Almanya'da tren istasyonlarında alkol yasağı başladı
Short title
Almanya'da tren istasyonlarında alkol yasağı başladı
Teaser
Almanya genelinde bugünden itibaren tren istasyonlarında alkol tüketimi yasaklandı. Karar, "düzen ve güvenlik" hedefiyle alındı.<br /><p>Almanya'da tren istasyonlarında alkol tüketimini yasaklayan düzenleme bugünden itibaren yürürlüğe girdi. Alman demiryolları Deutsche Bahn'a (DB) ait yaklaşık 5 bin 700 istasyonda artık bira, şarap ve diğer alkollü içeceklerin tüketilmesine izin verilmeyecek.</p>
<p>Daha önce yalnızca bazı büyük istasyonlarda uygulanan yasak, artık ülke genelindeki tüm tren istasyonlarını kapsıyor. Yasak, istasyon binaları ve peronlar dahil olmak üzere DB'nin sorumluluğundaki alanlarda geçerli olacak.<br />
Bununla birlikte yolcuların yanlarında alkol bulundurmalarına izin verilmeye devam edecek. Ayrıca tren istasyonlarındaki restoran, kafe ve benzeri işletmelerde alkol satışı ve tüketimi sürecek.</p>
<h2>Amaç daha güvenli ve temiz istasyonlar</h2>
<p>DB Sözcüsü Anja Bröker, istasyonların toplu ulaşımın "vitrini" olduğunu belirterek yasağın istasyonları daha güvenli ve daha temiz hale getirmeyi amaçladığını söyledi. Bröker'e göre düzenlemenin hedefi yolcular ve çalışanlar için istasyonlardaki ortamı daha konforlu hale getirmek.</p>
<p>DB yönetimi, kararı Temmuz ayında Baden-Württemberg eyaletinde yaşanan bir olayın ardından duyurmuştu. Bir bilet kontrolü sırasında saldırıya uğrayan 26 yaşındaki bir güvenlik görevlisi hareket halindeki trenden düşerek ağır yaralanmıştı. Savcılık, saldırıyla suçlanan 36 yaşındaki yolcunun alkollü olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>DB Yönetim Kurulu, olayın ardından "İstasyonlarımızda alkol tüketimine son vereceğiz" açıklamasını yapmıştı.</p>
<h2>Kurala uymayanlar istasyondan çıkarılabilecek</h2>
<p>Yasak, DB'nin işletme ve kullanım kuralları kapsamında uygulanacak. Güvenlik görevlileri alkol tüketen kişileri uyaracak. Kurala uymayanlar istasyondan çıkarılabilecek, bazı durumlarda ise istasyona giriş yasağı uygulanabilecek.<br />
Yetkililer uygulamanın "ölçülü ve sağduyulu" şekilde yürütüleceğini vurguluyor.</p>
<h2>Evsizlere ayrımcılık uyarısı</h2>
<p>İstasyon Yardım Hizmetleri yetkilileri yasağın uygulanmasında ayrımcılıktan kaçınılması gerektiğini belirtiyor. </p>
<p>Kuralların futbol taraftarları, kutlama yapan gruplar, evsizler ve diğer tüm kişiler için eşit şekilde uygulanması çağrısı yapılıyor.</p>
<p>Ayrıca yasağın, sorunları istasyon çevresine taşıma riski bulunduğuna da dikkat çekiliyor.</p>
<h2>Alkol yasağı uygulaması nasıl denetlenecek?</h2>
<p>Yasağın ülke çapında ne ölçüde denetlenebileceği tartışma konusu. DB ve Federal Polis'in personel kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle her istasyonda sürekli kontrol yapılması beklenmiyor.</p>
<p>Buna rağmen DB, yasağın caydırıcı etki yaratacağını ve görünür şekilde uygulanmasının yeterli olabileceğini savunuyor.</p>
<h2>Büyük istasyonlarda sonuçlar olumlu</h2>
<p>Köln, Berlin, Hamburg, Münih, Heidelberg ve Kiel gibi yaklaşık 40 büyük istasyonda alkol yasağı zaten uzun süredir uygulanıyordu.</p>
<p>DB'ye göre bu istasyonlarda çatışmaların ve çöp miktarının azaldığı, yolcular ile çalışanların kendilerini daha güvende hissettikleri gözlendi.</p>
<h2>Trenlerde alkol yasağı yok</h2>
<p>Yeni düzenleme trenleri kapsamıyor. Yolcular uzun mesafeli trenlerde ve çoğu hatta yanlarında getirdikleri alkollü içecekleri tüketmeye devam edebilecek.<br />
DB, bunun ancak diğer yolcuları rahatsız etmeyecek ve güvenliği tehlikeye atmayacak şekilde yapılabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Bununla birlikte Hamburg, Köln, Münih ve Nürnberg gibi bazı bölgelerde bölgesel trenlerde alkol tüketimine yönelik ek kısıtlamalar halihazırda uygulanıyor.</p>
<p>DW/ET,MUK,HS,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20tren%20istasyonlar%C4%B1nda%20alkol%20yasa%C4%9F%C4%B1%20ba%C5%9Flad%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=78045669&x4=10201&x5=Almanya%27da%20tren%20istasyonlar%C4%B1nda%20alkol%20yasa%C4%9F%C4%B1%20ba%C5%9Flad%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-tren-istasyonlar%C4%B1nda-alkol-yasa%C4%9F%C4%B1-ba%C5%9Flad%C4%B1%2Fa-78045669&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261015&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'daki tüm tren istasyonu ve garlarda alkol tüketimi bugünden itibaren yasaklandı:
Almanya Cumhurbaşkanı Birlik Günü'nde uyardı: Umut ve iyimserlik dünyasında yaşamıyoruz
Short title
Alman Birliği günü: Cumhurbaşkanı Steinmeier'den uyarı
Teaser
İki Almanya'nın birleştiği 3 Ekim 1990'ın 36'ıncı yıl dönümünde konuşan Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ülkede iç birliğin tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.<br /><p>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, özgürlükçü demokratik düzenin ciddi biçimde tehdit altında olduğunu söyledi.</p>
<p>3 Ekim Alman Birliği Günü sebebiyle Bremen kentindeki törende konuşan Steinmeier, "Aşırılıkçı güçlerin tahammül edilemez siyasi demagojisi, yıkıma duyulan heves, insanları aşağılama ve tehdit etme yalnızca özgürlüğü ve demokrasiyi tehlikeye atmıyor; iç birliğimizi de tehdit ediyor" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Steinmeier, Almanya'da demokrasinin derin bir güven krizine girdiğini belirterek "Alman Birliği'nden yaklaşık 40 yıl sonra, tarihin belki de eşi görülmemiş yeniden yapılanma ve yenilenme çabalarının ardından vatandaşların büyük bir bölümü, Federal Cumhuriyet'in siyasi düzenine duyduğu güvensizliği dile getiriyor. Bunun demokrasinin kendisine karşı bir başkaldırı olduğunu söylemek istemiyorum. Ama dürüst olmak gerekirse, böyle olup olmadığını bilmiyorum" dedi.</p>
<h2>"Her dört kişiden biri uzaklaşıyor"</h2>
<p>Yapılan son eyalet seçimlerinde, siyasi yelpazenin iki ucundaki kutupları güçlendiren sonuçlara da değinen Steinmeier, "Her oy önemli, her oy ciddiye alınmalı. Tam da bu nedenle, her dört kişiden birinin ve daha fazlasının oy tercihiyle cumhuriyetimizin temellerinden uzaklaştığı gerçeğini görmezden gelemeyiz" ifadesini kullandı.</p>
<p>Steinmeier bu açıklaması ile, kısmen aşırı sağcı olarak nitelendirilen Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Eylül ayındaki üç eyalet seçiminde elde ettiği güçlü sonuçlara atıfta bulundu.</p>
<p>Cumhurbaşkanı konuşmasında, parti ismi vermeden aşırılıkçılara oy veren seçmenleri şu sözlerle eleştirdi: "Aşırılara yönelen seçmenler kendi haklarını yüksek sesle savunurken başkalarının haklarını tehlikeye atmaya hazır olduklarını gösteriyor."</p>
<p>Siyasi karar alıcılara "öz eleştiri" çağrısı yapan Frank-Walter Steinmeier, "Son 35 yılda federal ve eyalet hükümetlerinin neleri ihmal ettiğini, bu kadar çok insanın neden yüz çevirdiğini ve aşırılıkçıların neden bu denli yankı bulduğunu acımasızca sorgulamalıyız" dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı, bir yandan öz eleştiriye zemin hazırlayan gerekçelerin varlığını kabul ederken diğer yandan "Federal Cumhuriyet'i, yeniden birleşmiş demokratik devletimizi körü körüne karalamak, aşırılıkçılığın propaganda yalanından başka bir şey değildir" ifadesini kullandı.</p>
<h2>"Ekonomik kırılmanın mağdurları"</h2>
<p>İki Almanya'nın birleşmesinin ardından yaşanan "derin ekonomik kırılmaların" ihmal edilen mağdurlar yarattığını vurgulayan Steinmeier, "Sendeleyenlere onurlu bir yaşam sağlamak için siyasi müdahalede bulunmak zorunluydu ve olmaya devam ediyor" dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Steinmeier, bunun yanı sıra üst düzey yönetim pozisyonlarında "Doğu Alman yaşam deneyimlerinin yeterince temsil edilmemesinin" de "övünülecek bir durum olmadığını" belirtti.</p>
<p>1990'daki birleşmeyle oluşan umutların büyük ölçüde hayal kırıklığına dönüştüğünü kabul eden Steinmeier, "Şu cümleyi biraz üzüntü ve kederle kuruyorum: Şu an, geldiğimiz o umut ve iyimserlik dünyasında yaşamıyoruz" dedi.</p>
<p>"Pek çoğumuz, yalnızca ülkenin doğusundakiler değil, hayal kırıklığına uğramış durumda. Hem ülkemizdeki hem de dünyadaki siyasi gerçeklik bize sert ve acı yüzünü gösterdi" ifadelerini kullanan Frank-Walter Steinmeier, tüm eleştirilere karşın, Almanya'nın "iyi bir ülke" olduğu gerçeğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>"Pek çok alanda gerçekten inanılmaz şeyler başardık" diyen Cumhurbaşkanı, Alman devletinin "yaşam koşullarını eşitleyebilmek için, Alman tarihinin hiçbir döneminde görülmemiş kaynakları seferber ettiğini" dile getirdi.</p>
<p>9 Kasım 1989'da, 28 yıl ayakta kalan Berlin Duvarı'nın yıkılmasından 11 ay sonra Federal Almanya Cumhuriyeti ile sosyalist Demokratik Almanya Cumhuriyeti resmen birleşmişti.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%20Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Birlik%20G%C3%BCn%C3%BC%27nde%20uyard%C4%B1%3A%20Umut%20ve%20iyimserlik%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20ya%C5%9Fam%C4%B1yoruz&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79532052&x4=10201&x5=Almanya%20Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Birlik%20G%C3%BCn%C3%BC%27nde%20uyard%C4%B1%3A%20Umut%20ve%20iyimserlik%20d%C3%BCnyas%C4%B1nda%20ya%C5%9Fam%C4%B1yoruz&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-birlik-g%C3%BCn%C3%BC-nde-uyard%C4%B1-umut-ve-iyimserlik-d%C3%BCnyas%C4%B1nda-ya%C5%9Fam%C4%B1yoruz%2Fa-79532052&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261003&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, iç birliğin tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.
Yeşiller'den G7 rezerv kararına sert tepki: Siyasi aptallık
Short title
Yeşiller'den G7 rezerv kararına tepki: Siyasi aptallık
Teaser
G7 ülkelerinin ulusal petrol ve mazot rezervlerini serbest bırakma kararına, Almanya'da Yeşiller partisi sert tepki gösterdi. Parti, kararın ABD'deki seçimler öncesinde Trump'ın işine yarayacağı görüşünde.<br /><p>Almanya'da federal parlamento çatısı altındaki muhalefet partilerinden Yeşiller, G7 ülkelerinin ulusal rezervlerden petrol ve mazotu serbest bırakma kararını sert bir dille eleştirdi.</p>
<p>Yeşiller'in enerji politikası sözcüsü Michael Kellner, Cumartesi günü Berlin'de AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Bu karar bir hata. Daha da kötüsü, siyasi bir aptallık. Rezervler gerçek acil durumlar için var; seçim kampanyasında tutunmaya çalışan bir Amerikan Başkanı için değil" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yeşiller milletvekili bu sözleriyle, G7 ülkelerinin bu kararı ABD'nin baskısı ile almış olmasına dikkat çekti.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Avrupalı ortaklarını mazot rezervlerini serbest bırakmaya zorlamış; aksi hâlde ABD'nin bu ürünün ihracatını durdurabileceğini ima etmişti.</p>
<p>Böylesi bir adım, motorin ithalatının yaklaşık yarısını ABD'den karşılyan başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere pek çok ülkeyi derinden etkileyebilirdi.</p>
<h2>Trump'tan tutarsız açıklamalar</h2>
<p>Anlaşmanın ardından ise Trump, mazot ihracatı yasağı ile ilgili olarak böyle bir adımın "hiçbir zaman gerçekten masada olmadığını" dile getirdi. Oysa Trump, 22 Eylül'de bu olasılığı açıkça savunmuş; geçen Perşembe de ülkesinin konuyu değerlendirmeye devam edeceğini ifade etmişti.</p>
<p>ABD hükümeti, rezervlerin serbest bırakılmasıyla Kongre seçimlerine yaklaşık bir ay kala yakıt fiyatları üzerinde fren etkisi yaratmayı umuyor. Yüksek fiyatlar, ABD'de pek çok vatandaşın günlük hayatında en ciddi şikâyet konularından biri.</p>
<p>Almanya'nın enerji politikasında köklü bir dönüşüme gidilmesi gerektiğini vurgulayan Yeşiller milletvekili Michael Kellner, "Federal hükümet artık petrol bağımlılığından çıkmalı; elektrikli ulaşım, temiz ısınma ve yerli enerji kaynaklarıyla bunu başarabilir. İhtiyaç duymadığımız her varil, bizi şantaja daha az açık hâle getirir" dedi.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ye%C5%9Filler%27den%20G7%20rezerv%20karar%C4%B1na%20sert%20tepki%3A%20Siyasi%20aptall%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79528862&x4=10201&x5=Ye%C5%9Filler%27den%20G7%20rezerv%20karar%C4%B1na%20sert%20tepki%3A%20Siyasi%20aptall%C4%B1k&x6=1&x7=%2Ftr%2Fye%C5%9Filler-den-g7-rezerv-karar%C4%B1na-sert-tepki-siyasi-aptall%C4%B1k%2Fa-79528862&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261003&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
G7 ülkelerinin ulusal petrol ve mazot rezervlerini serbest bırakma kararına Alman Yeşiller sert tepki gösterdi.
İsrail uçuşu: FlyDubai pilotu "aşırı görüşleri" nedeniyle Umman'da yasaklıymış
Short title
İsrail uçuşu: FlyDubai pilotu Umman'da yasaklıymış
Teaser
Dubai-Tel Aviv seferi sırasında kaptan pilota saldırdığı belirtilen yardımcı pilotun, Umman vatandaşı Hamam el-Hammami olduğu ve ülkesinde "aşırı görüşleri" nedeniyle görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.<br /><p>FlyDubai Havayolları'nın Dubai-Tel Aviv seferi sırasında, kaptan pilot Smit Machchhar'a saldırarak uçağı düşürmeye çalıştığı iddia edilen yardımcı pilotun, 29 yaşındaki Umman vatandaşı Hamam el-Hammami olduğu bildirildi.</p>
<p>Birçok medya kuruluşunun güvenlik çevrelerine dayandırdığı haberine göre, söz konusu şahsa FlyDubai'de çalışmaya başlamadan önce, radikal ideolojik görüşleri nedeniyle Umman'da uçuş yasağı getirilmiş ve Oman Air'deki görevinden uzaklaştırılmış.</p>
<p>Annesi Suriyeli olan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) doğan el-Hammami aynı zamanda Umman vatandaşıydı.</p>
<p>Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya televizyonunun haberine göre, Ummanlı yetkililerin "aşırılıkçı görüşler beslediğini" tespit ettiği El-Hammami, bir dönem Suriye'de bulundu. Yetkililer, yardımcı pilotun bu dönemde radikal grupların etkisine girmiş olabileceğini belirtiyor.</p>
<p>Amerikan televizyonu ABC News ise üst düzey istihbarat ve güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberinde, şüphelinin pilotluk eğitim sürecinde dahi radikal içerikli materyaller bulundurduğunu öne sürdü.</p>
<h2>Balta ile saldırmış</h2>
<p>Bir açıklama da soruşturmayı yürüten BAE'den <span>geldi. </span><span>Yardımcı pilotun saldırıyı kokpitte bulunan acil durum baltası ile gerçekleştirdiği ve </span><span>uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı belirtildi. BAE olayı "</span><span>terör saldırısı" olarak nitelendirdi.</span></p>
<p>Soruşturmacılar, BAE doğumlu pilotun "<span>tek başına hareket edip etmediğini veya herhangi bir aşırılık yanlısı grupla bağlantısı bulunup bulunmadığını" araştırıyor.</span></p>
<h2>Ne olmuştu?</h2>
<p>FlyDubai'ye ait FZ 1073 sefer sayılı uçak, İsrail hükümetinin aktardığına göre, Çarşamba günü bir terör saldırısından kıl payı kurtuldu. Dubai'den kalkan uçak Suudi Arabistan hava sahasında aniden sert bir irtifa kaybı yaşadı.</p>
<p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, yardımcı pilotun uçağı düşürmek amacıyla kaptana saldırdığını dile getirdi. Görgü tanıklarının ifadesine göre birkaç yolcu kokpite girerek yardımcı pilotu etkisiz hâle getirdi. İçinde 174 yolcu bulunan uçak, daha sonra, Suudi Arabistan'da Tabuk Havalimanı'na güvenli şekilde iniş yaptı.</p>
<p>Çoğu İsrailli olan yolcular, Suudi Arabistan'dan başka bir uçakla İsrail'e götürüldü.</p>
<p>AFP,AP,DW / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%20u%C3%A7u%C5%9Fu%3A%20FlyDubai%20pilotu%20%22a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fleri%22%20nedeniyle%20Umman%27da%20yasakl%C4%B1ym%C4%B1%C5%9F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79527598&x4=10201&x5=%C4%B0srail%20u%C3%A7u%C5%9Fu%3A%20FlyDubai%20pilotu%20%22a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fleri%22%20nedeniyle%20Umman%27da%20yasakl%C4%B1ym%C4%B1%C5%9F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-u%C3%A7u%C5%9Fu-flydubai-pilotu-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fleri-nedeniyle-umman-da-yasakl%C4%B1ym%C4%B1%C5%9F%2Fa-79527598&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261003&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Dubai-Tel Aviv seferi sırasında kaptan pilota saldırdığı belirtilen yardımcı pilotun kimliği açıklandı.
Manisa Soma'da maden göçüğü: 5 madenci hayatını kaybetti
Short title
Soma'da maden göçüğü: 5 madenci hayatını kaybetti
Teaser
Manisa'nın Soma ilçesinde bir madende meydana gelen göçükte 5 madenci hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturmada dokuz kişi gözaltına alındı.<br /><p>Manisa'nın Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat Madencilik işletmesinde meydana gelen göçükte hayatını kaybedenlerin sayısı beşe yükseldi. </p>
<p>Soma'da faaliyet gösteren bir maden işletmesinde Perşembe günü saat 14.00 sularında göçük meydana geldi. Yedi işçinin göçük altında kaldığı tespit edildi. Bölgeye arama kurtarma ekipleri gönderildi.</p>
<p>Manisa Valiliği akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, göçük altında kalan yedi madenciden ikisinin sağ olarak kurtarıldığını, bir madencinin hayatını kaybettiğini belirtti. Daha sonra ölü sayısının ikiye yükseldiğini duyuran Valilik, bu sabah yaptığı açıklamada göçük altında kalan üç işçinin daha cansız bedenine ulaşıldığını bildirdi. </p>
<p>Valilik, maden göçüğünde sürdürülen arama kurtarma çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. </p>
<p>AFAD tarafından bugün yapılan açıklamada, sağ olarak kurtarılan iki madenciden birinin tedavisinin hastanede devam ettiği, diğerinin ise hastanedeki tedavisi tamamlanarak taburcu edildiği belirtildi.</p>
<h2>Soruşturmada 9 şüpheli gözaltına alındı </h2>
<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hadiseyle ilgili olarak ivedi soruşturma başlatılmış; Cumhuriyet Başsavcımızın koordinesinde 3 Cumhuriyet savcımız görevlendirilmiştir" dedi. </p>
<p>Soruşturma kapsamında işletmenin genel müdürü Y.B.'nin de aralarında bulunduğu dokuz şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi. </p>
<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise meydana gelen göçük ile ilgili açıklamasında, olayın araştırılması amacıyla SGK tarafından başmüfettiş görevlendirildiğini bildirdi.</p>
<p>2014 yılında aynı bölgede meydana gelen maden kazasında 301 işçi hayatını kaybetmişti. Söz konusu facia, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, en çok can kaybı yaşanan maden kazası olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>ANKA,DHA / ET,ETO,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Manisa%20Soma%27da%20maden%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BC%C4%9F%C3%BC%3A%205%20madenci%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79506985&x4=10201&x5=Manisa%20Soma%27da%20maden%20g%C3%B6%C3%A7%C3%BC%C4%9F%C3%BC%3A%205%20madenci%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=1&x7=%2Ftr%2Fmanisa-soma-da-maden-g%C3%B6%C3%A7%C3%BC%C4%9F%C3%BC-5-madenci-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-79506985&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261002&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Manisa'nın Soma ilçesinde bir madende meydana gelen göçükte 5 işçi hayatını kaybetti.
Almanya'daki Vestfalya Barış Ödülü bu sene NATO'ya verildi. Törene protestolar eşlik etti
Short title
Vestfalya Barış Ödülü NATO'ya: Protestolar eşlik etti
Teaser
Uluslararası Vestfalya Barış Ödülü'ne bu yıl NATO layık görüldü. Ödül töreninde konuşan Almanya Başbakanı Merz, Rusya'ya uyarılarda bulunurken, tören dışında toplanan eylemciler ödülün NATO'ya verilmesini protesto etti.<br /><p>Uluslararası Vestfalya Barış Ödülü bu yıl NATO ittifakı ile gençlik ve sosyal hizmet çalışmaları yapan kilise girişimi socioMovens'e verildi.</p>
<p>Kuzeybatı Almanya'daki Vestfalya ve Lippe Ekonomi Derneği (WWL) tarafından her iki yılda bir verilen ödülün organizatörleri, NATO'nun, "hiç bitmeyen barış çalışmaları" nedeniyle bu ödüle layık görüldüğünü bildirdi. Açıklamada ayrıca, "NATO'nun küresel belirsizlik döneminde güvenilirlik sağlayan, ortaklığı teşvik eden ve istikrar aracılığıyla barışa zemin hazırlayan bir kurum olduğu" ifade edildi.</p>
<p>SocioMovens vakfı ise Orta ve Doğu Avrupa'daki gençlere yönelik projeleriyle Gençlik Ödülü'ne layık görüldü.</p>
<p>Almanya'nın önde gelen üniversite kentlerinden Münster'de düzenlenen ödül töreni, NATO'ya barış ödülü verilmesini protesto eden grupların eylemleri sebebiyle, yoğun güvenlik önlemleri altında yapıldı.</p>
<h2>Merz: Almanya sendelerse Avrupa sarsılır</h2>
<p>Ödül töreninde NATO için övgü konuşmasını Almanya Başbakanı Friedrich Merz yaptı. Konuşmasında Ukrayna'nın Rusya'ya karşı verdiği savunma savaşına desteğin azalmaması konusunda uyarılarda bulunan Merz, "Almanya sendeleyecek olursa Avrupa sarsılır. Avrupa sarsılırsa Ukrayna da sarsılır" dedi.</p>
<p>Ukrayna'nın düşmesi halinde, Rusya'nın Almanya ve NATO'ya saldırabileceğini öne süren Almanya Başbakanı, "Moskova'yı durdurmayı başaramazsak Rus savaş makinesi er ya da geç bize, NATO'nun kendisine yönelecektir. Bu tehlikeye gözlerimizi kapayamayız" ifadesini kullandı.</p>
<p>Merz ayrıca, Almanya'nın destek vermemesi halinde Ukrayna'daki savaşın Kiev'e "dayatılan bir barışla" sonuçlanacağını ve böyle bir durumda Batı'ya yönelik kitlesel göç dalgası ve Ukrayna devletinin istikrarsızlaşması tehlikesinin baş gösterebileceğini dile getirdi. </p>
<p>Ödül, 1648 yılında, Münster ve Osnabrück belediye binalarında imzalanan, 30 Yıl Savaşları'na son veren Vestfalya Barış Antlaşması'nı anmak amacıyla veriliyor. Söz konusu barış antlaşması, eşit egemen devletler arasındaki Avrupa barış düzeninin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Geçmiş yıllarda ödüle layık görülenler arasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (2024), Estonya, Letonya ve Litvanya'dan oluşan Baltık devletleri (2018), Ürdün Kralı II. Abdullah (2016) ve Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatı (2014) da yer alıyor.</p>
<p>dpa / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27daki%20Vestfalya%20Bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%96d%C3%BCl%C3%BC%20bu%20sene%20NATO%27ya%20verildi.%20T%C3%B6rene%20protestolar%20e%C5%9Flik%20etti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79507865&x4=10201&x5=Almanya%27daki%20Vestfalya%20Bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%96d%C3%BCl%C3%BC%20bu%20sene%20NATO%27ya%20verildi.%20T%C3%B6rene%20protestolar%20e%C5%9Flik%20etti&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-daki-vestfalya-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC-bu-sene-nato-ya-verildi-t%C3%B6rene-protestolar-e%C5%9Flik-etti%2Fa-79507865&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261001&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
1998 yılından bu yana verilen Uluslararası Vestfalya Barış Ödülü bu yıl NATO'ya verildi.
AB Geri Dönüş Tüzüğü onaylandı: Üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulacak
Short title
AB'den sınır dışı merkezlerine yeşil ışık
Teaser
AB İçişleri Bakanları göçü daha da sertleştiren tasarıyı onayladı. Yürürlüğe girmesi halinde, bir AB ülkesinde oturma iznine sahip olmayan yabancılar üçüncü ülkelerdeki merkezlere gönderilebilecek.<br /><p>Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerin içişleri bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezlerinin kurulmasına da olanak tanıyan, göç kurallarının sertleştirilmesini öngören tasarıyı onayladı.</p>
<p>AB Konseyi tarafından, perşembe günü Lüksemburg'da gerçekleştirilen içişleri bakanları toplantısının ardından yapılan açıklamada, yeni düzenleme ile "AB'de geçerli bir oturma iznine sahip olmayan" kişilerin "daha etkin" sınır dışı edilebileceği belirtildi.</p>
<p>Önümüzdeki haftalarda yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeyle AB'den daha fazla sınır dışı etme işleminin önü açılmak isteniyor. Düzenleme sayesinde, AB üyesi ülkelerin Birlik dışındaki üçüncü ülkelerde sınır dışı etme merkezleri kurmasına prensipte izin veriliyor. Buna göre, AB'de oturma izni başvurusu reddedilen ancak kendi ülkelerine geri de gönderilemeyen kişiler bu merkezlere yollanabilecek.</p>
<p>Almanya, aylardır Danimarka, Hollanda, Yunanistan ve Avusturya ile birlikte üçüncü ülkelerde sınır dışı etme merkezleri kurma çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt'e göre, yıl sonuna kadar AB dışındaki bir ülkede sınır dışı etme merkezi kurulmasına ilişkin bir anlaşmaya varılabilir.</p>
<p>Şu aşamada sınır dışı merkezleri kurulması planlanan çeşitli ülkelerle "ön görüşmelerin" yürütüldüğü bildiriliyor. Bu ülkelerin hangileri olduğu ise açıklanmadı. Bununla birlikte son dönemde olası ülkeler olarak Ruanda ve Uganda sıklıkla gündeme geliyor.</p>
<h2>AB'yi terk etmeyenlere ağır yaptırımlar</h2>
<p>Kabul edilen düzenleme ayrıca oturma izni bulunmamasına karşın AB'yi terk etmeyi reddedenlere yönelik daha ağır yaptırımlar da öngörüyor. Bu çerçevede gözaltı kararlarının daha kolay alınabilmesi ve giriş yasaklarının daha sistematik biçimde uygulanabilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Söz konusu düzenleme, Ortak Avrupa İltica Sistemi'nin (CEAS) sertleştirilmesi anlamına geliyor. "Göç ve Sığınma Paktı" adıyla bilinen CEAS reformu Haziran ayında yürürlüğe girmişti.</p>
<p>Bu reformun özünde de daha katı, Avrupa'ya giriş ve sığınma kuralları yer alıyor. Aynı zamanda İtalya ve Yunanistan gibi başlıca ülkelerin üzerindeki yükün de hafifletilmesi amaçlanmıştı.</p>
<p>AFP / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::AB%20Geri%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%20T%C3%BCz%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20onayland%C4%B1%3A%20%C3%9C%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC%20%C3%BClkelerde%20s%C4%B1n%C4%B1r%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20merkezleri%20kurulacak&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79505737&x4=10201&x5=AB%20Geri%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%20T%C3%BCz%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20onayland%C4%B1%3A%20%C3%9C%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC%20%C3%BClkelerde%20s%C4%B1n%C4%B1r%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20merkezleri%20kurulacak&x6=1&x7=%2Ftr%2Fab-geri-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9F-t%C3%BCz%C3%BC%C4%9F%C3%BC-onayland%C4%B1-%C3%BC%C3%A7%C3%BCnc%C3%BC-%C3%BClkelerde-s%C4%B1n%C4%B1r-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-merkezleri-kurulacak%2Fa-79505737&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261001&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
AB İçişleri Bakanları, üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurulmasını mümkün kılan tasarıyı onayladı.
İran Devrim Muhafızları ABD'nin Irak'tan çekilmesini "tarihi zafer" ilan etti
Short title
İran ABD'nin Irak'tan çekilmesini "tarihi zafer" ilan etti
Teaser
İran Devrim Muhafızları, ABD'nin, askerlerinin tamamını Irak'tan çekme kararını "zafer" olarak nitelendirdi. Irak Başbakanı Zeydi ise ülkesinde yeni bir dönemin başladığını ifade etti.<br /><p>İran Devrim Muhafızları, ABD'nin Irak'taki askerî varlığına son vermesini "tarihi bir zafer" olarak nitelendirdi. Devrim Muhafızları'nın Perşembe günü İran kamu medyasında yayımlanan açıklamasında, "Irak'ın gururlu halkını, İslami direnişin birleşik cephesini ve İslam dünyasının devrimci savaşçılarını bu tarihi zafer nedeniyle tebrik ediyoruz" ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Açıklamada ayrıca ABD'den "bölgeyi terk etmesi ve güvenliğin sağlanması sorumluluğunun ülkelere bırakılması" talep edildi.</p>
<p>Yirmi yıllık "işgalin", ABD'nin bölgedeki varlığının güvenlik getirmediğini gösterdiğini dile getiren İran Devrim Muhafızları, "Aksine bu varlık, Batı Asya'daki güvensizliğin, terörizmin ve istikrarsızlığın asıl nedeniydi" denildi.</p>
<h2>Irak Başbakanı: Yeni bir dönemin başlangıcı</h2>
<p>Irak Başbakanı Ali Zeydi ise ABD liderliğindeki uluslararası askerî koalisyonun Irak'tan tamamen çekilmesini, ülke için "yeni bir dönemin başlangıcı" olarak nitelendirdi.</p>
<p>Irak'ın resmi haber ajansı INA'nın aktardığına göre, uluslararası koalisyonun Irak'taki misyonunu tamamladığını ve kara, hava, deniz yoluyla tüm kuvvetlerini ülkeden çektiğini belirten Zeydi, bu gelişmeyle birlikte Irak'ın tam bağımsızlığına kavuştuğunu vurguladı.</p>
<h2>Silah sorununa yönelik yol haritası başlıyor</h2>
<p>Ali Zeydi, 1 Ekim'in aynı zamanda "devlet kontrolü dışındaki silahlara son vermeye yönelik bir yol haritasının" da başlangıç tarihi olduğunu ifade etti. Belirli takvimler içeren bu planın en geç 30 Haziran 2027'ye kadar hayata geçirilmesi öngörülüyor.</p>
<p>Aslında İran ile bağlantılı güçlü milislerin, ABD kuvvetlerinin çekilmesiyle eş zamanlı olarak silahsızlandırılması ve devlet güvenlik yapısına dahil edilmesi planlanıyordu. Ancak Irak'ın bu güçlü milisler şu ana dek silahsızlandırılmayı kabul etmedi. Bu adımın zorla uygulanmaya çalışılması halinde, gruplar arasında yeni ve şiddetli bir çatışma döneminin başlayabileceği belirtiliyor.</p>
<h2>Kataib Hizbullah: Savaşçılar tüm operasyonları durdurmalı</h2>
<p>Irak merkezli Şii Kataib Hizbullah'ın Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi de Çarşamba akşamı tüm savaşçılara, askerî operasyonları sona erdirme çağrısı yaptı. Çağrıda, Irak hava sahasını ihlal eden düşman uçaklarına yönelik saldırılara ise devam edileceği vurgulandı.</p>
<p>El-Hamidavi ayrıca, ABD kuvvetlerinin çekilmesini "İslami Direniş Hareketi"nin zaferi olarak tanımladı.</p>
<p>İran ile bağlantılı söz konusu paramiliter örgüt, daha önce yeni şiddet eylemlerine başvurabileceğini açıklamıştı. Çarşamba günü yapılan açıklamada örgüt, Başbakan Zeydi hükümetinin "halkın çıkarlarına" aykırı davranması halinde bu hükümeti "her türlü araçla" devireceğini ilan etmişti.</p>
<p>Kataib Hizbullah, Irak'ın en güçlü silahlı gruplarından biri olarak öne çıkıyor.</p>
<h2>Anlaşma Biden döneminden</h2>
<p>ABD ordusu çarşamba günü Irak'tan tamamen çekilmiş, böylece bu ülkede, eski lider Saddam Hüseyin'in devrilmesini ve IŞİD terör örgütüyle mücadeleyi kapsayan; zaman zaman şiddetli tartışmalara yol açan ABD askerî operasyonlarının dönemi de sona ermişti.</p>
<p>ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesine dair anlaşmaya, Başkanı Donald Trump'ın selefi Joe Biden ile dönemin Irak hükümeti arasında Eylül 2024'te varılmıştı.</p>
<h2>IŞİD ile uluslararası mücadele</h2>
<p>ABD liderliğindeki askerî koalisyon, IŞİD'in Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçirmesinin ardından 2014 yılında kurulmuştu. IŞİD, 2017'de Irak'ta ve 2019'da Suriye'de yenilgiye uğratılmıştı. Ancak koalisyon güçleri, geride kalan IŞİD militanlarını denetim altında tutmak amacıyla bölgede kalmayı sürdürmüştü.</p>
<p>Alman ordusunun (Bundeswehr) da aralarında bulunduğu uluslararası birlikler, son dönemde Irak'ın kuzeyindeki özerk Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) konuşlu bulunuyordu.</p>
<p>Irak'taki İran yanlısı gruplar uzun süredir ABD güçlerinin ülkeden çekilmesini talep ediyor ve ülkedeki ABD üslerine insansız hava aracı (İHA) ve roket saldırıları düzenliyordu. Bu saldırılar ABD'nin misilleme niteliğindeki operasyonlarına yol açmış, yıllar içinde bu gruplara bağlı birçok komutan hayatını kaybetmişti.</p>
<p>ABD ve İsrail'in Şubat ayı sonunda başlattığı İran Savaşı sırasında, Tahran ve İran'a bağlı gruplar Irak'taki saldırılarını yoğunlaştırmıştı. Bu saldırılarda özellikle IKBY'deki ABD güçleri hedef alınmıştı.</p>
<p>AFP / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran%20Devrim%20Muhaf%C4%B1zlar%C4%B1%20ABD%27nin%20Irak%27tan%20%C3%A7ekilmesini%20%22tarihi%20zafer%22%20ilan%20etti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79502147&x4=10201&x5=%C4%B0ran%20Devrim%20Muhaf%C4%B1zlar%C4%B1%20ABD%27nin%20Irak%27tan%20%C3%A7ekilmesini%20%22tarihi%20zafer%22%20ilan%20etti&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-devrim-muhaf%C4%B1zlar%C4%B1-abd-nin-irak-tan-%C3%A7ekilmesini-tarihi-zafer-ilan-etti%2Fa-79502147&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20261001&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İran Devrim Muhafızları, ABD'nin, askerlerinin tamamını Irak'tan çekme kararını "zafer" olarak nitelendirdi.
Volkswagen'de kriz derinleşiyor: 10 toplu iş sözleşmesi feshedildi
Short title
Krizdeki Volkswagen toplu iş sözleşmelerini feshetti
Teaser
Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden Volkswagen, içinde bulunduğu krizi aşabilmek için on toplu iş sözleşmesini feshediyor. IG Metall sendikası kararı, "utanmaz bir girişim" olarak nitelendirdi.<br /><p>Uzun süredir derin bir krizin içinde olan Alman otomotiv devi Volkswagen, yıl sonundan itibaren geçerli olmak üzere bir dizi toplu iş sözleşmesini feshetme kararı aldı.</p>
<p>Volkswagen'den çarşamba günü yapılan açıklamada, mevcut maliyet baskısı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu sözleşmelerdeki düzenlemelerin güncellenmesi gerektiği savunuldu. Şirket, geleceğe yönelik iş güvencesini içeren Gelecek Toplu İş Sözleşmesi'nin ise bu kapsam dışında tutulduğunu belirtti.</p>
<p>Alman Metal İşçileri Sendikası (IG Metall) ise feshedilen sözleşme sayısının, çerçeve toplu iş sözleşmesi de dahil olmak üzere on olduğunu açıkladı. </p>
<p>IG Metall, Volkswagen'i sözleşmeleri feshederek toplu iş sözleşmesi kapsamındaki ek ödemeleri, çıraklıktan kadroya geçişleri ve yaşlı ile sağlık sorunu yaşayan çalışanlara yönelik mevcu koruma düzenlemelerini tartışmaya açmakla suçladı.</p>
<p>Sendika, özellikle çerçeve toplu iş sözleşmesine müdahale tehdidinin kaygı verici olduğunu vurgulayarak bu sözleşmenin çalışma sürelerini, 30 günlük yıllık izin hakkını ve çalışan haklarına ilişkin koruma hükümlerini düzenlediğini hatırlattı.</p>
<h2>"İşçilerin cebine el atmaya yönelik utanmaz bir girişim"</h2>
<p>IG Metall'in baş müzakerecisi Thorsten Gröger, Volkswagen'in kararını, çalışanlara yapılmış "çirkin bir faul" ve "işçilerin cebine el atmaya yönelik utanmaz bir girişim" olarak nitelendirdi. Volkswagen'in "şirketi her gün ayakta tutan çalışanların sırtına, grubun ekonomik zorluklarını yüklemeye çalıştığını" dile getiren Gröger, sendikanın, "işletme maliyetleri ve risklerinin çalışanlara yıkılmasına" izin vermeyeceğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>Volkswagen ise sözleşmelerin feshedilmesiyle müzakere alanının genişletildiğini belirtiyor.</p>
<p>IG Metall, işçi konseyi ve Volkswagen yönetimi temsilcileri çarşamba günü Hannover'da bir değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Toplantı, Eylül ayı ortasında, şirket yönetiminin daha sert bir tasarruf programını kamuoyuyla paylaşmasının ardından işçi temsilcilerinin, 2024 tarihli toplu iş sözleşmesindeki bir maddeye dayandırdığı talebi ile düzenlendi.</p>
<p>Tarafların, Ekim ayının ikinci yarısında yeniden masaya oturmayı kararlaştırdığını bildiren Volkswagen, diğer Alman otomotiv üreticileri gibi çok zor bir dönemden geçiyor.</p>
<p>AFP / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Volkswagen%27de%20kriz%20derinle%C5%9Fiyor%3A%2010%20toplu%20i%C5%9F%20s%C3%B6zle%C5%9Fmesi%20feshedildi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79493794&x4=10201&x5=Volkswagen%27de%20kriz%20derinle%C5%9Fiyor%3A%2010%20toplu%20i%C5%9F%20s%C3%B6zle%C5%9Fmesi%20feshedildi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvolkswagen-de-kriz-derinle%C5%9Fiyor-10-toplu-i%C5%9F-s%C3%B6zle%C5%9Fmesi-feshedildi%2Fa-79493794&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260930&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Otomotiv devi Volkswagen, içinde bulunduğu krizi aşmak için on toplu iş sözleşmesini feshediyor.
Almanya'da Bakanlıktan doğal gaz depolama talimatı
Short title
Almanya'da Bakanlıktan doğal gaz depolama talimatı
Teaser
Almanya'da doğal gaz depolarındaki doluluk oranlarının önceki yıllara göre düşük seyretmesi nedeniyle enerji şirketlerine daha fazla doğal gaz depolaması talimatı verildi.<br /><p>Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, ülkedeki doğal gaz depolarındaki doluluk oranlarının önceki yıllara göre düşük seyretmesi ve devam eden jeopolitik riskler nedeniyle devlet enerji şirketi SEFE'ye (Securing Energy for Europe) daha fazla doğal gaz depolaması talimatı verdi.</p>
<p>Ekonomi Bakanlığı Sözcüsü, başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, kararın temel gerekçesinin "süren jeopolitik riskler" olduğunu belirterek, krizlere hazırlık açısından bu adımın Almanya'nın doğal gaz arz güvenliğinin dayanıklılığını artıracağını söyledi.</p>
<p>Almanya Federal Ağ Ajansı'nın (Bundesnetzagentur) verilerine göre ülkedeki gaz depolarının doluluk oranı Salı günü itibarıyla yüzde 57,6 seviyesinde bulunuyor. Son günlerde depolara yapılan gaz girişlerinin de kısmen düşük kaldığı belirtildi.</p>
<p>Bu durumun başlıca nedeninin, İran savaşı sonrası dünya piyasalarında yükselen doğal gaz fiyatları yüzünden gaz ithalatı ve depolamanın ekonomik açıdan cazibesini yitirmesi olduğu ifade edildi.</p>
<p>Bakanlık sözcüsü, Reiche'nin Başbakan Friedrich Merz ile istişare ederek, devlet şirketi SEFE'nin daha fazla doğal gaz depolaması yönünde talimat verdiğini açıkladı.</p>
<p>Buna göre SEFE, hangi miktarda gazı ne zaman depolayacağına kendisi karar verecek. Şirket, diğer piyasa aktörlerinin depolama faaliyetlerini olumsuz etkilememek için ihtiyaç duyduğu gazı ilave tedariklerle temin edecek.</p>
<h2>Talimat sektördeki diğer şirketleri de kapsıyor</h2>
<p>Sözcü ayrıca, piyasadaki diğer şirketlerin de kış dönemi için gaz depolama yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi beklentisinin sürdüğünü vurgulayarak, SEFE'ye verilen talimatın sektördeki diğer firmalara da açık bir mesaj niteliği taşıdığını söyledi.</p>
<p>Reiche'nin doğal gaz piyasasındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve farklı senaryolar için çeşitli araçlar hazırladıklarını daha önce de dile getirdiğini belirten sözcü, mevcut jeopolitik koşullar nedeniyle bu araçlardan birinin ilk kez devreye alındığını kaydetti.</p>
<p>Alman hükümeti ayrıca ilerleyen dönemde söz konusu risklere karşı stratejik bir gaz rezervi oluşturmayı planlıyor. Gerekli yasal düzenlemenin tamamlanmasının ardından stratejik gaz rezervinin oluşturulmasına 2027 yılında başlanacağı bildirildi.</p>
<p>Almanya Enerji ve Su Endüstrileri Birliği (BDEW) de hükümetin kararını memnuniyetle karşıladı. BDEW Başkanı Kerstin Andreae, alınan önlemin önümüzdeki kış için doğal gaz tedarikine ilave güvence sağlayacağını belirterek, belirsiz jeopolitik ortam ve henüz stratejik gaz rezervinin bulunmaması nedeniyle adımın yerinde olduğunu ifade etti.</p>
<p>Andreae, buna rağmen Almanya'da doğal gaz arzının güvenilir şekilde sürdüğünü vurgulayarak, gaz tedarikçileri ve ithalatçıların sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini farklı tedarik kaynakları ve depolama kapasitesiyle güvence altına aldığını söyledi. Ayrıca ülke içinde kurulan LNG terminalleri ve çeşitlendirilen ithalat kaynaklarının da enerji arz güvenliğini güçlendirdiğini kaydetti.</p>
<p>Almanya'da büyük enerji şirketleri, tedariklerini genellikle talebin düşük ve fiyatların daha ucuz olduğu yaz aylarında gerçekleştiriyor. Böylece kış dönemi için enerjiyi görece uygun fiyatlarla depolayabiliyorlar. Ancak bu yıl fiyatların yaz aylarında da istenilen seviyelere gerilememesi nedeniyle depoların doldurulmasına yönelik alımların yapılmaması dikkat çekmişti.</p>
<p>AFP/TY,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20Bakanl%C4%B1ktan%20do%C4%9Fal%20gaz%20depolama%20talimat%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79492440&x4=10201&x5=Almanya%27da%20Bakanl%C4%B1ktan%20do%C4%9Fal%20gaz%20depolama%20talimat%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-bakanl%C4%B1ktan-do%C4%9Fal-gaz-depolama-talimat%C4%B1%2Fa-79492440&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260930&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da doğal gaz depolarında doluluk oranları düşünce enerji şirketlerine gaz depolama talimatı verildi.
Almanya'da enerji şirketleri kış için doğal gaz alımlarını fiyatların düştüğü yaz aylarında yapıyor. Ancak bu yaz fiyatlar yüksek seviyede kaldığından alım yapılmadığı görüldü
Ortadoğu krizi Almanya ekonomisini olumsuz etkiledi: Fiyatlar rekor derecede yükseldi
Short title
Almanya'da enflasyon rekor seviyeye çıktı: yüzde 3,3
Teaser
Yakıt fiyatlarındaki anormal artış, Almanya'da enflasyonu rekor seviyelere çıkardı. Eylül ayı enflasyonu, yüzde 3,3 ile yıllık bazda, son üç senenin en yüksek oranı oldu.<br /><p>Almanya'da enflasyon, özellikle yakıt fiyatlarının aşırı derecede artmasının da etkisiyle son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı.</p>
<p>Almanya Federal İstatistik Dairesi (Destatis) tarafından açıklanan tahmini ön verilere göre, Eylül 2026 enflasyon oranı, geçen yılın Eylül ayına oranla yüzde 3,3 arttı. Ağustos ayında ise bu oran yüzde 2,9 olmuştu.</p>
<p>Petrol fiyatları, İran Savaşı ile başlayan Ortadoğu krizi nedeniyle yakın zamanda birden fazla kez varil başına 100 dolar sınırını aştı. Alman otomobil kulübü ADAC'ın verilerine göre Eylül ayında mazot ve benzin fiyatları birkaç kez rekor seviyelere yükseldi.</p>
<p>İsviçre merkezli portföy yönetimi şirketi Bantleon'un başekonomisti Daniel Hartmann, "Fiyat baskısını yaratan en büyük kaynak, açık ara ile yakıtlar" ifadesini kullanıyor.</p>
<p>Almanya'nın nüfus açısından en büyük eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya'da tüketiciler, Eylül ayında mazot için bir yıl öncesine kıyasla yüzde 48,7 daha fazla ödedi. Benzinin fiyatı da aynı dönemde yüzde 33,8 arttı. Kalorifer yakıtının fiyatındaki artış ise yüzde 49,9 olarak kayıtlara geçti.</p>
<h2>Hükümetten yakıt fiyatı indirimi hamlesi</h2>
<p>Yüksek akaryakıt fiyatları, federal hükümeti de harekete geçirdi. 1 Ekim'den yıl sonuna kadar geçerli olacak uygulama ile akaryakıt fiyatlarına sübvanse edilecek. Söz konusu düzenleme geçen Mayıs ve Haziran aylarında da uygulanmıştı.</p>
<p>Almanya'nın en büyük kamu bankalarından Landesbank Helaba'nın ekonomistlerine göre, "Önümüzdeki üç ay boyunca, enflasyon oranları yeniden uygulanacak akaryakıt indirimi sayesinde dizginlenecek".</p>
<p>Bu devlet desteği sayesinde yakıt fiyatlarının litre başına 17 cent'e kadar indirimli satılması bekleniyor. Bunun da önümüzdeki ayların enflasyon oranına olumlu yansıması bekleniyor. Berenberg Bank'ın başekonomisti Holger Schmieding, yakıt fiyatlarındaki indirim sayesinde, Ekim ayı enflasyonunun yaklaşık yüzde 0,3 düşeceği öngörüsünü dile getirdi.</p>
<p>Enerji fiyatları Eylül ayında ülke çapında bir yıl öncesine kıyasla yüzde 14,9 oranında arttı. Ağustos ayında bu oran yüzde 10,5 olmuştu.</p>
<p>Gıda ürünlerindeki artış yüzde 0,4, sigorta ve seyahat gibi hizmetlerde ise yüzde 2,7 oldu. Gıda ve enerji hariç, "çekirdek enflasyon" olarak da bilinen ürünlerin fiyatları ise aynı süre zarfında yüzde 2,4 arttı.</p>
<p>Enflasyonun Euro Bölgesi genelinde de artması bekleniyor. Bu sebepten dolayı ekonomistler, Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz artırımına gidebileceğini düşünüyor. AMB, yıl içinde ana faiz oranını iki artırarak yüzde 2,50'ye çıkarmıştı. Deutsche Bank Araştırma'nın uzmanları, Aralık ayında bir sonraki artırım ile bu faizin yüzde 2,75 seviyesine çıkacağını tahmin ediyor.</p>
<p>Reuters / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ortado%C4%9Fu%20krizi%20Almanya%20ekonomisini%20olumsuz%20etkiledi%3A%20Fiyatlar%20rekor%20derecede%20y%C3%BCkseldi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79492395&x4=10201&x5=Ortado%C4%9Fu%20krizi%20Almanya%20ekonomisini%20olumsuz%20etkiledi%3A%20Fiyatlar%20rekor%20derecede%20y%C3%BCkseldi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fortado%C4%9Fu-krizi-almanya-ekonomisini-olumsuz-etkiledi-fiyatlar-rekor-derecede-y%C3%BCkseldi%2Fa-79492395&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260930&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Yakıt fiyatlarındaki anormal artış, Almanya'da enflasyonu yüzde 3,3 ile rekor seviyelere çıkardı.
Hürmüz Boğazı petrol geçişleri artıyor: Mekik filosu etkisi
Short title
Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişleri artıyor
Teaser
Dünya ham petrol ve LNG ticaretinin en önemli güzergâhlarından Hürmüz Boğazı'nda, ham petrol geçişlerinde canlanma yaşanıyor. Seviye savaş öncesine kıyasla yüzde 70'lere gelmiş durumda.<br /><p>İran Savaşı'nın başladığı 28 Şubat'tan bu yana dünya gündeminden düşmeyen Hürmüz Boğazı'ndan yapılan petrol sevkiyatlarının artış gösterdiği bildirildi. Enerji veri sağlayıcısı Vortexa'dan Alman haber ajansı dpa'ya yapılan açıklamada, şu anda savaş öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 65 ila 70 oranında petrol ve petrol ürünlerinin boğazdan geçtiği belirtildi.</p>
<p>Bu oran, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve benzin gibi rafine ürünler de dahil olmak üzere tüm petrol ürünlerini kapsıyor. Savaş öncesi döneme kıyasla, işlenmemiş ham petrol ve kondenslerin yüzde 80'i şu anda Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.</p>
<p>Vortexa'nın verilerine göre, haftalık ortalama olarak günde 11,2 milyon varil ham petrol halihazırda Boğaz üzerinden naklediliyor.</p>
<p>Veri sağlayıcısı Kpler'den analist Amena Bakr da, Körfez bölgesinden petrol ihracatında bir iyileşme yaşandığını dile getirdi. Bakr, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, Ortadoğu'nun merkezi petrol üreticilerinden Eylül ayında günde 12,8 milyon varil ihraç edildiğini, savaş başlamadan önce, Şubat ayında ise bu rakamın 18,8 milyon varil olduğunu aktardı.</p>
<h2>Mekik filosu ve Suudi Arabistan ihracatları artırıyor</h2>
<p>İran, Şubat ayı sonunda başlayan Amerikan-İsrail saldırılarının ardından, Hürmüz Boğazı'nı bombardıman ve tehditlerle gemi geçişine neredeyse tamamen kapatmıştı.</p>
<p>Vortexa'nın verileri, Temmuz ayı sonundan itibaren enerji sevkiyatlarında belirgin bir artış yaşandığını ortaya koyuyor. Buna göre artış, kısmen "mekik filosu" olarak adlandırılan tanker filosunun genişletilmesiyle ilişkili.</p>
<p>Analistler ve Amerikan medyası, ABD Donanması tarafından korunan bu tankerların Basra Körfezi'ndeki yükleme istasyonlarından beklemede olan tankerler arasında yer değiştirerek petrol taşıdığını bildiriyor.</p>
<p>Vortexa'ya göre, Suudi Arabistan'dan petrol ihracatındaki artış da genel ihracat artışına katkı sağlıyor. Bu durum, Doğu-Batı Boru Hattı'nın kapanışından sonra yapılan sevkiyatın yönlendirmesi ile de ilişkilendiriliyor.</p>
<p>dpa / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::H%C3%BCrm%C3%BCz%20Bo%C4%9Faz%C4%B1%20petrol%20ge%C3%A7i%C5%9Fleri%20art%C4%B1yor%3A%20Mekik%20filosu%20etkisi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79479012&x4=10201&x5=H%C3%BCrm%C3%BCz%20Bo%C4%9Faz%C4%B1%20petrol%20ge%C3%A7i%C5%9Fleri%20art%C4%B1yor%3A%20Mekik%20filosu%20etkisi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fh%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1-petrol-ge%C3%A7i%C5%9Fleri-art%C4%B1yor-mekik-filosu-etkisi%2Fa-79479012&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260929&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Dünya ham petrol ticaretinin en önemli güzergâhlarından Hürmüz Boğazı'nda, ham petrol geçişlerinde canlanma yaşanıyor.
Alman siyasetinde yıldızı yükselen Wüst Erdoğan'la ne görüştü?
Short title
Eyalet Başbakanı Wüst Ankara'da neden üst düzey ağırlandı?
Teaser
Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst, Türkiye'de üst düzeyde ağırlandı. Wüst Ankara'da neler yaptı ve Erdoğan'la 50 dakika ne görüştü?<br /><p>Almanya'da geleceğin başbakanı olarak adı geçen Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst dün Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildikten sonra bugün de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la bir araya geldi. Ankara'da üst düzeyde ağırlanan Wüst, bugün ayrıca Almanya Büyükelçiliğinde düzenlenen resepsiyona katıldı.</p>
<p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu ay üç eyalette yapılan seçimlerde partisi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) aldığı yenilgiler sonrası ülkesinde ağır baskı altında. Kendi partisi içinden de eleştirilerle karşı karşıya olan Merz'in başbakanlığa devam edip edemeyeceğine ilişkin kamuoyunda soru işaretleri var.</p>
<p>Merz'in halefi olarak da sık sık CDU'lu Hendrik Wüst'ün adı geçiyor. Kendisi Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin başbakanı olarak görevine devam etmek istediğini açıklamış olsa da gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti, bu tartışmalar yüzünden Alman kamuoyu tarafından da dikkatle izleniyor.</p>
<p>Ankara'daki temaslarında üst düzeyde ağırlanması ise Wüst'ün Türk siyasetinin de radarında olduğuna işaret ediyor.</p>
<h2>Wüst'e Bakan Kacır ve Başdanışman Kılıç eşlik etti</h2>
<p>Almanya Büyükelçiliğinde düzenlenen resepsiyonda Wüst'e Türk ve yabancı konuklarla diplomatlar ve siyasetçilerin yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Wüst'e resepsiyonda Sanayi ve Ticaret Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç da eşlik etti.</p>
<p>Wüst'ün resmi gündeminde ekonomi ve 1961 tarihli İş Gücü Anlaşması'nın 65'inci yıldönümü bulunuyor. Bu sebeple Büyükelçilik'teki konuşmasında Türkiye'de yaşayan göçmenlere değinerek "Refahımızı Türk göçmenlere borçluyuz" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yıllarca ikiye bölünmüş olan Almanya'nın 3 Ekim 1990'da tamamlanan birleşmesinde de Türk toplumunun yerini vurgulayan Wüst, Berlin Duvarı'nın yıkıldığı gece Batı Berlin'de yaşayan Türk göçmenlerin kutlamalara katıldığını anlattı ve "Almanya'nın yeniden birleşmesi, Almanya'da yaşayan herkesin hikâyesidir" dedi.</p>
<p>O dönemde Berlin'de yaşayan yaklaşık 130 bin Türk göçmenin çoğunun Berlin Duvarı'na yakın semtte yaşadığını kaydeden Wüst, Türk göçmenlerin sokaklardaki insanlara çay ve meyve ikram ettiğini, Doğu Almanların ısınması için evlerini açtığını ve bazılarını arabalarıyla ücretsiz olarak Batı Berlin'e taşıdığını aktardı. Wüst, bunu "olağanüstü bir misafirperverlik" olarak nitelendirdi.</p>
<p>Türkiye'den gelen göçmenlerin Almanya'nın refahına olan katkısına özellikle dikkat çeken Wüst, "Çelik ürettiler, yollar inşa ettiler, kömür madenlerinde çalıştılar" ifadelerini kullandı. Kendisine ziyaretinde eşlik eden Almanya Dışişleri Bakanlığı bünyesinde görevli Devlet Bakanı Serap Güler'in babasının da maden işçisi olduğunu hatırlatan Wüst, ilk kuşak göçmenlerin çoğu zaman ailelerinden uzakta ve güç koşullar altında çalıştığını anımsattı.</p>
<p>Kuzey Ren-Vestfalya'da yaşayan Türkiye kökenlilerin iki ülke arasında köprü kurduğunu belirten Wüst, "Kuzey Ren-Vestfalya ve Türkiye yakın ortaklar. Biz dostuz" dedi.</p>
<h2>Erdoğan ile "güvene dayalı ve açık" görüşme</h2>
<p>Ankara'daki temasları ile ilgili temkinli bir tutum izleyen Wüst'ün dün Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme özellikle dikkat çekiciydi. Bir eyalet başbakanını ilk kez ağırlayan Erdoğan'la 50 dakikalık görüşmesi "alışılmadık uzunlukta" olarak değerlendiriliyor.</p>
<p>Kendisine eşlik eden Alman gazetecilere Erdoğan'la görüşmesini "güvene dayalı, açık bir görüşme olarak nitelendiren Wüst, bunun da "eleştirel konuları" gündeme getirmesini mümkün kıldığına işaret etti. Wüst'ün eleştirel konular olarak insan hakları ihlalleri, basın özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve muhalefete yönelik baskıları gündeme getirdiği tahmin ediliyor.</p>
<p>Bu arada DW Türkçe'nin edindiği bilgiye göre her ne kadar resepsiyonda bazı muhalefet üyeleri ile ayaküstü sohbet etse de Wüst ve ekibi Yeni Parti ya da diğer muhalefet partileri ile görüşme talep etmedi.</p>
<p>Yükselişteki CDU'lu siyasetçinin çevresinden ise "olumlu yönlere odaklanan" yeni bir dil benimsendiği aktarıldı. Bunun anlamı da kamuoyu önünde diyaloğu zorlaştırabilecek açıklamalar yapmak yerine eleştirileri kapalı kapılar ardında doğrudan dile getirmek olarak yorumlanıyor. Wüst'ün, Merz'in geçen yıl Ekim ayı sonunda Ankara ziyaretinde benimsediği tonu sürdürmeye çalıştığı belirtiliyor.</p>
<p>Kendisini izleyen Alman gazeteciler açısından Wüst, Türkiye ziyaretinde iki hedefe odaklandı: Federal hükümetin çizdiği çerçeve içinde Almanya-Türkiye ilişkilerini güçlendirdi ve başbakanlık tartışmalarında adının göz ardı edilemeyeceği izlenimini de pekiştirdi. Üstelik bu konuda tek söz etmeden ve kamuoyu önünde Merz'e desteğini de açıkça göstererek.</p>
<h2>Serap Güler: Dostlar arasında açık konuşulur</h2>
<p>Devlet Bakanı Serap Güler de resepsiyonda yaptığı konuşmada iki ülke arasındaki ilişkilere dair mesajlar verdi. Wüst'ü konuklara takdim de eden Güler, "Türkiye ve Almanya her zaman yakın dostlar oldu. Dostlar arasında açık ve dürüst konuşulur" dedi. İlişkilerin her zaman kolay olmadığını vurgulayan Güler, "Almanya ve Türkiye her konuda hemfikir değil. Önemli olan ise meseleler üzerinde birlikte çalışmamız" ifadelerini kullandı.</p>
<p>İki ülke temsilcilerinin geçen yıl boyunca sık sık bir araya geldiğini ve önemli konuları ayrıntılı biçimde ele aldığını söyleyen Güler, Mayıs ayında Berlin'de yapılan stratejik diyalog toplantısında Avrupa güvenliği, göç, ticaret, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri, yatırımlar ve kültür başlıklarını konuştuklarını belirtti.</p>
<p>Alman federal hükümetinin Türkiye ile ortaklık üzerinde yoğun biçimde çalıştığını da söyleyen Güler, federal hükümetin yanı sıra eyaletlerin de Türkiye ile ilişkilerde önemli bir yeri olduğunu, Kuzey Ren-Vestfalya'da yaşayan çok sayıda kişinin Türkiye ile yakın bağları bulunduğunu kaydetti. Güler, Wüst'ün görevdeyken Türkiye'yi ziyaret eden ilk Kuzey Ren-Vestfalya eyalet başbakanı olduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Alman%20siyasetinde%20y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1%20y%C3%BCkselen%20W%C3%BCst%20Erdo%C4%9Fan%27la%20ne%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79476898&x4=10201&x5=Alman%20siyasetinde%20y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1%20y%C3%BCkselen%20W%C3%BCst%20Erdo%C4%9Fan%27la%20ne%20g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Falman-siyasetinde-y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1-y%C3%BCkselen-w%C3%BCst-erdo%C4%9Fan-la-ne-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%2Fa-79476898&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260929&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Kuzey Ren-Vestfalya Başbakanı Hendrik Wüst Ankara'da neler yaptı ve Erdoğan'la 50 dakika ne görüştü?
Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Wüst, üç günlük Türkiye seyahati sırasında üst düzey ağırlandı. İlk gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci gün Dışişleri Bakanı Fidan tarafından da kabul edilen Wüst'ün katıldığı Alman Birliği Günü resepsiyonunda da bakanlar ve vekiller yer aldı
CDU ve CSU'dan Elif Eralp hükümetine mali yaptırım tehdidi
Short title
Berlin'de sol hükümete muhafazakârlardan yaptırım tehdidi
Teaser
Almanya'nın Berlin eyaletinde Sol Partili Elif Eralp'in kurmayı hedeflediği hükümete muhafazakâr eyaletlerden mali yaptırım uyarısı geldi.<br /><p>Almanya'nın başkenti Berlin'de 20 Eylül'de yapılan eyalet seçimlerini, Elif Eralp'i başbakan adayı gösteren Sol Parti'nin (Die Linke) kazanmasının ardından koalisyon görüşmeleri öncesinde siyasi tansiyon daha da yükseldi.</p>
<p>Sol Parti, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile hükümet kurmak üzere ilk temaslara başlarken, muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik'in (CSU) yönettiği eyaletlerden Berlin'e Sol Parti öncülüğündeki bir koalisyon halinde mali yaptırım uyarısı geldi.</p>
<p>Bavyera'nın başkenti Münih'te bir araya gelen CDU/CSU yönetimindeki eyaletlerin meclis grup başkanları, Sol Parti liderliğinde bir Berlin eyalet hükümeti kurulması halinde başkentin finansmanının yeniden tartışmaya açılabileceği mesajını verdi.</p>
<p>CSU'nun Bavyera Eyalet Meclisi Grup Başkanı Klaus Holetschek, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "Berlin'de antisemitizmi ve Yahudi düşmanlığını programında barındıran bir eyalet hükümeti kurulursa ortak bir girişim başlatacağız. Buna başkentin kim tarafından finanse edileceği sorusu da dahil olacak" dedi.</p>
<p>Toplantıya ev sahipliği yapan Bavyera Başbakanı ve CSU Genel Başkanı Markus Söder de geçmişte benzer açıklamalar yaparak, Sol Parti önderliğinde kurulacak bir Berlin hükümetinin mali sonuçları olabileceğini dile getirmişti.</p>
<p>Tartışmaların merkezinde, eyaletler arası mali denkleştirme sistemi kapsamında Berlin'in aldığı kaynaklar ile federal hükümetin başkente sağladığı ek mali destek bulunuyor.</p>
<p>Almanya'da eyaletler arası bir "mali denkleştirme sistemi" bulunuyor. Buna göre vergi gelirleri yüksek olan eyaletlerden düşük gelirli eyaletlere kaynak aktarılıyor. Amaç, ülke genelinde vatandaşların yaşadıkları eyaletten bağımsız olarak benzer düzeyde kamu hizmetlerine erişebilmesini sağlamak ve eyaletler arasındaki mali uçurumu azaltmak.</p>
<p>Almanya'da mali açıdan en fazla destek alan eyaletlerden biri olan Berlin'in durumu yanında, başkent olmasından kaynaklanan ek güvenlik ve kültür harcamalarının federal bütçeden karşılanmasını düzenleyen finansman anlaşmasının da yeniden gözden geçirilmesi isteniyor.</p>
<h2>Sol Parti'den iddalara karşı hukuki adım</h2>
<p>Öte yandan Berlin Sol Parti teşkilatı, partiye yönelik antisemitizm ve suç örgütleriyle yakın ilişki iddialarında bulunan bazı siyasetçilere karşı hukuki girişim başlattı.</p>
<p>Parti sözcüsünün açıklamasına göre, söz konusu suçlamaları dile getidikleri ifade edilen Ekonomi Bakanı Katherina Reiche ile Schleswig-Holstein İçişleri Bakanı Magdalena Finke'ye avukatlar aracılığıyla ihtar gönderildi. Sol Parti, iki siyasetçiden resmi hükümet hesaplarından yaptıkları bazı açıklamaları da tekrarlamamalarını talep etti. Aksi halde yeni hukuki adımlar atılabileceği bildirildi.</p>
<p>Sol Parti daha önce de İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştu.</p>
<h2>Sol Parti neyle suçlanıyor?</h2>
<p>Bazı Sol Partili siyasetçiler ve Berlin teşkilatı uzun süredir İsrail-Filistin politikaları ve antisemitizm tartışmaları nedeniyle eleştirilerin hedefinde bulunuyor. Son olarak Neukölln ilçesindeki seçim kutlamasına Arap kökenli ve bir bölümü suç örgütleriyle ilişkilendirilen bir klanın önde gelen ismi ile tartışmalı bir Filistin yanlısı aktivistin katılması kamuoyunda tepki çekmişti.</p>
<p>Sol Parti Milletvekili Ferhat Koçak da klan çevreleriyle ilişkilendirilen bir ailenin mensubuyla dostane mesajlaşmaları nedeniyle eleştirilerin odağında bulunuyor.</p>
<p>Sol Parti ise İsrail'in var olma hakkını ve Almanya'daki Yahudi yaşamının korunmasını desteklediklerini, ayrıca organize suç yapılarıyla hiçbir bağlarının bulunmadığını vurguluyor.</p>
<p>dpa/TY,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::CDU%20ve%20CSU%27dan%20Elif%20Eralp%20h%C3%BCk%C3%BCmetine%20mali%20yapt%C4%B1r%C4%B1m%20tehdidi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79476841&x4=10201&x5=CDU%20ve%20CSU%27dan%20Elif%20Eralp%20h%C3%BCk%C3%BCmetine%20mali%20yapt%C4%B1r%C4%B1m%20tehdidi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fcdu-ve-csu-dan-elif-eralp-h%C3%BCk%C3%BCmetine-mali-yapt%C4%B1r%C4%B1m-tehdidi%2Fa-79476841&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260929&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Berlin’de Sol Partili Elif Eralp'in kurmayı hedeflediği hükümete muhafazakâr eyaletlerden mali yaptırım uyarısı geldi.
İran'dan Körfez enerji altyapısına saldırı tehdidi
Short title
İran: Biz petrol satamıyorsak kimse satamaz
Teaser
Petrol ticareti ABD ablukası nedeniyle sekteye uğrayan İran, bu durumun devam etmesi hâlinde Körfez ülkelerindeki altyapıya saldırılar düzenleyeceği tehdidinde bulundu.<br /><p>İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin petrol satışlarına engel konmaya devam edilmesi hâlinde bölgedeki ülkelerin altyapısına saldırılar düzenleyebilecekleri tehdidinde bulundu.</p>
<p>İran'ın resmî haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre Kalibaf, "Petrol satamadığımız bir bölgede kimse petrol satamayacak. Güvenliğimiz garanti altına alınmazsa, hiçbir altyapı güvende olmayacak" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Kalibaf'ın açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen hafta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yaptığı ve İran'ı ağır saldırılarla bir kez daha tehdit ettiği konuşmasına yanıt niteliği taşıyor.</p>
<p>ABD ordusu, Temmuz ortasından bu yana İran limanlarına giriş ve çıkış yapmak isteyen gemilere deniz ablukası uyguluyor. Bu durum İran'ın petrol ticaretini neredeyse durma noktasına getirmiş durumda.</p>
<p>Ablukanın kaldırılması, savaşı sona erdirmeye yönelik ABD ile yapılan görüşmelerde Tahran'ın temel taleplerinden biri olarak görülüyor. Son aylarda, İran ve müttefiki olan gruplar tarafından yapıldığı düşünülen saldırılarda, komşu Arap ülkelerine ait boru hatları ve rafineriler dahil olmak üzere enerji altyapısı hedef alınmıştı.</p>
<h2>İran, ABD'nin yanıtını bekliyor</h2>
<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise küresel petrol ve doğal gaz ticareti için kilit öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin ABD ile görüşmelerin devam ettiğini dile getirdi.</p>
<p>Arakçi, Pazartesi New York'ta yaptığı açıklamada, arabuluculuk yapan Katar'ın konuyu ABD ile yeniden görüşmesinin ve "ABD tarafından gelecek nihai yanıtı" kendilerine iletmesinin beklendiğini ifade etti.</p>
<p>ABD Başkanı Trump birkaç gün önce, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin İran'ın son koşullarını reddetmişti.</p>
<p>ABD ile İsrail'in Şubat ayı sonunda İran'a saldırmasının ardından başlayan savaşla birlikte Boğaz'daki gemi trafiği durma noktasına geldi.</p>
<p>Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesine göre İran'ın talepleri arasında Washington'un İran limanlarına uyguladığı ablukanın kaldırılması da yer alıyor.</p>
<h2>Tahran: Nükleer silah peşinde değiliz</h2>
<p>İran bugün, nükleer silah yapma çabası içinde olduğu iddialarını bir kez daha "yalan" olarak nitelendirdi.</p>
<p>Tasnim haber ajansının aktardığına göre, İran Devrim Muhafızları sözcüsü General Hüseyin Mühebbi, "İran'ın nükleer silaha ulaşmasına sadece birkaç hafta kaldığı iddiası 25 yıl önce de ileri sürülen yalanın aynısı" dedi.</p>
<p>ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta başlattıkları İran savaşını, Tahran'ın atom bombasını elde etmeye yakın olduğu iddiasıyla gerekçelendirmişti. Tahran ise bu suçlamayı sürekli olarak reddediyor.</p>
<p>Mühebbi, ABD hükümetinin kendi vatandaşlarını aldattığını öne sürerek "İran 2000'li yılların başında nükleer bomba yapımına sadece birkaç hafta uzaklıkta olsaydı bunu çoktan yapardı. Bugün bu iddianın büyük bir yalan olduğunu görebiliyoruz" ifadesini kullandı.</p>
<p>Tahran, İran savaşının başından bu yana Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin ülkedeki nükleer tesislere girişine izin vermiyor. Ülkenin sahip olduğu yaklaşık 400 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ise belirsizliğini koruyor.</p>
<p>UAEA, Tahran'ın bomba yapma kapasitesine dair endişelerini defalarca dile getirdi.</p>
<p>Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlık uzun süredir geri planda kalmış durumda. Savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmeler, daha çok Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması çabalarına odaklanıyor.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran%27dan%20K%C3%B6rfez%20enerji%20altyap%C4%B1s%C4%B1na%20sald%C4%B1r%C4%B1%20tehdidi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79473093&x4=10201&x5=%C4%B0ran%27dan%20K%C3%B6rfez%20enerji%20altyap%C4%B1s%C4%B1na%20sald%C4%B1r%C4%B1%20tehdidi&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-dan-k%C3%B6rfez-enerji-altyap%C4%B1s%C4%B1na-sald%C4%B1r%C4%B1-tehdidi%2Fa-79473093&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260929&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İran, petrol ticaretini engelleyen ABD ablukasının devam etmesi hâlinde saldırılar düzenleme tehdidinde bulundu.
İsrail, Batı Şeria'daki 3 bin 400 konutluk tartışmalı E1 yerleşim projesi ihalesini seçim sonrasına erteledi
Short title
İsrail Başsavcısı E1 yerleşim projesini erteledi
Teaser
Batı Şeria'yı fiilen ikiye bölecek olan Yahudi yerleşimi E1'in ihale süresi, İsrail Başsavcısı tarafından, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin sonrasına dek uzatıldı.<br /><p>İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara, Batı Şeria'daki çok tartışmalı E1 yerleşim projesi için yapılan ihalenin süresini uzattı.</p>
<p>Baharav-Miara'nın ofisinden pazar günü yaptığı açıklamada, binlerce konuttan oluşacak E1 yerleşiminin inşası için teklif verme süresinin 27 Ekim'deki parlamento seçimlerinden sonraya ertelendiği bildirildi. Açıklamada, ihalenin "seçim propagandası" için kullanılması riskini azaltmak için böyle bir karar alındığı ifade edildi.</p>
<p>Kudüs'ün doğusunda yer alan tartışmalı E1 yerleşim projesi geçen yıl onaylanmıştı. İsrail İmar Bakanlığı, Temmuz ayında, Doğu Kudüs ile İsrail yerleşimi Maale Adumim arasındaki bölgede toplam 3 bin 400 konut planının bir parçası olarak bin 200'den fazla konutun inşası için ihale açmıştı.</p>
<p>Gözlemciler, bu devasa yerleşimin inşa edilmesi halinde Batı Şeria'nın fiilen kuzey ve güney olmak üzere iki parçaya bölüneceğini ve yaşayabilir bir Filistin devleti kurulması ihtimalinin daha da azalacağını belirtiyor.</p>
<h2>Batı devletleri projenin iptalini istiyor</h2>
<p>Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya Ağustos ayında İsrail hükümetine çağrıda bulunarak söz konusu projeyi iptal etmesini talep etmişti. Aynı zamanda pek çok İsrailli sivil toplum örgütü de ihaleye karşı dava açmış durumda.</p>
<p>Kudüs'teki bir mahkeme iki hafta önce E1 projesine karşı açılan bir acil başvuruyu reddetmiş ve buna gerekçe olarak inşaat projesinin uygulanmasına kadar hukuki inceleme için yeterli zamanın olduğu kanaatini dile getirmişti.</p>
<p>İsrail, Batı Şeria'yı Haziran 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana işgal altında tutuyor. Bölgede yaklaşık 3 milyon Filistinli ve 500 binden fazla İsrailli yerleşimci yaşıyor. Söz konusu yerleşimler uluslararası hukuka göre yasa dışı sayılıyor.</p>
<p>Başbakan Benyamin Netanyahu yönetimindeki İsrail, Batı Şeria'da yerleşim inşaatını son yıllarda büyük ölçüde hızlandırdı. Netanyahu hükümetinde, Batı Şeria'nın ilhakından açıkça yana olan birçok aşırı sağcı bakan da bulunuyor. Hükümet, 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri öncesinde, Batı Şeria'daki yeni inşaat projelerini olabildiğince hızlı bir şekilde onaylıyor.</p>
<p>AFP / ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%2C%20Bat%C4%B1%20%C5%9Eeria%27daki%203%20bin%20400%20konutluk%20tart%C4%B1%C5%9Fmal%C4%B1%20E1%20yerle%C5%9Fim%20projesi%20ihalesini%20se%C3%A7im%20sonras%C4%B1na%20erteledi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79449453&x4=10201&x5=%C4%B0srail%2C%20Bat%C4%B1%20%C5%9Eeria%27daki%203%20bin%20400%20konutluk%20tart%C4%B1%C5%9Fmal%C4%B1%20E1%20yerle%C5%9Fim%20projesi%20ihalesini%20se%C3%A7im%20sonras%C4%B1na%20erteledi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-bat%C4%B1-%C5%9Feria-daki-3-bin-400-konutluk-tart%C4%B1%C5%9Fmal%C4%B1-e1-yerle%C5%9Fim-projesi-ihalesini-se%C3%A7im-sonras%C4%B1na-erteledi%2Fa-79449453&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260927&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsrail Başsavcısı, Batı Şeria'da oluşturulması planlanan E1 yerleşim biriminin ihale süresini seçim sonrasına uzattı
Fon krizi büyüyor: Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti
Short title
AKP'de fon krizi istifası
Teaser
İsmi fon krizi ile ilgili iddialara karışan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, "yürüttüğü tüm görevlerden affını istediğini" duyurdu.<br /><p>Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, son günlerde kamuoyunu meşgul eden fon kriziyle bağlantılı olarak kendisi ve eşi İlyas Kaya'nın hisse işlemlerine ilişkin ortaya atılan iddialar üzerine Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan, yürüttüğü tüm görevlerden "affını istediğini" açıkladı.</p>
<h2>Fatma Betül Sayan Kaya ne açıklama yaptı?</h2>
<p>Sayan Kaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden meseleyle ilgili olarak şahsı hakkında bir takım iddia ve değerlendirmelerin gündeme getirildiğini belirtti.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade ettiğini hatırlatan Sayan Kaya, bu yaklaşımın gereği olarak hareket ettiğini dile getirdi.</p>
<p>"Ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum" diyen Sayan Kaya, siyasette taşıdıkları sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inandığını belirtti.</p>
<p>Sayan Kaya açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>
<p>"Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir. Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum."</p>
<h2>Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin iddiaları</h2>
<p>Yeni Parti sözcüsü Zeynel Emre, Cumartesi günü öğleden sonra yaptığı açıklamada, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın, geçen Nisan ayında 63 milyon TL tutarında Özata Denizcilik hisseleri aldığını ve 16 Eylül'deki fon krizi başlamadan hemen önce Eylül ayı için yaklaşık 20 kat kazanarak 1,34 milyar TL para çektiğini iddia etmişti.</p>
<p>Kaya'nın eşinin de benzer kazançlar elde ettiğini savunan Özel, işlemlerin yapıldığı Türkiye uzantılı bir hesap numarasını da paylaşarak, "Dün Anayasa Mahkemesi önünde intihar eden o emeklinin hakkı hukuku ne olacak? TÜİK rakamlarına göre her 100 çocuktan 32'si yatağa aç giriyor. Siz karı koca bir kalemde iki milyar vurgun yapıyorsunuz' ifadesini kullanmıştı.</p>
<h2>Muhalefetten Meclis araştırması talebi</h2>
<p>Gelişmelerin ardından muhalefet partileri konuyu Meclis gündemine taşıma kararı aldı. Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Sayan Kaya'nın görevlerinden affını istemesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaparak, TBMM açılır açılmaz harekete geçeceklerini duyurdu.</p>
<p>Özdağ, "TBMM açılır açılmaz, müstafi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında kamuoyuna yansıyan vahim iddialar ile son günlerde kamuoyunda tartışılan fon krizinin siyasi ayağına ilişkin acilen bir 'Meclis Araştırması' önergesi vereceğiz!" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Özdağ, konunun bütün yönleriyle araştırılması, varsa sorumluların ve siyasi bağlantıların ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı.</p>
<h2>TİP Genel Başkanı Erkan Baş'tan sert tepki</h2>
<p>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da konuyla ilgili sosyal medya hesabından sert bir açıklama yaptı. Baş, açıklamasında Ankara'da bir emekli polisin geçim sıkıntısı nedeniyle yaşamına son vermesiyle fon krizi iddialarını birlikte değerlendirdi.</p>
<p>Baş, "Dün Ankara'da emekli bir yurttaşımız, onurlu bir yaşam sürebilecek geçimi sağlayamadığı için yaşamına son verdi. Bugün, Tayyip Erdoğan'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nı emanet ettiği kişi hakkında fon vurgunundan 2 milyar TL'den fazla para kaldırdığı iddiası ortaya çıkıyor ve kendisi bunu henüz yalanlamış değil" ifadelerini kullandı.</p>
<p>"Kimse yaşadıklarımıza münferit, tesadüf ya da kader diyemez" diyen Baş, "Bunların hepsinin hesabı sorulacak ve halktan çalınan ne varsa hepsine el konulacak" ifadeleriyle tepkisini ortaya koydu.</p>
<p>Fon kriziyle ilgili iddiaların siyasi boyutunun araştırılması ve sorumlularının belirlenmesi konusu, TBMM'nin açılmasıyla birlikte gündemin üst sıralarında yer almaya devam edecek gibi görünüyor.</p>
<p>ANKA / ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Fon%20krizi%20b%C3%BCy%C3%BCyor%3A%20Fatma%20Bet%C3%BCl%20Sayan%20Kaya%20istifa%20etti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79447363&x4=10201&x5=Fon%20krizi%20b%C3%BCy%C3%BCyor%3A%20Fatma%20Bet%C3%BCl%20Sayan%20Kaya%20istifa%20etti&x6=1&x7=%2Ftr%2Ffon-krizi-b%C3%BCy%C3%BCyor-fatma-bet%C3%BCl-sayan-kaya-istifa-etti%2Fa-79447363&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260927&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsmi fon krizi ile ilgili iddialara karışan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya istifa etti.
Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti'nin bu ismi kullanmaya devam edip edemeyeceğine Anayasa Mahkemesi (AYM) karar verecek. Parti içinde alternatif isimler üzerinde duruluyor.<br /><p>Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin CHP'den ayrılmasının ardından 24 Temmuz'da kurduğu Yeni Parti'nin ismi son günlerde siyasi tartışmaların konu başlıklarından biri.</p>
<p>Partinin ismi, kuruluş sürecinde farklı seçmen gruplarına ulaşabilme ve CHP'nin devamı görüntüsünden uzaklaşma iddialarını yansıtacak bir şekilde belirlenmişti.</p>
<p>Ancak Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz'ın, Yeni Parti ile isim benzerliği bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmasının ardından konu hukuki bir sürece evrildi.</p>
<p>Yargıtay kendisine gelen başvuru üzerine Yeni Parti'ye isim değişikliği için bildirim göndermişti.</p>
<h2>Yeni Parti'nin adı ne olacak?</h2>
<p>DW Türkçe'nin Yeni Parti yetkililerinden edindiği bilgiye göre isimle ilgili sürecin netleşmesi için şimdi Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) kararı bekleniyor.</p>
<p>Yeni Partililer kendileri açısından isim benzerliği bulunmadığını belirterek şu anda isminde "yeni" kelimesi geçen en az 6-7 parti bulunduğuna dikkat çekiyorlar. Aynı şekilde başka kelimelerle de partilerin isimlerinde benzerlikler bulunduğunu söyleyen Yeni Partili kurmaylar örnek olarak Sağ Parti, Merkez Sağ Parti ve Sağduyu Partisi'ni gösteriyor.</p>
<p>Türkiye'de siyasi partilerin aynı kelimeyi veya aynı kökten türeyen ifadeleri kullanması alışılmadık bir durum değil.</p>
<p>Yargıtay siyasi partiler siciline göre içinde Cumhuriyet geçen de çok sayıda parti bulunuyor. Bunlar Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Partisi, Cumhuriyet Emek Partisi, Cumhuriyet ve Adalet Partisi olarak sıralanıyor.</p>
<p>Benzer şekilde Sol Parti ile Cumhuriyetçi Sol Parti ve Yeşil Sol Parti aynı anda faaliyette bulunabiliyor.</p>
<p>Yeni Partili kurmaylar şimdi AYM'den gelecek kararı bekleyeceklerini ifade ederek, bu sürecin çok uzun sürmesini beklemediklerini ve birkaç hafta içinde kararın çıkması gerektiğini belirtiyorlar. Siyasi Partiler Kanunu, AYM’nin başvuru tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde karar vermesini öngörüyor.</p>
<p>AYM'nin isim değişikliği kararı vermesi durumunda ise toplanacak kurultayda içinde yine "yeni" kelimesinin geçeceği bir isim belirlenecek.</p>
<h2>Hangi alternatif isimler üzerinde duruluyor? </h2>
<p>Şu anda üstünde durulan farklı alternatifler bulunuyor. Bunlardan bazıları "Yeni Başlangıçlar Partisi", "Halkın Yeni Partisi" ya da "Milletin Yeni Partisi" olarak sıralanıyor.</p>
<p>AYM içtihadına göre iki partinin adında aynı kelimenin bulunması tek başına yasak değil. Esas ölçüt, adların bütün olarak fonetik ve anlamsal açıdan seçmende karışıklığa yol açıp açmadığı.</p>
<p>AYM daha önce “Türkiye Birlik Partisi” ile “Türk Birliği Partisi” arasındaki benzerliği karışıklığa yol açacak düzeyde görmemişti. Buna karşılık “Genç Parti” ile “Yeniden Genç Parti”nin ad ve amblemlerini karışıklığa yol açacak ölçüde benzer bulmuştu.</p>
<p>Bu arada Yenilik Partisi Genel Başkanı Yılmaz 24 Eylül Perşembe günü partisinin yetkili kurullarını olağanüstü toplantıya çağırmıştı.</p>
<h2>Hukuki süreç nasıl işliyor?</h2>
<p>Partilerin isimleri ile ilgili 2014 yılında yapılan bir kanun düzenlemesi bulunuyor.</p>
<p>Adalet ve Kalkınma Partisi ile başka partilerin isim benzerliği içerdiği tartışmaları üzerine yapılan bu düzenleme ile eskiden yürürlükte olan ve parti kapatmaya kadar gidebilen maddeler kaldırılmıştı.</p>
<p>2014’te 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, isim, amblem ve rumuz benzerlikleri siyasi partilere ihtar verilmesini öngören süreçten çıkarıldı. Bunun yerine karışıklığa yol açtığı belirlenen isim, amblem veya rumuzun hükümsüz sayılarak “terkin” yani siyasi parti sicilinden silinmesi düzenlenmişti.</p>
<p>Bu nedenle mevcut mevzuata göre AYM bir partinin adı, kısaltması ya da sembolü ile diğerleri arasında bir karışıklık olduğu ve vatandaşın oy verirken yanılabileceği kararı verirse tartışma konusu ismi, sembolü ya da kısaltmayı sicilden siliyor. Bu durumda ilgili partinin kongresini toplayarak tartışma konusu olan ismini değiştirmesi gerekiyor.</p>
<p>Hukuki mevzuata göre isim karışıklığı nedeniyle partilerin kapatılması söz konusu değil.</p>
<h2>Geçmişte hangi Yeni Partiler kuruldu?</h2>
<p>"Yeni Parti" adı Türkiye siyasetinde ilk kez kullanılmıyor.</p>
<p>Bu adı taşıyan ilk parti, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın kardeşi Yusuf Bozkurt Özal tarafından 7 Ekim 1993'te kuruldu.</p>
<p>Turgut Özal'ın siyasi ve ekonomik mirasını sürdürme iddiasındaki parti, 1995 genel seçimlerinde yaklaşık yüzde 0,13 oranında oy aldı ve milletvekili çıkaramadı. Yeni Parti, 1997 yılında Demokrat Parti ile birleşmesinin ardından hukuki varlığını sona erdirdi.</p>
<p>Aynı ad, yaklaşık 11 yıl sonra bir kez daha siyaset sahnesine çıktı.</p>
<p>Haziran 2008'de kurulan ikinci Yeni Parti'nin genel başkanlığına, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan gazeteci Tuncay Özkan seçildi. Atatürkçü ve ulusalcı bir siyasi çizgide konumlanan parti genel seçimlere katılmadı. Özkan'ın ayrılmasının ardından parti 2012'de Hak ve Eşitlik Partisi'ne katılarak tüzel kişiliğini sona erdirdi.</p>
<h2>Geçici ad nasıl kalıcı oldu?</h2>
<p>"Yeni Parti" ifadesi, başlangıçta kesinleşmiş bir parti adı olarak açıklanmamıştı.</p>
<p>Özgür Özel, 15 Temmuz'da yeni siyasi oluşumla ilgili hazırlıkları anlatırken "Şimdilik 'Yeni Parti' diyelim. İsim ve logo çalışıyoruz" demişti. Ancak kamuoyunda hızla benimsenen bu geçici tanımlama, kısa süre içinde partinin resmi adına dönüştü.</p>
<p>Kuruluş öncesinde "Ekim Partisi", "İstiklal Partisi", "Cumhuriyetçi Demokrat Parti", "Demokrat Halk Partisi", "Halk Partisi" ve "Yürüyüş Partisi" gibi çeşitli seçenekler gündeme gelmişti.</p>
<p>"Ekim" adının hem Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim'e hem de Ekrem İmamoğlu'nun ad ve soyadının ilk hecelerine gönderme yaptığı yorumları yapılmıştı. "İstiklal Partisi" ise Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet'in kuruluş değerleriyle bağ kurulmasını amaçlayan bir seçenek olarak öne çıkmıştı.</p>
<p>Ancak parti yönetimi, belirli bir ideolojik veya tarihsel göndermeyle sınırlanmayan, farklı seçmen gruplarına seslenebilecek daha yalın bir ad tercih etti.</p>
<p>Özel de partinin ilk grup toplantısında kuruluşunu, ismini ve bütçesini "milletin belirlediğini" kaydetti. Partinin kuruluş duyurusunda ise "İşçinin YENİ Partisi, emeklinin YENİ Partisi, memurun YENİ Partisi, esnafın YENİ Partisi, çiftçinin YENİ Partisi" ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Böylece "yeni" kelimesi yalnızca partinin yaşına değil, eski siyasi kalıplardan ayrılma ve farklı toplum kesimlerini ortak bir çatı altında toplama iddiasına bağlandı.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Yeni%20Parti%27nin%20ismi%20ile%20ilgili%20son%20karar%20AYM%27de&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79373931&x4=57554982&x5=Yeni%20Parti%27nin%20ismi%20ile%20ilgili%20son%20karar%20AYM%27de&x6=0&x7=%2Ftr%2Fyeni-parti-nin-ismi-ile-ilgili-son-karar-aym-de%2Fa-79373931&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260922&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti'nin isminin kalıp kalmayacağına Anayasa Mahkemesi karar verecek.
Almanya'da sanayi istihdamı eriyor, savunma telafi etmiyor
Short title
Almanya'da sanayi istihdamı eriyor, savunma telafi etmiyor
Teaser
Almanya'da sanayi her ay yaklaşık 15 bin kişilik istihdam kaybı yaşıyor. Buna karşın hükümetin büyük kaynak aktardığı savunma sanayisi bu kayıpları karşılayacak ölçüde yeni iş yaratamıyor.<br /><p>Almanya İş Gücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü'nün (IAB) güncel araştırmasına göre, Alman savunma sanayisi şu ana kadar otomotiv gibi diğer sanayi dallarında yaşanan büyük istihdam kayıplarını telafi edemiyor.</p>
<p>Araştırmayı yöneten IAB uzmanı Prof. Dr. Enzo Weber, geçen yıl Almanya genelinde diğer sanayi sektörlerinden savunma sanayisine geçen kişi sayısının yalnızca bin 100 civarında olduğunu söyledi. Weber, böylece 2020 öncesine göre üç kat artış görülse de bunun genel tabloda büyük bir değişiklik yaratmadığını da belirtti.</p>
<p>Çalışmaya göre sanayi dışından savunma sektörüne geçenlerin sayısı ise kriz öncesine göre iki katına çıkarak bin 400'e ulaştı.</p>
<p>Öte yandan 23 bin sanayi çalışanı kamu yönetimi ile sosyal sigorta sektöründeki işlere geçti.</p>
<h2>Alman endüstrisinde dönüşüm baskısı</h2>
<p>Weber ve çalışmayı yürüten diğer uzman Yasemin Yılmaz'ın araştırmasına göre sanayideki toplam istihdam belirgin biçimde geriledi. Bunun temel nedeni ise yeni iş alanları yaratılmasındaki yetersizlik.</p>
<p>Almanya'da sanayi, şu dönem her ay yaklaşık 15 bin istihdam kaybediyor.</p>
<p>Araştırma, endüstride yaşanan krizin temel nedenleri arasında enerji darboğazını, yüksek enerji fiyatlarını, mevcut iş alanlarındaki dönüşümü ile Çin ve ABD'yle ticarette yaşanan köklü değişimleri gösteriyor. Ayrıca bütün bunların sanayi üzerinde büyük baskı oluşturduğunu vurguluyor.</p>
<p>Yatırımların yıllardır gerilediğini kaydeden araştırma, yeni şirket kuruluşlarının dip seviyeye düştüğüne ve şimdiye kadar görülmemiş ölçüde az sayıda yeni istihdam pozisyonu açıldığına işaret ediyor.</p>
<h2>İş gücü piyasasını harekete geçirmek gerekiyor</h2>
<p>Araştırmaya göre iş gücü piyasasını canlandırmak için siyasi teşviklere ihtiyaç var.</p>
<p>Prod. Dr. Weber, federal hükümetin sosyal devlet yapısında planladığı reformlara atıfta bulunarak "İş gücü piyasasını hareketlendirmek ve mesleki gelişimi desteklemek, ülke refahının ve yeni katma değerler yaratmanın önünü açacak temel reformlar olacaktır" değerlendirmesini yapıyor.</p>
<p>Araştırmada, sanayi sektöründeki iş gücü piyasasının son dönemde çok az hareketlilik gösterdiği belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut yenilenme krizinden başarıyla çıkılabilmesi, kapsamlı bir ekonomik dönüşümün gerçekleşmesine bağlı. Bu nedenle iş gücü piyasasında gelişimi destekleyecek tüm araçların devreye sokulması gerekiyor.</p>
<p>Peki bu nasıl sağlanabilir?</p>
<p>Araştırmayı hazırlayan Weber ve Yılmaz'a göre bunun için çalışanların hem yükselen sektörlere geçebilmesini hem de kendi meslek alanlarındaki dönüşüme uyum sağlayabilmesini mümkün kılacak esneklik ve beceri geliştirme desteğine ihtiyaç var. Uzmanlar, bunun sağlanmasında siyasi karar vericilere önemli görevler düştüğünü vurguluyor.</p>
<h2>Sanayinin en büyük kaybedeni otomobil sektörü</h2>
<p>Almanya'nın onlarca yıldır en başarılı ve güvenilir sektörlerinden biri olarak görülen otomotiv sektörü, özellikle Çin'in devlet destekli sanayisinin artan rekabet baskısıyla derin bir kriz yaşıyor.</p>
<p>Otomotiv sektörünün de örgütlü olduğu IG Metall sendikası, Pazartesi günü Almanya genelinde otomobil üreticileri ve tedarikçilerine yönelik protesto gösterileri düzenledi. İki milyondan fazla üyesi bulunan sendika, "Otomotiv Eylem Günü" adını verdiği protestolarda istihdam güvencesi, geleceğe uygun üretim merkezleri ve güçlü bir sanayi politikası talep etti.</p>
<p>Tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşayan Volkswagen'in Wolfsburg'daki genel merkezini ziyaret eden IG Metall Başkanı Christiane Benner, Volkswagen İşçi Konseyi Başkanı Daniela Cavallo ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi.</p>
<p>Benner, otomotiv şirketlerinin yöneticilerini ve yıllardır izledikleri politikaları eleştirirken üretimde, tedarikçi firmalarda ve mühendislik-geliştirme hizmeti veren şirketlerdeki istihdam kayıplarının engellenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Hükümetten daha kararlı bir sanayi politikası talep ettiklerini de belirten IG Metall Başkanı, Çin'den gelen hibrit araçlara gümrük vergisi uygulanması, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve üretimin Avrupa'da yapılmasını teşvik edecek düzenlemelerin gerekli olduğunu söyledi.</p>
<p>Federal hükümetin bu konuda net bir tutum alması gerektiğini yineleyen Benner, "Bu nedenle siyasete ve işverenlere açık çağrımız şudur: Bu otomotiv sanayisini duvara toslatıp ardından olay yerinden kaçmayın. Bunun yerine birlikte ilerlememizi sağlayacak adımlar atın" dedi.</p>
<h2>"Daha güçlü teşvik politikası gerekiyor"</h2>
<p>Volkswagen İşçi Konseyi Başkanı Daniela Cavallo da bunun için daha güçlü bir teşvik politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Cavallo, diğer pazarlarda görülen desteklere benzer sübvansiyonların gerekli olduğunu savunurken Volkswagen'in Kanada'da bir batarya fabrikası kurması karşılığında milyarlarca euro destek aldığını hatırlattı.</p>
<p>"Almanya'da sanayi istihdamının çökmesini engellemek istiyorsak, vergi politikasında değişiklik yapmamız gerekiyor" diyen Cavallo, hissedarların da sürece katkı sunması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Alman otomotiv sanayisi, Çin'deki ve Çin kaynaklı rakiplerin artan baskısı, ABD'nin uyguladığı gümrük tarifeleri ve elektrikli otomobillerdeki düşük kâr marjları nedeniyle son dönemde zorlu bir dönemden geçiyor.</p>
<p>Avrupa'nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen (VW), maliyetleri düşürmek ve rekabet gücünü artırmak için yeniden yapılandırmaya gitme kararı almış, bunun için 2030'a kadar Almanya'da 50 bin kişinin işten çıkarılacağını ve araç model sayısının azaltılacağını açıklamıştı. </p>
<p>dpa,Reuters, AFP/ETO,HS</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AEkonomi::Almanya%27da%20sanayi%20istihdam%C4%B1%20eriyor%2C%20savunma%20telafi%20etmiyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79356306&x4=10206&x5=Almanya%27da%20sanayi%20istihdam%C4%B1%20eriyor%2C%20savunma%20telafi%20etmiyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-sanayi-istihdam%C4%B1-eriyor-savunma-telafi-etmiyor%2Fa-79356306&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260921&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AEkonomi" />
Short teaser
Almanya'da sanayide her ay 15 bin istihdam kayboluyor ve rekor yatırım yapılan savunma sektörü buna çare olamıyor.
Iris-T füze savunma sistemi fırlatma rampası. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana savunma odaklı bir çizgi izleyen Almanya, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasıyla baslayan savaş üzerine bir fon kurarak, askeriyeye rekor bütçe ayırdı
Almanya'da öğrenciler oda başına ortalama 510 euro kira ödüyor
Short title
Almanya'da öğrenciler ortalama 510 euro kira ödüyor
Teaser
Almanya'da yüksek öğrenim gören öğrencilerin, paylaşımlı evlerdeki odalar için ödediği kiralar, şehirden şehire büyük farklılık gösteriyor. Kiralar açısından en pahalı kent Münih, en ucuzu ise Chemnitz.<br /><p>Almanya'da öğrenciler, paylaşımlı ev ya da dairelerde bir oda için ortalama 510 euro ödüyor.</p>
<p>Moses-Mendelssohn Enstitüsü ile kiralık ev/oda bulma platformu WG-Gesucht.de tarafından yayınlanan istatistiklere göre, 2026/27 eğitim-öğretim yılının kış dönemine ilişkin kira bedelleri, önceki iki yarıyıla kıyasla büyük ölçüde aynı kaldı.</p>
<p>On yıl önce, 2016/17 kış döneminde ise ortalama kira fiyatı, oda başına yaklaşık 349 euro seviyesindeydi. Uzmanlara göre bu tabloda en fazla endişe yaratan, üniversite kentleri arasındaki önemli farklar.</p>
<p>Öğrencilerin paylaşımlı bir evde en fazla kira ödediği şehir, ortalama 850 euro ile Münih olurken, yüksek okul ve üniversite öğrencileri, başkent Berlin ve Hamburg'da ortalama 650 euro, Köln'de 640 euro ve Frankfurt'ta 630 euro ödüyor.</p>
<h2>Doğu Almanya'da kiralar çok daha ucuz</h2>
<p>En uygun kiralı odalar ise Chemnitz (305 euro), Magdeburg (350 euro), Halle (350 euro) Jena (370 euro) ve Trier'de (370 euro) bulunuyor. Trier dışında, bu şehirlerin tamamı Almanya'nın doğu eyaletlerinde yer alıyor.</p>
<p>Moses-Mendelssohn Enstitüsü İcra Direktörü ve NBS Northern Business School'da Gayrimenkul Yönetimi Profesörü Stefan Brauckmann, "Üniversite eğitimi amacıyla başka bir şehre taşınan gençler için hangi şehri seçtikleri, kira giderleri açısından büyük önem taşıyor." dedi.</p>
<p>Brauckmann, "Paylaşımlı evlerde kiralık bir odanın 400, 500 ya da 650 euro'ya mal olması, hangi kentte eğitim almanın mali açıdan mümkün olduğu konusunda büyük ölçüde belirleyici olabiliyor. Bu nedenle üniversite kentleri arasındaki artan farklar istatistiksel bir büyüklükten çok daha fazlası" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yapılan araştırma için, en az 5 bin öğrencisi olan toplam 90 Alman üniversite kenti dikkate alındı.</p>
<p>Çalışmada, iki ila üç kişilik, süresiz kira sözleşmesi ile ilanı verilen paylaşımlı evlerdeki odalar değerlendirildi. Belirtilen fiyatlar, çoğunlukla elektrik ve internet masraflarının yanı sıra ortak kullanılan odaların mobilya ve teknik donanımını da içeren ısıtma dahil kira bedellerini ifade ediyor.</p>
<p>KNA / ET,SÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20%C3%B6%C4%9Frenciler%20oda%20ba%C5%9F%C4%B1na%20ortalama%20510%20euro%20kira%20%C3%B6d%C3%BCyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79337936&x4=10201&x5=Almanya%27da%20%C3%B6%C4%9Frenciler%20oda%20ba%C5%9F%C4%B1na%20ortalama%20510%20euro%20kira%20%C3%B6d%C3%BCyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-%C3%B6%C4%9Frenciler-oda-ba%C5%9F%C4%B1na-ortalama-510-euro-kira-%C3%B6d%C3%BCyor%2Fa-79337936&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260919&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da öğrencilerin paylaşımlı evlerdeki odalara ödediği kiralar arasında kentten kente büyük fark var.
Sermaye piyasasında manipülasyon iddiası: 20 kişi tutuklandı
Short title
Sermaye piyasasında manipülasyon iddiası: 20 kişi tutuklandı
Teaser
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarında manipülatif işlemler yaptığı iddia edilen dört kişinin tutuklandığını bildirdi. Gürlek, bir başka soruşturmada da 16 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.<br /><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarını manipüle etmeye yönelik işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalarda, fon yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de aralarında bulunduğu toplam 20 şüphelinin tutuklandığını duyurdu.</p>
<p>Bakan Gürlek, X hesabından yaptığı açıklamada, "Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve birikimini istismar edenlerden hukuk önünde hesap sorulacaktır" ifadesini kullandı.</p>
<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen şüpheli işlemleri yakından takip ettiğini dile getiren Gürlek, bu kapsamda Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) soruşturma izni verilmesi amacıyla müzekkereler yazıldığını ve son olarak Ağustos ayında Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yeni bir başvuru yapıldığını bildirdi.</p>
<p>Adli makamların tespit ve talepleri doğrultusunda yürütülen incelemeler sonucunda, bir kısım fon ve pay piyasasında manipülatif işlemler gerçekleştirildiği iddialarına ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlatan Akın Gürlek, bu kapsamda, fon yönetim kurulu başkan ve üyelerinin de aralarında bulunduğu dört şüphelinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri" uygulandığını aktardı.</p>
<p>Bakan Gürlek söz konusu kişilerin malvarlıklarının kaçırılmasına imkan verilmemesi amacıyla ilgili hesaplar ile tüm malvarlığı değerleri hakkında da tedbir kararları alındığını bildirdi.</p>
<h2>246 sosyal medya hesabına erişim engeli</h2>
<p>Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen başlatılan ayrı bir soruşturma kapsamında ise "Yatırımcıda korku ve paniğe neden olabilecek spekülatif paylaşımlar yapan 246 sosyal medya hesabı hakkında İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliğince erişimin engellenmesine karar verilmiş; kararın uygulanması amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığına gönderilmiştir" bilgisini paylaştı.</p>
<p>Adalet Bakanı, "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında ise sosyal medya üzerinden sermaye piyasalarını manipüle etmeye yönelik paylaşımlar yapan hesap sahipleri hakkında adli işlemler başlatılmış ve 16 şüpheli tutuklanmıştır" dedi.</p>
<p>Gürlek mesajının devamında şu ifadeleri kullandı: "Nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız, bu yıl işlem hacmi ve hisse fiyatlarında olağan dışı dalgalanmalara ilişkin tespitler üzerine yürüttüğü soruşturma sonucunda 41 şüpheli hakkında iddianame düzenlemiştir."</p>
<h2>"Vatandaşlarımızın alın terini istismara göz yumulmayacaktır"</h2>
<p>"Ponzi benzeri yöntemlerle" vatandaşların birikimlerini hedef alan, yanıltıcı yönlendirmelerle haksız kazanç sağlayan kötü niyetli kişi ve yapılara karşı adli işlemler yapıldığını dile getiren Akın Gürlek, "adli süreçlerin, dürüst ve iyi niyetli yatırımcıları tedirgin etmeden, piyasanın sağlıklı işleyişini ve yatırımcıların haklarını gözeterek yürütülmesine de azami hassasiyet gösterilmektedir. Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismar etmeye çalışan hiç kimseye göz yumulmayacaktır" dedi.</p>
<p>Adalet Bakanı Gürlek mesajını şu sözlerle tamamladı: "Piyasaları manipüle edenler, yatırımcıyı yanıltanlar, vatandaşlarımızın birikimlerini hedef alanlar ve suçtan elde edilen kazançları kaçırmaya teşebbüs edenler hakkında hukuk çerçevesinde gereken yapılmaktadır ve yapılmaya devam edecektir."</p>
<p>DHA / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Sermaye%20piyasas%C4%B1nda%20manip%C3%BClasyon%20iddias%C4%B1%3A%2020%20ki%C5%9Fi%20tutukland%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79320164&x4=10201&x5=Sermaye%20piyasas%C4%B1nda%20manip%C3%BClasyon%20iddias%C4%B1%3A%2020%20ki%C5%9Fi%20tutukland%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fsermaye-piyasas%C4%B1nda-manip%C3%BClasyon-iddias%C4%B1-20-ki%C5%9Fi-tutukland%C4%B1%2Fa-79320164&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260918&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Akın Gürlek, sermaye piyasalarında manipülatif işlemler yaptığı iddia edilen dört şüphelinin tutuklandığını bildirdi.
ABD yönetimi, Suudi Arabistan'a 48 adet F-35 tipi savaş uçağı satışını onayladı. 21 milyar dolarlık silah ticareti İsrail'in tepkisine rağmen gerçekleşiyor.<br /><p>Washington, İsrail'in itirazlarına rağmen Suudi Arabistan'a 48 adet F-35 tipi savaş uçağı satışını onayladı.</p>
<p>Hükümetin, ABD Kongresi'ne yaptığı bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın toplam değeri yaklaşık 24,3 milyar ABD doları olan (21,2 milyar euro) savaş uçakları, ekipmanlar ve askerî eğitimi içeren satışa onay verdiği belirtildi. Başkan Donald Trump tartışmalı anlaşmayı geçen yılın sonunda duyurmuş ancak kapsamına ve detaylarına ilişkin ayrıntı vermemişti.</p>
<p>Beşinci nesil savaş uçakları sınıfına giren F-35 bugüne dek Ortadoğu'da yalnızca ABD'nin yakın müttefiki İsrail'e verilmişti.</p>
<p>Geçen yıl ABD ile Suudi Arabistan arasında yapılan anlaşmanın duyurusu, İsrail hükümeti ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimler nedeniyle İsrail'de eleştirilere yol açmıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Riyad'a yapılacak satışın "bölgedeki askerî dengeyi değiştirmeyeceği" ifade edildi.</p>
<p>Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri bir süredir, komşu Yemen'de, uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetin, Şii Husi milisleriyle mücadelesini desteklemek için hava saldırıları düzenliyor. F-35'lerin ise Suudi krallığına fiilen ne zaman teslim edilebileceği şu an için belirsizliğini koruyor. Benzer savunma anlaşmalarının tam anlamıyla hayata geçirilmesi genellikle uzun yıllar sürebiliyor.</p>
<h2>Almanya uçaklarını teslim almaya başlıyor</h2>
<p>Almanya'nın 2022'de sipariş ettiği toplam 35 adet F-35'in ikisi, Cuma günü Teksas eyaletinde yer alan Fort Worth kentinde düzenlenen törenle Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius'a, üretici firma Lockheed Martin tarafından teslim edilecek. Geri kalan 33 uçağın ise aşamalı olarak 2029 yılına kadar teslim edilmesi planlanıyor.</p>
<p>F-35, sahip olduğu pek çok özelliği nedeniyle şu anda dünya genelinde en modern savaş uçağı olarak kabul ediliyor. Özel formu ve dış kaplaması sayesinde, düşman radarları tarafından tespit edilmesi zor olan uçakla ilgili eleştiriler de var. Uzmanlar, F-35'lerdeki teknik sistemlerin karmaşıklığından dolayı uçağın bakımının çok maliyetli olduğunu ifade ediyor.</p>
<h2>Yemen'de savaş</h2>
<p>Suudi Arabistan geleneksel olarak ABD silahlarının en büyük alıcılarından biri. Ancak son yıllarda ABD Kongresi'nde zaman zaman krallığa silah sevkiyatına karşı direnç oluştu. Buna sebep olarak da, ülkenin Yemen savaşına müdahil olması gösterildi.</p>
<p>Yemen'de 2022'den bu yana çatışmaları sınırlayan bir ateşkes vardı. Ancak Temmuz ayından bu yana Arap Yarımadası'nın güneybatısındaki ülkede yoğun çatışmalar yeniden başlamış durumda. Husiler, Suudi Arabistan'daki hedeflerin yanı sıra, komşusunun, Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'da geçişi sağlayan Babülmendep Boğazı çevresindeki petrol tankerlerine de saldırıyor.</p>
<p>dpa / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Suudi%20Arabistan%27a%20F-35%20sat%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20ABD%27den%20onay&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79318418&x4=10201&x5=Suudi%20Arabistan%27a%20F-35%20sat%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20ABD%27den%20onay&x6=1&x7=%2Ftr%2Fsuudi-arabistan-a-f-35-sat%C4%B1%C5%9F%C4%B1na-abd-den-onay%2Fa-79318418&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260918&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
ABD yönetimi, Suudi Arabistan'a 48 adet F-35 tipi savaş uçağı satışını onayladı.
Avrupa Birliği'nde çocuklara sosyal medya yasağı yolda
Short title
Avrupa Birliği'nde çocuklara sosyal medya yasağı yolda
Teaser
Avrupa Birliği genelinde 13 yaşından küçüklerin sosyal medyaya erişiminin yasaklanması, 13-15 yaş grubu için ise önemli kısıtlamalar getirilmesi önerildi. Plana Almanya'dan destek var.<br /><p>Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği (AB) genelinde 13 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı getirileceğini duyurdu.</p>
<p>Von der Leyen'in Avrupa Komisyonu'nda yaptığı konuşma ile duyurduğu plan, 13 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımının yasaklanmasını, 13-15 yaş arasındakiler için ise, ebeveyn denetiminde ve yaşa uygun hesaplar oluşturulmasını zorunlu kılıyor.</p>
<p>Plana göre ayrıca, <span>15-18 yaş grubundaki gençlere yönelik olarak da platformlar tasarımlarını ve ayarlarını güvenli hâle getirmekle yükümlü kılınacak.</span></p>
<p>Bu adım, Facebook, Instagram, TikTok, YouTube ve ChatGPT'nin çocukların ruh sağlığı ve güvenliğine etkilerine dair endişeler nedeniyle Türkiye ve Avustralya gibi bir dizi ülkenin duyurduğu benzer girişimleri izliyor.</p>
<p>Düzenlemenin yasalaşması için önümüzdeki aylarda AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu ile müzakere edilmesi gerekiyor.</p>
<h2>Almanya'dan destek</h2>
<p>Öneriye AB içinde ilk destek Berlin'den geldi. Almanya Eğitim ve Aile Bakanı Karin Prien (CDU), TikTok ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında çocuk ve gençlerin korunmasına yönelik girişimi memnuniyetle karşıladığını söyledi.</p>
<p>Prien, ZDF televizyonunda katıldığı bir programda, "Bu öneri, Almanya'da da hayata geçirmek istediğimiz politikayla tamamen örtüşüyor" diyerek söz konusu planların bir an önce uygulamaya konması için AB Komisyonu ile iş birliği yapılacağını belirtti.</p>
<p>Bakan Prien, tasarıda özellikle platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesinin öngörülmesini olumlu karşıladığını ifade etti.</p>
<p>Amacın "sağlıklı bir dijital büyüme ortamı sağlamak" olduğunu vurgulayan Prien, çocuk ve gençler için tehlikenin çok büyük olduğunu belirterek önümüzdeki hafta ve aylarda Almanya'ya özgü geçici bir düzenleme hazırlanacağını açıkladı.</p>
<p>Karin Prien, Ekim ayında bu konuda temel ilkeleri sunmayı da planladıklarını dile getirdi.</p>
<h2>Ebeveynlere yönelik kampanya</h2>
<p>Büyük platformlar dışında AB'nin yetki alanına girmeyen küçük platformların da bulunduğuna dikkat çeken Prien, bunlarla ilgili ceza hukukundaki boşlukları kapatmak ve gençlere yönelik ceza hükümlerini sertleştirmek istediklerini vurguladı.</p>
<p>Diğer yandan medyayı bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanma kabiliyetini artıran ve ebeveynleri bilinçlendiren kapsamlı bir stratejiye de ihtiyaç olduğunu dile getiren Eğitim ve Aile Bakanı, 3 yaş altı çocukların ekran başında vakit geçirmemesi gerektiğine dair net bir toplumsal tutum oluşturulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
<p>Yaş sınırlarının uygulanabilmesi için gerekli yaş doğrulamasının yapılması gerektiğini belirten Prien, bu konuda sorumluluğun öncelikle platformlara ait olduğunu ifade etti. Platformların ayrıca, çocuk ve gençlerin kendilerine uygun olmayan içeriklere erişimlerinin engellenmesi konusunda da sorumlu olmaları gerektiğini vurguladı.</p>
<h2>"Yaptırımlar caydırıcı olmalı"</h2>
<p>Bakan Prien, kurallara uymayan platform ve sağlayıcılara uygulanacak yaptırımların "gerçekten caydırıcı" olmak zorunda olduğunu da belirterek platformların denetim için ek ücretler ödemesinin gündeme gelebileceğini aktardı.</p>
<p>Prien ayrıca ABD'de Meta ile yapılan anlaşmaya atıfta bulunarak, platformların çocuk ve gençlerin korunması için önlem almayı taahhüt etmesinin pekâlâ mümkün olduğunu kaydetti.</p>
<p>Çocukların ruh sağlığına zarar vermekle suçlanan Meta, geçen ay ABD'deki bir davada yargı sürecini sonlandırmak için 48 eyalete toplam 18 milyar dolar ödemeyi ve Facebook ile Instagram'da gençleri korumak için ek önlemler almayı kabul etmişti.</p>
<p>Reuters,KNA / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Avrupa%20Birli%C4%9Fi%27nde%20%C3%A7ocuklara%20sosyal%20medya%20yasa%C4%9F%C4%B1%20yolda&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79305626&x4=10201&x5=Avrupa%20Birli%C4%9Fi%27nde%20%C3%A7ocuklara%20sosyal%20medya%20yasa%C4%9F%C4%B1%20yolda&x6=1&x7=%2Ftr%2Favrupa-birli%C4%9Fi-nde-%C3%A7ocuklara-sosyal-medya-yasa%C4%9F%C4%B1-yolda%2Fa-79305626&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260917&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
AB genelinde 13 yaşından küçüklerin sosyal medyaya erişiminin yasaklanması, 13-15 yaş için ise kısıtlamalar önerildi.
Kosova'nın eski lideri Taçi'ye 25 yıl hapis cezası
Short title
Kosova'nın eski lideri Taçi'ye 25 yıl hapis cezası
Teaser
Kosova'nın eski Cumhurbaşkanı Haşim Taçi, savaş dönemindeki siyasi cinayetler, işkence ve hukuka aykırı alıkoyma suçlarından mahkum edildi. Lahey'deki mahkemede üç yıl süren davada Taçi'ye 25 yıl hapis cezası verildi.<br /><p>Eski Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi, savaş suçlarından 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hollanda'nın Lahey kentindeki Kosova Özel Mahkemesi, Taçi'nin 96 vakada siyasi cinayetlerden sorumlu olduğu hükmüne vardı.</p>
<p>Taçi ayrıca işkence ve zulüm gibi ağır suçlar ile masumların keyfi olarak tutuklanmasından da sorumlu tutuldu. Mahkemenin kararı henüz kesinleşmedi.</p>
<h2>Taçi suçlamaların tamamını reddetti</h2>
<p>58 yaşındaki Taçi, dava süresince kendisini "tamamen masum" olarak nitelendirmiş ve hakkındaki tüm suçlamaları reddetmişti. Eski Cumhurbaşkanı, mahkemenin hakimi Charles Smith'in çarşamba günü okuduğu kararı sakin bir şekilde karşıladı.</p>
<p>1990'ların sonunda işlenen savaş suçları nedeniyle savcılık Taçi için 45 yıl hapis cezası talep etmiş, Taçi'nin avukatları ise beraat kararı verilmesini istemişti. Üç yıl süren yargılamada yaklaşık 300 tanık ifade verdi,155 mağdur duruşmalara katıldı.</p>
<p>İddianameye göre Haşim Taçi ve üç sanık, siyasi hedeflerine ulaşma mücadelesinde ağır suçlar işlediği iddia edilen Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) üst düzey yöneticilerindendi. Ancak hakim, yargılamanın UÇK'nın hedefleri veya yöntemleriyle ilgili olmadığını, yalnızca "sanıkların savaş suçlarına ilişkin bireysel sorumluluğuyla" alakalı olduğunu vurguladı. Diğer sanıklardan Kadri Veseli 18, Recep Selimi 13 ve Yakup Krasniçi 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>
<p>Hakim Smith, insanlığa karşı suç vakaları da dahil olmak üzere iddianamedeki bazı diğer suçlarla ilgili olarak mahkemenin yeterli kanıt görmediğini ve bu iddiaların karar aşamasında dikkate alınmadığını bildirdi.</p>
<h2>Başbakan, dışişleri bakanı ve cumhurbaşkanı</h2>
<p>2008 ile 2020 yılları arasında Kosova'nın başbakanı, dışişleri bakanı ve cumhurbaşkanı olarak görev yapan Taçi, Lahey'deki mahkemenin karşısına çıkmak üzere 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa etmişti.</p>
<p>Yargılanan ve suçlu bulunan dört sanığın tamamı UÇK'da lider konumlarındaydı ve savaş sonrasında üst düzey siyasi görevler üstlendi. Taçi, Kosova Savaşı'nın ardından Batılı politikacılar tarafından yıllarca Kosova ile Sırbistan arasındaki çatışmanın barışçıl çözümü için muhatap olarak kabul edilmiş ve pek çok Avrupa ülkesinde ağırlanmıştı.</p>
<p>UÇK, 1998'den 1999'a kadar çoğunluğu Arnavut olan Kosova'nın Sırbistan'dan bağımsızlığını kazanmak için savaştı. Kosovalı Arnavutlar, bu hedefe NATO'nun desteği ile ulaşmayı başardı. NATO'nun müdahalesi öncesinde Sırp güvenlik güçleri Kosova'da Kosovalı Arnavut nüfusa karşı ağır savaş suçları işlemişti. Bu suçlarla da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulan Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) ilgilendi.</p>
<p>Kosova Özel Mahkemesi bundan bağımsız olarak 2015'te uluslararası baskıyla kuruldu. Kosova adalet sistemine bağlı olmakla birlikte uluslararası hakim ve savcılardan oluşan Mahkeme, güvenlik gerekçesiyle Lahey'e taşınmıştı. Mahkemenin Çarşamba günü verdiği kararların tamamının temyiz yolu açık bulunuyor.</p>
<h2>Kosova'da Lahey kararlarına tepki</h2>
<p>Lahey'de verilen karar Kosova'da büyük öfkeye neden oldu. Duruşmayı yerinde izleyen Kosova Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca, Lahey'deki mahkeme salonundan ayrıldıktan sonra Kosovalı gazetecilere "Üzücü, adaletsiz ve hak edilmemiş bir karar. Kosova için, kurtuluş savaşımız için yıkıcı bir karar" ifadelerini kullandı. Bakan, UÇK'nın savaşında "halkın zarar görmesine yol açacak hiçbir suç mekanizması olmadığını" öne sürdü.</p>
<p>Haşim Taçi'nin, 1999 Kosova Savaşı'ndan sonra kurduğu ve 17 yıl başkanlığını yaptığı muhalefetteki Kosova Demokratik Partisi (PDK), kararı "büyük bir adaletsizlik" olarak nitelendirdi. Partinin Facebook hesabından yayımlanan açıklamada, yargılamada öne sürülen suçlamaların ve kanıtların "UÇK'nın haklı savaşını suçlamak için" Sırp propagandası tarafından "uydurulduğu" savunuldu.</p>
<h2>Lahey'de göstericiler polislere saldırdı</h2>
<p>Kosova genelinde binlerce kişi kararın açıklandığı anı kamusal alanlardaki dev ekranlardan izledi. Ülkede, geçen cumartesi günü yargılamaya karşı on binlerce kişinin katıldığı büyük gösteriler düzenlenmişti.</p>
<p>Hollanda haber ajansı ANP, kararın açıklanmasının ardından Lahey'de bulunan birkaç yüz Kosovalının yargılamayı ve kararları protesto ettiğini ve güvenlik güçlerine taşlarla saldırıldığını aktardı. Hollanda polisinin göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirildi.</p>
<p>dpa / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Kosova%27n%C4%B1n%20eski%20lideri%20Ta%C3%A7i%27ye%2025%20y%C4%B1l%20hapis%20cezas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79292640&x4=10201&x5=Kosova%27n%C4%B1n%20eski%20lideri%20Ta%C3%A7i%27ye%2025%20y%C4%B1l%20hapis%20cezas%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fkosova-n%C4%B1n-eski-lideri-ta%C3%A7i-ye-25-y%C4%B1l-hapis-cezas%C4%B1%2Fa-79292640&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260916&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Eski Cumhurbaşkanı Haşim Taçi, Kosova Savaşı döneminde savaş suçu işlemekten 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı yeniliyorum" diyerek seçimler hakkında ilk kez net ifadeler kullandı.<br /><p>Türkiye'de erken ya da baskın seçim tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan seçim mesajı geldi. Rize'de vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı yeniliyorum" dedi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bazı programlara katılmak üzere eşi Emine Erdoğan'la birlikte geldiği memleketi Rize'nin Güneysu ilçesinde Güneysu Merkez Camisi önünde kendisini bekleyen vatandaşları selamladı.</p>
<p>Daha sonra otobüsten hemşehrilerine seslenen Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:</p>
<p>"Gecemiz kutlu olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bu güzel yaz akşamında tüm bakan arkadaşlarım ve parti teşkilatımla en kalbi duygularla selamlıyorum. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Bu birlik, beraberlik içerisinde Rabb'im bizlere daha nice başarılar nasip etsin. Bu birliğinizi, beraberliğinizi daim kılsın. Sizlerden bu konuda her zaman bugüne kadar olduğu gibi aynı birlikteliği, aynı beraberliği, aynı gayreti bekliyoruz. Bu birlik ve beraberlik içerisinde önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum. Sizleri çok daha fazla bekletmeden ailelerinizle birlikte bu yaz akşamını geçirmenizi istiyorum."</p>
<h2>Erdoğan ilk kez net konuştu</h2>
<p>Yaşanan siyasi krizler nedeniyle erken seçim tartışmalarının uzun süredir devam ettiği Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki sessizliğini koruyordu.</p>
<p>Erdoğan'ın Güneysu'daki konuşmasında bu konuda ilk kez bu kadar net ifadeler kullanması, erken seçim beklentilerini de artırdı.</p>
<p>Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin olağan takvime göre Mayıs 2028'de yapılması gerekiyor. En son Mayıs 2023'te gerçekleşen bu seçimler normal şartlarda beş yılda bir yapılıyor.</p>
<p>DW,ANKA / CÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Erdo%C4%9Fan%27dan%20%22yakla%C5%9Fan%20se%C3%A7im%22%20mesaj%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79223240&x4=10201&x5=Erdo%C4%9Fan%27dan%20%22yakla%C5%9Fan%20se%C3%A7im%22%20mesaj%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Ferdo%C4%9Fan-dan-yakla%C5%9Fan-se%C3%A7im-mesaj%C4%B1%2Fa-79223240&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260911&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerle ilgili olarak ilk kez net ifadeler kullandı.
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş'ta yıkılan Ezgi Apartmanı ile ilgili davada mahkeme kararını açıkladı. 35 kişinin öldüğü binanın kolonlarını kesmekle suçlanan ve hapis cezasına çarptırılan zanlılar tahliye edildi.<br /><p>Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8 yıl, fenni mesul Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek her iki kişinin tahliyesine hükmetti. Sanıklardan üç kişi beraat ederken beş kamu görevlisine ise 4'er yıl 5'er ay hapis cezası verildi.</p>
<p>Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucunda, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları beyanda bulundu. Cumhuriyet Savcısı da esasa ilişkin görüşünü tekrarladı.</p>
<p>Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu gözyaşları eşliğinde karara tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.</p>
<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>
<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama", müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.</p>
<p>Ayrıca binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesinde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Yargılama sürecinde müteahhit Aktaş yaşamını yitirdi.</p>
<p>Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde esasa ilişkin görüşünü açıklamış, sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme, olası kastla nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", yedi kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.</p>
<p>ANKA / ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ezgi%20Apartman%C4%B1%20davas%C4%B1nda%20karar%20a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79223001&x4=10201&x5=Ezgi%20Apartman%C4%B1%20davas%C4%B1nda%20karar%20a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fezgi-apartman%C4%B1-davas%C4%B1nda-karar-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1%2Fa-79223001&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260911&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş'ta yıkılan Ezgi Apartmanı ile ilgili davada mahkeme kararını açıkladı.
Osman Kavala'dan mahkemeye başvuru: AİHM kararı uygulansın
Short title
Osman Kavala'dan yeniden yargılanma talebi
Teaser
Gezi davası kapsamında cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala, AİHM Büyük Dairesi'nin verdiği hak ihlali kararı üzerine mahkemeye başvurarak yeniden yargılanma talep etti.<br /><p>DW Türkçe'nin ulaştığı bilgilere göre, Osman Kavala'nın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, Gezi davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Dilekçede, Kavala hakkında kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının AİHM kararı uyarınca durdurulması talebinde bulunuldu. Ayrıca Kavala'nın tahliye edilmesi istendi.</p>
<p>Talep, "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. Maddesi kapsamında yapıldı. Bu maddede, AİHM tarafından verilen kesinleşmiş ihlal kararları da yargılanmanın yenilenmesi nedenleri arasında sayılıyor.</p>
<h2>Mahkeme kararı Adalet Bakanlığı'ndan istedi</h2>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bunun üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığı'na yazı yazarak Osman Kavala'ya ilişkin AİHM kararını istedi. 9 Eylül'de gönderilen yazıda, Osman Kavala ile ilgili AİHM tarafından verilmiş bir ihlal kararı bulunup bulunmadığının araştırılması ve böyle bir ihlal kararı olması halinde, söz konusu kararın Türkçe tercüme metnin ivedi olarak mahkemeye gönderilmesi talep edildi.</p>
<p>Adalet Bakanlığı'nın, AİHM'in Osman Kavala kararının tercümesini mahkemeye göndermesinin ardından Kavala'nın başvurusu esastan görüşülecek. Yerel mahkeme, AİHM kararına uyarsa Osman Kavala'nın hüküm giydiği Gezi davası yeniden başlayacak.</p>
<h2>Kavala dosyasında kronoloji</h2>
<p>8 yıl 10 ay 10 gündür cezaevinde olan Osman Kavala, bu süreçte 3 beraat, 4 tutuklama, 3 tahliye kararı ve 1 mahkûmiyet kararıyla karşı karşıya kaldı.</p>
<p>Kavala ilk olarak Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı suçlamalar kapsamında 18 Ekim 2017'de gözaltına alındı ve 1 Kasım 2017'de tutuklandı.</p>
<p>AİHM, 2019 yılında Kavala’nın tutukluluğunun hukuka aykırı olduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti; ancak karar uygulanmadı. </p>
<p>18 Şubat 2020'de Gezi davasından beraat eden Kavala, cezaevinden çıkamadan 15 Temmuz darbe girişimi kapsamında hükümeti devirmeye teşebbüs iddiasıyla gözaltına alındı, 19 Şubat 2020'de tutuklandı. 9 Mart 2020'de ise casusluk iddiasıyla hakkında ikinci tutuklama kararı verildi.</p>
<p>AİHM, 11 Temmuz 2022'de Türkiye'nin 2019 tarihli kararın gereklerini yerine getirmediğine karar verdi.</p>
<p>Bu süreçte Kavala, casusluk ve 15 Temmuz'dan tahliye aldı.</p>
<p>Ancak İstinaf'ın bozma kararı üzerine Gezi davasında yeniden yargılanan Kavala, 25 Nisan 2022'de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar 2023 yılında Yargıtay tarafından onandı.</p>
<p>AİHM Büyük Dairesi son olarak 25 Ağustos 2026 tarihli kararında Osman Kavala hakkında altı ayrı konuda ihlal tespit etti. Büyük Daire ayrıca Türkiye’nin Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını sağlayacak gerekli adımları atması ve mahkûmiyetin sonuçlarını ortadan kaldırması gerektiğini belirtti. </p>
<p>Bu arada Kavala'nın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuru da henüz gündeme alınmadı.</p>
<p>Yüksek Mahkeme, aynı davada 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman'a ilişkin hak ihlali kararının gerekçesini de 5 aydır açıklamadı.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Osman%20Kavala%27dan%20mahkemeye%20ba%C5%9Fvuru%3A%20A%C4%B0HM%20karar%C4%B1%20uygulans%C4%B1n&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79222877&x4=10201&x5=Osman%20Kavala%27dan%20mahkemeye%20ba%C5%9Fvuru%3A%20A%C4%B0HM%20karar%C4%B1%20uygulans%C4%B1n&x6=1&x7=%2Ftr%2Fosman-kavala-dan-mahkemeye-ba%C5%9Fvuru-aihm-karar%C4%B1-uygulans%C4%B1n%2Fa-79222877&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260911&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
8 yıl 10 aydır cezaevinde olan Osman Kavala, AİHM kararının uygulanması için mahkemeye başvurdu.
Almanya'da doğal gaz depolarında doluluk oranının son 15 yılın en düşük seviyesinde olduğu bildirildi. Uzmanlar, kış aylarında tedarik sıkıntısı yaşanabileceğini söylüyor.<br /><p>Alman doğal gaz depolama şirketlerinin çatı örgütü olan Enerji Depolama Girişimi (INES), ülkedeki depolama tesislerindeki doluluk oranlarına işaret ederek gelecek kış doğal gaz tedarikinde sıkıntı yaşanabileceği konusunda uyardı.</p>
<p>INES tarafından Berlin'de yapılan açıklamada, Almanya'daki depoların Eylül başı itibarıyla yalnızca yüzde 53 oranında dolu olduğu bildirildi. Bu oran, kayıtların tutulmaya başlandığı 2011 yılından bu yana, yılın bu döneminde ölçülen en düşük seviyeye denk geliyor. Geçen yıl aynı tarihte doluluk oranının yüzde 71 olduğu bildirilmişti.</p>
<p>INES, teknik olarak 1 Kasım'a kadar doluluk oranının yüzde 77'ye çıkarılmasının mümkün olduğunu, ancak bunun için depolama hızının önemli ölçüde artırılması gerektiğini belirterek geriye kalan iki ay içinde, geçtiğimiz üç ayda depolanan toplam gazdan daha fazlasının depolara aktarılması gerekeceğini ifade etti.</p>
<p>INES'in vurguladığına göre, yüzde 77'lik bir doluluk oranı normal kış koşullarında tedarik güvenliğini sağlamak için yeterli olacak. INES Genel Müdürü Sebastian Heinermann, "Aşırı soğuk hava koşullarında yüzde 77'lik bir doluluk oranı yeterli olmayacaktır" uyarısında bulunarak bu durumda Ocak ayında tedarik açığı yaşanabileceğini belirtti.</p>
<p>Almanya'daki doğal gaz ve hidrojen depolama işletmecilerinin çıkarlarını temsil eden dernek statüsündeki INES'in, kendi verilerine göre 17 üyesi bulunuyor. Bu 17 şirket, Almanya'daki gaz depolama kapasitesinin yüzde 90'ından fazlasını temsil ediyor.</p>
<h2>Depolama kâr getirmiyor</h2>
<p>Gaz depolarının, önceki yıllara kıyasla daha az doldurulması aylardır tartışılan bir konu. Dernek, depolama sürecinin ağırdan alınmasına neden olarak İran savaşının yarattığı koşullara işaret ediyor.</p>
<p>Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının ardından yükselen doğal gaz fiyatları ve kısmen negatif seyreden yaz-kış fiyat farkı, şirketler için depolamayı cazip kılmıyor.</p>
<p>Bu durum, şu an satın alınıp depolanacak doğal gazın fiyatının, gelecek kış kullanılacak doğal gazdan daha pahalı olmasından kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu nedenle INES, aralarında depolama maliyetlerinin düşürülmesinin de bulunduğu bir dizi tedbir paketi talep ediyor. Sebastian Heinermann'a göre, "Depolama maliyetleri, zaten görece sınırlı olan piyasa potansiyelini tamamen tüketiyor."</p>
<h2>Alman hükümetine göre endişeye gerek yok</h2>
<p>Almanya Ekonomi Bakanlığı ise şu an itibarıyla tedarik güvenliğinden kuşku duyulmasına gerek olmadığı görüşünde.</p>
<p>Bakanlık, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminallerine ve Norveç'ten yapılan boru hattı sevkiyatlarına işaret ederek devletin duruma müdahale etmesini gerektirecek bir durum olmadığını vurguluyor.</p>
<p>Haber ajansı Bloomberg'in aktardığına göre ise federal hükümet, devlet kontrolündeki doğal gaz şirketleri Uniper ve Sefe ile gaz depolarının doldurulmasına yönelik olası bir destek konusunda görüştü. Söz konusu şirketlerden konuya ilişkin henüz herhangi bir açıklama alınamadı.</p>
<p>Federal hükümetin, daha fazla gaz depolanması amacıyla Uniper ve Sefe üzerinde etkide bulunup bulunmadığı sorusuna ise Almanya Ekonomi Bakanlığı herhangi bir yanıt vermedi.</p>
<p>Reuters / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20do%C4%9Fal%20gaz%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20endi%C5%9Fe%20ediliyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79170307&x4=10201&x5=Almanya%27da%20do%C4%9Fal%20gaz%20k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20endi%C5%9Fe%20ediliyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-do%C4%9Fal-gaz-k%C4%B1tl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan-endi%C5%9Fe-ediliyor%2Fa-79170307&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260908&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da doğal gaz depolarındaki doluluk oranının son 15 yılın en düşük seviyesinde olduğu bildirildi.
Savaş suçlusu Mladiç'in cenazesinde "kahraman" sloganları
Short title
Savaş suçlusu Mladiç'in cenazesinde "kahraman" sloganları
Teaser
Srebrenitsa Katliamı'nın baş sorumlusu, savaş suçlusu Ratko Mladiç'in cenaze töreni Belgrad'da yapıldı. Brüksel'in sert tepki gösterdiği tören, Srebrenitsa Anneleri tarafından "utanç" olarak nitelendirildi.<br /><p>27 Ağustos'ta, tutuklu bulunduğu Hollanda'nın Lahey kentindeki cezaevinde ölen savaş suçlusu Ratko Mladiç'in Sırbistan'da düzenlenen cenaze törenine binlerce kişi katıldı.</p>
<p>Mladic, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da, Aziz Luka Kilisesi'nde yapılan ayinin ardından, kilisenin yakınındaki Topcider Mezarlığı'na defnedildi. Avrupa Birliği (AB), aday ülke Sırbistan'da "savaş suçlularının yüceltilmesini" kınadı.</p>
<p>1992-1995 Bosna Savaşı sırasında işlediği soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle müebbet hapis cezası alan Mladiç, öldüğünde 84 yaşındaydı.</p>
<p>Mladiç'in adı, Temmuz 1995'te komutası altındaki Sırp güçlerin, Birleşmiş Milletler (BM) güvenli bölgesini bastığı ve yaklaşık 8 bin Müslüman erkek ve çocuğu öldürdüğü Srebrenitsa Katliamı'nın bir numaralı ismi olarak tarihe geçmiş durumda.</p>
<p>Bu nedenle Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujiç'in, Mladiç'in "devlet töreniyle" defnedileceği duyurusu Brüksel'de büyük öfkeye yol açmıştı. AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Sırbistan'da Mladiç'in "yüceltilmesini" protesto olarak ülkeye yapacağı ziyareti iptal etti.</p>
<h2>Cumhurbaşkanı Vuçiç törene katılmadı</h2>
<p>Yoğun programı nedeniyle cenazeye katılamadığını bildiren Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, eski generalin "yüceltildiği" suçlamalarını reddetti.</p>
<p>Cenaze töreninin Mladiç'in ailesi tarafından düzenlendiğini öne süren Vuçiç, devletin sadece etkinliğin güvenliğini sağladığını ifade etti. Aziz Luka Kilisesi, normalde devlet töreni ile gerçekleştirilen cenazelerinin yapıldığı Belgrad'ın merkezindeki Aziz Sava Katedrali'nden bariz bir şekilde daha küçük.</p>
<p>Törenin yapıldığı Pazartesi günü sabahın erken saatlerinden itibaren tabutun sergilendiği kilisenin önünde uzun kuyruklar oluştu. Yüzlerce kişi Mladiç'e son saygısını sunmak için sıraya girdi.</p>
<p>Kilisenin içine giren birçok kişi ise, madalyalar ve Mladiç'in tipik subay şapkasıyla süslenmiş tabutunu öptü. Ortodoks rahiplerin dualar okuduğu törende, asker ve gazilerden oluşan bir grup saygı nöbeti ile tabutun etrafında yer aldı. Cenaze törenine Sırp hükümetinin birçok bakanının yanı sıra Rusya'nın Sırbistan Büyükelçisi ve Bosna-Hersek'in iki entitesinden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin eski Cumhurbaşkanı Milorad Dodik de katıldı.</p>
<h2>Tabutu askerler taşıdı</h2>
<p>Cenaze töreninin ardından tabut askerler tarafından dışarı taşındı. Burada da caddeleri dolduran binlerce kişi Mladiç'in geçişini izlerken, alanda Mladiç'in fotoğrafının olduğu Sırbistan bayrakları görüldü.</p>
<p>Ağır ağır hareket eden kortej, Mladiç'in kızının yanına defnedileceği Topcider Mezarlığı'na doğru ilerledi. Savaş suçlusu Mladiç'in kızı Ana Mladiç, 1994 yılında Bosna Savaşı esnasında, 23 yaşında intihar etmişti. Ana Mladiç'in babasının suçlarından duyduğu utanç nedeniyle intihar ettiği söylentileri ailesi tarafından reddediliyor. Ratko Mladiç 2011'de, yargılanmak üzere Lahey'e gönderildiğinde son isteği kızının mezarını ziyaret etmek olmuştu.</p>
<h2>Sırp milliyetçileri onu kahraman görüyor</h2>
<p>Mladiç'in 57 yaşındaki oğlu Darko Mladiç mezarlıkta yaptığı konuşmada, "Teşekkürler kardeşler, babamın kahraman mı yoksa suçlu mu olduğuna karar vermek için gelmiş olmanızdan dolayı" dedi. Birçok savaş gazisi ve genç erkeklerden oluşan kalabalık bu sözlere, "Kahraman! Kahraman!" sloganlarıyla yanıt verdi.</p>
<p>Mladiç, mahkumiyetine rağmen Sırp milliyetçileri tarafından özellikle Sırp Cumhuriyeti'de bir "kahraman" olarak görülmeye devam ediliyor. Bosna-Hersek'in Banja Luka kentinden cenaze törenine gelen emekli Radojka Visiç, "Ulusal bir kahramana" veda etmek için buraya geldiğini dile getirerek "Bizi savaş alanında yenemediler, bu yüzden onu hapse attılar ve orada işkence ettiler" iddiasında bulundu.</p>
<p>Savaş gazisi Nemanja Konstantinoviç ise, Mladiç'in sadece halkını savunduğunu öne sürerek "Maalesef suçlandı, oysa hiçbir suçu yoktu" ifadesini kullandı.</p>
<h2>AB: Savaş suçlarından zarar görenlerle dayanışma içindeyiz</h2>
<p>Brüksel'deki AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) sözcülüğünden yapılan açıklamada, "soykırımın inkârının en temel Avrupa değerlerine aykırı olduğu" bildirildi.</p>
<p>Bunun "AB'de veya AB'ye aday ülkelerde yeri yok" ifadesini kullanan sözcülük, AB'nin "Eski Yugoslavya ülkelerinde savaş suçlarından zarar gören tüm kurbanlar, hayatta kalanlar ve aileleriyle dayanışma içinde olduğunu" vurguladı. Açıklamada ayrıca, Brüksel'in Batı Balkan ülkelerini "uzlaşma ve istikrar çabalarında desteklediği" belirtildi.</p>
<h2>Lakabı "Bosna Kasabı"</h2>
<p>Srebrenitsa Anneleri Derneği ise, Mladiç'in cenaze törenini "utanç" olarak nitelendirdi ve uluslararası kurumları harekete geçmeye çağırdı. X hesabından açıklama yapan dernek, "Savaş suçlusu, mahkûm Mladiç'in cenazesi son 70 yılda Avrupa'daki en büyük faşist gösteriye dönüşme tehlikesi taşıyor" denildi.</p>
<p>"Bosna Kasabı" olarak da anılan Ratko Mladiç, Srebrenitsa Katliamı'nın ardından 16 yıl kaçak yaşadıktan sonra 2011'de Sırbistan'da yakalanmıştı. 2017 yılında Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına çarptırılan Mladiç'in bu cezası 2021'de onanmıştı.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Sava%C5%9F%20su%C3%A7lusu%20Mladi%C3%A7%27in%20cenazesinde%20%22kahraman%22%20sloganlar%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79151733&x4=10201&x5=Sava%C5%9F%20su%C3%A7lusu%20Mladi%C3%A7%27in%20cenazesinde%20%22kahraman%22%20sloganlar%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fsava%C5%9F-su%C3%A7lusu-mladi%C3%A7-in-cenazesinde-kahraman-sloganlar%C4%B1%2Fa-79151733&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260907&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Srebrenitsa Katliamı'nın baş sorumlusu, savaş suçlusu Ratko Mladiç'in cenaze töreni Belgrad'da yapıldı.
Avusturya okullarında eğitim gören 14 yaş altındaki Müslüman kızlar artık başörtüsü takamayacak. İki kız kardeş ve anneleri düzenlemeye karşı mahkemeye başvurdu.<br /><p>Avusturya'da yeni eğitim-öğretim yılı, okullarda 14 yaş altı Müslüman kız çocukları için başörtüsü yasağının yürürlüğe girmesiyle başladı.</p>
<p>Yeni düzenlemenin ilk gününde iki kız kardeş ve anneleri, ilgili yasanın Avusturya Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi için başvuruda bulundu. Mahkeme sözcüsü, Alman haber ajansı dpa'ya yaptığı açıklamada bu bilgiyi doğruladı.</p>
<p>Yeni yasak, "İslami geleneklere göre başı örten başörtüsünü" kapsıyor. İhlal tespit edilmesi durumunda okul yönetiminin önce ilgili kız çocuğu ve ailesiyle görüşme yapması gerekiyor. Çocuk başörtüsü takmaya devam ederse, ailenin okul idaresiyle görüşmesi zorunlu kılınıyor. Son aşamada ise aileye 150 ila 800 euro arasında para cezası öngörülüyor.</p>
<p>Düzenlemenin gerekçesi olarak; kadın-erkek eşitliği, bireysel özgürlüğün korunması ve sosyal entegrasyon gösterildi. Avusturya Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr, Ö1 radyosuna verdiği röportajda, bunun kız çocuklarının korunması ile din özgürlüğü arasında "hukuken zor bir denge" olduğunu kabul etmişti.</p>
<h2>Daha önceki yasak iptal edilmişti</h2>
<p>Ülkede 2019'da çıkarılan benzer bir düzenleme, o dönem Avusturya Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Mahkeme, ilkokullar için öngörülen düzenlemeyi iptal gerekçesinde, yasanın yalnızca Müslüman kız çocuklarını hedef almasını ve diğer dinî başlıkları kapsamamasını eşitlik ilkesine aykırı bulmuştu.</p>
<p>Avusturya İslam Din Topluluğu (IGGÖ), okullardaki başörtüsü yasağını eleştiriyor. Karardan etkilenen ailelere ve kız çocuklarına danışmanlık ve destek sağlayacağını duyuran Müslüman çatı örgütü IGGÖ, yasaya karşı hukuki adımlar atılacağını duyurdu.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Avusturya%20okullar%C4%B1nda%20ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC%20yasa%C4%9F%C4%B1%20ba%C5%9Flad%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79150975&x4=10201&x5=Avusturya%20okullar%C4%B1nda%20ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC%20yasa%C4%9F%C4%B1%20ba%C5%9Flad%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Favusturya-okullar%C4%B1nda-ba%C5%9F%C3%B6rt%C3%BCs%C3%BC-yasa%C4%9F%C4%B1-ba%C5%9Flad%C4%B1%2Fa-79150975&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260907&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Avusturya okullarında eğitim gören 14 yaşın altındaki Müslüman kızlar artık başörtüsü takamayacak.
AfD, Le Pen, Vox, Reform UK: Aşırı sağ Avrupa'yı sarıyor
Short title
AfD, Le Pen, Vox, Reform UK: Aşırı sağ Avrupa'yı sarıyor
Teaser
Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin açık ara farkla birinci güç olduğu Saksonya-Anhalt eyaleti seçimleri nedeniyle gözler Avrupa'daki aşırı sağcı partilerin başarısına çevrildi. Hangi ülkede güçlüler?<br /><p>Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde büyük bir güç kazanan AfD,Almanya'nın iç istihbarat örgütü olan Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından, "yabancı düşmanı, azınlık karşıtı ve İslamofobik" söylemleri nedeniyle gözlem altında tuttuğu bir parti.</p>
<p>Saksonya-Anhalt seçimlerinin ardından, 20 Eylül'de Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet parlamento seçimleri için halk sandığa gidecek. AfD'nin buralarda da oylarını artırması bekleniyor.</p>
<p>Kiliselerden sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilerden işveren birliklerine kadar birçok kesim AfD'nin güçlenmesine karşı uyarılarda bulunuyor.</p>
<p>Aşırı sağcılığın, Adolf Hitler yönetimindeki Nazi iktidarı sebebiyle çok hassas bir konu olduğu Almanya dışında, Avrupa'nın pek çok ülkesinde de AfD benzeri partiler yükselişte; hatta bazı ülkelerde iktidarda. İşte Avrupa'nın önde gelen ülkelerinde aşırı sağ ideolojiye sahip partilerin durumları:</p>
<h2>Fransa: Le Pen, Elysee Sarayı'nın eşiğinde</h2>
<p>Almanya'nın en önemli komşusu Fransa'da sağ popülist Ulusal Birlik (RN) partisi tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. Parti lideri Marine Le Pen'in, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en azından ikinci tura kalacağı tahmin ediliyor. Bazı anketlere göre seçimi kazanma ihtimali bile var.</p>
<p>Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen'in antisemitik söylemleri ile arasına yıllar önce mesafe koymuş, Fransa'nın Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılması yönündeki eski politikalara da veda etmişti. Öte yandan Le Pen, AB'ye şüpheyle bakmayı sürdürmüş, ulusal ekonomik çıkarları savunan çizgisini korumuş, göç karşıtlığını da tırmandırmaya devam etmişti. Partinin daha geniş kesimlere ulaşma ve iktidar olma çabası, Alman aşırı sağcı parti AfD ile Avrupa Parlamentosu'nda yollarını ayırmasına da neden oldu.</p>
<h2>İtalya: Postfaşist Meloni pragmatik çizgiyle iktidarını koruyor</h2>
<p>Aşırı sağ kökenli İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bu hafta içinde, ülkesinde aralıksız en uzun süre görevde kalan hükümetin başı olma özelliğine sahip oldu.</p>
<p>AB içinde de pragmatik bir ortak olarak öne çıkmaya çabalayan Meloni, radikal sağ bir partinin nasıl kalıcı bir iktidar partisine dönüşebileceğini gösteriyor. Diğer yandan ise ülkesinde pek çok ideolojik değişimi kararname ile hızlı şekilde geçirmek ve muhalefeti devre dışı bırakmakla da suçlanıyor.</p>
<p>İzlediği sert göç politikası nedeniyle Brüksel ile sık sık sorun yaşayan Meloni, anketlerde hâlâ güçlü ve hatta seçimlerden bu yana kendisine oy vermeyen bazı kesimlerin de desteğini kazanmış durumda. Öte yandan aşırı sağdaki bölünme nedeniyle ortakları olan diğer aşırı sağcı partileri de zayıflatmış durumda. Meloni'nin 2012'de kurduğu partisi İtalya'nın Kardeşleri, postfaşist, aşırı sağcı ve aşırı milliyetçi olarak niteleniyor.</p>
<h2>İspanya: Vox bölgesel ortaklıklarla büyüyor</h2>
<p>İspanya'da ise aşırı sağcılar Vox çatısı altında güçlendiyse de ulusal düzeydeki etkisi Fransa'daki RN veya İtalya'daki İtalya'nın Kardeşleri kadar güçlü değil. Ancak parti 2018'den bu yana birçok bölgesel meclise girmeyi başardı ve yıllarca iktidarda olan muhafazakâr Halk Partisi (PP) ile de iş birlikleri yaptı. Son olarak Haziran ayında Kastilya ve Leon bölgesinde, bu iki parti arasında koalisyon hükümeti kuruldu. Bu süreçte PP de "ulusal öncelik" gibi aşırı sağcı söylemleri benimsedi.</p>
<p>Vox ayrıca İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da son haftalarda yaşanan göçmen krizini siyasi malzeme yaparak göç karşıtı sert taleplerini yeniden gündeme taşıdı. Parti, refakatsiz çocuk göçmenlerin de reddini talep ediyor.</p>
<h2>Hollanda: Wilders'in hızlı yükselişi ve düşüşü</h2>
<p>Hollanda'da aşırı sağcı protesto hareketini kalıcı bir iktidar partisine dönüştürme girişimi başarısız oldu.</p>
<p>İslam karşıtı söylemleriyle tanınan Geert Wilders, 2023 seçimlerinde kurucusu olduğu Özgürlük Partisi'ni (PVV) birinci sıraya taşımayı başarmış, ancak sağ partilerle kurulan koalisyonun ömrü uzun olmamıştı. Wilders, göç politikası konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle 2025'te hükümetten çekildi. Erken seçimlerde ise partisi yaklaşık 30 bin oy farkla sosyal liberal D66'nın gerisinde kaldı. Seçimin galibi D66 lideri Rob Jetten, seçim sonucunun Avrupa'daki popülist partilerin yenilebileceğini gösterdiğini dile getirdi.</p>
<h2>İngiltere: Aşırı sağın en büyük başarısı Brexit</h2>
<p>İngiltere'de aşırı sağ hareketin en büyük başarısı, 2016'daki Brexit referandumu oldu. O dönem UKIP adıyla faaliyet gösteren hareket daha sonra Brexit Partisi, bugün ise Reform UK adını aldı. Parti sert göç politikaları, AB karşıtlığı ve ekonomik liberalizmi savunuyor.</p>
<p>Nigel Farage liderliğindeki Reform UK, 2025 ve 2026'daki yerel seçimlerde önemli kazanımlar elde ederek geleneksel partiler üzerinde yoğun baskı oluşturdu. Ancak son bağış skandalı ve İşçi Partili Andy Burnham'ın başbakanlığa gelmesinin ardından Farage'ın partisine destekte düşüş görülüyor. Reform UK, Fransa'daki RN ile birlikte Manş Denizi üzerinden gerçekleşen göç rotasının kapatılmasını savunuyor.</p>
<p>AFP / ETO,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::AfD%2C%20Le%20Pen%2C%20Vox%2C%20Reform%20UK%3A%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9F%20Avrupa%27y%C4%B1%20sar%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79046069&x4=10201&x5=AfD%2C%20Le%20Pen%2C%20Vox%2C%20Reform%20UK%3A%20A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9F%20Avrupa%27y%C4%B1%20sar%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fafd-le-pen-vox-reform-uk-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9F-avrupa-y%C4%B1-sar%C4%B1yor%2Fa-79046069&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260906&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
AfD'nin yükselişi Avrupa'da istisna değil. Aşırı sağ partiler birçok ülkede güçlü. Peki hangilerinde?
Girne açıklarında batan gemiye ilişkin arama çalışmalarında bir kadının daha cansız bedeni bulundu. Kazada yaşamını yitirenlerin sayısı 13'e çıkarken, 15 kayıp kişi için arama çalışmaları sürüyor.<br /><p>Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından sürdürülen arama çalışmalarında bir kadının daha cansız bedenine ulaşıldığı açıklandı. Böylece kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 13'e yükselirken 15 kişinin halen kayıp olduğu bildirildi.</p>
<p>Kuzeydeki Türk yönetiminin Başbakanı Ünal Üstel, Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı TCG IŞIN ve TCG ALEMDAR gemilerinin yürüttüğü arama faaliyetleri sonucunda bulunan kadının kimliğinin belirlenmesi için polis teşkilatının çalışma başlattığını da belirtti.</p>
<p>Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'e destekleri dolayısıyla teşekkür etti. Halen kayıp olan kişilere ulaşmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü de vurguladı.</p>
<h2>Ne olmuştu?</h2>
<p>30 Ağustos Pazar günü Kıbrıs'ın Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı istikametine hareket eden, yaklaşık 270 yolcusu bulunan gemi batmıştı. FiloJet adlı özel şirkete ait geminin Girne Limanı'ndan Mersin'deki Taşucu'na hareket ettikten kısa süre sonra battığı olayla ilgili geminin kaptanı dahil 9 kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.</p>
<p>Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı gemiler, 2 Eylül Çarşamba günü yaklaşık 550 metre derinlikteki gemi enkazına ulaşmış ve batıkta su altı robotları yardımıyla incelemelere başlamıştı.</p>
<p>ANKA / ETO,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Girne%20a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda%20zamanla%20yar%C4%B1%C5%9F%3A%2015%20ki%C5%9Fi%20aran%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=79046757&x4=10201&x5=Girne%20a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda%20zamanla%20yar%C4%B1%C5%9F%3A%2015%20ki%C5%9Fi%20aran%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fgirne-a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda-zamanla-yar%C4%B1%C5%9F-15-ki%C5%9Fi-aran%C4%B1yor%2Fa-79046757&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260905&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Girne açıklarındaki kazada bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı. Ölü sayısı 13'e yükselirken 15 kişi hala kayıp.
Dünyanın su rezervlerinin yüzde 70'ini oluşturan buzullar hızla eriyor. Bu erime su krizleri, sel felaketleri, enerji kesintileri ve kültürel geleneklerin kaybına yol açıyor.
Short teaser
Buzullar hızla eriyor, su kaynakları azalıyor, seller artıyor. Kültürel değerler tehdit altında.
Ankara merkezli operasyonda gözaltına alınan 38 şüpheliden 32'si tutuklandı. Savcılığın örgüt lideri olarak nitelediği Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş de tutuklananlar arasında yer aldı.<br /><p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş'in lideri olduğu öne sürülen "çıkar amaçlı suç örgütüne" yönelik operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 32'si tutuklandı. Altı şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildiği bildirildi.</p>
<p>13 Ağustos'ta kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik operasyon düzenlenmiş, operasyona ilişkin resmi açıklamalarda soruşturmanın "dini bir cemaati hedef almadığı" vurgulanmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamada, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşuna karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon" demişti. Gürlek, operasyonun "uzun süredir takip edilen ve üzerinde çalışılan bir dosya" kapsamında gerçekleştirildiğini belirtmişti.</p>
<h2>Şirketlere kayyum atandı</h2>
<p>Kuriş ve diğer şüphelilere "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "kara para aklama", "dolandırıcılık" ve "vergi kaçakçılığı" suçlamaları yöneltiliyor.</p>
<p>Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtilirken, söz konusu yapılanmayla bağlantılı olduğu belirtilen kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan bir tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı öne sürülüyor. Kara para aklandığı iddia edilen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına kayyum atanırken, 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi gerçekleştirildi.</p>
<h2>Bakan Köln'deki merkeze işaret etti</h2>
<p>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de katıldığı bir yayında, operasyon kapsamında "örgütün yapısına ve finansal ayaklarına yönelik uzun süredir titiz bir çalışma yürütüldüğünü" söyledi.</p>
<p>Almanya'daki yapılanmaya da işaret eden Çiftçi, "Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez inşa ettiklerini biliyoruz. 70 milyon dolarlık dev bir yatırım olacak bu genel merkez binası tamamlandığında faaliyetlerin tamamının buraya kaydırılacağını ve artık oradan yürütüleceğini değerlendiriyoruz" dedi.</p>
<h2>Alihan Kuriş kimdir?</h2>
<p>46 yaşındaki Alihan Kuriş yaklaşık 10 yıldır Süleymancıların liderliğini yürütüyor. Süleymancıların kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu Ahmet Arif Denizolgun'un 2016 yılında hayatını kaybetmesinin ardından cemaat liderliğini Alihan Kuriş üstlenmişti.</p>
<p>Kendilerine "Süleymancılar" denilmesinden hoşlanmayan ve "Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati" olarak anılmayı tercih eden yapı, Almanya'da İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) çatısı altında örgütlü bulunuyor.</p>
<p>1973 yılında Köln'de kurulan VIKZ, Almanya'daki ilk Müslüman çatı kuruluşu olarak biliniyor. Dokuz eyalette teşkilatı bulunan yapılanmanın Almanya genelinde 300'ü aşkın cami ve ibadethane derneği bulunuyor.</p>
<p>Almanya Federal İstatistik Dairesi verilerine göre VIKZ, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (DİTİB) ardından Almanya'daki ikinci büyük İslami çatı kuruluşu konumunda ve yaklaşık 100 bin üyeye sahip.</p>
<p>ANKA,DW/ETO,BÜ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Alihan%20Kuri%C5%9F%20dahil%2032%20ki%C5%9Fiye%20tutuklama&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=78387004&x4=57554982&x5=Alihan%20Kuri%C5%9F%20dahil%2032%20ki%C5%9Fiye%20tutuklama&x6=0&x7=%2Ftr%2Falihan-kuri%C5%9F-dahil-32-ki%C5%9Fiye-tutuklama%2Fa-78387004&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260816&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Süleymancılara yönelik "suç örgütü" soruşturmasında, Alihan Kuriş'in aralarında bulunduğu 32 şüpheli tutuklandı.
Almanya'da yeme bozukluğu alarmı: Genç kızlarda artıyor
Short title
Almanya'da yeme bozukluğu alarmı: Genç kızlarda artıyor
Teaser
Almanya'da yeme bozukluğu nedeniyle hastanede tedavi gören genç kızların sayısı son 20 yılda iki katına çıktı. Uzmanlar başarı baskısı, sosyal medya ve güzellik ideallerinin etkisine dikkat çekiyor.<br /><p>Almanya'da yeme bozuklukları nedeniyle hastanede tedavi gören kız çocuklarının sayısı hızla artıyor. Federal İstatistik Dairesi'nin (Destatis) verilerine göre, 10-17 yaş grubundaki vaka sayısı son 20 yılda iki katına çıktı.</p>
<p>Destatis tarafından açıklanan güncel verilere göre, yeme bozukluğu nedeniyle hastanede tedavi gören 10-17 yaş grubundaki gençlerin sayısı 2004 yılında 2 bin 800'ün biraz üzerindeyken, 2024 yılında yaklaşık 6 bin oldu.</p>
<p>Bu yaş grubundaki kızlar, 2024 yılında yeme bozukluğu nedeniyle tedavi gören tüm hastaların yüzde 48,1'ini oluştururken, aynı oran 2004 yılında yüzde 24,9 seviyesindeydi.</p>
<h2>Hastanede tedavi görenlerin sayısı arttı</h2>
<p>Yeme bozukluğu nedeniyle tedavi görenlerin toplam sayısı da artış gösterdi. Buna göre 2024 yılında yatarak tedavi edilen yeme bozukluğu vaka sayısı 12 bin 400'e ulaştı. Bu sayı 2004 yılında 11 bin 500'dü.</p>
<p>2024 yılında en yaygın teşhis 9 bin vakayla anoreksiya (gıda alımını ciddi şekilde kısıtlama) oldu. Bunu bin 300 vakayla bulimia (aşırı yeme ve kusma bozukluğu) izledi.</p>
<h2>Hastaların yüzde 93'ü kadın</h2>
<p>Veriler, tüm yaş gruplarında kızlar ve kadınların erkeklere göre yeme bozuklukları nedeniyle daha sık hastanede tedavi gördüğünü ortaya koyuyor.</p>
<p>2024 yılında bu tanıyla tedavi edilen 12 bin 400 kişinin 11 bin 500'ünü, yani yüzde 93'ünü <span>kadınlar oluşturdu. Karşılaştırmanın yapıldığı 2004 yılında ise 10 bin 100 kadın hasta bulunuyor ve bu grup tüm vakaların yüzde 88,5'ine tekabül ediyordu.</span></p>
<p>Federal İstatistik Dairesi'nin verileri hastane istatistiklerine dayanıyor ve aynı kişinin, raporlama yılı içinde aynı teşhis nedeniyle birden fazla kez hastaneye yatırılması hâlinde kayıtlarda birden fazla vaka olarak yer alabileceği belirtiliyor.</p>
<h2>Sosyal medya etkisi</h2>
<p>Son yıllarda milyonlarca kişi sosyal medyada İngilizce "#WhatIEatInADay" (Bir Günde Ne Yiyorum) etiketi altında günlük beslenme alışkanlıklarını paylaşıyor. Sağlıklı tarifler ve beslenme önerileri içerenler olsa da, bu paylaşımların büyük bölümü sosyal medyada yaratılan güzellik idealleri ve kalori sayma takıntısı yüzünden yeme bozukluklarını tetikleyebiliyor.</p>
<p>Almanya Çocuk ve Ergen Sağlığı Derneği (DGKJ) Başkanı Prof. Dr. Ursula Felderhoff-Müser, Katolik Haber Ajansı'na (KNA) yaptığı açıklamada, çocuk ve gençlerin artan ekran sürelerinin de yeme bozukluklarıyla ilişkili olduğunu söyledi. Gençlerin medya okuryazarlığının daha fazla geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Felderhoff-Müser, dünya genelinde de yeme bozukluklarının arttığına dikkat çekti.</p>
<p>Araştırmalara göre yaklaşık her beş ergenden biri yeme bozukluğu gösteriyor. Uzmanlar, anoreksiya ve bulimia gibi yeme bozukluklarının ortaya çıkmasında psikolojik baskı, stres ve aşırı başarı hırsının da etkili olduğuna işaret ediyor.</p>
<h2>Mükemmel vücut baskısı</h2>
<p>Beden algısı ile güzellik idealleri üzerine çalışan Magdeburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ada Borkenhagen'e göre, günümüzde neyin güzel kabul edildiğini büyük ölçüde kültürel ve toplumsal süreçler belirliyor.</p>
<p>Reklamlarda ve sosyal medyada sergilenen kusursuz bedenlerin çoğu zaman gerçekçi olmadığını hatırlatan Borkenhagen, özellikle Instagram ve TikTok gibi görsel odaklı platformların gençler üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Borkenhagen, fotoğraf düzenleme uygulamaları ve güzellik filtrelerinin mükemmel görünme baskısını artırdığını, araştırmaların da bu tespiti desteklediğini ifade ediyor.</p>
<p>2024 yılında yapılan bir araştırmada, genç kız ve erkeklerin yarısından fazlası dış görünüşlerinde değişiklik yapmak istediğini belirtirken, katılımcıların dörtte birinden fazlası en az bir kez estetik ameliyat yaptırmayı düşündüğünü ifade etti.</p>
<p>Borkenhagen, kişinin kendi bedenini ve kusurlarını kabul etmesinin önemine vurgu yapıyor. Kendisi olmak yerine bir televizyon yıldızı ya da modele benzemeye çalışan kişilerin gerçek anlamda tatmin olamayacağını belirten uzman, yaşlanan toplumlarda gençlik ve çekici görünümün daha değerli hâle gelmesinin de baskıyı artıran bir faktör olduğunu kaydediyor.</p>
<p>"Bedenimiz, yaşlanma ve bir gün ölecek olmamız hayatın değişmez gerçeklerinden" diyen Borkenhagen, dış görünüşe ilişkin gerçekçi bakışın kaybedilmesi hâlinde güzellik arayışının bir saplantıya dönüşebileceği uyarısını da tekrarlıyor.</p>
<h2>Doktordan gizlenen konular arasında</h2>
<p>Öte yandan Almanya'da yapılan bir araştırma, yeme bozukluklarının hâlâ konuşulması zor konular arasında yer aldığını ortaya koydu. Sağlık sigortası şirketi Barmer adına Forsa araştırma kuruluşunun gerçekleştirdiği ankete göre, 18 yaş ve üzerindeki katılımcıların yüzde 18'i utanç, mahcubiyet veya güvensizlik nedeniyle doktorlarıyla bu tür konuları paylaşmadığını söyledi.</p>
<p>Bu oran erkeklerde yüzde 13, kadınlarda yüzde 23 olarak ölçüldü. Kadınların yüzde 17'si, erkeklerin ise yüzde 7'si kilo problemleri, beden algısı ve yeme bozuklukları gibi konuları doktorlarıyla konuşmakta zorlandığını belirtti.</p>
<p>Uzmanlar, yeme bozukluklarının erken dönemde fark edilmesi ve tedavi edilmesinin büyük önem taşıdığını vurgularken, gençlerin sosyal medya kullanımına yönelik farkındalığın da artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>DW,KNA / ETO,HS</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3ASa%C4%9Fl%C4%B1k::Almanya%27da%20yeme%20bozuklu%C4%9Fu%20alarm%C4%B1%3A%20Gen%C3%A7%20k%C4%B1zlarda%20art%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=78338177&x4=57554999&x5=Almanya%27da%20yeme%20bozuklu%C4%9Fu%20alarm%C4%B1%3A%20Gen%C3%A7%20k%C4%B1zlarda%20art%C4%B1yor&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-yeme-bozuklu%C4%9Fu-alarm%C4%B1-gen%C3%A7-k%C4%B1zlarda-art%C4%B1yor%2Fa-78338177&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260815&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3ASa%C4%9Fl%C4%B1k" />
Short teaser
Almanya'da yeme bozukluğu nedeniyle hastanede tedavi gören 10-17 yaş kız çocuklarının sayısı 20 yılda ikiye katlandı.
ABD ile İran arasındaki savaşın yeniden alevlenmesi, petrol ihracatına bağımlı bölge ülkelerini acil arayışlara itiyor. Irak, kısa süre içinde Türkiye, Suriye ve Ürdün limanlarına boru hattı döşemeye karar verdi.<br /><p>Irak, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve süregelen abluka nedeniyle Türkiye ile Suriye'deki Akdeniz limanlarına petrol boru hattı inşasını hızlandırıyor.</p>
<p>Güneydeki petrol zengini Basra ve kuzeydeki Kerkük bölgelerinden Türkiye'nin Ceyhan ve Suriye'de Tartus ve Lazkiye arasında yer alan Baniyas limanlarına kadar döşenmesi planlanan boru hattının, daha sonraki bir aşamada Ürdün'ün Kızıldeniz kıyısındaki Akabe kentine kadar uzatılması planlanıyor.</p>
<p>Irak Petrol Bakanı Besim Muhammed Hüdeyir, ülkesinin resmî haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, söz konusu boru hattının fizibilitesi üzerine bir çalışmanın sürdüğünü ve Irak petrolü için yeni ihracat yolları bulma konusunda net bir stratejiye sahip olduklarını belirtti.</p>
<p>Irak, petrol ticaretine son derece bağımlı bir ekonomiye sahip. Petrol ihracatı normal zamanlarda devlet gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını oluşturuyor. Ülkede, aralarında devlet çalışanlarının, emeklilerin ve sosyal yardım alanların bulunduğu 10 milyondan fazla insanın aylık maaşı devlet bütçesinden karşılanıyor.</p>
<h2>Yeni ihracat yolları için acil arayış</h2>
<p>Hürmüz Boğazı aylardır yaşanan savaş sebebiyle fiilen abluka altında. Çatışmalar nedeniyle petrol üretimi düşen Irak hükümeti acilen alternatif ihracat yolları arıyor. Ancak petrolün, Hürmüz Boğazı'nın etrafından dolanılarak ihraç edilmesi durumunda bile İran'ın bölgedeki boru hatları ve diğer petrol tesislerine saldırma tehlikesi sürüyor. Kara yoluyla petrol ihracatı ise hem deniz yolundan daha pahalı hem de daha az verimli.</p>
<p>Şu anda hükümet, Kuzey Irak'taki Kürt bölgelerinden Türkiye'ye geçen mevcut bir boru hattını kullanıyor. Türkiye'ye giden bir diğer boru hattı ise Kürt bölgelerinden geçmiyor ve son test aşamasının ardından önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek.</p>
<h2>23 yıldır işlemeyen boru hattı yeniden faaliyete geçecek</h2>
<p>Irak ve Suriye temsilcileri, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin birkaç gün önce Washington'a yaptığı ziyaret sırasında, her iki ülkeden geçen ve şu an kullanım dışı olan petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için bir niyet beyanı imzaladı.</p>
<p>Bu hattın günde 700 bin varil (her biri 159 litre) kapasitesi bulunuyor. ABD enerji devi Chevron'un ilgili konsorsiyuma liderlik etmesi kararlaştırıldı. 2003 yılında ABD'nin Irak işgali sırasında hasar gören boru hattı, o günden bu yana faaliyette değildi.</p>
<p>Irak topraklarında enerji alanındaki faaliyetler, İran savaşı nedeniyle kuzeydeki özerk Kürt bölgesinde de baskı altında. Sık sık ateş altında kalan bu bölgede faaliyetlerini yürüten, ABD enerji şirketi HKN Energy ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) şirketi Dana Gas, yeniden tırmanan çatışmalar sebebiyle bölgedeki çalışmalarını geçici olarak durdurdu.</p>
<p>dpa / ET,SÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Irak%27tan%20T%C3%BCrkiye%27ye%20yeni%20petrol%20boru%20hatt%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=78026332&x4=10201&x5=Irak%27tan%20T%C3%BCrkiye%27ye%20yeni%20petrol%20boru%20hatt%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Firak-tan-t%C3%BCrkiye-ye-yeni-petrol-boru-hatt%C4%B1%2Fa-78026332&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260719&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Irak; Türkiye, Suriye ve Ürdün'e yeni petrol boru hatları döşeneceğini duyurdu.
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Short title
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Teaser
Berlin'de polis, kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenledi. Arasında Türklerin de bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.<br /><p>Berlin'in Neukölln ve Kreuzberg semtleri başta olmak üzere, 20 farklı noktada bulunan 28 konut ve iş yerine bu sabah baskınlar düzenlendi. Berlin Eyaleti İçişleri Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SPD) Iris Spranger, operasyonda dokuz şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Berlin polisi; 570 polisin katıldığı belirtilen operasyona, Berlin ve diğer eyaletlerin Özel Harekat Komandoları (SEK) ile Federal Polis'e bağlı terör ve uluslararası organize suçla mücadelede görev yapan özel GSG 9 biriminin de destek verdiğini açıkladı.</p>
<p>Soruşturmayı yürüten Berlin Başsavclığı'nın DW Türkçe'ye verdigi bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında dört Alman, iki Türk vatandaşı ile hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip iki kişi bulunuyor. Ayrıca Gana ve Alman vatandaşlığı bulunan bir kişi de şüpheliler arasında yer alıyor. </p>
<p>Zanlıların 23 ile 63 yaşları arasında olduğu, beşi hakkında halihazırda yakalama kararı bulunduğu belirtildi. Şüphelilere suç işlemek üzere teşekkül oluşturmak ve silah zoruyla haraç toplamak başta olmak üzere pek çok suçlama yöneltildiği haber verildi. Yapılan baskınlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde bulunan uyuşturucu, nakit para, ateşli silahlar, kurusıkı tabancalar ile iki adet otomobil, cep telefonları ve veri taşıyıcılarına el konulduğu bildirildi.</p>
<h2>İçişleri Senatörü: Operasyon aylarca hazırlandı</h2>
<p>İçişleri Senatörü Iris Spranger operasyonun, Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı bünyesinde organize suçlar ve kaçak silah ticaretiyle mücadele için özel olarak kurulan ve Latincede "demir" anlamına gelen "Ferrum" biriminin aylar süren hazırlıkları sonucu düzenlendiğini söyledi.</p>
<p>Ferrum birimi; Berlin ve çevresinde son yıllarda Türkiye'den gelen "yeni nesil çeteler"olarak adlandırılan Casperlar, Daltonlar, Çirkinler, Sarallarve benzeri grupların düzenlediği saldırılar ile artan organize suç olayları üzerine Kasım 2025'te kurulmuştu.</p>
<p>DW Türkçe'ye konuşan Başsavcı, şüphelilerin Türkiye kaynaklı olanlar da dâhil olmak üzere organize suç yapılanmalarıyla olası bağlantılarının hâlen incelenmekte olduğunu kaydetti. </p>
<h2>Polis Sendikası: Operasyon yoğun bir hazırlık sürecinden geçti</h2>
<p>Alman Polis Sendikası (GdP) da emniyet teşkilatının sokaklardaki silahlı çatışma dalgasını sonlandırmak ve suç çetelerini çökertmek için yoğun bir mesai harcadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Bununla birlikte sendika; organize suçla daha etkin mücadele için, şüphelilerin telefonlarını dinleme, veri depolama ve modern yazılımlarla bu verileri analiz etme konularında güvenlik güçlerine daha geniş yetkiler verilmesi gerektiğini de tekrarladı.</p>
<p>2025 verilerine göre Berlin polisi; 515'i ateşli silahla saldırı, geri kalanı ise tehdit ve şantaj olmak üzere toplam bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kaydetti. Bu veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında, silahla tehdit veya saldırı suçlarında yüzde 68'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Son yıllarda Almanya'nın başkenti Berlin, Türkiye kökenli yeni nesil organize suç örgütleri arasındaki güç savaşlarına sahne oluyor. Emniyet birimlerinin açıklamalarında ve medyada yer alan haberlerde; tetikçilik, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, tehdit ve yaralama gibi suçlarla özellikle söz konusu çetelerin Berlin'de bölge kapma yarışına girdiği belirtiliyor. Bu grupların, güç gösterisi amacıyla özellikle TikTok gibi kısa video paylaşım platformlarını kullandıkları da ifade ediliyor. Türkiye kökenli dükkân sahiplerinin haraç için tehdit edildiği ve bu talepleri reddedenlerin dükkânlarının tarandığı vakalar da sıkça gündeme geliyor.</p>
<p>Berlin Eyaleti Adalet Senatörü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Felor Badenberg, tehdidin yeni bir boyuta taşındığını belirterek; "Dükkânlara atılan el bombaları; insanlara, taşıtlara, hatta binalara ateş açılması... Berlin sokaklarında gözle görülür şiddet uygulayan rakip çetelerle karşı karşıyayız" açıklamasında bulunmuştu. Berlin Savcılığı da Mart ayında, bu grupların işlediği tahmin edilen vakalara yönelik 200'den fazla soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p>
<p>dpa/ETO,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77150930&x4=57554982&x5=Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&x6=0&x7=%2Ftr%2Fberlin-de-%C3%A7ete-operasyonlar%C4%B1-%C5%9F%C3%BCpheli-t%C3%BCrkler-de-g%C3%B6zalt%C4%B1nda%2Fa-77150930&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260513&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Berlin'de kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenlendi: 9 gözaltı var.
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Short title
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Teaser
Uzun yıllar fazla et tüketimine karşı çıkan ve kendisi de vejetaryen bir doktor olan eski Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, genetik olarak demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.<br /><p>Almanya'da pandemi döneminde sağlık bakanı olarak görev yapan ve geçen yıla kadar bu koltukta oturan Sosyal Demokrat Partili (SPD) siyasetçi Karl Lauterbach, et tüketimi konusundaki tutumunda artık daha esnek.</p>
<p>Funke Medya Grubu'na demeç veren 63 yaşındaki epidemiyoloji ve sağlık ekonomisi profesörü Lauterbach, kendisi bir vejetaryen olarak her ne kadar hâlen et yemese de demansa yatkınlığı bulunan kişilere et tüketmelerini tavsiye etti.</p>
<p>İsveç'te bulunan ve dünyanın önde gelen tıp fakültelerinden biri olan Karolinska Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği bir çalışmadan bahseden Lauterbach, ebeveynlerinden birinden veya ikisinden birden ApoE4 genini miras alan kişilerin "yüksek et tüketimi sayesinde bilişsel gerilemeye karşı kendilerini koruyabileceklerine" dair "güçlü kanıtlar" bulunduğunu belirtti.</p>
<h2>Alzheimer riskini yarıdan fazla azaltma iddiası</h2>
<p>Demansa yatkınlığı bulunan kişilerin et yemesinin "faydalı olabileceğini" gösteren bu çalışmaya göre, et ağırlıklı beslenmeyle Alzheimer riskinin yarıdan fazla azaltılabileceği savunuluyor.</p>
<p>Lauterbach verdiği röportajda "Önceki çalışmalar ve gen araştırmalarının sonuçları da zaten bunu öne sürüyordu ancak artık bu ilişkinin kanıtlandığını varsayıyorum" dedi.</p>
<p>Buna karşın fazla et tüketiminin "neredeyse tüm sağlık riskleri açısından bir risk faktörü olarak görülmeye devam edilmesi gerektiğini" belirten SPD'li milletvekili, "tüm dünyanın çok fazla et tüketmesi gerektiği gibi hatalı bir sonuca varılmaması gerektiğini" de sözlerine ekledi.</p>
<h2>Her dört kişiden biri</h2>
<p>Lauterbach, İsveç'teki üniversitenin çalışmasından hafta başında X hesabından yaptığı bir paylaşımda da söz etmişti.</p>
<p>Alman sağlık politikacısı, "Bu, doğrulanması hâlinde, ki iki ön çalışma nedeniyle bu muhtemel, çok önemli bir çalışma. Demans için genetik açıdan yüksek riske sahip olanlar (yaklaşık her dört kişiden biri), et tüketimi sayesinde demans risklerini önemli ölçüde azaltıyor" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>DW/CÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76671656&x4=10201&x5=Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvejetaryen-bakan-dan-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-et-t%C3%BCketimi-tavsiyesi%2Fa-76671656&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Kendisi de vejetaryen olan eski Almanya Sağlık Bakanı, demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.
Plastik yasakları neden işe yaramıyor ve ne değişmeli?
Short title
Tek kullanımlık plastik neden hâlâ revaçta?
Teaser
Almanya, plastik poşetleri yasaklayalı dört yıl oldu. DW, AB ve diğer bölgelerde plastik atıkla mücadelenin neden istenen sonucu vermediğini ve tek kullanımlık ürünlerin neden hâlâ hayatımızda olduğunu araştırdı.
Short teaser
Almanya plastik poşetleri yasakladı ama tek kullanımlık plastik hâlâ dolaşımda. Neden?
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Short title
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Teaser
ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi. Trump, "Saklayacak bir şeyimiz yok" ifadesini kullandı.<br /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçilerden Kongre'de Jeffrey Epstein belgelerinin açıklanması yönünde oy kullanmalarını istedi. Trump daha önce bu belgelerin yayımlanmasına karşı çıkıyordu. ABD Başkanı'nın bu tutumu, kendi partisi içinde de görüş ayrılıklarına neden olmuştu.</p>
<p>Sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social'dan Pazar gecesi yaptığı paylaşımda Trump, "Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler Epstein dosyalarının açıklanması yönünde oy kullanmalı, çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok" diye yazdı.</p>
<p>Paylaşımında "'Radikal solcu delilerin' uydurduğu Demokratların cadı avından kurtulmanın zamanının geldiğini" belirten Trump, Demokratların "Hükümet Kapanması (shutdown) konusunda kazanılan son zafer de dahil" Cumhuriyetçilerin büyük başarısını gölgeleme" çabasında olduğunu öne sürdü.</p>
<p>Trump yıllar önce birlikte fotoğraflandığı cinsel istismar hükümlüsü Epstein ile mahkumiyetinden önce aralarının bozulduğunu öne sürüyor.</p>
<p>Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, geçen hafta Epstein'ın varlığından kalan 20 bin sayfayı aşkın yeni belgeyi kamuoyuyla paylaşmıştı. Bunlar arasında Trump’ın adının geçtiği çok sayıda belgenin de bulunduğu belirtilmiş ve cinsel saldırı hükümlüsü ile ABD Başkanının bağlantısı kamuoyunda yeniden yoğun biçimde tartışılmaya başlanmıştı.</p>
<p>Demokratlar Trump'a atıfta bulunan üç e-postayı yayımlamış, bunlardan birinde Epstein'ın 2011'de ortağı ve kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'e gönderdiği bir e-postada Trump'ın bir cinsel istismar mağduru ile Epstein'ın evinde "saatler geçirdiğini" yazdığı görülmüş ve 2019'da gönderilen bir diğer e-postada kullandığı "Trump'ın kızları bildiğine" yönelik ifade dikkat çekmişti.</p>
<h2>Clinton'ı soruşturun talimatı</h2>
<p>Epstein dosyasını "Demokratların bir karalama kampanyası" ve "Rusya'nın komplosu" olarak nitelendiren Trump, Adalet Bakanlığı'na aralarında eski Başkan Bill Clinton'ın da bulunduğu bazı ünlü Demokratların Epstein'la bağlantılarının soruşturulmasını talep etmişti. Adalet Bakanı Pam Bondi, Trump'ın talebinin yerine getirileceğini teyit etmişti.</p>
<p>Çok sayıda çocuğa yıllar boyunca cinsel istismarda bulunmak, bazılarını da arkadaşlarına ve iş ortaklarına göndermekle suçlanan iş insanı Epstein, 2019'da New York'ta tutuklu bulunduğu cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Eski yatırım bankacısına yönelik skandal, ilk patlak verdiğinde ABD'nin elit çevrelerini derinden sarsmıştı.</p>
<p>DW,Reuters/SÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=74772044&x4=57554982&x5=Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&x6=0&x7=%2Ftr%2Ftrump-tan-epstein-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-saklayacak-bir-%C5%9Feyimiz-yok%2Fa-74772044&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20251117&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi.
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Short title
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Teaser
Venezuela ile ABD arasında tansiyon yükselmeye devam ederken Washington'un 10 adet F-35'i Porto Riko'ya göndereceği bildirildi.<br /><p>Donald Trump yönetiminin 10 adet F-35 tipi savaş uçağını Karayipler'deki ABD toprağı Porto Riko'da bir hava üssüne konuşlandıracağı bildirildi. Konuya yakın kaynakların Cuma günü Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Trump'ın bu adımı, uyuşturucu çetelerine karşı mücadele çerçevesinde attığı kaydedildi.</p>
<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu uyuşturucu çetesi lideri olmakla itham eden Trump'ın talimatı üzerine, bölgeye daha önce çok sayıda savaş gemisi de gönderilmişti. </p>
<h2>İki ülke arasındaki gerilim tırmanıyor</h2>
<p>Amerikan güçleri Salı günü Karayipler'de, Trump'ın suç örgütü Tren de Aragua'ya ait olduğunu söylediği bir uyuşturucu teknesini imha etmiş, olayda 11 kişi hayatını kaybetmişti. Trump, bu örgütün Venezuela lideri Maduro'ya bağlı olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ise, Perşembe günü Venezuela'ya ait iki askeri uçağın uluslararası sularda bir Amerikan donanma gemisinin yakınlarından geçtiğini açıklamış ve bunu "son derece kışkırtıcı bir hamle" olarak nitelendirmişti.</p>
<h2>Maduro: Silahlı mücadeleye hazırız</h2>
<p>İki ülke arasındaki gerilim yükselirken Washington tarafından başkanlığı meşru görülmeyen Maduro, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasını "Kıtamızın son yüz yılda gördüğü en büyük tehdit" sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Ülkesinin "ulusal toprakların savunması için silahlı mücadeleye hazır olduğunu" belirten Maduro, yaklaşık 340 bin kişilik orduyu ve sayılarının sekiz milyonu aştığını iddia ettiği yedek birlikleri seferber etti. Maduro ülkesine saldırı olması halinde Venezuela'nın "derhal silahlı mücadele sürecine gireceğini" dile getirdi.</p>
<p>Maduro, daha önce Venezuela kıyılarının yüzlerce kilometre açığında yer alan Porto Riko'yu işgal etme tehdidinde bulunmuş, bunun üzerine ada valisi Jenniffer Gonzalez-Colon, X hesabından yayımladığı bir mektupta Trump'a seslenerek, Maduro gibi "katil diktatörlere" net bir mesaj göndermesini talep etmişti.</p>
<p>Yaklaşık üç milyon nüfuslu Porto Riko, ABD toprağı olmasına karşın eyalet statüsüne sahip değil.</p>
<p>AFP / SÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73900585&x4=10201&x5=Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvenezuela-abd-gerilimi-washington-f-35-filosu-g%C3%B6nderiyor%2Fa-73900585&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250905&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Venezuela ile gerilim yaşayan Washington, Porto Riko'ya F-35 filosu gönderiyor.
Hepatit, karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozuna veya kanserine yol açabilir. Ancak her Hepatit virüsü aynı değil. Peki türleri neler?<br /><p>2020 Nobel Ödülü sahibi üç bilim insanı Harvey J. Alter (ABD), Michael Houghton (Birleşik Krallık) ve Charles M. Rice (ABD) sayesinde Hepatit C artık tedavi edilebiliyor. Peki Hepatit C tam olarak nedir ve diğer hepatit türlerinden nasıl ayrılıyor? Hepatit virüsünün hangi türlerinden aşı ile korunmak mümkün?</p>
<p>28 Temmuz Dünya Hepatitle Mücadele Günü vesilesiyle Hepatit türlerine ilişkin bilinenleri derledik.</p>
<h2>Hepatit A</h2>
<p>Hepatit A, Hepatit A virüsü tarafından tetiklenen bir hastalık. Bu hastalık karaciğer iltihabına yol açar, ancak kronik değildir. Bu virüsle görülen enfeksiyon genellikle tedavi olmaksızın sorunsuz bir şekilde iyileşir. Kirli su, kontamine olmuş gıdalar veya kişiler arasında fekal (dışkı) - oral temas başlıca bulaşma yoludur.</p>
<p>Dünya çapında yaygın bir virüs türüdür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tahminlerine göre, her yıl dünya çapında yaklaşık 100 milyon insan enfekte olmakla beraber bunların sadece yaklaşık 1,5 milyonu semptom geliştirmektedir. Özellikle hijyenik koşulları kötü olan gelişmekte olan ülkelerde rastlanmakta olup genellikle tatilciler bu virüsü seyahat ettikleri ülkeden getirir ve bu sebepten "seyahat hepatiti" olarak da nitelenir. İyi haber ise Hepatit A'ya karşı aşı yaptırarak korunmak mümkün.</p>
<h2>Hepatit B</h2>
<p>Hepatit B, hayati tehlikeye yol açabilen aynı adlı virüsün neden olduğu bir hastalıktır. Bu türe karşı da aşı mevcut olup korunmak mümkündür. Hepatit B'nin son yıllarda dünya çapında hızla yayılması nedeniyle DSÖ 2017'de tüm ülkeleri yeni doğan bebeklerin rutin olarak aşılanması için çağrı yaptı.</p>
<p>DSÖ'ye göre, dünya çapında 254 milyon kişi kronik Hepatit B enfeksiyonu ile yaşıyor. Bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 820 bin hasta da hayatını kaybediyor.</p>
<p>Hepatit B, enfekte bir kişinin kanı veya vücut sıvıları yoluyla başka bir kişiye bulaşır. Hastalık kronik karaciğer iltihabına ve bunun sonucunda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine yol açabilir.</p>
<h2>Hepatit C</h2>
<p>Hepatit C hastalığı, hafiften akuta, hatta kronik bir forma kadar değişir ve aynı zamanda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine de yol açabilir. Birçok kişi Hepatit C virüsünün farkında olmadan taşıyıcısı da olabilir. Bulaşma yoluysa genelde kan yoluyla olur.</p>
<p>Virüs 1988'de keşfedildiğinde başlangıçta "Non-A-Non-B-virüsü" olarak adlandırıldı. Daha önce bilinmediği için tespiti için kan testi yapılmıyordu ve bu yüzden o dönem birçok kişi kan nakli yoluyla enfekte oldu. Bulaşma yollarından bir diğeri de örneğin uyuşturucu bağımlılarında, aynı enjeksiyon iğnelerinin kullanılmasıydı.</p>
<p>DSÖ verilerine göre, dünya çapında 50 milyon insan Hepatit C virüsü ile enfekte oldu ve her yıl 240 bin kişi de Hepatit C ve buna bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor.</p>
<p>Şu ana kadar buna karşı bir aşı bulunmuş değil, ancak son yıllarda vücutta virüsün yol açtığı sorunları uzun vadede azaltmayı başaran antiviral ilaç kokteylleri tedavilerinde önemli başarılar kaydedildi. Öte yandan maalesef bu tedaviler hala oldukça pahalı.</p>
<h2>Hepatit D</h2>
<p>Hepatit D'ye sadece Hepatit B ile enfekte olanlar yakalanabilir. Çünkü Hepatit D virüsü, Hepatit B'nin yüzey proteini yardımıyla çoğalır. Özetle Hepatit B'ye karşı aşı olanlar, aynı zamanda D'ye karşı da korunmuş olurlar.</p>
<h2>Hepatit E</h2>
<p>Hepatit E özellikle Güneydoğu Asya'da görülüyor ve genellikle de muson döneminde meydana gelen seller sırasında yayılıyor. Hepatit E, su yoluyla ama aynı zamanda hayvanlar aracılığıyla da bulaşan bir enfeksiyon. Çin Halk Cumhuriyeti, 2012'de Hepatit E'den korunmaya yönelik bir aşıya onay verdi.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73414012&x4=10201&x5=A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fa-dan-e-ye-hepatit-vir%C3%BCs%C3%BCne-dair-neler-biliniyor%2Fa-73414012&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250727&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Hepatit virüsü karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozu veya kanserine yol açabiliyor. Bu virüs hakkında neler biliniyor?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Short title
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.<br /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.</p>
<p>AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız, Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi, gazeteci-yazar ve ekonomist kıymetli dostum Yiğit Bulut, geçirdiği elim bir hastalığın ardından bu sabah Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türk basınında daha önce Yiğit Bulut'a geçen aylarda kanser teşhisi konulduğu yönünde haberler yayınlanmıştı. Bulut'un İstanbul'da özel bir hastanede tedavi altına alındığı belirtilmişti.</p>
<h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başsağlığı mesajı</h2>
<p>Yiğit Bulut'un ölümünün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da X hesabından taziye mesajı yayınladı. Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarımızdan, Ekonomi Politikaları Kurulu üyemiz, değerli mesai arkadaşım Yiğit Bulut’un vefat ettiğini derin bir teessürle öğrendim. Yiğit Bey’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. </p>
<h2>Yiğit Bulut kimdir?</h2>
<p>Türkiye'de medyada çeşitli görevler alan 1972 doğumlu Yiğit Bulut, 30 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına getirilmişti. 9 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyeliğine atanan Bulut, Galatasaray Lisesi ve Bilkent Üniversitesi bankacılık ve finans bölümü mezun olmuş ve Sorbonne Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmıştı.</p>
<p>DW/BÖ,TY</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73236965&x4=57554982&x5=Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Fcumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1-yi%C4%9Fit-bulut-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-73236965&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250711&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yiğit Buut hayatını kaybetti.
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Short title
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney, ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesislere önemli bir zarar vermediğini söyledi. Moskova ve Berlin'den ise Tahran'a UAEA çağrısı geldi.<br /><p>İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hameney, İsrail'le ateşkes sağlandığından bu yana ilk kez kameralar önüne geçti. Hameney, İran devlet televizyonundan yayımlanan görüntülü mesajında Tahran'ın İsrail'e karşı zafer kazandığını öne sürerek ülkesinin "Amerika'nın yüzüne bir tokat indirdiğini" söyledi.</p>
<p>86 yaşındaki Hamaney, Washington'ın savaşa yalnızca "aksi durumda Siyonist rejimin yok olacağını hissettiği için" müdahil olduğunu iddia etti. İranlı lider, diğer yandan ABD'nin savaştan hiçbir kazanımı olmadığını ve ABD'nin saldırılarının İran'ın nükleer tesislerine "belirgin bir zarar vermediğini" savundu.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiğine ilişkin sözlerine atıfla Hameney, "Amerikan başkanı olayları inanılmaz biçimde abarttı ve daha sonra ortaya çıktı ki bu mübalağaya ihtiyacı da varmış" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hameney diğer yandan Trump'ın, Katar'daki Amerikan üssüne yönelik İran misillemesini "küçümseyerek hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştığını" öne sürdü. İran'ın ruhani lideri, ülkesinin bölgedeki ABD üslerine erişimi olduğunu belirterek, Washington'ın İran'a tekrar saldırması halinde bedelini ağır biçimde ödeyeceği tehdidinde bulundu.</p>
<h2>Moskova ve Berlin'den Tahran'a UAEA çağrısı</h2>
<p>Diğer yandan İran'ın müttefiki Rusya'dan Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'yla (UAEA) iş birliğini askıya alma kararına itiraz geldi.</p>
<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran'ın bu adımını eleştirerek, "İran'ın nükleer silah geliştirmediği ve geliştirmeyeceği yönünde defaatle dile getirdiği açıklamalarına herkesin saygı göstermesi adına İran ile UAEA arasındaki iş birliğinin sürmesinden yanayız" diye konuştu.</p>
<p>İş birliğinin devamına yönelik bir açıklama da Berlin'den geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a, kurumla iş birliğine devam etmesi çağrısında bulunarak, "Tahran yönetimi İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını açık, net ve şeffaf bir şekilde ifade etmelidir" diye konuştu.</p>
<p>İran parlamentosunun kararının "tamamen yanlış bir sinyal" olduğunu savunan Bakan, "İran hükümetine bu yolu seçmemesi çağrısında bulunuyorum" dedi.</p>
<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları en hafif şekilde bile kınamayı reddeden UAEA'nın uluslararası inanırlığını açık artırmaya çıkardığını" belirterek İran Atom Enerjisi Kurumu'nun UAEA ile iş birliğini, ülkedeki nükleer tesislerin güvenliği garanti edilene dek askıya aldığını duyurmuştu.</p>
<p>Tasarının yürürlüğe girmesi için İran Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Hamaney başkanlığındaki Ulusal Güvenlik Konseyi'nin onayı gerekiyor.</p>
<p>dpa,AFP,AP / SÖ,MUK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?<br />
</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73050096&x4=57554982&x5=Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&x6=0&x7=%2Ftr%2Fhameney-den-ate%C5%9Fkes-sonras%C4%B1-ilk-a%C3%A7%C4%B1klama-zafer-kazand%C4%B1k%2Fa-73050096&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesi
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.<br /><p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Fransa'yı, polisin ırksal fişleme yaptığını öne süren bir Fransız vatandaşının haklarını koruyamadığı gerekçesiyle mahkum etti.</p>
<p>Mahkeme, Perşembe günü aldığı kararla, Kerim Touil'in ülkenin doğusundaki Besancon'da, 10 gün içinde üç kez polis tarafından durdurulmasına hükümetin "tarafsız ve mantıklı bir gerekçelendirme" sunamadığına hükmetti.</p>
<p>AİHM, polis memurlarının kamu düzenine ve güvenliğine tehdit oluşturan bir durumla karşıya karşıya olup olmadıklarına ilişkin oldukça hızlı biçimde ve kimi zaman net iç talimatlar olmaksızın karar vermek zorunda kaldıklarının bilincinde olduğunu kaydetti. Diğer yandan 2011 yılında gerçekleşen Touil vakasında Fransız hükümetinin çürütemediği "ayrımcı muamele" ihtimalinin tespit edildiğini ifade eden mahkeme, Fransa'nın davacıya 3 bin euro tazminat ödemesine hükmetti.</p>
<p>Mahkeme, davaya dahil olan diğer beş Fransız başvuru sahibinin durumlarında ise ayrımcılık tespit edemedi.</p>
<h2>İstismara açık kimlik kontrolleri</h2>
<p>İnsan Hakları İzleme örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü geçen yıl ırksal fişlemenin Fransa çapında yaygın bir uygulama olduğunu ve polisin uygulamalarında yerleşik olarak görüldüğünü kaydetmişti.</p>
<p>HRW, siyah ya da Arap olarak algılanan genç erkeklerin ve yaşları 10 yaşa kadar düşebilen çocukların sık sık istismar edici ve yasa dışı kimlik kontrollerine maruz kaldığına dikkat çekti. Hak örgütleri, konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ne şikayette bulunduklarını bildirdi.</p>
<p>Fransa'nın kamu denetçiliği kurumu da 2017 yılında, bu gruptan bir gencin, genel nüfusa kıyasla kimlik kontrolüne tabi tutulma olasılığının 20 kat daha fazla olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>AFP/SÖ,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73048033&x4=57554982&x5=A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Faihm-den-fransa-ya-%C4%B1rksal-fi%C5%9Fleme-cezas%C4%B1%2Fa-73048033&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Short title
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü. Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, İnce'nin dönüşünden duyduğu memnuniyeti kaleme aldığı mektupla ifade etti.<br /><p>Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, yaklaşık dört buçuk yıllık aranın ardından eski partisi CHP'ye döndü.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin haftalık grup toplantısında, "Normalde Muharrem İnce'ye rozet takmam lazım. Ama dedim ki ben Muharrem İnce'ye rozet takamam çünkü onun rozeti alnına takılı zaten doğduğundan beri" ifadeleriyle kürsüyü İnce'ye bıraktı. </p>
<p>Alkışlar eşliğinde sözlerine başlayan İnce, yaptığı konuşmada, "Ben bugün buraya bir kibirle, bir pişmanlıkla gelmedim. Ben bugün buraya kişisel bir hesapla da gelmedim. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in samimi, içten bir davetiyle geldim" ifadelerini kullandı.</p>
<p>"Ayrılıklar bazen kırgınlıktan olur bazen de umudu başka yollarla aramakla olur. Benim bugün buraya gelişim bir geri dönüş değildir. Benim bugün buraya gelişim, bir kucaklaşmadır, hasret gidermedir" diyen İnce'nin sözleri salondan büyük alkış aldı.</p>
<p>İnce konuşmasını, "Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!" sözleriyle bitirdi.</p>
<h2>İmamoğlu'ndan İnce'ye mektup: Aramıza hoş geldiniz</h2>
<p>2021'de CHP'den istifa eden İnce, partiye dönüşünü sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanıEkrem İmamoğlu'nun imzasını taşıyan mektupla duyurmuştu. </p>
<p>İnce'nin "Birleşe birleşe kazanacağız" notuyla paylaştığı mektupta İmamoğlu'nun şu ifadeleri yer aldı: "Aramıza hoş geldiniz Sevgili Muharrem İnce Başkanım. Beni, ailemi ve arkadaşlarımı büyük siyasi operasyonun, hukuksuzlukların, acımasız kuşatmalarla yürütülen düşman hukuku uygulamalarının her anında yalnız bırakmadın ve güç verdin. Tarihimizi en kritik kavşaklarından birinde, Genel Başkanım Sayın Özgür Özel'in güçlü davetiyle tekrar baba ocağına; CHP'ye dönüş kararınızı çok kıymetli ve önemli buluyorum."</p>
<h2>"İç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır"</h2>
<p>Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının el yazısıyla gönderdiği mesajda, "Ne mutlu ki hiçbir makam ve mevki beklemeksizin attığınız bu adımın bir ve birlikte müreffeh Türkiye mücadelemiz için heyecan verici olduğunu belirtmek isterim. Türkiyemiz için ulusal ve uluslararası çok zor mücadelemizin güçlü, kararlı ve azimle yürütülmesi şarttır" ifadeleri yer aldı.</p>
<p>İBB başkanı, "Bu tarihi dönemde CHP iç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır. Muhalefet iç cephe tahkimi milli menfaat ve prensiplere karşı, demokrasiyle, hukuka aykırı ne varsa birlikte tepki vermek, karşı durmakla olmalıdır. Milletimiz, devletimiz adına iç cephe tahkimi dışlamadan, düşmanlaştırmadan, bireysel ve siyasi menfaat gözetmeden istikballe istiklalimiz için bir ve birlikte olmalıdır" diye yazdı.<br />
</p>
<h2>Özgür Özel Muharrem İnce'yi davet etmişti</h2>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Haziran günü Memleket Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret ettiği İnce'yi CHP'ye davet etmişti. Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Memleket Partisi'ni "CHP'ye en yakın parti" olarak tanımlayarak, "Sayın Muharrem İnce'yi ve Memleket Partisi'ndeki arkadaşlarımızı baba evine davet noktasında bir iki cümle de kurdum. Tabii ki bundan sonraki aşama kendi takdirleri olacak" ifadesini kullanmıştı.</p>
<p>İnce de bu davet üzerine, en kısa sürede partisinin yetkili kurullarını toplayacağını açıklamıştı.</p>
<p>ANKA,DW/SÖ,JD</p>
<p>DW Türkçe'ye nasıl engelsiz erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73021748&x4=57554982&x5=Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&x6=0&x7=%2Ftr%2Fmuharrem-ince-yeniden-chp-de-ya-hep-beraber-ya-hi%C3%A7birimiz%2Fa-73021748&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü.
Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala ödüle layık görüldü.<br /><p>Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı tarihçi ve yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala bu yıl ödüle layık görüldü.</p>
<p>Goethe Enstitüsü Başkanı Gesche Joost, Münih kentinde bugün yaptığı açıklamada ödül törenin 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleneceğini söyledi. Eş zamanlı gerçekleşecek Weimar Sanat Festivali'nde de ödül sahipleri ve çalışmalarının halka tanıtılacağını aktardı.</p>
<p>Bu ödül, Alman yazar ve şairi Johann Wolfgang von Goethe'nin onuruna her yıl doğum gününde düzenlenen törenle sahiplerine takdim ediliyor.</p>
<h2>Başkan Joost'tan ödül sahiplerine övgü</h2>
<p>Enstitü Başkanı Joost, günümüzde dünyaya büyük bir "sertliğin" damgasını vurduğunu ifade ederek demokratik değerlerin birçok yerde baskı altında olduğunu söyledi. Tam da böyle bir dönemde kültürel anlayışa hizmet eden ve fark yaratabilen insanlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Joost, Goethe Madalyası'na layık görülen kişilerin böyle şahsiyetler olduğunu kaydetti. Her üç ödül sahibinin de cesaret, yaratıcılık ve net bir bakış açısıyla Almanya ile dilsel ve kültürel değiş tokuş için çaba harcadıklarını belirterek ödül sahiplerinin yaptıkları çalışmalarla kendi ülkelerinin dışında da büyük etki yaratabildiklerini ifade etti.</p>
<h2>Osman Kavala'nın barış ve uzlaşı çalışmalarına vurgu</h2>
<p>İş insanı, hayırsever ve insan hakları aktivisti olan Osman Kavala'nın "yorulmak bilmez bir fikir insanı ve öncü bir kişilik olduğunu" dile getiren Joost, 2017'de Türkiye'de tutuklanmasına rağmen Kavala'nın barış ve toplumsal uzlaşı için çalışmalarına önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Enstitü Başkanı, Kavala'nın büyük bir özveriyle kültürel alanlar yarattığını ve çalışmalarıyla bölgedeki sivil toplum ağlarını güçlendirdiğini de vurguladı.</p>
<p>Osman Kavala'dan önce bu ödüle şimdiye kadar 1979'da Türkiye eski başbakanlarından Goethe, Schopenhauer ve Nitsche'nin eserlerini Türkçe'ye kazandıran çevirmen Prof. Dr. Sadi Irmak, 1981'de Atatürk'ün verdiği burs ile eğitimini Almanya'da yapan 1911 Filistin doğumlu ünlü arkeolog Prof. Dr. Ekrem Akurgal, 2000 yılında tanınmış Alman dili ve edebiyatı uzmanı Türkolog Prof. Dr. Şara Sayın ile 2019 yılında Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli yazar ve aktivist Doğan Akhanlı layık görülmüştü.</p>
<h2>Li Yuan ve David Van Reybrouck'un ödül gerekçesi</h2>
<p>Ödülün bu yılki sahiplerinden Li Yuan'ın ise Berlin'deki öğreniminden bu yana, yabancı dil olarak Almanca'nın ülkesinde öğretiminin profesyonelleşmesine katkıda bulunduğu ifade edildi. Bir profesör olarak Li'nin Çin'deki birçok öğretmene ve öğretmen adayına ve bilim insanına ilham kaynağı olduğuna da dikkat çekildi.</p>
<p>Enstitü Başkanı Joost, Belçikalı yazar ve tarihçi David Van Reybrouck'un da başlattığı "G1000" gibi sivil toplum inisiyatifleriyle demokrasiyi sadece bir temsil biçimi olarak değil, canlı ve halkın katılımıyla yaşanan bir pratik gerçeklik olarak yeniden gözler önüne serdiğini söyledi.</p>
<p>Joost, Van Reybrouck'un en tanınmış eseri olan "Bir tarih: Kongo" kitabında Kongo'nun sömürge döneminden günümüze kadar olan tarihini açıkça gözler önüne serdiğini ve ve Belçikalıların kendi sömürgecilik suçlarına yaklaşımlarını eleştirel bakışla ele alışına dikkat çekti. </p>
<h2>Goethe Madalyası'nın önemi ve takdim töreni</h2>
<p>Ünlü Alman yazar Johann Wolfgang von Goethe'nin anısına verilen Goethe Madalyası, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin resmi onur nişanı ve uluslararası kültür politikasının en önemli ödülü olarak niteleniyor. Bu yıl 70'inci kez takdim edilecek ödülle sahiplerinin ülkelerinde Alman dilinin ve kültür ile sanatın teşvikine yönelik hizmetleri onore ediliyor. Takdim töreni yıl Johann Wolfgang von Goethe'nin (1749-1832) doğum günü olan 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleniyor.</p>
<p>Goethe Enstitüsü, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin dünya çapında faaliyet gösteren kültür enstitüsü konumunda ve Türkiye dahil 98 ülkede bulunan 151 enstitüsüyle Alman dilinin öğrenilmesini teşvik ederken uluslararası kültürel iş birliğini de destekliyor.</p>
<p>KNA / ETO,HS</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72451276&x4=57556474&x5=Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-dan-osman-kavala-ya-goethe-madalyas%C4%B1%2Fa-72451276&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250506&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Türkiye'den Osman Kavala da ödüle layık görülenler arasında.
Özellikle 50 yaş üzeri kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olanların zonaya yakalanma riski yüksek. Aşı ile zona riski azaltılabiliyor. Canlı zona aşısı ise aynı zamanda kadınlarda demans ihtimalini de azaltıyor.<br /><p>Bilim insanları, uzun zamandır zona hastalığı ile demans arasında bir bağlantı olduğu üzerinde duruyordu. İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırma da bu konuda önemli kanıtlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.</p>
<p>Almanya'daki Braunschweig Teknik Üniversitesi'nin Yaşam Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Martin Korte, "İngiltere''de yapılan araştırma, şimdiye kadar bir viral enfeksiyon ile yüksek demans riski arasındaki bağlantıyı ortaya çıkaran en iyi çalışma. Zona aşısının sadece zorlu bir virüs hastalığına karşı korumadığını aynı zamanda demansa yakalanma riskini de azalttığını ikna edici kanıtlarla gözler önüne serdi" dedi.</p>
<p>Bilim dergisi Nature'da sonuçları yayınlanan araştırmaya göre, denekler arasında 80 yaş ve üzerinde demans görülmemesinin sebebi yüksek ihtimalle Varizella Zoster virüsüne, yani zonaya karşı yapılan aşı.</p>
<p>Wales'teki araştırmacılar, aşılı ve aşısız olmak üzere iki ayrı grubu yedi yıl boyunca yakından takip etti.</p>
<p>Elde edilen sonuçlara göre aşı olan kadınlarda demansa yakalanma yüzde 20 daha az görüldü. Erkeklerde ise aşının bu olumlu etkisi tam olarak saptanamadı. Yalnız araştırma artık kullanılmayan canlı aşı türü Zostavax için geçerli. Canlı aşı, az miktarda zayıflatılmış ancak canlı ve tekrarlanabilir patojenler içeren aşı türüdür.</p>
<p>ABD'de daha önce yapılan bir araştırma, Zostavax'in zonaya karşı etkisinin zayıf olduğu sonucunu ortaya koymuştu. Bu nedenle son yıllarda çoğunlukla "Herpes Zoster" adlı inaktif bir aşı (ölü aşı) kullanılıyor. Piyasada bilinen adıyla da Shingrix.</p>
<h2>Varizella Zoster virüsü nedir?</h2>
<p>Varizella Zoster virüsü, demans gelişimiyle ilişkili olduğu söylenen herpes virüsleri grubuna aittir. Bu virüs insanlarda suçiçeğine yol açar. Özellikle çocuklarda görülen, oldukça da bulaşıcı olan bu viral enfeksiyon, ateş ve kaşıntılı deri döküntüsüne neden olur.</p>
<p>Suçiçeği enfeksiyonu atlatan kişilerde virüsler, daha sonra omuriliğin sinir hücrelerinde aktif olmayan bir durumda kalmayı sürdürür. Ancak ileriki yıllarda bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrar aktif hale gelip çoğalabilirler. Bu durumda da zona hastalığına neden olurlar.</p>
<h2>Zona kendini nasıl gösterir?</h2>
<p>Zonanın (Herpes Zoster) belirtileri yorgunluk ve ateştir. Daha sonra belirli bir bölgede yanma ve şiddetli ağrı ile sinir iltihabı meydana gelir.</p>
<p>Zona vücudun her yerinde görülebilir, ancak çoğunlukla göğüs bölgesi ve sırtta ortaya çıkar. Ayrıca boğaz, kollar, bacaklar, yüz bölgesi, gözler ve kullaklarda da kendini gösterebilir. Çoğunlukla omirilik kısmından başlayarak vücuda yarım daire şeklinde yayılır. Deri döküntüsünden içi su toplamış kabarcıklar oluşur, ondan yaklaşık beş gün sonrasında da kaybolur.</p>
<h2>Zona aşısı kadınlarda neden farklı etki gösteriyor?</h2>
<p>İngiltere'de yapılan son araştırma her ne kadar zona aşısının demansın ilerlemesine veya ortaya çıkmasına karşı koruma sağladığını kanıtlasa da bu koruyucu mekanizmanın nasıl işlediğine dair daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.</p>
<p>Nörobiyolog Korte'ye göre, zona aşısının demans riski üzerindeki etkisinin kadınlar ve erkekler arasında neden bu kadar farklılık gösterdiğini de açıklığa kavuşturmak gerekli:</p>
<p>"Kadınlarda demans daha sık görülüyor ve kadınlar otoimmun mekanizmalara daha güçlü tepki veriyorlar. Tüm otoimmun hastalıkların üçte ikisi kadınlarda görülüyor. Dolayısıyla bu son çalışma belki de işleyen mekanizmaya dair bir ipucu veriyor: Nöroinflamatuar otoimmun tetiklemeli süreçler aşı ile azaltılıyor olabilir, bu da özellikle kadınları daha iyi koruyor olabilir."</p>
<p>Nöroinflamasyon, normalde vücudu koruyan bağışıklık sisteminin bakteri veya virüs gibi yabancı maddelerle savaşmak yerine kendi beyin veya dokusuna saldırması nedeniyle beynin iltihaplanması anlamına geliyor.</p>
<h2>Zona aşısını kimler olmalı?</h2>
<p>Yaklaşık her on kişiden üçü hayatlarının bir döneminde zona hastalığına yakalanıyor. Hastalık prensip olarak her yaşta ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla 50 yaşın üzerindekilerde veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde görülüyor. Yaş ilerledikçe de risk artmaya devam ediyor. Ayrıca zona hastalığına kadınlarda erkeklere göre daha sık ve daha erken rastlanıyor.</p>
<p>Şimdiye kadar zona aşıları örneğin Almanya'da 60 yaşından itibaren, risk grubunda olanlara ise 50 yaşından itibaren tavsiye ediliyordu.</p>
<p>Aşı, iki kez yapılarak koruma sağlanıyor ve ve aşı üst koldaki kaslara enjekte edilmek suretiyle yapılıyor. Aşının koruma oluşturabilmesi için iki aşılama arasında da en az iki, en fazla da altı ay süre geçmesi gerekli. Aşının maliyeti de 500 eurodan fazla.</p>
<p>Alman Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Peter Berlit, sonuçları yeni açıklanan araştırmanın ışığında Almanya'daki aşı tavsiyelerinin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor ve "Aşının demansı önleme veya geciktirme üzerindeki etkisi o kadar büyük ki bu durum zona hastalığına karşı korumanın ötesinde bu aşının yapılması yönünde bir argüman oluşturuyor. En azından kadınlar için 50 yaşından itibaren aşının genel olarak tavsiye edilip edilmeyeceği tartışılmalıdır" diyor.</p>
<p>Helmholtz Enfeksiyon Araştırma Merkezi'nde Nöroinflamasyon ve Nörodejenerasyon çalışma grubuna başkanlık da eden uzman Korte, Berlit'ten bir adım daha ileri gidiyor ve "Benim tavsiyem aşının kapsamının daha da genişletilmesi olur. Zona hastalığı söz konusu olduğunda bütün yaş grupları aşıdan fayda görebilir. Zira şiddetli bir zonadan daha acı verici çok az şey var. Aşı ne kadar erken yapılırsa, demans riskinin o kadar erken azaltılabileceği de varsayılabilir" diyor.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72130459&x4=10201&x5=Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fzona-a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1-kad%C4%B1nlar%C4%B1-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-da-koruyor%2Fa-72130459&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Zona hastalığına karşı yapılan aşının kadınlarda demans riskini de azalttığı ortaya çıktı. Nasıl mı?
İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Short title
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Teaser
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.<br /><p>Alzheimer, özellikle ileri yaştaki insanları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Almanya'da yaklaşık iki milyon kişi bu hastalıktan muzdaripken, her yıl 400 binden fazla yeni vaka ekleniyor. Uzmanlar, hastalıktan korunmak için sağlıklı bir yaşam tarzı ve zihinsel aktivitelerin önemine dikkat çekiyor. Yapılan bir araştırma, özellikle taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer'dan ölüm oranlarının diğer mesleklere göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. </p>
<h2>9 milyon ölüm incelendi </h2>
<p>ABD merkezli tıp dergisi <em>BMJ</em>'de yayımlanan araştırma kapsamında, 2020-2022 yılları arasında yaklaşık dokuz milyon yetişkin ölümü mercek altına alındı. ABD'de yapılan çalışmada, 440'tan fazla meslek grubu değerlendirildi. Bulgulara göre, taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer nedeniyle ölüm oranları diğer meslek gruplarına göre belirgin şekilde daha düşük.</p>
<p>Araştırmacılar, bu durumun beyindeki Hippokampus adlı bölgeyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Hippokampus, beyinde mekânsal ve yön bulma gibi bilişsel işlemleri yöneten bir bölge. Örneğin, Londra'daki taksi şoförlerinin Hippokampuslarının genel nüfusa göre daha büyük olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Aynı zamanda Alzheimer'ın gelişiminde kritik rol oynayan bu bölge, sık kullanıldığında güçlenebiliyor. Bu da, mesleklerin Alzheimer'dan ölüm oranı üzerindeki etkisiyle ilgili yeni ipuçları sunuyor. </p>
<h2>Sonuçlar kesin değil </h2>
<p>Bununla birlikte, araştırmacılar sonuçların kesin olmadığını belirtiyor. Alzheimer’a yatkın bireylerin genellikle bu tür zorlu mesleklere yönelmemesi veya meslekte uzun süre kalmaması da bir diğer olası açıklama olarak öne çıkıyor. Çalışmanın yazarları, mekânsal bilişsel becerilerin Alzheimer’dan korunmaya etkisini kesinleştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. </p>
<p>"Bu sonuçları kesin bir bulgu olarak değil, bir hipotez olarak değerlendirmek gerekiyor" diyen araştırmacılar, Alzheimer ile meslek arasındaki ilişkinin daha detaylı incelenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>DW/TY,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=71097887&x4=10201&x5=Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&x6=1&x7=%2Ftr%2Fara%C5%9Ft%C4%B1rma-alzheimer-riski-en-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk-meslek-taksicilik%2Fa-71097887&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20241218&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Bir araştırmaya göre taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.<br /><p>Ünlü müzisyen Erkin Koray 82 yaşında hayatını kaybetti. </p>
<p>Türk Rock müziğinin efsanevi isminin uzun süredir yaşadığı Kanada’nın Toronto kentinde hastaneye kaldırıldığı bildirilmişti. </p>
<h2>Türkçe Rock müziğinin en özgün isimlerindendi</h2>
<p>1941 yılında İstanbul’da doğan Koray, annesinin piyano öğretmeni olması nedeniyle müzikle iç içe büyüdü. Lise yıllarında kurduğu amatör grupla gitar çalmaya başlayan müzisyen,1960'lı yıllarda ilk 45'likleriyle adını duyurmaya başladı. 1970’lere gelindiğindeyse kendine has stili, şarkı sözleri ve müziğiyle Türk rock tarihinin en özgün isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştı. </p>
<p>Sanatçı; Anadolu rock, psychedelic rock ve progresif rocktan esintiler taşıyan özgün eserlere imza attı. Erkin'in "Şaşkın", ''Fesuphanallah'', "Arap Saçı", "Yalnızlar Rıhtımı", gibi pek çok eseri başka müzisyenler tarafından yeniden yorumlandı.</p>
<p><em>DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?</em></p>
<p>DW/SÖ,BÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=66464922&x4=57556474&x5=Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Ferkin-koray-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-66464922&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230807&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'ne bu yıl yazar Salman Rüşdi layık görüldü. Rüşdi, ödülünü Ekim ayında Frankfurt'ta düzenlenecek törenle alacak.<br /><p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.</p>
<p>Yazara ödülü 22 Ekim'de Almanya'nın Frankfurt kentindeki St. Paul Kilisesi'nde düzenlenecek törenle takdim edilecek. İngiltere ve ABD vatandaşlığı bulunan 76 yaşındaki Rüşdi, 25 bin euro da para ödülü alacak.</p>
<p>Alman Yayıncılar Birliği, geçen yıl ABD'deki bir suikast girişiminde ağır yaralanan Hindistan doğumlu Rüşdi'nin 1950 yılından beri verilen bu ödüle, edebi çalışmalarının yanı sıra sürekli tehdit altında olmasına karşın sergilediği "azim" ve "hayata yönelik olumlu tutum" nedeniyle layık görüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Jüri, "Çalışmaları, baskıcı rejimlerin toplumları tamamen yok etmek için kullandığı gücü kayda geçirirken aynı zamanda bireylerin sergilediği yıkılmaz direniş ruhuna da övgü niteliği taşıyor" ifadesini kullandı.</p>
<p>"Şeytan Ayetleri" adlı romanı sonrası 1989 yılında İran lideri Humeyni'nin hakkında yayımladığı ölüm fetvası nedeniyle uzun yıllardır tehdit altında yaşayan Rüşdi, geçen yıl New York'ta bıçaklı saldırıya uğramıştı.</p>
<p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü, 1997 yılında Türk yazar Yaşar Kemal'e verilmişti.</p>
<p>DW,dpa,AP/CÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65959844&x4=57556474&x5=Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&x6=0&x7=%2Ftr%2Fsalman-r%C3%BC%C5%9Fdi-ye-almanya-dan-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%2Fa-65959844&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230619&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi. Sansürlenmesi istenen kitapların önemli bir kısmı okullarda ders olarak işleniyor.<br /><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) geçen yıl sansür uygulanması talep edilen kitap sayısında rekor düzeyde artış görüldü.</p>
<p>ABD Kütüphaneler Birliği tarafından yapılan açıklamaya göre 2022 yılında bin 269 resmi müracaatta bulunularak toplam 2 bin 571 kitap için sansür uygulanması talep edildi.</p>
<p>Açıklamanın devamında 2021'de 729 kitap hakkında sansür istendiği belirtilerek, geçen yıl bu sayıda gözle görülür bir artış olduğuna vurgu yapıldı. ABD'de sansür talep edilen kitap sayısı 20 yıldır kayıt altına alınıyor.</p>
<p>Geçen yıl sansürlenmesi istenen kitapların ağırlıklı olarak LGBTQ ve azınlık konularını işledikleri ifade edilirken, yüzde 86'sının çocuk ve gençlik edebiyatı üzerine olduğu, yüzde 58'inin ise okullarda ders olarak işlendiği ya da okul kitaplıklarında bulunduğu ifade edildi.</p>
<p>dpa/TY,BK</p>
<p><em>DW Türkçe'ye sansürsüz nasıl ulaşabilirim?</em></p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65101626&x4=57556474&x5=ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&x6=0&x7=%2Ftr%2Fabd-de-sans%C3%BCr-talebinde-rekor%2Fa-65101626&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230324&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi.