıyasla kimlik kontrolüne tabi tutulma olasılığının 20 kat daha fazla olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>AFP/SÖ,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73048033&x4=57554982&x5=A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Faihm-den-fransa-ya-%C4%B1rksal-fi%C5%9Fleme-cezas%C4%B1%2Fa-73048033&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Short title
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü. Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, İnce'nin dönüşünden duyduğu memnuniyeti kaleme aldığı mektupla ifade etti.<br /><p>Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, yaklaşık dört buçuk yıllık aranın ardından eski partisi CHP'ye döndü.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin haftalık grup toplantısında, "Normalde Muharrem İnce'ye rozet takmam lazım. Ama dedim ki ben Muharrem İnce'ye rozet takamam çünkü onun rozeti alnına takılı zaten doğduğundan beri" ifadeleriyle kürsüyü İnce'ye bıraktı. </p>
<p>Alkışlar eşliğinde sözlerine başlayan İnce, yaptığı konuşmada, "Ben bugün buraya bir kibirle, bir pişmanlıkla gelmedim. Ben bugün buraya kişisel bir hesapla da gelmedim. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in samimi, içten bir davetiyle geldim" ifadelerini kullandı.</p>
<p>"Ayrılıklar bazen kırgınlıktan olur bazen de umudu başka yollarla aramakla olur. Benim bugün buraya gelişim bir geri dönüş değildir. Benim bugün buraya gelişim, bir kucaklaşmadır, hasret gidermedir" diyen İnce'nin sözleri salondan büyük alkış aldı.</p>
<p>İnce konuşmasını, "Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!" sözleriyle bitirdi.</p>
<h2>İmamoğlu'ndan İnce'ye mektup: Aramıza hoş geldiniz</h2>
<p>2021'de CHP'den istifa eden İnce, partiye dönüşünü sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanıEkrem İmamoğlu'nun imzasını taşıyan mektupla duyurmuştu. </p>
<p>İnce'nin "Birleşe birleşe kazanacağız" notuyla paylaştığı mektupta İmamoğlu'nun şu ifadeleri yer aldı: "Aramıza hoş geldiniz Sevgili Muharrem İnce Başkanım. Beni, ailemi ve arkadaşlarımı büyük siyasi operasyonun, hukuksuzlukların, acımasız kuşatmalarla yürütülen düşman hukuku uygulamalarının her anında yalnız bırakmadın ve güç verdin. Tarihimizi en kritik kavşaklarından birinde, Genel Başkanım Sayın Özgür Özel'in güçlü davetiyle tekrar baba ocağına; CHP'ye dönüş kararınızı çok kıymetli ve önemli buluyorum."</p>
<h2>"İç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır"</h2>
<p>Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının el yazısıyla gönderdiği mesajda, "Ne mutlu ki hiçbir makam ve mevki beklemeksizin attığınız bu adımın bir ve birlikte müreffeh Türkiye mücadelemiz için heyecan verici olduğunu belirtmek isterim. Türkiyemiz için ulusal ve uluslararası çok zor mücadelemizin güçlü, kararlı ve azimle yürütülmesi şarttır" ifadeleri yer aldı.</p>
<p>İBB başkanı, "Bu tarihi dönemde CHP iç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır. Muhalefet iç cephe tahkimi milli menfaat ve prensiplere karşı, demokrasiyle, hukuka aykırı ne varsa birlikte tepki vermek, karşı durmakla olmalıdır. Milletimiz, devletimiz adına iç cephe tahkimi dışlamadan, düşmanlaştırmadan, bireysel ve siyasi menfaat gözetmeden istikballe istiklalimiz için bir ve birlikte olmalıdır" diye yazdı.<br />
</p>
<h2>Özgür Özel Muharrem İnce'yi davet etmişti</h2>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Haziran günü Memleket Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret ettiği İnce'yi CHP'ye davet etmişti. Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Memleket Partisi'ni "CHP'ye en yakın parti" olarak tanımlayarak, "Sayın Muharrem İnce'yi ve Memleket Partisi'ndeki arkadaşlarımızı baba evine davet noktasında bir iki cümle de kurdum. Tabii ki bundan sonraki aşama kendi takdirleri olacak" ifadesini kullanmıştı.</p>
<p>İnce de bu davet üzerine, en kısa sürede partisinin yetkili kurullarını toplayacağını açıklamıştı.</p>
<p>ANKA,DW/SÖ,JD</p>
<p>DW Türkçe'ye nasıl engelsiz erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73021748&x4=57554982&x5=Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&x6=0&x7=%2Ftr%2Fmuharrem-ince-yeniden-chp-de-ya-hep-beraber-ya-hi%C3%A7birimiz%2Fa-73021748&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü.
Almanya'da aşırı sağcı dergiye mahkemeden yeşil ışık
Short title
Almanya'da aşırı sağcı dergiye mahkemeden yeşil ışık
Teaser
Almanya'da mahkeme, geçen yıl İçişleri Bakanlığı'nca yasaklanan aşırı sağcı Compact dergisinin yayınlarına devam edebileceğine hükmetti. Derginin genel yayın yönetmeni, kararın "AfD'ye de yarayacağını" savundu.<br /><p>Almanya'da aşırı sağcı Compact dergisi yayınlarına devam edebilecek. Leipzig'deki Federal İdare Mahkemesi, derginin yayın hayatına ilişkin esas davada nihai kararını verdi. Mahkeme, dönemin İçişleri Bakanı Nancy Faeser'in 2024'te aldığı yasaklama kararını kaldırdı.</p>
<p>Mahkeme Başkanı Yargıç Ingo Kraft kararı, "Anayasa, anayasa düşmanlarının ifade ve basın özgürlüğünü dahi garanti altına almaktadır" ifadeleriyle gerekçelendirdi. Mahkeme, dergide çok sayıda polemik içeren ve sert ifadeler bulunduğunu teslim etmekle birlikte bunların anayasa düşmanlığı sınırını aşmadığına hükmetti.</p>
<p>Dönemin İçişleri Bakanı Faeser, "aşırı sağcı çevrenin merkezi sözcüsü" olarak nitelendirdiği dergiyi yasaklamıştı. Bakanlık, Compact Magazin GmbH'nın, uzun süredir Anayasayı Koruma Dairesi'nin merceğinde olduğunu ve şirketin 2021 sonunda kesin olarak aşırı sağcı bir oluşum olarak sınıflandırılarak izlenmeye başlandığını kaydetmişti.</p>
<p>Leipzig'de alınan kararla ise federal yargıçlar 2024 Ağustos'undaki acil yargı sürecinde verdikleri kararı teyit etmiş oldu. O dönemde, mahkeme dergiye yönelik yayın yasağını geçici olarak askıya almış, derginin "şimdilik" yayımlanmaya devam etmesine izin vermişti.</p>
<h2>Genel yayın yönetmeninden AfD vurgusu</h2>
<p>Compact Genel Yayın Yönetmeni Jürgen Elsaesser, mahkemenin nihai kararını "çifte başarı" olarak nitelendirerek aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin de bu başarıdan yararlanacağını savundu.</p>
<p>Compact'ı yasaklamanın mümkün olmamasının AfD'nin de yasaklanamayacağı anlamına geldiğini söyleyen Elsaesser, "Biz muhalefetin en güçlü sesiyiz. Bizden daha fazla haber alacaksınız" diye konuştu.</p>
<p>2010 yılında kurulan ve merkezi daha önce Brandenburg eyaletindeki Falkensee kentinde olan Compact Magazin GmbH'nın merkezi halihazırda Saksonya-Anhalt'daki Stössen'de bulunuyor. Mahkeme kayıtlarına göre Compact dergisinin tirajı 40 bin civarında; çevrim içi yayın yapan televizyon kanalı ise 460 bine kadar tıklanma alabiliyor.</p>
<p>Dpa/SÖ,TY</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Almanya%27da%20a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9Fc%C4%B1%20dergiye%20mahkemeden%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73020293&x4=57554982&x5=Almanya%27da%20a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9Fc%C4%B1%20dergiye%20mahkemeden%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9Fc%C4%B1-dergiye-mahkemeden-ye%C5%9Fil-%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%2Fa-73020293&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Almanya'da mahkeme geçen yıl İçişleri Bakanlığı'nca yasaklanan aşırı sağcı Compact dergisinin yayınlarına devam edebilec
İsrail, İran'da Cuma günü başlattığı saldırıların hedefini genişletiyor. Peki, iki ülke arasındaki en ağır saldırı sürecinde şimdiye kadar neler yaşandı? İsrail, kimleri ve hangi kritik altyapıları hedef aldı?<br /><p>İsrail geçen Cuma gecesi İran'ın stratejik açıdan kritik noktalarını hedef aldığı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Netanyahu hükümeti, bu operasyona gerekçe olarak Tahran'ın nükleer programını gösteriyor. İran ise bunu savaş ilanı olarak nitelendirerek İsrail'e yönelik misilleme saldırıları başlattı.</p>
<p>Böylece iki ülke arasında şimdiye dek görülen en ağır karşılıklı saldırı süreci başlamış oldu.</p>
<p>Peki, şimdiye kadar İsrail hangi kritik noktaları hedef aldı ve neler yaşandı?</p>
<h2>Nükleer tesisler bombalandı</h2>
<p>İsrail Cuma gününde bu yana İran'da çok sayıda nükleer tesisi vurdu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na göre Tahran, Natanz ve Fordo'da yer üstü uranyum zenginleştirme tesislerine yapılan saldırıların yanı sıra İsfahan'daki uranyum dönüştürme tesisinde de hasar oluştuğunu bildirdi.</p>
<p>Uydu görüntülerini analiz eden Uluslararası Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü, Natanz'daki tesisin yer üstü enerji altyapısında geniş çaplı hasar meydana geldiğini bildirdi. Enstitü, elektrik kesintisinin uranyum zenginleştirme için kullanılan santrifüjlerin bulunduğu yer altı bölümünde de ciddi hasara yol açabileceğine dikkat çekerek bu durumun tesisin "en azından şimdilik"<strong> </strong>devre dışı kalmasına neden olmuş olabileceğini kaydetti.</p>
<p>Uranyum zenginleştirme yıllardır İran'la yaşanan nükleer ihtilafın merkezinde yer alıyor. Zenginleştirilmiş uranyum sivil amaçlarla kullanılabildiği gibi, atom bombası yapımında da kullanılabiliyor. Belirleyici olan ise bölünebilir izotop U2352'nin zenginleştirme oranı.</p>
<h2>Tahran'da bir gecede 80 hedef vuruldu</h2>
<p>İsrail ordusu, onlarca roketatar ve hava savunma mevzisine yönelik saldırılarla İran'ın batısında Tahran'a kadar olan bölgedeki hava savunmasını etkisiz hale getirdiğini ve böylece tam bir "hareket serbestisi"<strong> </strong>elde ettiiğini bildirdi. Yalnızca Cumartesiyi Pazara bağlayan gece İsrail, Tahran'da 80'den fazla hedefi vurduğunu kaydetti.</p>
<p>Pazar günü, İsrail ordusu mühimmat üretim tesislerinin yakınlarında yaşayan sivillere güvenli yerlere gitmeleri çağrısında bulunurken İranlı yetkililer halka yönelik olarak cami, metro istasyonları ve okulların sığınak olarak kullanılmak üzere açılacağını duyurdu.</p>
<h2>Öldürülen İranlı ordu mensupları ve bilim insanları</h2>
<p>İsrail saldırılarında şu ana kadar çok sayıda üst düzey İranlı ordu mensubu öldürüldü. Ölenler arasında İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Askeri İstihbarat Başkan Yardımcısı Gulamreza Mehrabi, Askeri Operasyonlar Başkan Yardımcısı Mehdi Rabbani'nin de bulunduğu açıklandı. İsrail, Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri'nin neredeyse tüm komuta kadrosunun öldürüldüğünü duyurdu.</p>
<p>Saldırılarda dokuz İranlı nükleer bilim insanı da hayatını kaybetti.</p>
<h2>İsrail hedeflerini genişletiyor</h2>
<p>İsrail, İran'daki saldırı hedeflerini de genişletiyor. Pazar günü Tahran'da iki yakıt deposu vurulurken başkentin kuzeybatısındaki bir yakıt deposunda yangın çıktığı bildirildi.</p>
<p>Taraflar ayrıca Tahran'daki savunma bakanlığı binasının da hedef alındığını teyit etti. İsrail, askeri nükleer program SPND'nin karargahını ve nükleer araştırmalarla ilgili belgelerin bulunduğu bir arşivi de hedef aldığını bildirdi.</p>
<h2>Savaşın bilançosu</h2>
<p>İran'n Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir İrevani, Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail'in saldırılarında 78 kişinin hayatını kaybettiğini, 320 kişinin de yaralandığını bildirmişti. Bu açıklamadan bu yana İran tarafından güncel bir resmi bilanço açıklanmadı.</p>
<p>İsrail'de ise kurtarma ekiplerinin verdiği bilgilere göre Cuma gününden bu yana en az 13 kişi İran saldırılarında hayatını kaybetti, yaklaşık 380 kişi de yaralandı. Pazar günü Bat Yam kentinde çöken bir binanın enkazı altında kalan yedi kişinin de kayıp olduğu belirtildi.</p>
<p>AFP / SÖ,ET</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail-%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%3A%20%C5%9Eimdiye%20kadar%20neler%20ya%C5%9Fand%C4%B1%3F%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72917748&x4=10201&x5=%C4%B0srail-%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%3A%20%C5%9Eimdiye%20kadar%20neler%20ya%C5%9Fand%C4%B1%3F%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-iran-sava%C5%9F%C4%B1-%C5%9Fimdiye-kadar-neler-ya%C5%9Fand%C4%B1%2Fa-72917748&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250615&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsrail ile İran arasındaki en ağır saldırı sürecinde şimdiye kadar neler yaşandı?
Dünyanın su rezervlerinin yüzde 70'ini oluşturan buzullar hızla eriyor. Bu erime su krizleri, sel felaketleri, enerji kesintileri ve kültürel geleneklerin kaybına yol açıyor.
Short teaser
Buzullar hızla eriyor, su kaynakları azalıyor, seller artıyor. Kültürel değerler tehdit altında.
Gazze'deki savaş 18'inci ayını geride bırakırken, Almanya ve ABD başta olmak üzere İsrail'in en yakın müttefiklerinden gelen eleştiriler sertleşiyor.<br /><p>Gazze'de 18 ayı aşkın süredir sürmekte olan savaşta, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya yönelik uluslararası desteğin giderek zayıflıyor. Başta Almanya ve ABD olmak üzere, uzun süredir İsrail'e güçlü destek veren ülkelerde bile siyasi söylemler değişmeye başladı.</p>
<h2>Almanya'dan gelen eleştiriler</h2>
<p>Tarihi nedeniyle İsrail'i ilgilendiren konularda izlediği politikalarda son derece temkinli olan Almanya'da, görevi Mayıs ayı başında devralan Başbakan Friedrich Merz'in İsrail'e getirdiği eleştiriler, Berlin'in İsrail'e yönelik yaklaşımında bir dönüşüme işaret ediyor.</p>
<p>Birkaç gün önce Berlin'de düzenlenen "re:publica" konferansında konuşan Merz, İsrail'in Gazze stratejisine sert eleştiriler yöneltti. Merz, "Sivillerin çektiği acılar artık meşru gösterilemez" diye konuştu. Almanya'nın İsrail'e karşı taşıdığı özel sorumluluğa dikkat çeken Merz, uluslararası insancıl hukukun açıkça ihlal edildiği durumlarda ise sessiz kalınamayacağını vurguladı.</p>
<p>İsrail'in Gazze'de nasıl bir stratejik hedefle hareket ettiğini "açıkçası artık anlayamadığını" da dile getiren Merz, "İsrail, en yakın müttefiklerini bile yabancılaştırmamalı" diye konuştu. Almanya ile İsrail'in yakın temas halinde olduğunu da vurgulayan Merz, bu hafta içinde Netanyahu ile bir telefon görüşmesi planlandığını da sözlerine ekledi.</p>
<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da Gazze'deki insani durumu "katlanılmaz" olarak tanımlayarak, bölgeye yardım ulaştırmanın daha etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi. Wadephul, Almanya'nın İsrail'e olan bağlılığı ile insan onuru ve uluslararası hukuk değerleri arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>2023'te Almanya, İsrail'e 326,5 milyon euro değerinde silah ihracatına onay vermişti. Bu, 2022'ye kıyasla 10 katlık bir artış anlamına geliyor. 2024'te bu rakam 161,1 milyon euroya geriledi.</p>
<h2>ABD'den dikkat çeken açıklamalar</h2>
<p>İsrail'in en önemli müttefiki olan ABD'de de söylem değişiyor. Başkan Donald Trump, New Jersey'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "İsrail ile konuşuyoruz. Bu durumu bir an önce sonlandırmak istiyoruz" dedi. Söz konusu açıklama her ne kadar sembolik bir karakter taşısa da bu açıklama Trump'ın Netanyahu'ya verdiği koşulsuz desteğin azaldığını gösteriyor.</p>
<p>Belçika'daki Louvain Katolik Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Elena Aoun, bu söylem değişimini "Netanyahu ile ilişkilerde belirgin bir gerginlik" olarak değerlendiriyor. Aoun, ABD'nin İsrail'e askeri ve finansal desteğinin ise hâlâ kesintisiz devam ettiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Öte yandan İsrail hükümeti Gazze'deki savaşa ek olarak Batı Şeria'daki yerleşim politikaları nedeniyle de eleştiriliyor. İsrail'e karşı bir adım da Birleşik Krallık'tan geldi. Londra, ilk kez aşırı sağcı bazı yerleşimcileri yaptırım listesine aldı.</p>
<h2>AB'den temkinli adımlar</h2>
<p>Berlin ve Washington'da bunlar yaşanırken, Avrupa Birliği (AB) de İsrail'le olan ilişkilerini yeniden değerlendirmeye başladı. Geçen hafta, AB dışişleri bakanları İsrail ile ticaret ve siyasi ilişkileri belirleyen Ortaklık Anlaşması'nın gözden geçirilmesini gündeme getirdi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Gazze'ye ulaşan insani yardımların "okyanusta bir damla" kaldığını söyledi.</p>
<p>Bu gelişmelere temkinli yaklaşılması gerektiğine dikkat çeken Aoun, "Bu söylem değişikliği, eyleme dönüşmüş değil. Anlaşmanın gözden geçirilmesi sadece bir başlangıç. AB'nin hâlâ karar vermesi gereken asıl konu, İsrail'in Anlaşma'nın 2'nci maddesini ihlal edip etmediği" değerlendirmişini yapıyor. Bu madde, AB ile İsrail arasındaki ticari ilişkileri insan haklarına saygı koşuluna bağlıyor.</p>
<p>Şu ana kadar 27 AB ülkesinden 17'si anlaşmanın gözden geçirilmesini destekledi. Almanya, Macaristan ve Çekya ise bu adıma karşı çıktı. İsrail bu üç ülkeye açık bir şekilde teşekkür etti.</p>
<p>Çalışmalarını Fransa'daki IFRI Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nde sürdüren Amélie Férey, AB'nin bu bağlamda etkisinin sınırlı olduğunu vurguluyor. Férey, "ABD, ana silah ve finansman sağlayıcısı. Dolayısıyla destek ya da destek eksikliği büyük fark yaratıyor" diyor.</p>
<h2>Uluslararası Ceza Mahkemesi süreci</h2>
<p>2024'ün Kasım ayında, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Kararın sembolik önemi büyük olsa da pratik etkisi tartışmalı.</p>
<p>Almanya, Macaristan, Fransa ve Belçika bu kararları uygulamayacaklarını açıkladı. Aoun bu durumun uluslararası adalet mekanizmalarının zayıfladığını gösterdiği görüşünü savunurken, Férey farklı bir görüşte: "Tutuklama kararı, Netanyahu ve ekibinin hareket özgürlüğünü kısıtladı. Artık birçok ülkeye seyahat etmekten çekiniyorlar."</p>
<p>UCM'nin Netanyahu hakkındaki kararı, mahkemenin demokratik bir ülkenin görevdeki liderine, sürmekte olan bir çatışma nedeniyle çıkardığı ilk karar olma niteliğini taşıyor. Karara sert tepki veren Netanyahu, suçlamaları "rezalet" olarak nitelendirmiş ve İsrail'in Gazze'de yalnızca kendini savunduğunu söylemişti.</p>
<h2>Avrupa'nın inandırıcılığı sorgulanıyor</h2>
<p>Öte yandan Férey, Avrupa'nın Gazze konusundaki yaklaşımının iki yüzlü olduğu eleştirisini yöneltiyor. AB'nin izlediği politikaların kuruluşun küresel düzeyde güvenilirliğini ciddi biçimde zedelediğine dikkat çeken Férey, Avrupa'nın artık iki devletli çözüm yönünde somut bir yol haritası sunması gerektiğini söylüyor. Férey, "Avrupa Ukrayna için kendi kaderini tayin hakkını savunurken, Gazze'de Filistinliler için aynı ilkeyi uygulamıyor" diye konuşuyor.</p>
<h2>İsrail içinde ve dışında artan baskı</h2>
<p>İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonu sürerken, ordu bölgenin yaklaşık yüzde 40'ını kontrol altına aldığını ve iki ay içinde bu oranın yüzde 75'e çıkarılacağını duyurdu.</p>
<p>On bir hafta süren ablukanın ardından Gazze'ye yardımların sınırlı bir biçimde girişine izin verilse de bölgedeki insani durum hâlâ çok ağır. Uluslararası yardım kuruluşlarına göre, koşullar felaket düzeyinde. Hamas kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığına göre ise savaş nedeniyle şimdiye kadar yaklaşık 54 bin Filistinli öldürüldü, 122 bin kişi de yaralandı.</p>
<p>Öte yandan İsrail içindeki muhalefet de giderek büyüyor. Rehinelerin aileleri ve sivil toplum örgütleri, protesto gösterilerini sürdürüyor. Aoun, buna rağmen İsrail halkının büyük çoğunluğunun hâlâ savaşa desteğinin sürdüğünü söylüyor: "Anketler yüzde 50'den biraz fazla bir kesimin operasyonları desteklemeye devam ettiğini gösteriyor.</p>
<h2>Stratejik hedeflere ulaşıldı mı?</h2>
<p>Netanyahu, savaşın başlangıcından bu yana ana stratejik hedefin Hamas'ı yok etmek olduğunu defalarca dile getirmiş olsa da, bu hedefe henüz ulaşılabilmiş değil. Aoun, "Savaş iki yıldır sürüyor. Değişen asıl şey uluslararası algı. Özellikle Filistinlilerin çektiği acılar artık daha fazla görünür durumda" diyor.</p>
<p>Férey ise farklı bir görüşte:</p>
<p>"Eğer amaç Hamas'ın askeri tehdidini yok etmek idiyse, bu başarıldı. Fakat siyasi hedefler ve kalıcı barış çok daha karmaşık."</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%20bask%C4%B1%20alt%C4%B1nda%3A%20Netanyahu%20yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor%20mu%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72700808&x4=10201&x5=%C4%B0srail%20bask%C4%B1%20alt%C4%B1nda%3A%20Netanyahu%20yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor%20mu%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-bask%C4%B1-alt%C4%B1nda-netanyahu-yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor-mu%2Fa-72700808&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250528&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Netanyahu'ya yönelik uluslararası baskı artarken, Batı'dan gelen eleştiriler artıyor.
Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala ödüle layık görüldü.<br /><p>Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı tarihçi ve yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala bu yıl ödüle layık görüldü.</p>
<p>Goethe Enstitüsü Başkanı Gesche Joost, Münih kentinde bugün yaptığı açıklamada ödül törenin 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleneceğini söyledi. Eş zamanlı gerçekleşecek Weimar Sanat Festivali'nde de ödül sahipleri ve çalışmalarının halka tanıtılacağını aktardı.</p>
<p>Bu ödül, Alman yazar ve şairi Johann Wolfgang von Goethe'nin onuruna her yıl doğum gününde düzenlenen törenle sahiplerine takdim ediliyor.</p>
<h2>Başkan Joost'tan ödül sahiplerine övgü</h2>
<p>Enstitü Başkanı Joost, günümüzde dünyaya büyük bir "sertliğin" damgasını vurduğunu ifade ederek demokratik değerlerin birçok yerde baskı altında olduğunu söyledi. Tam da böyle bir dönemde kültürel anlayışa hizmet eden ve fark yaratabilen insanlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Joost, Goethe Madalyası'na layık görülen kişilerin böyle şahsiyetler olduğunu kaydetti. Her üç ödül sahibinin de cesaret, yaratıcılık ve net bir bakış açısıyla Almanya ile dilsel ve kültürel değiş tokuş için çaba harcadıklarını belirterek ödül sahiplerinin yaptıkları çalışmalarla kendi ülkelerinin dışında da büyük etki yaratabildiklerini ifade etti.</p>
<h2>Osman Kavala'nın barış ve uzlaşı çalışmalarına vurgu</h2>
<p>İş insanı, hayırsever ve insan hakları aktivisti olan Osman Kavala'nın "yorulmak bilmez bir fikir insanı ve öncü bir kişilik olduğunu" dile getiren Joost, 2017'de Türkiye'de tutuklanmasına rağmen Kavala'nın barış ve toplumsal uzlaşı için çalışmalarına önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Enstitü Başkanı, Kavala'nın büyük bir özveriyle kültürel alanlar yarattığını ve çalışmalarıyla bölgedeki sivil toplum ağlarını güçlendirdiğini de vurguladı.</p>
<p>Osman Kavala'dan önce bu ödüle şimdiye kadar 1979'da Türkiye eski başbakanlarından Goethe, Schopenhauer ve Nitsche'nin eserlerini Türkçe'ye kazandıran çevirmen Prof. Dr. Sadi Irmak, 1981'de Atatürk'ün verdiği burs ile eğitimini Almanya'da yapan 1911 Filistin doğumlu ünlü arkeolog Prof. Dr. Ekrem Akurgal, 2000 yılında tanınmış Alman dili ve edebiyatı uzmanı Türkolog Prof. Dr. Şara Sayın ile 2019 yılında Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli yazar ve aktivist Doğan Akhanlı layık görülmüştü.</p>
<h2>Li Yuan ve David Van Reybrouck'un ödül gerekçesi</h2>
<p>Ödülün bu yılki sahiplerinden Li Yuan'ın ise Berlin'deki öğreniminden bu yana, yabancı dil olarak Almanca'nın ülkesinde öğretiminin profesyonelleşmesine katkıda bulunduğu ifade edildi. Bir profesör olarak Li'nin Çin'deki birçok öğretmene ve öğretmen adayına ve bilim insanına ilham kaynağı olduğuna da dikkat çekildi.</p>
<p>Enstitü Başkanı Joost, Belçikalı yazar ve tarihçi David Van Reybrouck'un da başlattığı "G1000" gibi sivil toplum inisiyatifleriyle demokrasiyi sadece bir temsil biçimi olarak değil, canlı ve halkın katılımıyla yaşanan bir pratik gerçeklik olarak yeniden gözler önüne serdiğini söyledi.</p>
<p>Joost, Van Reybrouck'un en tanınmış eseri olan "Bir tarih: Kongo" kitabında Kongo'nun sömürge döneminden günümüze kadar olan tarihini açıkça gözler önüne serdiğini ve ve Belçikalıların kendi sömürgecilik suçlarına yaklaşımlarını eleştirel bakışla ele alışına dikkat çekti. </p>
<h2>Goethe Madalyası'nın önemi ve takdim töreni</h2>
<p>Ünlü Alman yazar Johann Wolfgang von Goethe'nin anısına verilen Goethe Madalyası, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin resmi onur nişanı ve uluslararası kültür politikasının en önemli ödülü olarak niteleniyor. Bu yıl 70'inci kez takdim edilecek ödülle sahiplerinin ülkelerinde Alman dilinin ve kültür ile sanatın teşvikine yönelik hizmetleri onore ediliyor. Takdim töreni yıl Johann Wolfgang von Goethe'nin (1749-1832) doğum günü olan 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleniyor.</p>
<p>Goethe Enstitüsü, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin dünya çapında faaliyet gösteren kültür enstitüsü konumunda ve Türkiye dahil 98 ülkede bulunan 151 enstitüsüyle Alman dilinin öğrenilmesini teşvik ederken uluslararası kültürel iş birliğini de destekliyor.</p>
<p>KNA / ETO,HS</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72451276&x4=57556474&x5=Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-dan-osman-kavala-ya-goethe-madalyas%C4%B1%2Fa-72451276&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250506&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Türkiye'den Osman Kavala da ödüle layık görülenler arasında.
Özellikle 50 yaş üzeri kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olanların zonaya yakalanma riski yüksek. Aşı ile zona riski azaltılabiliyor. Canlı zona aşısı ise aynı zamanda kadınlarda demans ihtimalini de azaltıyor.<br /><p>Bilim insanları, uzun zamandır zona hastalığı ile demans arasında bir bağlantı olduğu üzerinde duruyordu. İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırma da bu konuda önemli kanıtlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.</p>
<p>Almanya'daki Braunschweig Teknik Üniversitesi'nin Yaşam Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Martin Korte, "İngiltere''de yapılan araştırma, şimdiye kadar bir viral enfeksiyon ile yüksek demans riski arasındaki bağlantıyı ortaya çıkaran en iyi çalışma. Zona aşısının sadece zorlu bir virüs hastalığına karşı korumadığını aynı zamanda demansa yakalanma riskini de azalttığını ikna edici kanıtlarla gözler önüne serdi" dedi.</p>
<p>Bilim dergisi Nature'da sonuçları yayınlanan araştırmaya göre, denekler arasında 80 yaş ve üzerinde demans görülmemesinin sebebi yüksek ihtimalle Varizella Zoster virüsüne, yani zonaya karşı yapılan aşı.</p>
<p>Wales'teki araştırmacılar, aşılı ve aşısız olmak üzere iki ayrı grubu yedi yıl boyunca yakından takip etti.</p>
<p>Elde edilen sonuçlara göre aşı olan kadınlarda demansa yakalanma yüzde 20 daha az görüldü. Erkeklerde ise aşının bu olumlu etkisi tam olarak saptanamadı. Yalnız araştırma artık kullanılmayan canlı aşı türü Zostavax için geçerli. Canlı aşı, az miktarda zayıflatılmış ancak canlı ve tekrarlanabilir patojenler içeren aşı türüdür.</p>
<p>ABD'de daha önce yapılan bir araştırma, Zostavax'in zonaya karşı etkisinin zayıf olduğu sonucunu ortaya koymuştu. Bu nedenle son yıllarda çoğunlukla "Herpes Zoster" adlı inaktif bir aşı (ölü aşı) kullanılıyor. Piyasada bilinen adıyla da Shingrix.</p>
<h2>Varizella Zoster virüsü nedir?</h2>
<p>Varizella Zoster virüsü, demans gelişimiyle ilişkili olduğu söylenen herpes virüsleri grubuna aittir. Bu virüs insanlarda suçiçeğine yol açar. Özellikle çocuklarda görülen, oldukça da bulaşıcı olan bu viral enfeksiyon, ateş ve kaşıntılı deri döküntüsüne neden olur.</p>
<p>Suçiçeği enfeksiyonu atlatan kişilerde virüsler, daha sonra omuriliğin sinir hücrelerinde aktif olmayan bir durumda kalmayı sürdürür. Ancak ileriki yıllarda bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrar aktif hale gelip çoğalabilirler. Bu durumda da zona hastalığına neden olurlar.</p>
<h2>Zona kendini nasıl gösterir?</h2>
<p>Zonanın (Herpes Zoster) belirtileri yorgunluk ve ateştir. Daha sonra belirli bir bölgede yanma ve şiddetli ağrı ile sinir iltihabı meydana gelir.</p>
<p>Zona vücudun her yerinde görülebilir, ancak çoğunlukla göğüs bölgesi ve sırtta ortaya çıkar. Ayrıca boğaz, kollar, bacaklar, yüz bölgesi, gözler ve kullaklarda da kendini gösterebilir. Çoğunlukla omirilik kısmından başlayarak vücuda yarım daire şeklinde yayılır. Deri döküntüsünden içi su toplamış kabarcıklar oluşur, ondan yaklaşık beş gün sonrasında da kaybolur.</p>
<h2>Zona aşısı kadınlarda neden farklı etki gösteriyor?</h2>
<p>İngiltere'de yapılan son araştırma her ne kadar zona aşısının demansın ilerlemesine veya ortaya çıkmasına karşı koruma sağladığını kanıtlasa da bu koruyucu mekanizmanın nasıl işlediğine dair daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.</p>
<p>Nörobiyolog Korte'ye göre, zona aşısının demans riski üzerindeki etkisinin kadınlar ve erkekler arasında neden bu kadar farklılık gösterdiğini de açıklığa kavuşturmak gerekli:</p>
<p>"Kadınlarda demans daha sık görülüyor ve kadınlar otoimmun mekanizmalara daha güçlü tepki veriyorlar. Tüm otoimmun hastalıkların üçte ikisi kadınlarda görülüyor. Dolayısıyla bu son çalışma belki de işleyen mekanizmaya dair bir ipucu veriyor: Nöroinflamatuar otoimmun tetiklemeli süreçler aşı ile azaltılıyor olabilir, bu da özellikle kadınları daha iyi koruyor olabilir."</p>
<p>Nöroinflamasyon, normalde vücudu koruyan bağışıklık sisteminin bakteri veya virüs gibi yabancı maddelerle savaşmak yerine kendi beyin veya dokusuna saldırması nedeniyle beynin iltihaplanması anlamına geliyor.</p>
<h2>Zona aşısını kimler olmalı?</h2>
<p>Yaklaşık her on kişiden üçü hayatlarının bir döneminde zona hastalığına yakalanıyor. Hastalık prensip olarak her yaşta ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla 50 yaşın üzerindekilerde veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde görülüyor. Yaş ilerledikçe de risk artmaya devam ediyor. Ayrıca zona hastalığına kadınlarda erkeklere göre daha sık ve daha erken rastlanıyor.</p>
<p>Şimdiye kadar zona aşıları örneğin Almanya'da 60 yaşından itibaren, risk grubunda olanlara ise 50 yaşından itibaren tavsiye ediliyordu.</p>
<p>Aşı, iki kez yapılarak koruma sağlanıyor ve ve aşı üst koldaki kaslara enjekte edilmek suretiyle yapılıyor. Aşının koruma oluşturabilmesi için iki aşılama arasında da en az iki, en fazla da altı ay süre geçmesi gerekli. Aşının maliyeti de 500 eurodan fazla.</p>
<p>Alman Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Peter Berlit, sonuçları yeni açıklanan araştırmanın ışığında Almanya'daki aşı tavsiyelerinin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor ve "Aşının demansı önleme veya geciktirme üzerindeki etkisi o kadar büyük ki bu durum zona hastalığına karşı korumanın ötesinde bu aşının yapılması yönünde bir argüman oluşturuyor. En azından kadınlar için 50 yaşından itibaren aşının genel olarak tavsiye edilip edilmeyeceği tartışılmalıdır" diyor.</p>
<p>Helmholtz Enfeksiyon Araştırma Merkezi'nde Nöroinflamasyon ve Nörodejenerasyon çalışma grubuna başkanlık da eden uzman Korte, Berlit'ten bir adım daha ileri gidiyor ve "Benim tavsiyem aşının kapsamının daha da genişletilmesi olur. Zona hastalığı söz konusu olduğunda bütün yaş grupları aşıdan fayda görebilir. Zira şiddetli bir zonadan daha acı verici çok az şey var. Aşı ne kadar erken yapılırsa, demans riskinin o kadar erken azaltılabileceği de varsayılabilir" diyor.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72130459&x4=10201&x5=Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fzona-a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1-kad%C4%B1nlar%C4%B1-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-da-koruyor%2Fa-72130459&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Zona hastalığına karşı yapılan aşının kadınlarda demans riskini de azalttığı ortaya çıktı. Nasıl mı?
İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Short title
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Teaser
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.<br /><p>Alzheimer, özellikle ileri yaştaki insanları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Almanya'da yaklaşık iki milyon kişi bu hastalıktan muzdaripken, her yıl 400 binden fazla yeni vaka ekleniyor. Uzmanlar, hastalıktan korunmak için sağlıklı bir yaşam tarzı ve zihinsel aktivitelerin önemine dikkat çekiyor. Yapılan bir araştırma, özellikle taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer'dan ölüm oranlarının diğer mesleklere göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. </p>
<h2>9 milyon ölüm incelendi </h2>
<p>ABD merkezli tıp dergisi <em>BMJ</em>'de yayımlanan araştırma kapsamında, 2020-2022 yılları arasında yaklaşık dokuz milyon yetişkin ölümü mercek altına alındı. ABD'de yapılan çalışmada, 440'tan fazla meslek grubu değerlendirildi. Bulgulara göre, taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer nedeniyle ölüm oranları diğer meslek gruplarına göre belirgin şekilde daha düşük.</p>
<p>Araştırmacılar, bu durumun beyindeki Hippokampus adlı bölgeyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Hippokampus, beyinde mekânsal ve yön bulma gibi bilişsel işlemleri yöneten bir bölge. Örneğin, Londra'daki taksi şoförlerinin Hippokampuslarının genel nüfusa göre daha büyük olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Aynı zamanda Alzheimer'ın gelişiminde kritik rol oynayan bu bölge, sık kullanıldığında güçlenebiliyor. Bu da, mesleklerin Alzheimer'dan ölüm oranı üzerindeki etkisiyle ilgili yeni ipuçları sunuyor. </p>
<h2>Sonuçlar kesin değil </h2>
<p>Bununla birlikte, araştırmacılar sonuçların kesin olmadığını belirtiyor. Alzheimer’a yatkın bireylerin genellikle bu tür zorlu mesleklere yönelmemesi veya meslekte uzun süre kalmaması da bir diğer olası açıklama olarak öne çıkıyor. Çalışmanın yazarları, mekânsal bilişsel becerilerin Alzheimer’dan korunmaya etkisini kesinleştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. </p>
<p>"Bu sonuçları kesin bir bulgu olarak değil, bir hipotez olarak değerlendirmek gerekiyor" diyen araştırmacılar, Alzheimer ile meslek arasındaki ilişkinin daha detaylı incelenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>DW/TY,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=71097887&x4=10201&x5=Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&x6=1&x7=%2Ftr%2Fara%C5%9Ft%C4%B1rma-alzheimer-riski-en-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk-meslek-taksicilik%2Fa-71097887&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20241218&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Bir araştırmaya göre taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.
ABD'de koli basili paniği: Hasta sayısı 75'e yükseldi
Short title
ABD'de McDonald's kaynaklı koli basili paniği
Teaser
Amerikan hamburger restoranları zinciri McDonald's'ta yemek yedikten sonra koli basili görülen hasta sayısı 75'e yükseldi. Pek çok fast food zinciri taze dilimlenmiş soğanı menüden çıkardı.<br /><p>Ünlü Amerikan fast food zinciri McDonald's'ta yemek yedikten sonra koli basili bakterisi ortaya çıkan hasta sayısındaki artış ülkede paniğe neden oluyor. Sorumlu Amerikan makamların yaptığı açıklamaya göre, ülkede koli basili bakterisi nedeniyle hastalanan kişi sayısı 75'e yükseldi.</p>
<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nden (CDC) yapılan açıklamaya göre hastalanan 42 kişi McDonald's'ta hamburger yediğini dile getirdi. Bu kişilerinden 22'sinin hastanede tedavi altında olduğu belirtilirken CDC, iki hastada da bakterinin böbrek yetmezliğine yol açan enfeksiyona neden olduğunu, bunun da sonucunun ölümcül olabileceğini belirtti.</p>
<p>ABD makamları, 27 Eylül-10 Ekim tarihlerinde 13 eyalette insanlarda koli basili bakterisi kaynaklı enfeksiyon görülmesi üzerine inceleme başlattı. Söz konusu enfeksiyon ölüme sebebiyet verebiliyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yapılan ilk incelemeler sonucunda bakterinin dilimlenmiş taze soğan kullanılan ve Avrupa ülkelerinde "Hamburger Royale" adı altında satışa sunulan, Quarter Pounder Burger'den çıkmış olacağı ihtimali üzerinde duruyor. Öte yandan hamburger köftesinin de buna yol açmış olabileğinin ihtimal dışı olmadığı belirtildi.</p>
<h2>Hamburger zincirleri soğanı menüden çıkarıyor</h2>
<p>Fast food zinciri McDonald's, taze soğanlı menüleri kartlarından çıkarmaya başladı. McDonald's, tedarikçilerinden Taylor Foods'dan soğanlı burgerlerin tedariğini durdurdu.</p>
<p>FDA'nın verdiği bilgiye göre, 12 eyalette McDonald's şubeleri, Quarter Pounder ve dilimli taze soğanı kısmen veya tamamen menüden çıkardı. Cuma günü yaptığı açıklamada da McDonald's, tedarikçisi Taylor Foods'tan gelecekte soğan ürünleri alınmayacağını açıkladı.</p>
<p>McDonald's dışında başka fast food zincirleri de önceki günden itibaren kimi şubelerinde tedbir amaçlı taze dilimlenmiş soğanı menülerinden çıkarmaya başladı. Washington Post ile NBC kanalının haberlerine göre, bunlar arasında KFC, Pizza Hut ve Taco Bell'in ait olduğu "Yum! Brands" ile Burger King de bulunuyor.</p>
<p>Koli basili bakterileri belli koşullarda ağır hastalıklara ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Bakterinin yol açtığı tipik semptomlar ise midede kramp, kanlı ishal ve kusma oluyor.</p>
<p>McDonald's'ta ortaya çıkan ve hamburger yiyenlerde görüldüğü belirtilen bakteri şirketin borsadaki hisse senetlerinin değerinin de düşmesine neden oldu. Şirketin hisselerinin yüzde 6 değer kaybettiği açıklandı.</p>
<p>Reuters, dpa / ETO,ET</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::ABD%27de%20koli%20basili%20pani%C4%9Fi%3A%20Hasta%20say%C4%B1s%C4%B1%2075%27e%20y%C3%BCkseldi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=70608480&x4=10201&x5=ABD%27de%20koli%20basili%20pani%C4%9Fi%3A%20Hasta%20say%C4%B1s%C4%B1%2075%27e%20y%C3%BCkseldi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fabd-de-koli-basili-pani%C4%9Fi-hasta-say%C4%B1s%C4%B1-75-e-y%C3%BCkseldi%2Fa-70608480&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20241026&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
McDonald's'taki yemekten sonra koli basili görülen hasta sayısı 75'e yükseldi.Restoranlar taze soğanı menüden çıkarıyor.
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.<br /><p>Ünlü müzisyen Erkin Koray 82 yaşında hayatını kaybetti. </p>
<p>Türk Rock müziğinin efsanevi isminin uzun süredir yaşadığı Kanada’nın Toronto kentinde hastaneye kaldırıldığı bildirilmişti. </p>
<h2>Türkçe Rock müziğinin en özgün isimlerindendi</h2>
<p>1941 yılında İstanbul’da doğan Koray, annesinin piyano öğretmeni olması nedeniyle müzikle iç içe büyüdü. Lise yıllarında kurduğu amatör grupla gitar çalmaya başlayan müzisyen,1960'lı yıllarda ilk 45'likleriyle adını duyurmaya başladı. 1970’lere gelindiğindeyse kendine has stili, şarkı sözleri ve müziğiyle Türk rock tarihinin en özgün isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştı. </p>
<p>Sanatçı; Anadolu rock, psychedelic rock ve progresif rocktan esintiler taşıyan özgün eserlere imza attı. Erkin'in "Şaşkın", ''Fesuphanallah'', "Arap Saçı", "Yalnızlar Rıhtımı", gibi pek çok eseri başka müzisyenler tarafından yeniden yorumlandı.</p>
<p><em>DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?</em></p>
<p>DW/SÖ,BÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=66464922&x4=57556474&x5=Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Ferkin-koray-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-66464922&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230807&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'ne bu yıl yazar Salman Rüşdi layık görüldü. Rüşdi, ödülünü Ekim ayında Frankfurt'ta düzenlenecek törenle alacak.<br /><p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.</p>
<p>Yazara ödülü 22 Ekim'de Almanya'nın Frankfurt kentindeki St. Paul Kilisesi'nde düzenlenecek törenle takdim edilecek. İngiltere ve ABD vatandaşlığı bulunan 76 yaşındaki Rüşdi, 25 bin euro da para ödülü alacak.</p>
<p>Alman Yayıncılar Birliği, geçen yıl ABD'deki bir suikast girişiminde ağır yaralanan Hindistan doğumlu Rüşdi'nin 1950 yılından beri verilen bu ödüle, edebi çalışmalarının yanı sıra sürekli tehdit altında olmasına karşın sergilediği "azim" ve "hayata yönelik olumlu tutum" nedeniyle layık görüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Jüri, "Çalışmaları, baskıcı rejimlerin toplumları tamamen yok etmek için kullandığı gücü kayda geçirirken aynı zamanda bireylerin sergilediği yıkılmaz direniş ruhuna da övgü niteliği taşıyor" ifadesini kullandı.</p>
<p>"Şeytan Ayetleri" adlı romanı sonrası 1989 yılında İran lideri Humeyni'nin hakkında yayımladığı ölüm fetvası nedeniyle uzun yıllardır tehdit altında yaşayan Rüşdi, geçen yıl New York'ta bıçaklı saldırıya uğramıştı.</p>
<p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü, 1997 yılında Türk yazar Yaşar Kemal'e verilmişti.</p>
<p>DW,dpa,AP/CÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65959844&x4=57556474&x5=Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&x6=0&x7=%2Ftr%2Fsalman-r%C3%BC%C5%9Fdi-ye-almanya-dan-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%2Fa-65959844&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230619&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi. Sansürlenmesi istenen kitapların önemli bir kısmı okullarda ders olarak işleniyor.<br /><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) geçen yıl sansür uygulanması talep edilen kitap sayısında rekor düzeyde artış görüldü.</p>
<p>ABD Kütüphaneler Birliği tarafından yapılan açıklamaya göre 2022 yılında bin 269 resmi müracaatta bulunularak toplam 2 bin 571 kitap için sansür uygulanması talep edildi.</p>
<p>Açıklamanın devamında 2021'de 729 kitap hakkında sansür istendiği belirtilerek, geçen yıl bu sayıda gözle görülür bir artış olduğuna vurgu yapıldı. ABD'de sansür talep edilen kitap sayısı 20 yıldır kayıt altına alınıyor.</p>
<p>Geçen yıl sansürlenmesi istenen kitapların ağırlıklı olarak LGBTQ ve azınlık konularını işledikleri ifade edilirken, yüzde 86'sının çocuk ve gençlik edebiyatı üzerine olduğu, yüzde 58'inin ise okullarda ders olarak işlendiği ya da okul kitaplıklarında bulunduğu ifade edildi.</p>
<p>dpa/TY,BK</p>
<p><em>DW Türkçe'ye sansürsüz nasıl ulaşabilirim?</em></p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65101626&x4=57556474&x5=ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&x6=0&x7=%2Ftr%2Fabd-de-sans%C3%BCr-talebinde-rekor%2Fa-65101626&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230324&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi.