İsrail ordusu, dokuz ay önce varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'ye saldırmaya devam ediyor. Ateşkesin imzalandığı Ekim 2025'ten bu yana Gazze'de bin 100'den fazla kişi İsrail saldırılarında yaşamını yitirdi.<br /><p>İsrail'in Gazze Şeridi'nde düzenlediği son saldırılarda, Filistinli kaynaklara göre en az beş kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Kurtarma ekiplerinin perşembe günü aktardığı bilgilere göre, Gazze şehrinin kuzeydoğusunda yer alan Tuffah yakınlarında düzenlenen hava saldırısında iki kişi hayatını kaybederken kentin doğusundaki Zeytin mahallesinde İsrail tank ateşi sonucu bir kişinin daha yaşamını yitirdi.</p>
<p>Ayrıca Gazze şehrinin batısında, evsiz kalanlar için kurulan çadır kampına ve güneydeki Han Yunus'ta bir araca yönelik saldırılarda da ölenler olduğu aktarıldı.</p>
<p>İsrail ordusu ise olaylarla ilişkin herhangi bir açıklamada bulunmadı.</p>
<h2>Ateşkesten bu yana en yoğun İsrail saldırıları</h2>
<p>ABD merkezli, Silahlı Çatışma Yer ve Olay Verileri Projesi (ACLED) isimli gözlem kuruluşu da, İsrail saldırılarında, ateşkesin yürürlüğe girdiği geçen yıl Ekim ayından bu yana görülmeyen bir düzeyde belirgin artış olduğunu bildirdi.</p>
<p>Haziran ayında Hamas ve diğer militan gruplara yönelik, İsrail tarafından 40'tan fazla hava ve İHA saldırısı kaydedildiğini dile getiren ACLED'den Nasır Hıdır, Ekim ayında İsrail'de yapılacak olan parlamento seçimlerine atıfta bulunarak "Muhalefet anketlerde önde giderken İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu üzerinde Hamas'a karşı daha sert bir güvenlik çizgisi benimsemesi yönünde iç politik baskı artıyor" dedi.</p>
<p>Yaklaşık dokuz ay önce sağlanan ateşkes her ne kadar Gazze Şeridi'ndeki çatışmaları sona erdirmiş olsa da, İsrail'in nerede ise her gün gerçekleşen saldırılarını durdurmadı.</p>
<h2>Ateşkes dönemin bin 100 Filistinli öldürüldü</h2>
<p>Filistin sağlık yetkililerinin verilerine göre, Ekim ayından bu yana çoğu sivil bin 100'den fazla Filistinli öldürüldü. İsrail tarafında ise aynı dönemde militan Filistinlilerin saldırıları sonucu dört asker hayatını kaybetti. İsrail yönetimi, Gazze Şeridi'ndeki saldırıların, kendilerine yapılacak saldırı girişimlerini önlemeye yönelik olduğunu savunuyor.</p>
<p>İsraili le Hamas ve diğer radikal örgütler arasındaki savaş, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik büyük çaplı saldırısıyla başlamıştı. İsrail'e göre bu saldırıda yaklaşık bin 200 kişi öldürüldü.</p>
<p>Ardından başlatılan İsrail askerî harekatında ise, Hamas kontrolündeki Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre Gazze Şeridi'nde 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti.</p>
<p>Gazze Şeridi'nin iki milyon nüfusunun neredeyse tamamı Hamas kontrolü altındaki dar bir kıyı şeridinde geçici çadırlarda ya da hasarlı binalarda yaşıyor.</p>
<p>Reuters / ET,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%20Gazze%27ye%20yine%20sald%C4%B1rd%C4%B1%3A%205%20%C3%B6l%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77991408&x4=10201&x5=%C4%B0srail%20Gazze%27ye%20yine%20sald%C4%B1rd%C4%B1%3A%205%20%C3%B6l%C3%BC&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-gazze-ye-yine-sald%C4%B1rd%C4%B1-5-%C3%B6l%C3%BC%2Fa-77991408&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260716&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsrail ordusu, dokuz ay önce varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze'ye saldırmaya devam ediyor.
Fransa'da Meclis tartışmalı ötanazi yasasını onayladı. Muhafazakâr kesim ile Katolik Kilisesi'nin karşı çıktığı yasa, uygulamada katı koşullara bağlı kılınıyor.<br /><p>Fransa parlamentosu Çarşamba günü yoğun tartışmalar yaşanan bir oturumun ardından "yardımlı ölüm" yasa tasarısını onayladı. Milletvekilleri, iyileşme şansı olmayan yetişkin hastalara katı koşullar altında ölümcül ilaçlara erişim imkanı sağlayan tasarıya 241'e karşı 291 oyla onay verdi.</p>
<p>Yasaya göre ötanazinin uygulanabilmesi için hastanın ileri veya son aşamada ölümcül bir hastalıktan muzdarip olması ve kararını özgür ve bilinçli bir şekilde verebilmesi gerekiyor.</p>
<p>Ayrıca hastayı öldürecek ilacın da ilgili kişinin kendisi tarafından ya da fiziksel olarak bunu yapamadığı durumda sağlık personeli tarafından verilmesi şart koşuluyor. Bu aşamadan önce birden fazla doktorun yardımlı ölüm <span>başvurusunu incelemesi ve onay vermesi gerekiyor. Ek olarak, söz konusu onay verildiği takdirde hastaya, kararı hakkında bir kez daha etraflıca düşünmesi için iki günlük süre verilmesi de zorunlu tutuluyor.</span></p>
<h2>Muhafazakârlar ve Kilise tepkili</h2>
<p>Anketlere göre Fransa nüfusunun büyük çoğunluğu yeni düzenlemeyi desteklerken doktorların bir kısmı ile muhafazakâr politikacılar ve Katolik Kilisesi yasaya tepki gösteriyor.</p>
<p>Fransa eski İçişleri Bakanı Bruno Retailleau, bir toplumun en zayıfları koruması, onlara bakması ve asla ölüme terk etmemesi gerektiğini savundu. Yasanın destekçileri ise, iyileşme şansı olmayan hastalara yaşamlarının sonunda kendileri hakkında karar verebilme özgürlüğü tanımanın doğru olduğunu dile getiriyor.</p>
<p>Muhafazakârların hakimiyetindeki Senato daha önce tasarıya karşı oy kullanmıştı. Ancak Fransa'da yasama sürecinde son sözü alt meclis konumundaki Fransa Ulusal Parlamentosu söylüyor. Ötanazi yasası son olarak Fransa Anayasa Konseyi tarafından incelenecek ve anayasaya uygun görülmezse gerekli düzeltmeler yapılacak.</p>
<p>Reuters / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Fransa%27da%20Meclisten%20%C3%B6tanazi%20hakk%C4%B1na%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77981131&x4=10201&x5=Fransa%27da%20Meclisten%20%C3%B6tanazi%20hakk%C4%B1na%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&x6=1&x7=%2Ftr%2Ffransa-da-meclisten-%C3%B6tanazi-hakk%C4%B1na-ye%C5%9Fil-%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%2Fa-77981131&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260716&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Fransa'da Meclis tartışmalı ötanazi yasasını onayladı. Uygulama katı koşullara bağlı kılınıyor.
Almanya'da polise ateş eden Türk vatandaşı vuruldu
Short title
Almanya'da polise ateş eden Türk vatandaşı vuruldu
Teaser
Dresden'de etrafa ateş açan Türk vatandaşı polis tarafından vurularak etkisiz hâle getirildi. Zanlının ateş ettiği sırada yüksek sesle Arapça dini ifadeler kullandığını bildirdi.<br /><p>Almanya'nın Dresden kentinde etrafa ateş açan bir kişi polis tarafından vurularak etkisiz hâle getirildi. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan ve Türk vatandaşı olduğu belirtilen şahsın hayati tehlikesinin bulunmadığı aktarıldı.</p>
<p>Çarşamba sabahı polis ve acil servise yapılan ihbarlarda, elinde silah bulunan bir kişinin çevredeki insanları hedef aldığı ve daha sonra yakınlardaki bir süpermarkete girdiği bildirildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan Saksonya Emniyeti ekipleri zanlıyı süpermarketin önünde sıkıştırdı.</p>
<p>Friedrichstadt semtinde meydana gelen olayda polis, silahını bırakması yönündeki uyarıya ateşle karşılık veren 41 yaşındaki kişiyi ateş ederek etkisiz hâle getirdi. Zanlının silahına el konuldu.</p>
<h2>"Ateş ederken Arapça dini ifadeler kullandı"</h2>
<p>Polis, yaralı zanlı dışında kimsenin olayda zarar görmediğini açıkladı. Ele geçirilen misket tüfeği türü silahın kuru sıkı mı yoksa gerçek mi olduğuna ilişkin inceleme başlatıldı.</p>
<p>Emniyet yetkilileri, zanlının ateş ettiği sırada yüksek sesle Arapça dini ifadeler kullandığını bildirdi.</p>
<p>AFP,dpa / ET,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20polise%20ate%C5%9F%20eden%20T%C3%BCrk%20vatanda%C5%9F%C4%B1%20vuruldu&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77970597&x4=10201&x5=Almanya%27da%20polise%20ate%C5%9F%20eden%20T%C3%BCrk%20vatanda%C5%9F%C4%B1%20vuruldu&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-polise-ate%C5%9F-eden-t%C3%BCrk-vatanda%C5%9F%C4%B1-vuruldu%2Fa-77970597&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260715&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Dresden'de etrafa ateş açan Türk vatandaşı polis tarafından vurularak etkisiz hâle getirildi.
Münih Havalimanı'na sınır dışı işlemleri için özel terminal
Short title
Münih Havalimanı'na sınır dışı işlemleri için özel terminal
Teaser
Almanya'da Münih Havaalanı'na sadece sınır dışı uygulamalarına özel bir terminal inşa edilecek. Yapımının ardından terminalin işletmesi polise devredilecek.<br /><p>Almanya'da federal hükümet tarafından Münih Havalimanı'nda planlanan sınır dışı terminalinin yapımı için önemli bir engel daha aşıldı. Havalimanını işleten şirketin denetim kurulu projeye oy çokluğuyla onay verdi.</p>
<p>Federal hükümet, inşa edilecek terminal ile sınır dışı sayılarını önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Çok sayıda insan hakları örgütü ve sivil toplum kuruluşu ise projeye kesin bir dille karşı çıkıyor. Havalimanı işletmesinin denetim kurulunda iki işçi temsilcisiyle yer alan Birleşik Hizmet İşleri Sendikası (ver.di) da girişime durdurulmasını talep ediyor.</p>
<p>Havalimanı işletmecisi, denetim kurulu kararının ardından yaptığı açıklamada, "Planlanan binanın Münih Havalimanı Ltd. Şti. tarafından inşa edilmesi ve ardından federal hükümete kiralanması öngörülüyor" dedi.</p>
<p>Açıklamada ayrıca, inşa edilecek sınır dışı terminalinin sadece federal polis tarafından kullanılacağı bildirildi. Münih Havalimanı Ltd. Şti.'nin sadece altyapıyı sağlayacağı belirtilen açıklamada, "Sınır dışı uçuşlarının gerçekleştirilmesi yalnızca federal polisin sorumluluğundadır" ifadesi kullanıldı.</p>
<p>Denetim kurulu, çoğunluk oyuyla alınan kararlar arasında, "Hem inşaat ihalesine onay hem de federal hükümetle uzun vadeli bir kira sözleşmesinin imzalanması" olduğunu aktardı.</p>
<h2>Münih Belediye Başkanı projeye karşı</h2>
<p>Geçen Mayıs ayında göreve seçilen Münih'in Yeşiller partili Belediye Başkanı Dominik Krause, daha önce yaptığı açıklamalarda projeye karşı olduğunu ve denetim kurulu toplantısında hayır oyu vereceğini açıklamıştı.</p>
<p>35 yaşındaki genç siyasetçi, Salı günü Münih'in yerel gazetelerinden Abendzeitung'a verdiği röportajda "Büyük çaplı sınır dışı uygulamaları Münih Havalimanı iş modelinin bir parçası olmamalı" dedi.</p>
<p>Münih Havalimanı İşletmesi, yüzde 51 hisse ile Bavyera Eyaleti'ne, yüzde 26 hisse ile Federal Almanya Cumhuriyeti'ne ve yüzde 23 hisse ile de Münih Belediyesi'ne ait.</p>
<p>Böylece yüzde 77 gibi bir çoğunluğu elinde tutan federal hükümet ve eyalet yönetimi, belediyeye karşı büyük bir çoğunluğa sahip. Sınır dışı terminalinin yapımı gibi büyük projelere onay vermesi gereken denetim kurulunda birkaç işçi temsilcisi de bulunuyor.</p>
<p>Bavyera Eyaleti, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki federal hükümetin ortağı olan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ile bir başka muhafazakâr parti olan Hür Seçmenler koalisyonu tarafından yönetiliyor.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::M%C3%BCnih%20Havaliman%C4%B1%27na%20s%C4%B1n%C4%B1r%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20i%C5%9Flemleri%20i%C3%A7in%20%C3%B6zel%20terminal&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77964131&x4=10201&x5=M%C3%BCnih%20Havaliman%C4%B1%27na%20s%C4%B1n%C4%B1r%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20i%C5%9Flemleri%20i%C3%A7in%20%C3%B6zel%20terminal&x6=1&x7=%2Ftr%2Fm%C3%BCnih-havaliman%C4%B1-na-s%C4%B1n%C4%B1r-d%C4%B1%C5%9F%C4%B1-i%C5%9Flemleri-i%C3%A7in-%C3%B6zel-terminal%2Fa-77964131&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260715&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Münih Havaalanı'na sadece sınır dışı uygulamalarına özel bir terminal inşa edilecek.
İran: Saldırılar şiddetlendi, Hürmüz yeniden ablukada
Short title
İran: Saldırılar şiddetlendi, Hürmüz yeniden ablukada
Teaser
ABD ordusunun İran'a yönelik gece saldırıları üst üste dördüncü gün devam etti. İran da bu saldırılara karşı misillemede bulundu. ABD ayrıca, Hürmüz Boğazı'na ablukayı yeniden devreye soktu.<br /><p>İran'daki hedeflere saldırılarına üst üste dördüncü gece de devam eden ABD ordusu, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını da yeniden başlattı. İran ise misilleme olarak Kuveyt, Ürdün ve Bahreyn'deki ABD üslerini hedef aldı.</p>
<p>ABD Merkez Komutanlığının (CENTCOM) X hesabından yapılan açıklamada, İran hedeflerine yönelik son operasyonun, Tahran'ın "Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret gemilerine yönelik saldırılarda kullandığı kapasitelerin zayıflatılmasını" amaçladığı belirtildi.</p>
<p>CENTCOM Komutanı Brad Cooper da Tahran'ın "kasıtlı olarak sivillere saldırdığını" öne sürdü, geçen hafta yedi ticaret gemisine yönelik İran saldırılarında ölü, yaralı ve kayıplar olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Bu arada ABD ordusu, daha önce duyurulduğu gibi İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden başlattı. CENTCOM'dan yapılan açıklamaya göre abluka, Salı günü Türkiye saati ile 23.00'da başladı.</p>
<p>İlgili açıklamada, halihazırda "ABD donanmasına ait 20'den fazla savaş gemisi ve yüzlerce askeri uçağın Ortadoğu genelinde konuşlandırıldığı", Amerikan silahlı kuvvetlerinin "tetikte, güçlü ve hazır" olduğu ifade edildi.</p>
<h2>Trump'tan altyapıya saldırı tehdidi</h2>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın önümüzdeki hafta sonuna kadar bir anlaşmayı kabul etmemesi hâlinde bu ülkedeki elektrik santralleri ve köprülere saldırı emri vereceği tehdidinde bulundu.</p>
<p>Televizyon kanalı Fox News'e konuşan Trump, "Gelecek hafta onlar için işler gerçekten kötüleşecek, çünkü gelecek hafta sıra elektrik santrallerine gelecek. Gelecek hafta sıra köprülere gelecek" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, Tahran yönetimi ile ilgili olarak "Masaya oturup müzakere etmedikleri sürece tüm elektrik santrallerini devre dışı bırakacağız. Tüm köprülerini devre dışı bırakacağız" dedi.</p>
<p>Diğer yandan Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tanker ve yük gemilerinin taşıdığı ürünün yüzde 20'si miktarında geçiş ücreti alma fikrinden geri adım attı. Körfez ülkeleri liderlerinin kendisini arayarak ABD'ye büyük miktarda yatırım yapma vaadinde bulunduklarını dile getiren Trump, geçiş ücreti gelirini, bu ülkelerle yapılacak ticaret anlaşmaları yoluyla elde etmek istediğini açıkladı.</p>
<p>ABD ve İran,Haziran ortasında Pakistan'ın arabuluculuğunda 60 gün içinde barış anlaşmasına zemin hazırlaması amaçlanan bir çerçeve mutabakat imzalamıştı. Mutabakatın maddelerinden biri de Hürmüz Boğazı'ndan "güvenli ve ücretsiz geçiş"in sağlanması ile ilgiliydi. Söz konusu anlaşma ile Boğaz'dan daha fazla gemi geçişi sağlanmış, ancak daha sonra ABD'nin İran'ı sorumlu tuttuğu, yük gemilerine yönelik saldırılar meydana gelmişti.</p>
<p>İran, dünya genelinde petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticareti için son derece önemli olan Hürmüz Boğazı'nı, ABD ve İsrail'in geçen Şubat ayı sonu başlayan saldırılarının ardından fiilen kapatmış ve bu durum küresel enerji fiyatlarının astronomik ölçülerde artmasına sebep olmuştu.</p>
<h2>Tahran: ABD anlaşmayı bozdu</h2>
<p>İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kasım Garibabadi, Salı günü yaptığı açıklamada Washington'u, tekrar deniz ablukası başlatarak iki ülke arasında müzakere edilen çerçeve anlaşmayı "bozmakla" suçladı.</p>
<p>İran Devrim Muhafızları ise, Hürmüz Boğazı'nın "Amerika Birleşik Devletleri saldırganlığını sonlandırana kadar" kapalı kalacağını duyurdu. İran, ABD'nin son hava saldırılarına tepki olarak Körfez ülkelerindeki birçok ABD üssünü hedef aldı. İran devlet televizyonu İrib'e göre ordu, Çarşamba sabahı Ürdün'deki El Ezrak Hava Üssü'nde ABD ordusu tarafından kullanılan hangarları İHA'larla vurduğunu açıkladı.</p>
<p>Devrim Muhafızları da, Kuveyt'teki bir ABD ordusu lojistik merkezine seyir füzeleri fırlatıldığını; ayrıca Bahreyn'deki ABD Donanması'nın beşinci filosuna ait bir komuta merkezi, depolar ve akaryakıt depoları da dahil olmak üzere tesislere saldırı düzenlendiğini duyurdu.</p>
<p>AFP / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran%3A%20Sald%C4%B1r%C4%B1lar%20%C5%9Fiddetlendi%2C%20H%C3%BCrm%C3%BCz%20yeniden%20ablukada&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77962174&x4=10201&x5=%C4%B0ran%3A%20Sald%C4%B1r%C4%B1lar%20%C5%9Fiddetlendi%2C%20H%C3%BCrm%C3%BCz%20yeniden%20ablukada&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-sald%C4%B1r%C4%B1lar-%C5%9Fiddetlendi-h%C3%BCrm%C3%BCz-yeniden-ablukada%2Fa-77962174&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260715&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
ABD ordusunun İran'a yönelik gece saldırıları üst üste dördüncü gün devam etti.
Almanya'nın batısında 184 kişinin ölümüne neden olan sel felaketinden beş yıl sonra yeniden imar faaliyetleri hâlâ tamamlanmış değil. 30 milyar euroluk özel fonun henüz beşte biri harcandı.<br /><p>Almanya'da Ahr Vadisi'nde 2021'de yaşanan sel felaketi beşinci yılında anıldı. </p>
<p>Bad Neuenahr-Ahrweiler'de akşam düzenlenen merkezi törende bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.</p>
<p>Başbakan Friedrich Merz, törende yaptığı konuşmada felaket sonrası bölgede görev yapan yardım ekiplerini ve yeniden inşa çalışmalarında kaydedilen ilerlemeyi takdir etti. Merz, devletin temel görevinin vatandaşlarını "asla yalnız bırakmamak" olduğunu vurguladı.</p>
<p>Rheinland-Pfalz Eyaleti Başbakanı Matthias Schnieder ise felaketten etkilenenlere hitaben özür dileyerek, "Devlet o gece vatandaşlarını koruma sözünü yerine getiremedi" dedi.</p>
<h2>Cumhurbaşkanı Steinmeier'den iklim değişikliği uyarısı</h2>
<p>Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ise Düsseldorf'da Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyalet Parlamentosu'nda düzenlenen törene katıldı.</p>
<p>Buradaki törende konuşan Cumhurbaşkanı, yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı diledi. Steinmeier, sel felaketinin yarattığı korkuların hâlâ canlı olduğunu belirterek iklim değişikliğiyle mücadelede kararlılık çağrısı yaptı.</p>
<p>Steinmeier, "O gece her şeyini kaybeden insanlara borcumuz, bu tür felaketlere daha iyi hazırlanmak ve iklim değişikliğine karşı elimizden geleni yapmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi, Cell Broadcast uygulamasının güçlendirilmesi ve afet yönetiminin modernize edilmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Steinmeier, Altenahr'da ziyaret ettiği fotoğraf sergisinin felaket sonrası ortaya çıkan büyük dayanışmayı hatırlattığını belirterek, "Bu gün, hepimize bu tür felaketlerin tekrar yaşanmaması için sorumluluk yüklüyor" ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Almanya'nın en yıkıcı doğal afetlerinden biri</h2>
<p>14–15 Temmuz 2021 gecesi yaşanan sel, Almanya'nın yakın tarihindeki en yıkıcı doğal afetlerden biri olarak kayıtlara geçti. Felakette 184 kişi hayatını kaybetti, 800'den fazla kişi yaralandı ve zarar yaklaşık 18 milyar euro olarak hesaplandı.</p>
<p>Felaket sonrası uyarı sistemlerindeki gecikmeler, yetersiz alarm zincirleri ve eksik sel koruma önlemleri nedeniyle siyasi sorumluluk tartışmaları büyüdü. Parlamenter soruşturma komisyonu, ilgili makamların ciddi hatalar yaptığını raporladı. Dönemin Rheinland-Pfalz Çevre Bakanı Anne Spiegel ile eyalet İçişleri Bakanı Roger Lewentz görevlerinden istifa etti. Dönemin Ahrweiler kaymakamı Jürgen Pföhler hakkındaki ceza soruşturması ise daha sonra düşürüldü.</p>
<h2>Yardımların beşte biri imar çalışmaları için kullanıldı</h2>
<p>Sel felaketinin yaşandığı Ahr Vadisi ve diğer sel bölgelerindeki imar çalışmaları için, "2021 Yeniden İnşa Yardımı" özel fonundan bugüne dek 6,2 milyar euro ödeme yapıldı. Bu miktar, federal hükümetin 2021 selinden sonra yeniden inşa için ayırdığı 30 milyar euroluk bütçenin yaklaşık beşte birine denk geliyor.</p>
<p>6,2 milyar euronun 2,5 milyar euroluk kısmının Rheinland-Pfalz eyaletine, 2,6 milyar euroluk diğer büyük kısmının Kuzey Ren-Vestfalya'ya aktarıldığı; bunun yanı sıra Bavyera ve Saksonya eyaletlerine de felaket sonrası imar faaliyetleri için kaynak aktarıldığı belirtiliyor.</p>
<h2>Yeniden inşa henüz tamamlanmadı</h2>
<p>Özel fonun kaynakları yalnızca Temmuz 2021'deki felaketin ardından sel hasarlarının giderilmesi ve yeniden inşa için ayrılmış durumda. Federal hükümetin verdiği bilgiye göre bu fonlar, daha sonra yaşanan sel felaketleri için kullanılamıyor.</p>
<p>Selden en ağır şekilde etkilenen Ahr Vadisi'nde, Rheinland-Pfalz Eyaleti İmar Bakanlığı'nın verdiği bilgiye göre, yaklaşık 20 bin 800 yeniden inşa yardımı başvurusunun yüzde 96,4'ü onaylandı.</p>
<p>Bu bağlamda 1 Temmuz 2026'ya kadar yaklaşık 2,4 milyar euro ödeme yapıldığını bildiren Bakanlık, kalan başvuruların değerlendirilmeye devam edildiğini duyurdu. Bölgedeki inşa faaliyetleri, selden beş yıl sonra hâlâ tamamlanabilmiş değil.</p>
<p>Çevre örgütleri, sel sonrası yapılan değerlendirmelerde yeni setler yerine nehirlerin yerleşim alanları dışında daha geniş taşkın alanlarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Örgütler, doğa temelli çözümlerin önceliklendirilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>KNA,dpa / ET,MUK,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%20Ahrweiler%20sel%20felaketini%20and%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77946678&x4=10201&x5=Almanya%20Ahrweiler%20sel%20felaketini%20and%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-ahrweiler-sel-felaketini-and%C4%B1%2Fa-77946678&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260714&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'nın batısında 184 kişinin ölümüne neden olan sel felaketinden beş yıl sonra yeniden inşa henüz bitmiş değil.
İran ile ABD, üst üste üçüncü gece karşılıklı saldırılarda bulundu. Tahran, Hürmüz Boğazı'ndaki iki tankeri vururken ABD, İran'a ait adaları ve liman kentlerini hedef aldı.<br /><p>ABD ordusunun Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden şiddetlenen çatışmalarda İran'daki hedefleri vurmaya devam etmesi üzerine İran, Boğaz'da bulunan iki tankere füze saldırısı düzenledi.</p>
<p>ABD'nin bölgedeki müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait gemilere düzenlenen saldırıda, BAE Savunma Bakanlığı'nın verdiği bilgiye göre, bir Hindistanlı mürettebat hayatını kaybetti, sekiz kişi de yaralandı. BAE, vurulan tankerlerin Umman karasularında güney rotasında seyretmekte olduğunu duyurdu.</p>
<p>İran medyası ise gece boyunca ülkenin güney kıyılarında art arda patlamalar yaşandığını bildirdi.</p>
<h2>Trump'tan yeni abluka açıklaması</h2>
<p>İran'a yeni ve sert saldırılar düzenleneceğini açıklayan ABD Başkanı Donald Trump, İran limanlarına giden ya da limanlardan demir alan gemilere karşı yeniden deniz ablukası uygulanacağını söyledi. Askerî yetkililerin açıklamasına göre abluka Salı günü Türkiye saati ile 23.00'den itibaren yürürlüğe girecek. Söz konusu gelişmenin ardından petrol fiyatları da yeniden yükselişe geçti.</p>
<p>Trump, katıldığı bir radyo programında ayrıca, İran'ın merkezinde yer alan ve "Kazma Dağı" olarak da bilinen yeraltı tesisini vurabileceklerini dile getirdi. Natanz nükleer tesisine yaklaşık 1,5 kilometre mesafede bulunan bu yapıya dair spekülasyonlarda, İran'ın burada nükleer silah yapımında kullanılabilecek uranyum zenginleştirmesi için gizli bir tesis inşa etmek istediği iddia ediliyor.</p>
<p>Trump, Kazma Dağı'nın "büyük bir saldırı" için "olası bir hedef" olduğunu ve bunun "oldukça yakında" gerçekleşeceğini dile getirdi.</p>
<h2>İran'da peş peşe patlamalar</h2>
<p>ABD ordusu tarafından Salı sabahı yapılan açıklamada, üst üste üçüncü gece boyunca düzenlenen saldırı dalgasının sona erdiği duyuruldu.</p>
<p>Açıklama öncesinde İran medyası da Basra Körfezi'nde Kiş Adası, Buşehr liman kenti çevresi, Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası ve Bender Abbas kentinde birden fazla patlamanın meydana geldiğini bildirdi.</p>
<p>BAE'ye ait tankerlere düzenlenen saldırıyla ilgili açıklamada bulunan İran Devrim Muhafızları, ABD ordusunun birkaç gemiyi "yasa dışı bir rotaya" yönlendirmeye çalıştığını öne sürerek iki tankerin navigasyon sistemlerini kapattığını ve Hürmüz Boğazı güvenlik kontrol merkezinin tekrarlanan uyarılarına tepki vermediğini ifade etti. Açıklamada, bunun üzerine gemilere ateş açılarak manevra yapamaz hâle getirildikleri belirtildi.</p>
<h2>Ortadoğu'da sirenler susmuyor</h2>
<p>Ürdün devlet televizyonu, Ürdün ordusuna dayandırdığı haberinde İran'dan fırlatılan dört füzenin önlendiğini duyurdu. ABD'nin Körfez'deki bir diğer müttefiki Bahreyn'de de alarm sirenlerinin çaldığı belirtildi. İçişleri Bakanlığı, X üzerinden vatandaşlara sakin kalma ve sığınaklara girme çağrısında bulundu. Ancak bu uyarının somut olarak neden yapıldığı bildirilmedi.</p>
<p>Son dönemde İran'ın misilleme saldırılarına hedef olan Bahreyn ve Kuveyt'e bir gece önce İran tarafından fırlatılan füzeler çeşitli noktalara isabet etmişti.</p>
<h2>Trump ABD refakati için "tazminat" talep ediyor</h2>
<p>ABD ordusu İran'a yönelik son bombardımanın, Hürmüz Boğazı'nda masum sivillere ve ticaret gemiciliğine yönelik saldırıları önlemek için gerçekleştirildiğini savunuyor.</p>
<p>Küresel petrol, doğal gaz ve gübre ticareti için hayati öneme sahip Boğaz, Umman Körfezi ile Basra Körfezi'ni birbirine bağlıyor. Ülkesinin bundan böyle Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş sağladığı için, "adil olması açısından" tankerlerin yük değerinin yüzde 20'si oranında gelir talep edeceğini duyuran Trump, bunun güvenli geçiş için oluşan maliyetleri karşılayacağını aktardı.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, hiçbir ülkenin uluslararası suları kullanmak için para talep etme hakkı olmadığını, zira bu suların hiçbir devletin egemenliği altında bulunmadığını vurgulamıştı. Rubio ayrıca, böyle bir talebin kabul edilebilir bir anlaşmanın parçası olamayacağını vurgulamıştı.</p>
<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, X hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı ile alay ederek Trump'ın "kesinlikle haklı" olduğunu ifade etti. Arakçi mesajının devamında şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>"Hürmüz Boğazı'ndan ticaret gemilerinin güvenli geçişini sağlayan bu hizmet tazmin edilmelidir. İran her zaman bu boğazın bekçisi olmuştur ve sonsuza kadar da öyle kalacaktır." Arakçi, Trump'ın talep ettiği yüzde 20'nin "elbette çok fazla olduğunu" da belirterek "Biz adil olacağız" dedi.</p>
<h2>Savaşın yeniden alevlenmesi endişesi</h2>
<p>Son ABD saldırıları ve İran'ın karşı hamleleri bölgede savaşın yeniden alevleneceği endişesini artırıyor. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, bombardıman hem Tahran'ı Boğaz'daki gemilere yönelik saldırılar nedeniyle cezalandırmak hem de ülke liderliğini müzakere masasına geri döndürmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Haberde, Trump'ın kapsamlı bir savaş peşinde olduğunun da sanılmadığı belirtiliyor.</p>
<p>Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı duyuruda, Cuma sabahı Türkiye saati ile 04.00'te ulusa sesleniş konuşması yapacağını açıkladı.</p>
<p>ABD'de başkanların genellikle önemli duyurular ya da Amerikan halkı için önemli bir açıklama gereği hissettiklerinde ulusa sesleniş konuşması yaptıkları biliniyor. Ancak Trump herhangi bir konu belirtmediğinden İran savaşı hakkında yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı bilinmiyor.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran-ABD%20gerginli%C4%9Fi%3A%20H%C3%BCrm%C3%BCz%20yeniden%20sava%C5%9F%20alan%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77944813&x4=10201&x5=%C4%B0ran-ABD%20gerginli%C4%9Fi%3A%20H%C3%BCrm%C3%BCz%20yeniden%20sava%C5%9F%20alan%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-abd-gerginli%C4%9Fi-h%C3%BCrm%C3%BCz-yeniden-sava%C5%9F-alan%C4%B1%2Fa-77944813&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260714&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İran ile ABD'nin karşılıklı saldırıları devam ediyor. İran'ın vurduğu bir tankerde 1 kişi öldü 8 kişi yaralandı.
Almanya'da bir paket sigara fiyatı 12 euroya çıkacak
Short title
Almanya'da bir paket sigara fiyatı 12 euroya çıkacak
Teaser
Almanya'da tütün vergisinin daha önce planlanandan fazla artırılacağı öne sürüldü. Bugün 8 euro olan bir paket sigaranın fiyatı dört yılda 12 euroya çıkacak.<br /><p>Almanya'da hükümet, tütün vergisini başlangıçta öngörülenden daha fazla artırmayı planlıyor. Buna göre, bir paket sigaranın ortalama fiyatı 2030 yılına kadar kademeli olarak yaklaşık 12 euroya yükselecek.</p>
<p>Almanya Redaksiyon Ağı'nın (RND), Maliye Bakanlığı'nın bir belgesine dayandırdığı haberine göre hükümet, şu an yaklaşık 8 euro olan bir paket sigara fiyatını dört yıl içinde 11,80 euroya yükseltecek. Bir hafta önce konuyu ele alan kabine, başlangıçta sigara fiyatının dört yılda 11,40 euroya yükseltilmesini kararlaştırmıştı.</p>
<p>Alman haber ajansı dpa da, hükümet içindeki kaynaklara dayandırdığı haberinde, kabinenin hükümet taslağında öngörülen vergi tarifelerini bir kez daha artırmaya karar verdiğini aktardı. Başbakan Friedrich Merz yönetiminin bu adımı, "toplum sağlığının korunması" ile gerekçelendirdiği belirtiliyor.</p>
<h2>Sağlık sisteminde tasarruf</h2>
<p>Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı Thorsten Frei, ARD televizyonunda yayınlanan bir programda yaptığı açıklamada, tütün vergisinin artırılmasını savunarak bunun, hastane ve yatılı tedavi giderlerinin iyileştirilmesi yönünde atılan bir adım olduğunu belirtti.</p>
<p>RND'nin haberine göre, tütün vergisinde planlanan değişiklikler, her yıl devletin kasasına daha önce öngörülenden yaklaşık 800 milyon euro daha fazla para girmesini sağlayacak.</p>
<p>Bu kapsamda sigaraların ortalama paket fiyatı gelecek yıl 9,10 euroya çıkacak; bu daha önce 8,77 euro olarak planlanmıştı.</p>
<p>Federal hükümet çevreleri, tütün vergisi artışına ilişkin kararın bütçe iyileştirmesine hizmet ettiğini dile getiriyor. Ancak artışın aynı zamanda kamu sağlığının korunmasına da katkı sağladığı ve bu adımın federal hükümetin gençler ile yetişkinler arasındaki sigara içme oranını düşürme hedefiyle uyumlu olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>dpa / ET,MUK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20bir%20paket%20sigara%20fiyat%C4%B1%2012%20euroya%20%C3%A7%C4%B1kacak&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77932491&x4=10201&x5=Almanya%27da%20bir%20paket%20sigara%20fiyat%C4%B1%2012%20euroya%20%C3%A7%C4%B1kacak&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-bir-paket-sigara-fiyat%C4%B1-12-euroya-%C3%A7%C4%B1kacak%2Fa-77932491&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260713&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da tütün vergisinin daha önce planlanandan fazla artırılacağı öne sürüldü.
Almanya'nın en zengin insanı dijital teknoloji yarışına giriyor
Short title
Almanya'nın en zengin insanı Amazon'la yarışa hazırlanıyor
Teaser
Almanya'nın en zengin insanı Lidl ve Kaufland'ın sahibi Dieter Schwarz Amazon, Google ve diğer teknoloji devlerine meydan okumaya hazırlanıyor.<br /><p>Avrupa'nın büyük perakende devleri Lidl ve Kaufland marketler zincirinin bağlı olduğu Schwarz Grubu, geçen yıl yaklaşık 185 milyar euro ciro elde etti ve bununla SAP, Mercedes veya Bayer gibi büyükleri geride bıraktı. Şirketin sahibi 86 yaşındaki Dieter Schwarz Almanya'nın en zengin kişisi. Buna rağmen kamuoyuna yansıyan doğru düzgün bir fotoğrafı bulunmuyor, özel hayatına dair detay da bilinmiyor. Bu sayede de Schwarz istediği gibi yaşayabiliyor.</p>
<p>Almanya'nın gizemli en zengin insanı şimdi yeni bir alana yatırım yapmaya hazırlanıyor. Sahibi olduğu Schwarz Grubu, milyarlarca euro yatırım yaptığı yeni dijital üssüyle Avrupa'yı teknolojik alanda ABD ve Çin bağımlılığından kurtarmayı amaçlıyor.</p>
<p>Schwarz Grubu'nun dijital teknoloji alanındaki şirketi Schwarz Digits'in bulut teknolojisi ve satış bölümü yöneticisi Bernd Wagner, yeni şirket kompleksinde yürürken kendisi de büyülenmiş izlenimi veriyor. "Burada Eyfel Kulesi'nin yapımında kullanılandan yedi kat daha fazla çelik kullanıldı" diye anlatıyor ve "Buradan Napoli'ye kadar uzanacak kadar kablo döşendi" diye konuşuyor. Bu muazzam miktardaki çelik ve kablonun kullanıldığı yeni şirket merkezinin resmi açılışı 21 Temmuz 2026 tarihinde yapılacak.</p>
<p>Kreşi, restoranı ve spor alanı da bulunan, bu 3 bin 500 çalışana istihdam sağlayacak yeni tesis, Amazon, Apple veya Google'nin genel merkezlerini anımsatacak türden. Bir tepenin üzerinde yer alan, beş adet çok katlı, ince kıvrımlı ve petek şeklinde cam bir bina. Adı da "Schwarz Digits Kampüsü". Alanın ortasında küçük bir gölet, bolca yeşillik ve gölgeye yerleştirilmiş oturma bankları dikkat çekiyor. Yönetici Wagner, "Bu bir gövde gösterisi. Google veya diğerlerinin arkasına saklanmamıza gerek yok" diye konuşuyor.</p>
<p>Bernd Wagner'in gururla gösterdiği yeni şirket merkezi Kaliforniya'da değil, Almanya'nın güneyindeki küçük bir kasaba olan Bad Friedrichshall'da. Burası, Schwarz Grubu'nun kurucusu ve sahibi Dieter Schwarz'ın memleketi Heilbronn'a 400 kilometre mesafede. Dieter Schwarz, Lidl imparatorluğunu Heilbronn'dan inşa etti.</p>
<p>Dünya çapında bugün Schwarz Grubu çatısı altındaki şirketlerinde 600 binden fazla insan çalışıyor.</p>
<p>Holding, özellikle Lidl ve Kaufland süpermarketleriyle büyüdü. Ancak Schwarz Grubu her şeyi kendi yapmayı tercih ettiği için perakendeciliğin ihtiyacı olan alanlara da girdi. Şimdilerde gıda üretiminden atık yönetimine, geri dönüşümden dijitalleşmeye kadar oldukça geniş bir yelpazede faaliyet yürütüyor.</p>
<p>Schwarz Grubu büyük bir holding olsa da dışarıya oldukça kapalı bir şirket olarak tanınıyor. Özellikle kurucusu Dieter Schwarz ve ailesi hakkında hemen hemen hiç konuşulmaz ve bugüne kadar neredeyse bilinen hiç fotoğrafı da yok. İddialara göre hâlâ memleketi Heilbronn'da yaşıyor ve sakin bir hayat sürebiliyor.</p>
<h2>Schwarz Grubu Almanya'ya yatırım yapıyor</h2>
<p>Son dönemlerde ise şirket yeni projesiyle epeyce manşetlerde. Schwarz Digits ile dünya teknoloji devlerinden kendini dijital olarak bağımsız kılma yönünde bir adım atan şirket yine memleketinde devasa yatırım yapıyor. Schwarz Digits Yöneticisi Wagner, "Eğer masada oturmuyorsanız, sadece menünün bir parçası olursunuz" diyerek hem bağımsız hem de dijital teknoloji alanında söz sahibi olma yönündeki iddialarına vurgu yapıyor.</p>
<p>Schwarz Digits son yıllarda öncelikle dünya genelindeki 14 bin 500 süpermarketin bilgi teknolojileri altyapısıyla ilgilenirken, son yıllarda artık bulut ve güvenlik hizmetlerini diğer firmalara ve resmi kurumlara da sunuyor.</p>
<p>Bernd Wagner, şirketin bu şekilde Almanya ve Avrupa'nın yeniden masaya oturmasını sağlamak ve ABD veya Çin'e bağımlılığı azaltmayı hedeflediğini söylüyor:</p>
<p>"Avrupa'ya hareket kabiliyetini geri vermek istiyoruz."</p>
<p>Şirketin bu planı tutmuşa benziyor: Son yıllarda birbiri ardına büyük ihaleler kazanırken, müşterileri ve ortakları arasında Hollanda hükümetinin yanı sıra Almanya'da bazı federal bakanlıklar ile Almanya Futbol Federasyonu da bulunuyor.</p>
<p>Berlin'in bir saat güneyindeki Spreewald'da da Schwarz Digits bir veri merkezi inşa ediyor. 11 milyar euro ile bu, holding tarihinin en büyük tekil yatırımı konumunda.</p>
<p>Bad Friedrichshall'da 21 Temmuz'da açılışı yapılacak yeni şirket merkezinin ne kadara mal olduğu ise hâlâ bir sır. Bilinen tek şey; yeni merkez ile bilgi teknolojisi alanının elde tutulması dışında yeni alanlarda da başarılara imza atılması. Verilen mesaj da şu: Güney Almanya'da geleceğe yönelik çalışmak mümkünken neden pahalı Silikon Vadisi'ne taşınasın?</p>
<h2>Heilbronn bilim şehri oluyor</h2>
<p>Milyarder Dieter Schwarz, başarının ancak insanlarla, yeteneklerle ve eğitimle mümkün olacağını bizzat kendisi yaşayarak öğrendiğinden 1999 yılından bu yana özellikle eğitim, bilim, araştırma ve girişimciliği de destekliyor. Dieter Schwarz Vakfı'nın tam olarak nasıl bu alanda çalışıtğini bilmek isteyenlere ise "Heilbronn'a git, sokaktan geçenlere sor" tavsiyesi yapılıyor.</p>
<p>Gidemeyecek olanlar için bir iki örnek vermek gerekirse: Dieter Schwarz Vakfı'nın verdiği bilgiye göre eğitim kampüsünde bir dizi Alman araştırma kurumu yaklaşık 8 bin öğrenciye eğitim veriyor ve bu sayının daha da artması bekleniyor. Çok uzak olmayan bir mesafede ise Almanya'nın en büyük bilim merkezi olan Experimenta yer alıyor. Burada yapay zekâ ve teknoloji canlı olarak deneyimlenebiliyor. Experimenta, Heilbronn'un hem simgesi hem de turist mıknatısı olmuş durumda.</p>
<p>Heilbronn Belediye Başkanı Harry Mergel, Experimenta'nın inşa sürecinin 20 yıl önce kendisi başka bir görevdeyken başlatıldığını anlatıyor. O dönemdeki en büyük bağışçılardan birinin Dieter Schwarz Vakfı olduğunu söylüyor, ancak kentin en büyük destekçisi Dieter Schwarz hakkında konuşmaya pek de meyilli değil. 14 yıldır 130 bin nüfuslu kenti yöneten Belediye Başkanı Harry Mergel, "Herkesin anonim kalma hakkı var" diyerek Dieter Schwarz'ın özel hayatını koruma hassasiyetine destek veriyor. </p>
<h2>Yapay zeka kampüsü IPAI megaprojesi</h2>
<p>Ancak Belediye Başkanı Harry Mergel, "Schwarz Grubu ve Dieter Schwarz Vakfı, Heilbronn'un bir bilim şehrine dönüşümünde oldukça belirleyici bir rol oynadı" diyerek şirketin kentin ekonomik, sosyal, akademik ve toplumsal gelişmesindeki öneminin altını da çiziyor.</p>
<p>Belediye Başkanı, kentin en büyük bağışçısı hakkında konuşmaya çok yanaşmasa da belediye binasından çıkınca Schwaz'ın kentteki yatırımlarının sonuçları hemen anlaşılıyor. Kent sakinlerinin bir zamanlar kendi aralarında şakalaşırken kullandıkları "Heilbronx" yakıştırmasının (New York'un fakir ve suç oranı yüksek, göç kökenlilerin de çok olduğu Bronx bölgesine atıfla) yerini artık refah almış durumda. Pek çok sıralamada kent, Almanya'nın en yüksek satın alma gücüne sahip şehri olarak kabul ediliyor.</p>
<p>Hintli ve Çinli iş gücünün de şehre göç etmesi, bilişim teknolojileri sektörünün insanları Heilbronn'a çekebildiğine işaret. Buna ek olarak, şehri önümüzdeki yıllarda uluslararası alanda daha da tanınır hale getirecek bir megaproje de bulunuyor: Kısa adı IPAI olan "Yapay Zekâ İnovasyon Parkı" ile Heilbronn, Londra veya Paris ile aynı ligde oynamak istiyor.</p>
<p>Önümüzdeki yıldan itibaren burada 5 bin kişinin istihdam edilmesi ve araştırma yapması planlanıyor. Ve bu projede de Dieter Schwarz Vakfı ve Schwarz Grubu yine önemli rol oynayan aktörlerden. Projenin maliyeti konusunda ise bir açıklama yapılmıyor. Yapay Zekâ İnovasyon Parkı, bir ağ olarak 2022'den beri zaten faal durumda. Oluşum sürecinde Heilbronn'da yaklaşık 140 şirket ve ortak, birlikte çalışmaya başladı.</p>
<p>2030 yılına kadar belediye başkanı olarak görevde kalacak olan Harry Mergel, yapay zekânın ne kadar hızlı gelişeceğini henüz kimsenin bilemediğini belirtiyor, "Ancak yapay zekâ olmadan verimlilik sergileyebilecek hiçbir şirket, hiçbir sektör ve hiçbir idari yönetim olmayacak" diye de ekliyor. Mergel'e göre Yapay Zekâ İnovasyon Parkı bu nedenle "bölge için bir nevi hayat sigortası" niteliğinde. Belediye Başkanı Mergel'e göre "Heilbronn'da gelecek inşa ediliyor".</p>
<h2>"Kalmak için buradayız"</h2>
<p>Heilbronn Belediye Binası'ndan Schwarz Digits'in şirket merkezine otomobille gidiş 15 dakika. Şirketin yemekhanesinde bir robot aşçı, geleceğin bilgi teknolojisi yetenekleri için her gece altı çeşit yemek hazırlıyor.</p>
<p>Schwarz Digits'ten Wagner, "Bölge yakında Almanya ve Avrupa'daki en büyük yapay zekâ merkezi haline gelecek" diyerek projeden oldukça emin bahsediyor.</p>
<p>Peki Schwarz Digits, gerçekten teknoloji devlerine karşı koyabilir mi? Amazon'un geçen yıl sadece bulut teknolojisinden 135 milyar dolar ciro yaptığığı düşünüldüğünde, Schwarz Digits'in tüm faaliyetleriyle ulaştığı 2,2 milyar euro ciro oldukça mütevazı kalıyor. Bernd Wagner ise oldukça özgüvenli. "Kalmak için buradayız" diyor. Fırsatların pazardan doğacağını, Almanya ve Avrupa'nın acilen bağımsız bilgi teknolojisi çözümlerine ihtiyaç duyduğunu kaydediyor.</p>
<p>Wagner'in dijital bağımsızlık çağrısı biraz "PR/halkla ilişkiler stratejisi" gibi algılansa da perakende devi Lidl'in kurucusu Dieter Schwarz'ın, uzun soluklu bir vizyona ve doğru sezgilere sahip olduğunu geçmişteki tecrübesi gözler önüne serdi. Schwarz Grubu bugün Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük perakendecisi konumunda. Dolayısıyla, en zengin Alman'ın bu büyük teknoloji bahsinin sonunda başarıya ulaşması da kuvvetle muhtemel.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAlmanya::Almanya%27n%C4%B1n%20en%20zengin%20insan%C4%B1%20dijital%20teknoloji%20yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20giriyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77907874&x4=12254&x5=Almanya%27n%C4%B1n%20en%20zengin%20insan%C4%B1%20dijital%20teknoloji%20yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1na%20giriyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-n%C4%B1n-en-zengin-insan%C4%B1-dijital-teknoloji-yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1na-giriyor%2Fa-77907874&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260711&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAlmanya" />
Short teaser
Almanya'nın en zengin insanı Dieter Schwarz Amazon, Google ve diğer teknoloji devlerine meydan okumaya hazırlanıyor.
Alman milletvekilleri maaşlarına 500 euroluk zamdan vazgeçti
Short title
Alman milletvekilleri maaşlarına 500 euroluk zamdan vazgeçti
Teaser
Almanya'da hükümetin aldığı kemer sıkma önlemlerinin ardından, milletvekilleri halk ile dayanışma mesajı vermek için, maaşlarına gelecek 500 euroluk zammı oy birliğiyle reddetti.<br /><p>Almanya'da Federal Meclis, milletvekillerine yönelik bu yılki maaş artışının askıya alınması ile ilgili tasarıyı Cuma günü oy birliğiyle kabul etti.</p>
<p>Meclis, aldığı bu kararla, hükümetin kemer sıkma önlemleriyle zor bir süreçten geçecek olan Almanya halkı ile bir dayanışma mesajı vermek istiyor.</p>
<p>Koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili Johannes Fechner, ülkede "sert tasarruf tartışmalarının yürütüldüğü" bir dönemde, milletvekili maaşlarına zamların askıya alınmasının doğru bir sinyal olduğunu dile getirdi. SPD Genel Sekreteri Tim Klüssendorf da maaşların, daha önce planlandığı gibi 500 euro artırılmasının şu an "açıklanamaz" olacağını ifade etti. Her iki isim ayrıca, emeklilik komisyonunun önerisine uygun olarak milletvekillerinin de yasal emeklilik sigortasına dahil edilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p>İktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) milletvekili Hendrik Hoppenstedt de maaş zammını askıya alma fikrini desteklediğini, ancak böyle bir adımın "istisna olarak kalması gerektiğini" belirtti. CDU'nun Bavyera eyaletindeki kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik'ten (CSU) milletvekili Reinhard Brandl da hükümetin reform kararlarının vatandaşların omuzlarına bindireceği yükün toplum tarafından kabul edilmesi için, atılan bu adımın "önlemlerin kabul edilmesine" katkı sağlayacağını ifade etti.</p>
<h2>Muhalefet partileri de karara destek veriyor</h2>
<p>Federal Meclis'in en büyük muhalefet partisi konumundaki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) milletvekili Stephan Brandner, otomatik maaş artışının genel olarak askıya alınmasını ve federal hükümet üyelerinin de maaşlarının bir kısmından feragat etmelerini talep etti.</p>
<p>Yeşiller partisinden Helge Limburg, CDU ve SPD'nin geç hareket etmesi nedeniyle maaşların Temmuz ayı başında planlandığı gibi yaklaşık 500 euro artışla yatmış olmasını eleştirerek bunun şimdi Ağustos ayında, masraflı bir işlemle geri çekilmesi gerektiğini dile getirdi. Limburg da, SPD milletvekilleri gibi, milletvekillerinin yasal emeklilik sigortasına dahil edilmesini savundu.</p>
<p>Sol Parti'den Ina Latendorf ise, partisinin geçmişte de maaş artışlarını "adaletsiz bulduğunu" ve bu yüzden milletvekili maaşlarına zamları defalarca reddettiğini vurguladı. Latendorf, bu nedenle Sol Parti milletvekillerinin tamamının maaşlarının bir kısmını bağışladığını hatırlattı.</p>
<p>Almanya'da federal milletvekili maaşları, 2014'ten bu yana nominal ücret endeksinin gelişimine bağlı olarak buna uygun bir miktarda artıyor. Söz konusu uygulamaya göre maaşlar 1 Temmuz'da yüzde 4,2 oranında artacaktı. Böylece milletvekili maaşları, brüt olarak şu anki yaklaşık 11 bin 833 eurodan yaklaşık 12 bin 330 euroya yükselecekti. Alınan kararla bu artış iptal edilmiş oldu.</p>
<p>AFP / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Alman%20milletvekilleri%20maa%C5%9Flar%C4%B1na%20500%20euroluk%20zamdan%20vazge%C3%A7ti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77911481&x4=10201&x5=Alman%20milletvekilleri%20maa%C5%9Flar%C4%B1na%20500%20euroluk%20zamdan%20vazge%C3%A7ti&x6=1&x7=%2Ftr%2Falman-milletvekilleri-maa%C5%9Flar%C4%B1na-500-euroluk-zamdan-vazge%C3%A7ti%2Fa-77911481&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260710&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da milletvekilleri, halkla dayanışma için, maaşlarına gelecek 500 euroluk zamdan vazgeçti.
İspanya'da zamana karşı yarış: Orman yangını hızla yayılıyor
Short title
İspanya'da zamana karşı yarış: Orman yangını hızla yayılıyor
Teaser
İspanya'nın Endülüs bölgesinde çıkan orman yangınında en az 12 kişi öldü, 23 kişinin kayıp olduğu bildirildi. Yangını kontrol altına almanın günler sürebileceği belirtiliyor.<br /><p>İspanya'nın güneyindeki Endülüs bölgesinde çıkan orman yangınında en az 12 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, dördü ağır olmak üzere 8 kişinin yaralandığını belirtirken yüzlerce kişi bölgeden tahliye edildi.</p>
<p>Endülüs Özerk Bölgesi Başbakanı Juan Manuel Moreno Bonilla, yaşamını yitiren 12 kişinin ağır yanıklar nedeniyle tanınmayacak durumda olduğunu, kimlik tespiti için DNA testine ihtiyaç duyulacağını belirtti.</p>
<p>Ölenlerden dördünün, direksiyonu sağda olan bir araçta bulundukları için İngiliz vatandaşı oldukları düşünülüyor. Hayatını kaybeden yedi kişinin de yangından yaya olarak kaçmaya çalışırken öldükleri belirtildi. İspanyol medyası, 12'nci kişinin de alevlerin arasında kalan bir bisikletli olduğunu bildirdi.</p>
<h2>Yangın olağanüstü hızda yayılıyor</h2>
<p>Moreno, aşırı sıcakların etkisi altındaki bölgede hızı saatte 50 kilometreyi bulan şiddetli rüzgar nedeniyle alevlerin "olağanüstü hızda" yayıldığını, iki saatte 15 kilometre ilerlediğini kaydetti.</p>
<p> Perşembe günü öğleden sonra Almeria kenti yakınlarındaki Los Gallardos beldesinde çıkan yangın, yaklaşık 3 bin 150 hektar orman ve tarım arazisinin yok olmasına yol açtı.<br />
</p>
<h2>"Ölenlerin çoğu ya da tamamı yabancılar"</h2>
<p>Orman yangının olduğu yerin yakınında turistler arasında popüler olan Bedar köyü bulunuyor. İspanya'nın turistik Akdeniz kıyılarına 15 kilometre uzaklıktaki köyde daha çok sakin bir alternatif arayan yaşlı turistlerin yaşadığı belirtiliyor. </p>
<p>Büyük bir tahribata ve çok sayıda insanın ölümüne neden olan orman yangınının kurumuş bitki örtüsünün üzerine düşen kopmuş bir elektrik hattından çıktığı düşünülüyor.</p>
<p>İspanya Ordu Acil Durumlar Birimi'nin desteğiyle yaklaşık 500 itfaiyecinin yangınla mücadele ettiği bildirildi.</p>
<p>Özerk Bölge Başbakanı Moreno, zorlu arazi koşulları nedeniyle yangınla mücadelenin zorlu geçtiğini ve kontrol altına almanın günler sürebileceğini kaydetti.</p>
<p>İspanya'da orman yangınları geçen yıl 400 bin hektar ormanlık alanın yok olmasına yol açmıştı.</p>
<p>AFP / ET,JD,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0spanya%27da%20zamana%20kar%C5%9F%C4%B1%20yar%C4%B1%C5%9F%3A%20Orman%20yang%C4%B1n%C4%B1%20h%C4%B1zla%20yay%C4%B1l%C4%B1yor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77903349&x4=10201&x5=%C4%B0spanya%27da%20zamana%20kar%C5%9F%C4%B1%20yar%C4%B1%C5%9F%3A%20Orman%20yang%C4%B1n%C4%B1%20h%C4%B1zla%20yay%C4%B1l%C4%B1yor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fispanya-da-zamana-kar%C5%9F%C4%B1-yar%C4%B1%C5%9F-orman-yang%C4%B1n%C4%B1-h%C4%B1zla-yay%C4%B1l%C4%B1yor%2Fa-77903349&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260710&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İspanya'nın Endülüs bölgesinde çıkan orman yangınında en az 12 kişi öldü, 23 kişinin kayıp olduğu bildirildi.
AP'nin "Kıbrıs'ta cinsel şiddet" kararına Türkiye'den sert tepki
Short title
AP'nin "Kıbrıs'ta cinsel şiddet" kararına Türkiye'den tepki
Teaser
Avrupa Parlamentosu'nun, TSK'ya yönelik 1974'te kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet uygulandığı iddiasını tanıyan kararı, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs yönetiminin sert tepkisini çekti.<br /><p>Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 8 Temmuz'da aldığı, "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı karara, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs yönetimi sert tepki gösterdi.</p>
<p>Türk Dışişleri Bakanlığı'nın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, kararı "yok hükmünde" diye nitelendirdi. Yılmaz, dünyada sadece Türkiye tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yaptığı ziyaret sırasında Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel ile düzenlediği basın toplantısında "Biz bu kararı elbette ki hiçbir şekilde tanımıyoruz. Yok hükmünde bir karar olarak görüyoruz. AP maalesef Rum kesiminin propagandalarına alet edilmiştir" ifadesini kullandı.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da, X hesabından paylaştığı mesajda, "Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs konusunda kabul ettiği ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize yönelik asılsız iddialar içeren kararı kabul edilemez buluyor, en güçlü şekilde kınıyorum" ifadelerini kullandı. Duran mesajında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'a barış ve güvenlik getirdiğini dile getirerek "Siyasi saiklerle alınan hiçbir karar bu gerçeği değiştiremeyecek, Türkiye'nin Kıbrıs davasındaki kararlı duruşunu gölgeleyemeyecektir" dedi:</p>
<p>KKTC Cumhurbaşkanlığı'nın X hesabından paylaşılan mesajda ise, "Avrupa Parlamentosu'nun aldığı, siyasi amaçlarla ve tarafgir bir yaklaşımla tarihi yeniden inşa etme çabasının ürünü olan bu karar ile kararın alınmasında izlenen tek yanlı süreç, Parlamento"nun saygınlığını, güvenirliğini ve kararlarının dikkate alınma potansiyelini zedelemekten başka herhangi bir sonuç doğurmamaktadır" denildi:</p>
<h2>AP'nin kararı ne içeriyor?</h2>
<p>Avrupa Parlamentosu üyesi Yunan milletvekili Eleonora Meleti'nin raportörlüğünde gündeme alınan karar, AP'deki oylamada 33'e karşı 575 oyla kabul edilmişti. Oylamada 43 milletvekili ise çekimser kalmıştı.</p>
<p>AP kararında, Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk ordusu cinsel şiddet uygulamakla suçlanıyor, "Cenevre Sözleşmeleri'nin ciddi bir ihlali anlamına gelen cinsel şiddetin bir silah olarak kullanılması şiddetle kınanıyor." Kararda ayrıca, Türkiye'den tazminat ve hayatta kalanlar ile aileleri için kapsamlı destek çağrısında bulunuluyor.</p>
<p>AP milletvekilleri ayrıca Lefkoşa'da cinsel şiddet mağduru kadınlar için bir anıt inşa edilmesini ve mağdurların tanıklıklarına resmî tanınma verilmesi girişimini destekliyor.</p>
<p>Türkiye'den askerî bölgeler ve arşivler üzerindeki tüm kısıtlamaları kaldırmasını isteyen AP, Ankara'yı 1974'te Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından işlendiğini öne sürdüğü cinsel şiddet, zorla kaybetmeler ve uluslararası hukukun diğer ciddi ihlalleri ile ilgili, uluslararası makamlar ve Ada'nın güneyini yöneten Kıbrıs Cumhuriyeti ile tam iş birliği yapmaya davet ediyor.</p>
<p>Parlamento ayrıca Birleşmiş Milletler (BM) liderliğinde, Ada'nın yeniden birleşmesi için görüşmelerin acilen yeniden başlatılmasını ve tüm Türk kuvvetlerinin Kıbrıs'tan çekilmesini talep ediyor. Bunun yanı sıra Kıbrıs için tek çözümün, ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında belirtildiği gibi, siyasi eşitlikle iki toplumlu, iki bölgeli bir federasyon temelinde adil, kapsamlı, uygulanabilir ve demokratik bir çözüm olduğunu vurguluyor.</p>
<h2>"Bin 500 kadın cinsel şiddete maruz kaldı" iddiası</h2>
<p>Eleonora Meleti, kararın oylanmasının ardından yaptığı açıklamada, 1974'te cinsel şiddete maruz kalan bazı kadınlarla Kıbrıs'ta bir araya geldiğini ve bu kişilerin yaşadığı travmanın tanınmasının çok önemli olduğunu dile getirdi.</p>
<p>"Bu kadınların acısının ve Kıbrıs halkının kolektif travmasının" duyulacağını ve görüleceğini vadettiklerini belirten Meleti, "tecavüzün o zaman sona ermediğini" ve "tecrit, dışlanma, reddedilme ve yalnızlık yoluyla devam ettiğini" savundu.</p>
<p>AP'deki Hristiyan demokrat, liberal-muhafazakâr ve muhafazakâr milletvekillerini çatısı altında toplayan Avrupa Halk Partisi'ne (EPP) üye Eleonora Meleti, 1974'te yaklaşık bin 500 kadın, çocuk ve erkeğin "Türk işgali" sırasında cinsel şiddete maruz kaldığını iddia ediyor.</p>
<p>DW / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::AP%27nin%20%22K%C4%B1br%C4%B1s%27ta%20cinsel%20%C5%9Fiddet%22%20karar%C4%B1na%20T%C3%BCrkiye%27den%20sert%20tepki&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77910737&x4=10201&x5=AP%27nin%20%22K%C4%B1br%C4%B1s%27ta%20cinsel%20%C5%9Fiddet%22%20karar%C4%B1na%20T%C3%BCrkiye%27den%20sert%20tepki&x6=1&x7=%2Ftr%2Fap-nin-k%C4%B1br%C4%B1s-ta-cinsel-%C5%9Fiddet-karar%C4%B1na-t%C3%BCrkiye-den-sert-tepki%2Fa-77910737&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260710&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
AP'nin Kıbrıs'ta cinsel şiddet iddialarını tanıma kararı Türkiye ile Kuzey Kıbrıs yönetiminin sert tepkisini çekti.
Almanya'da bir eyalet daha suçluların uyruğunu açıklayacak
Short title
Almanya'da bir eyalet daha suçluların uyruğunu açıklayacak
Teaser
Almanya'da Baden-Württemberg eyaleti, adı belli suçlara karışan şüphelilerin uyruk bilgisini basına açıklama kararı aldı. Uygulama ayrımcılık ve önyargıları körükleme açısından tartışmalı.<br /><p>Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletinde emniyet, hırsızlık, yaralama ve cinayet gibi suçlarla ilişkilendirilen şüphelilerinin uyruğunu bundan böyle basın açıklamalarında belirtecek.</p>
<p>Eyalet İçişleri Bakanı Manuel Hagel, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları'nın bu konudaki ortak idari yönetmeliğini değiştirmek ve federal düzeyde tek tip bir uyruk belirtme uygulaması için çaba göstereceğini dile getirdi. </p>
<p>Bakan Hagel, Bild gazetesine verdiği röportajda, "Suçlular için Baden-Württemberg'de geçerli olan bir şeyin, Berlin'de olmaması… Bunu kimseye anlatamazsınız" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Baden-Württemberg polisi, bugüne dek basın açıklamalarında, uyruk bilgisini paylaşıp paylaşmamayı, kamu yararına uygun olup olmadığını değerlendirerek karar veriyor. Farklı uygulamaların, halk ve medyada kafa karışıklığına ve eleştirilere neden olduğunu ifade eden Bakan, "Bu kararsızlık artık sona eriyor" dedi.</p>
<h2>Sınırlı sayıda istisna</h2>
<p>Bundan böyle uyruk bilgisi prensip olarak eyalet polisinin basın açıklamalarında yer alacak. İçişleri Bakanlığı'na göre istisnalar yalnızca çocukların korunması gereken olaylarda, devam eden soruşturmalarda veya şüphelinin kimliğinin deşifre olma tehlikesinin bulunması gibi durumlarda geçerli olacak.</p>
<p>Güven talep eden kişi ve kurumların şeffaf olması gerektiğini dile getiren Hagel, olayların "Soğukkanlı, nesnel, ideolojik gözlükler veya polemiklerden uzak ve en önemlisi her yerde ve herkes için aynı kurallar çerçevesinde" ele alınması gerektiğini dile getirdi.</p>
<h2>Diğer eyaletlerde de benzer uygulama var</h2>
<p>Ancak Baden-Württemberg, polisin, şüphelilerin uyruk bilgisini daha açık şekilde belirteceği ilk Alman eyaleti değil. Bavyera, Mecklenburg-Vorpommern, Schleswig-Holstein ve Kuzey Ren-Vestfalya da veri koruma veya soruşturma açısından bir sakınca olmadığı sürece bu bilgiyi prensip olarak kamuoyu ile paylaşıyor.</p>
<p>Baden-Württemberg daha önce İçişleri Bakanları Konferansı'nda federal düzeyde tek tip bir uygulama için girişimde bulunmuştu.</p>
<h2>Basın Konseyi'nin kuralları farklı</h2>
<p>Alman Basın Konseyi'nin Basın Kuralları, suçlara ilişkin haberlerde uyruk bilgisinin paylaşılmasını genel bir kural olarak benimsemiyor.</p>
<p>Medyanın kendi taahhüdü olan söz konusu kurallarda, "şüphelilerin veya faillerin etnik, dini veya diğer azınlıklara aidiyetinin belirtilmesinin, bireysel yanlış davranışın ayrımcı bir genellemeye yol açmamasına" dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Basın Kuralları'na göre uyruk bilgisinin, yalnızca buna ilişkin gerekçeli bir kamu yararı olduğunda belirtilmesi öngörülüyor.</p>
<p>dpa / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20bir%20eyalet%20daha%20su%C3%A7lular%C4%B1n%20uyru%C4%9Funu%20a%C3%A7%C4%B1klayacak&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77895194&x4=10201&x5=Almanya%27da%20bir%20eyalet%20daha%20su%C3%A7lular%C4%B1n%20uyru%C4%9Funu%20a%C3%A7%C4%B1klayacak&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-bir-eyalet-daha-su%C3%A7lular%C4%B1n-uyru%C4%9Funu-a%C3%A7%C4%B1klayacak%2Fa-77895194&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260709&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Baden-Württemberg eyaleti, adı belli suçlara karışan şüphelilerin uyruk bilgisini basına açıklama kararı aldı.
Erdoğan'ın liderlere silah hediyesi "güç gösterisi" mi?
Short title
Erdoğan liderlere neden revolver silah hediye etti?
Teaser
Sosyal psikolog Britta Krahn, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO liderlerine mühimmatıyla silah hediye etmesini, "karşı tarafın sınırlarını sınayan bir güç oyunu" olarak yorumladı.<br /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Zirvesi'ne katılan liderlere revolver tipi silah hediye ettiğine dair haberler uluslararası kamuoyunda da yoğun ilgi ve tartışmaya yol açtı.</p>
<p>Peki bir devlet insanı diğer liderlere neden böyle bir hediye verir, arkasında yatan neden nedir?</p>
<p>Bu soruya Almanya Katolik Haber Ajansı'na (KNA) konuşan Bonn-Rhein-Sieg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Sosyal Psikolog Britta Krahn yanıt verdi.</p>
<h2>"Bunlar provokatif hediyeler"</h2>
<p>Krahn'a göre bu tür hediyeler "provokatif hediyeler" ve hediyeyi verenle alan arasında bir güç dengesizliğine yol açar. Krahn, bu durumun hediyeyi veren kişiyi hediyeyi alanlara karşı daha güçlü bir konuma getirdiğine dikkat çekti. "Mevcut diplomatik teamüller çerçevesinde de karşıdakine yalnızca 'tepki verme' seçeneğini bırakır" diyen Krahn, tespitini şöyle sürdürdü:</p>
<p>"Özetle alan kişi otomatik şekilde ve beklendiği ölçüde ancak zayıf bir diplomatik tepki gösterebileceği konuma itilmiş olur."</p>
<p>Krahn'a göre, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan büyük bir zirvenin ev sahibi olarak avantajlı konumunu güçlü bir sembolle ve yüksek ihtimalle de bilinçli biçimde kullandı.</p>
<p>Krahn'ın analizine göre, hediyeyi veren kişi karşı tarafla olan ilişkisinde kendi konumunun ne kadar sağlam ve güçlü olduğunu, ne kadar ileri gidebileceğini ve karşı tarafın tepkisinin nasıl olacağını test etmiş oluyor, yani sınırlarını deniyor. Krahn bu somut örnekte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "sinyali ustaca vermeyi başardığını" düşünüyor. Krahn, "Nihayetinde konuklarına somut olarak, 'Bunu yapabilirim (siz yapamazsınız) ve beni kimse durduramaz' mesajını iletmiş oldu" dedi.</p>
<p>Krahn'a göre hediye, iletişimin özel bir biçimi ve taraflar arasında olumlu ya da sorunlu bir bağın olduğunun da bir göstergesi. Uzman sosyal psikoloğa göre hediye, her zaman bir motivasyonun da ifade hali ve ayrıca her zaman bir mesaj da içerir.</p>
<h2>Ne oldu?</h2>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin son gününde, katılan tüm devlet ve hükümet başkanlarına ve diğer üst düzey bütün liderlere, üzerine her bir konuğun adının kazınmış olduğu, içinde ihracat izni de bulunan Türkiye üretimi bir revolver ile bir kutu mühimmat hediye etti. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Erdoğan'ın hediyesi olan silahı daha sonra resmi hediyelerin toplandığı koleksiyona dahil edilmek üzere Ankara'daki Alman Büyükelçiliğine teslim etti.</p>
<p>Sosyal psikolog Krahn, bu tür provokatif hediyelerin diğer durumlara göre sınırlı şekilde tepki verilmesine imkan tanıdığına da dikkat çekti. "Teşekkür edilmesi, durumun yumuşatılması ve daha fazla yorum yapılmadan envantere kaydedilerek kurallara uygun şekilde ülkeye sokulması, hediyeyi verenin mesajını bir nevi boşa çıkaran uygun bir tepkidir" diyerek Merz dahil birçok liderin tepkisinin ölçülü olduğunu belirtti. Krahn, "Ancak burada da verilen sinyal kesinlikle yerine ulaşmıştır" diyerek sınırlı da olsa ölçülü diplomatik tepkinin Ankara'ya ulaştığını düşünüyor.</p>
<p>İngiliz Guardian gazetesi ile Associated Press (AP) haber ajansı da İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın Ankara dönüşü uçakta gazetecilere Erdoğan'ın liderlere tabanca hediye ettiğini aktardığını duyurdu. Starmer, tabancanın İngiltere'ye sokulmasının yasalara aykırı olması nedeniyle Erdoğan'ın hediyesini Türkiye'de bıraktığını söyledi.</p>
<p>Politico'nun haberine göre de Erdoğan iki Avrupa Birliği (AB) yetkilisi, NATO Zirvesi'ne katılan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa'ya da üzerlerinde isimlerinin kazınmış olduğu tabancaları birer kutu mermi ve temizlik setiyle birlikte hediye etti. Bir Avrupa Konseyi yetkilisi, "Silahı Belçika'ya getirmek için Belçika prosedürlerini uygulayacağız ve ardından Konsey Genel Sekreterliğinin belirlediği güvenlik şartlarına uygun şekilde saklayacağız" açıklamasını yaptı.</p>
<p>Bir diğer yetkili ise bu tabancanın AB yetkililerinin kabul edebileceği hediyelerin değerine ilişkin katı sınırlamalara aykırı olabileceğini ve kişisel olarak saklanması ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.</p>
<h2>Diğer liderler ne tepki verdi?</h2>
<p>Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda'nın ofisi tarafından paylaşılan fotoğraflarda ise hediyenin Türk silah üreticisi MKE tarafından 1990'larda üretilen "Gümüşay .357 Magnum" olduğu, silahın; Türk bayrağı, NATO logosu ve üzerinde Türkçe ve İngilizce olarak "Ülkemizde üretilen ilk revolver tipi tabanca: Gümüşay" yazılı bir levha bulunan ahşap bir sunum kutusunun içine yerleştirildiği görüldü.</p>
<p>İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in sözcüsü tüm liderlere üzerlerine kendi isimleri kazınmış aynı modelin verildiğini söyledi.</p>
<p>Hediye paketini ülkesine dönerken havalimanında bavulların açılması ile gören Belçika Başbakanı Bart De Wever ise güvenli bir şekilde saklanması için silahı Brüksel Havalimanı polisine teslim etti.</p>
<p>Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki'nin bir yardımcısı Radio RMF FM'e yaptığı açıklamada, kendilerine verilen revolverin Varşova Havalimanı'nda gümrük onayını beklediğini ve "öncelikle güvenli olması, ikinci olarak da bir hediye olarak saygı görmesi için" uygun bir yerde muhafaza edileceğini söyledi. Yardımcı, "Kesinlikle hiç kimse bu silahla ateş etmeyecek" diye de ekledi.</p>
<p>Hollanda ve İsveç Başbakanlık ofisleri ise kendi revolverlerinin Ankara'daki ilgili büyükelçiliklerine götürüldüğünü açıkladı.</p>
<p>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin revolveri, diğer devlet hediyeleriyle birlikte hükümet merkezi olan Palazzo Chigi'de muhafaza altına alınırken Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis'in ise silahı Atina'daki Savaş Müzesi'ne vermeyi planladığı kaydedildi.</p>
<p>Gümüşay modeli koleksiyoncuların ilgisini çeken bir model. Bu arada Cenevre merkezli araştırma inisiyatifi Small Arms Survey'e (Küçük Silahlar Araştırması) göre Türkiye, 2019 ile 2024 yılları arasında bu dönemde toplam yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracatla, Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya'nın ardından dünyanın en büyük üçüncü hafif silah ihracatçısı konumundaydı.</p>
<p>KNA, Reuters/ETO,HS</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa::Erdo%C4%9Fan%27%C4%B1n%20liderlere%20silah%20hediyesi%20%22g%C3%BC%C3%A7%20g%C3%B6sterisi%22%20mi%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77893664&x4=12256&x5=Erdo%C4%9Fan%27%C4%B1n%20liderlere%20silah%20hediyesi%20%22g%C3%BC%C3%A7%20g%C3%B6sterisi%22%20mi%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Ferdo%C4%9Fan-%C4%B1n-liderlere-silah-hediyesi-g%C3%BC%C3%A7-g%C3%B6sterisi-mi%2Fa-77893664&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260709&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AAvrupa" />
Short teaser
Sosyal psikolog Britta Krahn'a göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın NATO liderlerine silah hediyesi bir ilişki testi.
Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda'nın ofisinin hediye edilen silahın fotoğrafını paylaşmasıyla modele dair spekülasyonlar da sona erdi. Görsel, revolverin koleksiyoncuların ilgisini çeken Gümüşay .357 Magnum olduğunu ortaya koydu
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da bir araya geldiği Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmesinde, Suriye'yi "terörü destekleyen devletler" listesinden çıkaracağının mesajını verdi.<br /><p>ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi için bulunduğu Ankara'da, Suriye'yi, ABD'nin terörü destekleyen devletler listesinden çıkarmayı düşündüğünü dile getirdi.</p>
<p>Trump, Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşme esnasında bir gazetecinin bu adımı planlayıp planlamadığı sorusuna "Sanırım yapacağım" yanıtını verdi.</p>
<p>Washington daha önce Suriye'nin terörü destekleyen devletler listesinden çıkarılmasının gözden geçirildiğini açıklamıştı. Söz konusu listede yer alan ülkeler, ABD'nin dış yardımlarından faydalanamadığı gibi, savunma ihracatı ve belirli finansal işlemler ile ilgili olarak da kısıtlamalara maruz kalıyor.</p>
<p>Donald Trump, geçen ay Suriye'ye yönelik ABD yaptırım programını sonlandıran bir kararnameyi imzalamıştı. Bu adım, ülkenin uluslararası finans sisteminden izolasyonunun sona ermesine olanak tanıyor ve Washington'un, ülkede yaşanan iç savaşın ardından Suriye'nin yeniden inşasına yardım etmesinin önünü açıyor.</p>
<h2>Körfez ülkeleri de yatırımlara hazır</h2>
<p>Suriye'nin toparlanma çabalarını destekleme girişimlerinin bir parçası olarak birçok Suudi şirket ülkede milyar dolarlık yatırımlar planlıyor. Diğer Körfez ülkeleri de Şam yönetimine mali yardım sözü verdi.</p>
<p>ABD daha önce, eski devlet başkanı Beşar Esad'a bağlı kişi, şirket ve kuruluşlara kapsamlı yaptırımlar getiren Suriye'ye yönelik Sezar Yasası'nı da yürürlükten kaldırdı.</p>
<p>Ancak Washington, Esad ve çevresi ile, insan haklarını ihlal edenlere ve bölgeyi istikrarsızlaştırdığını öne sürdüğü diğer aktörlere yönelik yaptırımların devam edeceğini belirtiyor.</p>
<p>Suriye'nin IŞİD'e karşı mücadelesini de öven ABD Başkanı, Ahmed Şara ile ilgili olarak "Herkes tarafından saygı görüyor, ben de dahil" ifadelerini kullandı.</p>
<p>dpa,Reuters / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Trump%3A%20Suriye%27yi%20ter%C3%B6r%20listesinden%20%C3%A7%C4%B1karaca%C4%9F%C4%B1m&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77882030&x4=10201&x5=Trump%3A%20Suriye%27yi%20ter%C3%B6r%20listesinden%20%C3%A7%C4%B1karaca%C4%9F%C4%B1m&x6=1&x7=%2Ftr%2Ftrump-suriye-yi-ter%C3%B6r-listesinden-%C3%A7%C4%B1karaca%C4%9F%C4%B1m%2Fa-77882030&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260708&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Trump, Ankara'da bir araya geldiği Şara ile görüşmesinde, Suriye'yi terör listesinden çıkaracağının mesajını verdi.
2026 için küresel ekonomik büyüme tahminini aşağı doğru revize eden Uluslararası Para Fonu (IMF), toparlanmanın ancak 2027'de gelebileceği öngörüsünde bulundu.<br /><p>Uluslararası Para Fonu (IMF) dünya ekonomisinin ancak gelecek yıl daha güçlü bir büyüme kaydedebileceği öngörüsünde bulundu.</p>
<p>IMF'nin Çarşamba günü Washington'da kamuoyuna açıkladığı Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, 2026'nın özellikle enerji fiyatlarının artışına neden olan İran savaşının olumsuz etkisinde kalacağı ifade edildi.</p>
<p>IMF'ye göre küresel ekonomik büyüme 2026'da ancak yüzde 3 seviyesinde olabilecek. 2024 ve 2025 yıllarında küresel ekonomi yüzde 3,5 büyüme kaydetmişti. 2027 beklentisini yüzde 3,4'lük bir büyüme olarak açıklayan Uluslararası Para Fonu, "Dünya ekonomisinin savaşın şokunu şu ana kadar korkulandan daha iyi atlattığını" ifade etti.</p>
<h2>Türkiye ile ilgili tahminler revize edildi</h2>
<p>IMF, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,9; 2027 yılında ise yüzde 3,6 oranında büyüyeceği tahmininde bulundu.</p>
<p>Fon, Nisan ayında yayımladığı tahminlerde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 3,4, 2027'de ise yüzde 3,5 büyüyeceğini öngörmüştü. Böylece 2026 yılı büyüme tahmini aşağı yönlü revize edilirken, 2027 yılı öngörüsü az da olsa yukarı çekildi.</p>
<h2>İran savaşının sarsıcı etkisi</h2>
<p>Küresel ekonomik büyümenin itici güçleri ABD'nin yanı sıra Çin ve Hindistan. IMF, Almanya için bu yıl için yüzde 0,7, 2027 için ise yüzde 1'lik büyüme oranları öngörüyor. Bu oranlar, IMF'nin Nisan'da öngördüğü oranların 2026 için 0,1 ve 2027 için 0,2 puan düşürüldüğünü gösteriyor. Alman sanayisi özellikle yüksek enerji fiyatları ve ihracatta yaşadığı sorunlar sebebiyle ülke ekonomisinin büyümesine beklenen katkıyı uzun süredir yapamıyor.</p>
<p>Şubat ayı sonunda ABD ile İsrail, İran'a saldırmış; bunun üzerine İran, İsrail'i ve ABD'nin müttefiki Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarda bulunmuş ve petrol ile doğal gaz sevkiyatı için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nı büyük ölçüde abluka altına almıştı.</p>
<p>Enerji fiyatları halihazırda savaş öncesine göre yaklaşık yüzde 25 daha yüksek bir seviyede bulunuyor. Bu durum küresel çapta enflasyonun artmasına sebep oluyor. Dünya genelinde bu yıl için yüzde 4,7 enflasyon öngörülüyor. 2025'te bu oran yüzde 4,1 olmuştu. 2027 içinse yüzde 3,9 enflasyon bekleniyor. IMF'ye göre bu ortamda merkez bankaları, fiyat istikrarını yeniden sağlayabilmek için daha fazla çaba sarfetmeli.</p>
<h2>Küresel ticaret de sıkıntılarla boğuşuyor</h2>
<p>Uluslararası Para Fonu, küresel ticaret ile ilgili de iç açıcı tahminlerde bulunmadı. 2025'te yüzde 5 artan mal ve hizmet küresel ticaret hacminin 2026'da sadece yüzde 3,5 artış göstermesi bekleniyor. 2027 ile ilgili öngörü ise yüzde 4,3'lük büyüme olacağı yönünde.</p>
<p>IMF, Mart 2027'ye kadar savaş öncesi durumun büyük ölçüde yeniden tesis edilmesini umut ediyor. Ancak üzerinde anlaşma sağlanan ateşkes son derece kırılgan. Son dönemde yeniden karşılıklı saldırılar yaşanırken, Ankara'da yapılan NATO Liderler Zirvesi'nde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı vurmaya devam edeceklerini bildirdi.</p>
<p>Yapay zeka gibi teknolojik yenilikler ise IMF'ye göre Ortadoğu'daki savaşın olumsuz etkilerini büyük ölçüde dengeliyor. Bu durumdan en çok dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD faydalanıyor. IMF, ABD için 2026 ve 2027 yıllarında yüzde 2,3 ve yüzde 2,2'lik büyüme oranları bekliyor. Çin'in yüzde 4,6 ve yüzde 4,1; Hindistan'ın ise yüzde 6,4 ve yüzde 6,7 oranında büyüyeceği öngörülüyor.</p>
<p>Reuters,DW / ET,BK</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::IMF%3A%20D%C3%BCnya%20ekonomisi%20ancak%202027%27de%20toparlanacak&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77880654&x4=10201&x5=IMF%3A%20D%C3%BCnya%20ekonomisi%20ancak%202027%27de%20toparlanacak&x6=1&x7=%2Ftr%2Fimf-d%C3%BCnya-ekonomisi-ancak-2027-de-toparlanacak%2Fa-77880654&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260708&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
2026 için küresel ekonomik büyüme tahminini revize eden IMF, toparlanma için 2027'ye işaret etti.
Almanya'nın dünyaca ünlü otomobil üreticisi Mercedes-Benz, yılın ilk yarısında, geçen yıla oranla Çin'deki satışlarının yüzde 28 azaldığını duyurdu. Ancak Avrupa ve Amerika'da işler Mercedes için iyi gidiyor.<br /><p>Çin otomobil pazarındaki durgunluk, Alman otomotiv devi Mercedes-Benz'i ciddi biçimde olumsuz etkiliyor.</p>
<p>Stuttgart merkezli otomotiv devi, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelinde, yaklaşık 1 milyon 10 bin civarında otomobil sattığını duyurdu. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6'lık bir düşüşe denk geliyor.</p>
<p>Şirketten Çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre, Avrupa ve Kuzey Amerika'da satışlar artarken, Çin pazarında sert bir düşüş yaşandı. Mercedes-Benz, dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin'de sadece 210 bin otomobil satılabildiğini duyurdu. Bu da 2025 yılının ilk yarısına kıyasla yüzde 28'lik bir gerileme anlamına geliyor.</p>
<p>Mercedes, özellikle ikinci çeyrekte içten yanmalı motorlu modellerin satışında düşüş yaşandığına dikkat çekiyor. Buna rağmen şirket, "Çin, Mercedes-Benz için merkezi bir pazar olmaya devam ediyor ve şirketin yerelleşme ve inovasyon stratejisinde kilit rol oynuyor" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Yılın ikinci yarısı içinse, S Serisi ve GLE gibi yeni modellerin satışı konusunda umut verici gelişmeler olduğu belirtiliyor.</p>
<h2>Avrupa ve ABD'de satışlar artıyor</h2>
<p>Öte yandan Avrupa'da Ocak-Haziran döneminde satışlar bir önceki yıla göre yüzde 5 artışla 325 bin araca ulaştı. Bu artışta yeni ürünlerin yanı sıra elektrikli otomobillere artan talebin de etkisi oldu. Mercedes.Benz Satış Direktörü Mathias Geisen, yeni elektrikli GLC, elektrikli CLA ve elektrikli GLB modellerine talebin son derece yüksek olduğunu aktardı.</p>
<p>Kuzey Amerika'da ise durum Mercedes için daha da iyi: 180 bin 900 araçla geçen yılın ilk altı ayına oranlan satışlarda yüzde 15'lik bir artış kaydedildi.</p>
<p>Reuters / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C3%87in%27deki%20sat%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9Fmesi%20Mercedes%27i%20zora%20soktu%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77876560&x4=10201&x5=%C3%87in%27deki%20sat%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1n%20d%C3%BC%C5%9Fmesi%20Mercedes%27i%20zora%20soktu%20&x6=1&x7=%2Ftr%2F%C3%A7in-deki-sat%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1n-d%C3%BC%C5%9Fmesi-mercedes-i-zora-soktu%2Fa-77876560&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260708&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Mercedes-Benz, yılın ilk yarısında, geçen yıla oranla Çin'deki satışlarının yüzde 28 azaldığını duyurdu.
Çin'den Avrupa'ya kaçak yollarla sokulan 200 binden fazla sahte prezervatife el konuldu. Yetkililer bu tarz sahte ürünlerin, korunma ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesi konusunda yetersiz olduğunu söylüyor.<br /><p>Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Ofisi (OLAF), Çin'den ithal edilen ve dünyada ünlü tanınmış bir markanın taklidi olduğu tespit edilen 200 binden fazla prezervatifin ele geçirildiğini duyurdu. Söz konusu doğum kontrol ürünlerinin tanınmış bir markanın adı ve logosu altında piyasaya sürüldüğü belirtilirken, Brüksel merkezli kurum, markanın adını açıklamaktan kaçındı.</p>
<p>OLAF Direktörü Petr Klement, konuyla ilgili açıklamasında, "Sahte prezervatifler tehlikelidir. Test edilmemişlerdir, kontrolsüzler ve güvenli değilledir" diye vurgu yaptı. Klement, bu tür ürünlerin cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılmasına neden olabileceği gibi gebelik tehlikesi olduğunu da belirtti. Kurumun açıklamasına göre sahte prezervatifler, dayanıklılık, stabilite veya kirlilik testleri gibi konularda Avrupa Birliği'nin tıbbi ürünler için belirlediği kalite kriterlerini karşılamıyor.</p>
<h2>Sahte prezervatifler oyuncak sevkiyatı olarak gösterilmiş</h2>
<p>OLAF'ın açıklamasında, sahte prezervatiflerin Avrupa'ya getirildiği kaçakçılık güzergâhının da tespit edildiği aktarıldı. Açıklamaya göre OLAF, ulusal makamlardan ilk ipuçlarını aldıktan sonra Romanya, Sırbistan ve İspanya'daki gümrük yetkilileriyle birlikte el konulan ürünleri inceledi.</p>
<p>Tahmini piyasa değeri 200 bin eurodan fazla olan sahte prezervatiflerin, Çin'deki aynı kaynaktan geldiği ve denetimlerden kaçabilmek için oyuncak olarak beyan edildiği belirtiliyor. Zira prezervatifler Avrupa'da tıbbi ürün olarak sınıflandırıldığı için, gümrüklerde çok daha sıkı kontrollere tabi tutuluyor ve bu ürünlerin belirli koruma ve güvenlik standartlarını karşılamaları gerekiyor. Ayrıca ürünlerin, Avrupa Birliği'nin (AB) güvenlik, sağlık ve çevre normlarına uygunluğunu gösteren CE işareti taşımaları da şart koşuluyor. </p>
<p>Çinli makamlarla iş birliği yapan OLAF'ın, sevkiyatların ihracatçılarını da tespit ettiği duyuruldu.</p>
<p>dpa,KNA / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C3%87in%27den%20Avrupa%27ya%20200%20bin%20sahte%20prezervatif&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77868219&x4=10201&x5=%C3%87in%27den%20Avrupa%27ya%20200%20bin%20sahte%20prezervatif&x6=1&x7=%2Ftr%2F%C3%A7in-den-avrupa-ya-200-bin-sahte-prezervatif%2Fa-77868219&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260707&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Çin'den kaçak yollarla Avrupa'ya sokulan 200 binden fazla sahte prezervatife el konuldu.
Özel'den NATO liderlerine çağrı: Türkiye'nin demokratik geleceğiyle ilişki kurun
Short title
Özel'den NATO liderlerine çağrı
Teaser
CHP lideri Özgür Özel, NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan devlet ve hükümet başkanlarına hitaben bir makale kaleme aldı. Özel yazısında Türkiye'de "demokratik temellerin giderek zayıfladığını" ifade etti.<br /><p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, NATO Zirvesi öncesinde uluslararası yayın platformu Project Syndicate'de kaleme aldığı makalede, Türkiye'nin NATO açısından vazgeçilmez stratejik konumunu koruduğunu ancak ülkedeki demokratik gerilemenin hem iç istikrar hem de ittifakın uzun vadeli güvenliği açısından dikkate alınması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Özel, Emmanuel Macron, Ursula von der Leyen, Tony Blair, Josep Borrell, Gordon Brown ve Javier Solana gibi uluslararası isimlerin de düzenli olarak yazdığı platformda yayımlanan makalesinde dünya liderilerine seslendi.</p>
<p>"NATO'nun İhtiyaç Duyduğu Demokratik Türkiye" başlıklı yazısında Özel, NATO liderlerinin Ankara'da "stratejik önemi tartışılmaz ancak demokratik temelleri giderek zayıflayan bir ülkeyi ziyaret ettiğini, Türkiye'nin temel sorununun artık ekonomik krizden çok meşruiyet krizi" olduğunu dile getirdi.</p>
<h2>Özel: Yargı süreçlerinin niteliği siyasi</h2>
<p>2024 yerel seçimlerinden partisi CHP'nin birinci olarak çıktığını hatırlatan Özel, iktidarın seçim sonuçlarını kabul etmek yerine muhalefet üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu bulunduğunu, 30'dan fazla ana muhalefetten belediye başkanının da cezaevinde olduğunu vurgulayan Özel, muhalefete yönelik yargı süreçlerinin siyasi bir nitelik taşıdığını belirtti.</p>
<p>Makalesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Zirve'de Türkiye'nin jeopolitik önemini ön plana çıkaracağını da ifade eden Özel, "meşruiyetinden emin yönetimlerin barışçıl muhalefeti tehdit olarak görmeye ihtiyaç duymayacağını" dile getirdi.</p>
<p>Özel, NATO müttefiklerine seslendiği yazısını şu çağrıyla tamamladı:</p>
<p>"Türkiye'nin müttefikleri bugünkü iktidarın ve onun yarattığı düzensizliğin ötesine bakmayı öğrenmelidir. Yalnızca bugün iktidarı elinde tutanlarla değil, onların artık inandırıcı biçimde temsil edemediği demokratik gelecekle de ilişki kurmalıdırlar. Hükümetler ve liderler gelir geçer; Türkiye ve Türkiye halkı kalır. Halkımız, kendi evinde özgür ve demokratik, dışarıda güvenilir, hukukun üstünlüğüne bağlı bir ülke inşa etmeye kararlıdır. Bizim inşa etmeye hazırlandığımız Türkiye tam da budur: Müreffeh, kurumlarına güvenen ve uluslararası barış ile güvenliğe güçlü ve yapıcı katkı sunan bir ülke."</p>
<p>ANKA / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C3%96zel%27den%20NATO%20liderlerine%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%3A%20T%C3%BCrkiye%27nin%20demokratik%20gelece%C4%9Fiyle%20ili%C5%9Fki%20kurun&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77867639&x4=10201&x5=%C3%96zel%27den%20NATO%20liderlerine%20%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1%3A%20T%C3%BCrkiye%27nin%20demokratik%20gelece%C4%9Fiyle%20ili%C5%9Fki%20kurun&x6=1&x7=%2Ftr%2F%C3%B6zel-den-nato-liderlerine-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-t%C3%BCrkiye-nin-demokratik-gelece%C4%9Fiyle-ili%C5%9Fki-kurun%2Fa-77867639&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260707&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
CHP lideri Özel, NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan devlet ve hükümet başkanlarına hitaben bir makale yazdı.
BirGün muhabiri Kayhan Ayhan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ayhan hakkındaki soruşturma, dezenformasyonla mücadele yasasının gazetecilik faaliyetlerine uygulanışını yeniden tartışmaya açtı.<br /><p>BirGün muhabiri Kayhan Ayhan, Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davayı takip ettikten sonra Pazartesi gece saatlerinde evinde gözaltına alındı. Geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Yerleşkesi'nde geçiren Ayhan, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" (TCK 217/A) suçlamasıyla tutuklama talebiyle İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk edildi. Hâkimlik, Ayhan'ın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.</p>
<p>Gazetecilik faaliyetlerine ilişkin yürütülen soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından açılması da dikkat çekti. Savcılığın sevk yazısında, Ayhan'ın X ve YouTube hesaplarında İBB davasına ilişkin yaptığı paylaşımların incelendiği belirtildi. Savcılık, bu paylaşımlarda "halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayıldığını" öne sürdü. Sevk yazısında ayrıca, "kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunduğu" belirtilerek tutuklama talep edildi.</p>
<p>BirGün'ün aktardığına göre emniyette Ayhan'a yöneltilen soruların büyük bölümü, İBB davasını takip ederken yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkindi. Dosyada, Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında yaşanan "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" tartışmasını aktardığı video ile mahkeme başkanının izleyicilere yönelik sözlerini içeren yayınlar da yer aldı. Gazeteye destek amacıyla yaptığı bir sosyal medya paylaşımı da kendisine yöneltilen sorular arasındaydı.</p>
<p>Ayhan ise emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddetti. Yaklaşık 15 yıldır gazetecilik yaptığını belirten Ayhan, soruşturmaya konu edilen haber ve yayınların tamamının görevlendirildiği İBB davasında yaşanan "somut gerçekler ve ifadeler" olduğunu söyledi. Mahkeme salonunda yaşananları yorum katmadan aktardığını belirten Ayhan, "Burada yazılan ifadeler tamamen davada yargılanan sanıkların savunmalarında yer alan ifadelerdir. Sayın savcılık isterse mahkeme kayıtlarından görüntülere ve ifadelere ulaşabilir. Tek amacım davada yaşananları gazetecilik faaliyetim kapsamında halkın bilmesidir. Yaptığım tek iş gazeteciliktir" dedi.</p>
<p>Ayhan hakkındaki soruşturma, dayandığı hukuki düzenleme nedeniyle de yeniden tartışma konusu oldu. Suçlamanın temelini oluşturan Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi, yürürlüğe girdiği 2022 yılından bu yana en çok gazeteciler hakkında uygulanması nedeniyle eleştiriliyor.</p>
<h2>Başından beri tartışmalıydı</h2>
<p>"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu, 18 Ekim 2022'de yürürlüğe giren ve kamuoyunda "dezenformasyon yasası" ya da "sansür yasası" olarak anılan düzenlemeyle Türk Ceza Kanunu'na eklendi.</p>
<p>Maddeye göre, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor.</p>
<p>Düzenleme daha Meclis'te görüşülürken yoğun eleştirilere konu oldu. Gazetecilik örgütleri ve hukukçular, "gerçeğe aykırı bilgi", "kamu barışı", "elverişlilik" ve "saik" gibi suçun temel unsurlarının sınırlarının açık biçimde çizilmediğini, bunun da maddenin geniş yorumlanmasına kapı aralayabileceğini savundu.</p>
<p>Benzer uyarılar uluslararası kuruluşlardan da geldi. Avrupa Konseyi'nin anayasal danışma organı Venedik Komisyonu, düzenlemenin öngörülebilirlik ilkesini zedelediğini ve ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı etki yaratabileceğini belirtti. İfade özgürlüğü örgütü ARTICLE 19 ise maddenin uluslararası insan hakları standartlarıyla bağdaşmadığı değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h2>Uygulama beklendiği gibi mi oldu?</h2>
<p>Yasa hazırlanırken iktidar temsilcileri ise düzenlemenin yalnızca istisnai durumlarda uygulanacağını savunuyordu.</p>
<p>Meclis görüşmeleri sırasında MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, suçun oluşabilmesi için yalnızca gerçeğe aykırı bir bilginin paylaşılmasının yeterli olmadığını söylemişti. Yıldız'a göre failin özel kastla hareket etmesi, bilginin kamu barışını bozmaya elverişli olması, gerçeğe aykırı olması ve alenen yayılması gerekiyordu. Ayrıca eleştiri amacıyla yapılan açıklamaların suç oluşturmayacağını da vurgulamıştı.</p>
<p>Ancak aradan geçen yaklaşık dört yılda açılan soruşturma ve davalar, uygulamanın bu dar çerçevenin ötesine geçtiği yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Özellikle kamu yararı taşıyan haberler, devam eden soruşturmalara ilişkin yayınlar ve mahkeme salonlarından yapılan aktarımlar nedeniyle gazeteciler hakkında açılan soruşturmalar, maddenin sınırlarının fiilen genişlediği tartışmalarını beraberinde getirdi.</p>
<h2>Davaların büyük bölümünde sanık gazeteciler</h2>
<p>Bu tabloyu ortaya koyan çalışmalardan biri Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği'nin (MLSA) 2024-2026 dönemini kapsayan raporu. Rapora göre TCK 217/A kapsamında izlenen davaların yüzde 72'sinden fazlasında sanıklar gazeteci, muhabir ya da medya çalışanlarından oluşuyor.</p>
<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer nokta ise çok sayıda dosyanın beraat ya da tahliyeyle sonuçlanmasına rağmen gözaltı, tutuklama ve uzun yargılama süreçlerinin başlı başına caydırıcı bir etki yaratması. MLSA bu durumu "süreç cezası" olarak tanımlıyor ve maddenin yalnızca mahkûmiyet kararlarıyla değil, soruşturma süreçleri üzerinden de ifade özgürlüğünü etkilediğini savunuyor.</p>
<p>Soruşturmaların önemli bölümü deprem, kamu kurumlarının faaliyetleri, yolsuzluk iddiaları ya da kamuoyunun yakından takip ettiği davalara ilişkin haberlerden kaynaklanıyor.</p>
<p>Gazeteci Evrim Kepenek, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından AFAD'ın yardım çalışmalarına ilişkin haberleri nedeniyle yargılandı ve beraat etti. Deprem bölgesinden yaptığı haberler nedeniyle yargılanan Yüsra Batıhan hakkında hapis cezası verildi ancak hükmün açıklanması geri bırakıldı. Ahmet Kanbal'ın aynı kapsamda yargılanması ise sürüyor.</p>
<p>Bitlis Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sinan Aygül, bir çocuğun cinsel istismara uğradığına ilişkin haberini sosyal medya hesabında paylaştığı gerekçesiyle tutuklandı. Yargılama sonunda beraat etti.</p>
<p>Madde daha sonra MİT'e ilişkin haberi nedeniyle Tolga Şardan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmalarına ilişkin haberleri nedeniyle Furkan Karabay ve Yenidoğan Çetesi davasına ilişkin haberleri nedeniyle Nilay Can, Dinçer Gökçe ile Veysi Dündar hakkında da uygulandı. Yenidoğan Çetesi davasını takip eden üç gazeteci beraat ederken, Karabay yaklaşık üç ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.</p>
<p>Son dönemde açılan soruşturmalar arasında DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ ile BirGün muhabiri İsmail Arı da yer aldı. Uludağ, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasının da bulunduğu dosyada yaklaşık 90 gün tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edildi. İsmail Arı ise aynı madde ile "soruşturmanın gizliliğini ihlal" suçlamaları kapsamında yaklaşık 75 gün cezaevinde kaldıktan sonra ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.</p>
<p>Kayhan Ayhan hakkındaki soruşturmada ise suçlamanın temelini, bir mahkeme salonunda yaşananların haberleştirilmesi ve sosyal medya üzerinden aktarılması oluşturuyor.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AT%C3%BCrkiye::Dezenformasyon%20yasas%C4%B1%3A%20Gazeteciler%20neden%20hedefte%3F%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77867163&x4=10202&x5=Dezenformasyon%20yasas%C4%B1%3A%20Gazeteciler%20neden%20hedefte%3F%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fdezenformasyon-yasas%C4%B1-gazeteciler-neden-hedefte%2Fa-77867163&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260707&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AT%C3%BCrkiye" />
Short teaser
İBB duruşmalarını takip eden Ayhan'a yöneltilen suçlama TCK 217/A'nın uygulanma biçimini yeniden tartışmaya açtı.
Son olarak BirGün muhabiri Kayhan Ayhan'ın "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddiasıyla gözaltına alınması zaten tartışmalı olan dezenformasyon yasasını yeniden gündeme taşıdı
Ankara'da füze anlaşması: ATACMS Almanya'da üretilecek
Short title
Ankara'da füze anlaşması: ATACMS Almanya'da üretilecek
Teaser
Ankara'da yapılan NATO Zirvesi, küresel silah sanayi devlerini de bir araya getirdi. Lockheed Martin ile Rheinmetall, ATACMS füzelerinin Almanya'da üretilmesi konusunda anlaştı.<br /><p>Alman savunma sanayi devi Rheinmetall büyük olasılıkla yakında ABD'de geliştirilen füze sistemlerini Almanya'da üretmeye başlayacak. Merkezi Düsseldorf kentinde olan şirket, Salı günü Ankara'daki NATO Zirvesi'nde, bir başka küresel savunma sanayi devi, ABD'li Lockheed Martin ile bu yönde bir anlaşma imzaladı.</p>
<p>Rheinmetall'den yapılan açıklamada, "Amerika Birleşik Devletleri ve Alman hükümetlerinin desteğiyle, NATO ve müttefik Avrupa kuvvetleri için Avrupa'da ATACMS'nin üretimi, entegrasyonu ve tedarikini gerçekleştirecek bir merkezin oluşturulması için ortak bir girişim kurulacak" ifadeleri kullanıldı. ATACMS güdümlü füze sistemi, şu ana kadar sadece ABD'de üretiliyor.</p>
<h2>"NATO'nun dayanıklılığı adına güçlü bir mesaj"</h2>
<p>Rheinmetall CEO'su Armin Papperger, konuya ilişkin açıklamasında, "Lockheed Martin'deki dostlarımızla birlikte şimdi Almanya'da, Avrupa silahlı kuvvetlerinin yoğun talep gösterdiği modern savunma sistemleri için endüstriyel altyapıyı oluşturuyoruz" açıklamasında bulundu. Söz konusu silah sisteminin üretime, Rheinmetall'in Aşağı Saksonya eyaletindeki Unterlüß tesisinde başlanması planlanıyor.</p>
<p>Lockheed Martin CEO'su Jay Pitman, "Bu ortaklık, Avrupa'nın güvenliği ve müttefikler arası endüstriyel iş birliği için belirleyici bir dönüm noktası anlamına geliyor" ifadelerini kullanırken şirketin Avrupa operasyonlarından sorumlu yöneticisi Dennis Goege, "Almanya'da bir ortak ATACMS üretim merkezinin kurulması, Avrupa savunma sanayi ve NATO'nun dayanıklılığı adına güçlü bir mesaj" değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>2023'ten bu yana Rusya'ya karşı Ukrayna tarafından kullanılan ATACMS füzelerinin menzili 300 kilometreye kadar ulaşıyor. ABD ordusu, söz konusu güdümlü füzeleri son olarak İran'a karşı da kullanmıştı.</p>
<p>AFP / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ankara%27da%20f%C3%BCze%20anla%C5%9Fmas%C4%B1%3A%20ATACMS%20Almanya%27da%20%C3%BCretilecek&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77866760&x4=10201&x5=Ankara%27da%20f%C3%BCze%20anla%C5%9Fmas%C4%B1%3A%20ATACMS%20Almanya%27da%20%C3%BCretilecek&x6=1&x7=%2Ftr%2Fankara-da-f%C3%BCze-anla%C5%9Fmas%C4%B1-atacms-almanya-da-%C3%BCretilecek%2Fa-77866760&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260707&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Lockheed Martin ile Rheinmetall, ATACMS füzelerinin Almanya'da üretilmesi konusunda anlaştı.
Ankara'da yapılan NATO Zirvesi'ni protesto etmek için NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun çağrısıyla toplanan eylemcilere polis sert müdahalede bulundu. En az 86 kişi gözaltına alındı.<br /><p>NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapan Ankara'da NATO'yu protesto için düzenlenen gösteriye katılan en az 86 kişi gözaltına alındı.</p>
<p>NATO'ya Hayır Koordinasyonu'nun çağrısıyla Kurtuluş Parkı'na düzenlenen eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Keziban Konukçu, Emek Partisi (EMEP) Milletvekilleri İskender Bayhan ile Sevda Karaca ve Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları da katıldı.</p>
<p>Saat 10.00 sularında toplanan göstericiler önce polis ablukasına alındı. Burada EMEP Milletvekili Sevda Karaca bir basın açıklaması yaptı. Karaca açıklamasında, Türkiye'deki tüm NATO üslerinin kapatılmasını, Türkiye'nin derhal NATO'dan çıkmasını ve "Eğitimden sağlığa, barınmadan sosyal haklara kadar emekçi halkların en temel ihtiyaçlarından kesilerek silahlanmaya aktarılan devasa bütçelere son verilmesi" taleplerini dile getirdi.</p>
<h2>Ters kelepçelerle gözaltı</h2>
<p>Abluka altındaki grup "NATO defol, bu memleket bizim" ve "Emperyalistler, iş birlikçileri, 6. Filo'yu unutmayın" gibi sloganlar atarken polis gazetecilerin görüntü almasını engellemek için protestocuların etrafını çevirerek basın mensuplarını uzaklaştırdı. Daha sonra abluka altındaki gruba müdahale eden polis, çok sayıda kişiyi ters kelepçe ile gözaltına aldı.</p>
<p>Çağdaş Hukukçular Derneği, X hesabından paylaştığı mesajda "22 TİP'li öğrencinin Libya Caddesi'nden işkence ve kötü muamele ile gözaltına alındığını" duyurdu.</p>
<p>Eylemde gözaltına alınanların sayısı an itibarıyla tam olarak bilinmiyor ancak edinilen bilgiye göre; TİP'ten 54, Devrim Partisi'nden 19, Halkevleri'nden de 13 kişi gözaltında bulunuyor. Gözaltına alınanlar arasında Devrim Partisi Genel Sekreteri Ercan Bölükbaşı ile Ankara İl Başkanı Şevket Çavuşoğlu da bulunuyor.</p>
<p>DW / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ankara%27da%20NATO%20protestosuna%20sert%20polis%20m%C3%BCdahalesi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77863056&x4=10201&x5=Ankara%27da%20NATO%20protestosuna%20sert%20polis%20m%C3%BCdahalesi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fankara-da-nato-protestosuna-sert-polis-m%C3%BCdahalesi%2Fa-77863056&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260707&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
NATO Zirvesi'ni protesto etmek için Ankara'da toplanan eylemcilerin en az 86'sı gözaltına alındı.
Rutte'den Türkiye'ye hem övgü hem demokrasi mesajı
Short title
Rutte'den Türkiye'ye hem övgü hem demokrasi mesajı
Teaser
Mark Rutte, NATO ülkelerinin külfet paylaşımında iyi bir noktaya geldiğini belirterek, "Arkansas'tan Ankara'ya kadar olan bölgede" caydırıcılıklarını artıracaklarını belirtti.<br /><p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO’nun yarın başlayacak olan 36. devlet ve hükümet başkanları zirvesine ev sahipliğinden dolayı Türkiye'ye teşekkür ederken, son haftalarda gerçekleşen tutuklamalar ile ilgili “demokrasi sandıktan ibaret değildir” mesajı verdi.</p>
<p>Ankara zirvesi öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Rutte, zirvenin gündemine ve çeşitli konu başlıklarına dair soruları yanıtladı.</p>
<h2>Ev sahipliği için övgü, demokrasi için mesaj</h2>
<p>Rutte basın toplantısında bir yandan ev sahipliği için Türkiye'den ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan övgüyle bahsederken, öte yandan Türkiye'de son günlerdeki tutuklamalar için ise demokrasi mesajı verdi.</p>
<p>Rutte, Türkiye'nin zirveye mükemmel bir ev sahipliği yaptığını belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bu muhteşem salonda bizi ağırladığı için teşekkür ediyorum. Şimdiye kadar her şey mükemmel. Ev sahiplerimizin misafirperverliğinden çok etkilendim" diye konuştu.</p>
<p>Bu arada Hollandalı bir gazeteci Rutte'ye komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatarak "Ev sahibi ülkeden övgü dolu sözlerle bahsettiniz, ancak son günlerde muhaliflere, gazetecilere ve bir komedyene yönelik yeni bir baskı dalgasına şahit olduk. Ankara, liberal demokrasilerin zirvesine ev sahipliği yapmak için hala makul bir yer sayılabilir mi? Sizce bu zirve, liderlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bu konuları ele alması için iyi bir fırsat mı?" sorusunu yöneltti.</p>
<p>Rutte, bu soruya şu yanıtı verdi:</p>
<p>"Demokrasi seçimlerden çok daha fazlasıdır. Demokrasilerde seçimler büyük bir öneme sahiptir. Fakat demokrasi aynı zamanda özgür medyadır, burada olduğu gibi istediğiniz tüm soruları sorabilmeniz, istediğiniz yazıları yazabilmeniz ve araştırmalarınızı yapabilmenizdir. Demokrasi, aynı zamanda insanların eğer isterlerse protesto gösterileri düzenleyebilmeleridir. Dolayısıyla sadece serbest seçimler yapmak değildir. Medya konusunda ise medyanın büyük etkinlikleri bizzat yerinde takip edebilmesi ittifak için önemlidir."</p>
<p>Zirve için akreditasyon başvurusu reddedilen gazeteci ve medya kuruluşları NATO'yu eleştirirken, Brüksel topu Türk hükümetine atmış ve "ev sahibi ülke değerlendirmesi" vurgusu yapmıştı.</p>
<h2>"Türk savunma sanayisinden yararlanıyoruz"</h2>
<p>Rutte, bir gazetecinin Türk savunma sanayi ve bazı müttefiklerin engellemeleri ile ilgili sorusuna karşılık İttifak olarak Türkiye'nin savunma sanayisinden faydalandıkları cevabını verdi. ASELSAN'ı bunun en iyi örneklerinden biri olarak gösteren Rutte, Türkiye'nin üç binden fazla savunma sanayi şirketi bulunduğunu ve hepsinin çok önemli şirketler olduğunu kaydetti. Savunma şirketlerinin sınırlar olmadan yatırım yapmalarını arzu ettiklerini de söyleyen Rutte, şöyle konuştu:</p>
<p>"Bütün müttefiklerin birbiriyle iş birliği içinde olmasını ve engel yaratmamalarını istiyoruz. NATO politik tartışmalara her zaman konu olacaktır. Demokratik bir ittifakta elbette anlaşmazlıklar çıkacaktır ancak bunları çözmek istiyoruz. İşin sonunda tek bir hedefimiz var; o da Rusya ve teröristlere karşı NATO topraklarını savunmak."</p>
<h2>Külfet paylaşımında son durum ne?</h2>
<p>Rutte, İttifak için son yılların en önemli konularından biri olan külfet paylaşımı ile ilgili son durumu aktardı.</p>
<p>Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın savunma harcamalarını GSYİH’lerinin yüzde 4'üne kadar yükselttiğini açıklayan Rutte, bu artışın müttefiklerin 2035 yılına kadar yüzde 5 harcama hedefine ulaşmak üzere Lahey'de anlaşmasından sadece bir yıl sonra gerçekleştiğine dikkat çekti.</p>
<p>Lahey zirvesinde NATO ülkeleri 2035'e kadar GSYİH’lerinin yüzde 3,5'ini temel askeri savunmaya, yüzde 1,5'ini ise hazırlık ve güvenlik altyapısına ayırma kararı almıştı. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, bu yapılanları yeterli görmediğini belirten eleştirel açıklamalarını sürdürüyor.</p>
<p>Rutte, Trump'ın eleştirilerinin haksız olduğunu söyleyerek, "On yıllık projenin sadece ilk yılında Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın savunma ve güvenliğe GSYİH’lerinin yaklaşık yüzde 4'ünü yatırdığını görüyoruz. Bu çok etkileyici bir ilerleme” diye konuştu.</p>
<p>Genel Sekreter Rutte, zirveden beklentilerini ise şu sözlerle ifade etti:</p>
<p>"Ankara'da ülkelerin bu yüzde 5 hedefine ulaşmak için net, somut ve inandırıcı planlar sunmasını bekliyorum. Daha fazla kuvvete, kaynağa ve çok daha güçlü bir savunma sanayi tabanına ihtiyacımız var."</p>
<p>Rutte, NATO resmi programına ilk kez dahil edilen Savunma Sanayi Forumu'nun yarın toplanacağını hatırlatarak, bu forumda İttifak ülkeleri olarak on milyarlarca dolarlık yeni projeler ve anlaşmalara imza atacaklarını ve bu şekilde caydırıcılıklarını artıracaklarını kaydetti.</p>
<p>NATO ülkelerinin karşı karşıya olduğu tehdidin gerçek olduğunu ve bunun Rusya'dan geldiğini aktaran Rutte, "Arkansas'tan Ankara'ya kadar olan bölgede savunmalarımızla birlikte ekonomilerimizi de güçlendireceğiz, inovasyon da yapacağız. Atlantik'in her iki tarafında da on binlerce kişiye istihdam sağlayacağız" dedi.</p>
<h2>Ukrayna’ya destek, Rusya’ya mesaj</h2>
<p>Basın toplantısında Rutte’ye dün gece yine Rusya'nın saldırılarına maruz kalan Ukrayna’ya destek konusu da soruldu.</p>
<p>Rutte, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmaya devam ettiğini anımsatarak, "Bizim hava savunmasına verdiğimiz destek ile Ukrayna tarih yazmaya devam ediyor. Ukrayna'nın ihtiyacı olan her şeye sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Ukrayna'nın güvenliği bizim güvenliğimiz ile doğrudan ilişkili" diye konuştu.</p>
<p>Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy, başkent Kiev'in gece boyunca yoğun Rus saldırılarına maruz kalmasının ardından, NATO'dan acil hava savunma sistemleri talebinde bulundu.</p>
<p>Rutte, Rusya'nın son günlerde artan saldırıları için"Putin'in çaresizliğini gösteriyor" ifadesini de kullandı.</p>
<p>Ankara zirvesine Ukrayna lideri Zelenskiy de katılacak ve Trump ile ikili bir görüşme yapacak.</p>
<p>Rusya ve Ukrayna arasındaki barış süreciyle ilgili soru üzerine ise NATO Genel Sekreteri Rutte, "Tango için iki kişiye ihtiyacınız var" diyerek, Zelenskiy’nin adım atıtığını ancak Putin’in kabul etmediğini belirtti. Rutte, "Burada Trump'ı tebrik etmek istiyorum. Putin ile konuşmak konusunda adım atıyor ve çaba gösteriyor. Putin'i müzakere masasına getirmenin yolunu bilmiyorum, Putin'in zihnini okumak çok zor" diye konuştu.</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AT%C3%BCrkiye::Rutte%27den%20T%C3%BCrkiye%27ye%20hem%20%C3%B6vg%C3%BC%20hem%20demokrasi%20mesaj%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77856541&x4=10202&x5=Rutte%27den%20T%C3%BCrkiye%27ye%20hem%20%C3%B6vg%C3%BC%20hem%20demokrasi%20mesaj%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Frutte-den-t%C3%BCrkiye-ye-hem-%C3%B6vg%C3%BC-hem-demokrasi-mesaj%C4%B1%2Fa-77856541&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260706&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AT%C3%BCrkiye" />
Short teaser
NATO Zirvesi öncesinde yaptığı basın toplantısında Rutte Türkiye'yi överken temel hak ve özgürlüklere de vurgu yaptı.
ABD'nin Türkiye'ye savaş uçağı motorları satacağı yönündeki emareler İsrail'i rahatsız etti. Başbakan Netanyahu, Trump'a çağrıda bulunarak, Türkiye'ye uçak motoru ya da F-35 satılmamasını talep etti.<br /><p>İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ABD Başkanı Donald Trump'ı, Türkiye'ye savaş uçağı satışı yapmama konusunda uyardı.</p>
<p>Netanyahu, Pazartesi günü ABD merkezli Fox News televizyonuna yaptığı açıklamada, Türkiye'nin F-35 savaş uçakları veya savaş uçağı motorları almaması gerektiğini savundu.</p>
<p>Washington tarafından atılacak olası bir askerî yumuşama adımının, Tel Aviv'de ciddi bir güvenlik endişesi yarattığını da belirten Benyamin Netanyahu, bu tür bir sevkiyat onayı ve program ortaklığının yaratacağı jeopolitik risklere ilişkin, "Böyle bir adım, Ortadoğu'daki stratejik güç dengesini tamamen bozacaktır. Unutulmamalıdır ki bölgedeki mevcut denge, nihayetinde İsrail'in hava üstünlüğü ve Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu'daki caydırıcı askeri varlığı sayesinde korunmaktadır" ifadelerini kullandı.</p>
<h2>Netanyahu: "Türkiye'ye ambargo uygulanmalı"</h2>
<p>Fox News ile röportajında Türkiye'nin bölgesel nüfuzuna dikkat çeken Netanyahu, Türkiye'deki mevcut yapıyı "Müslüman Kardeşler tarafından enfekte edilmiş bir rejim" olarak nitelendirerek Türkiye'ye niteliksel bir askerî ambargo uygulanması gerektiğini iddia etti. Netanyahu ayrıca, "Türkiye'ye ne F-35 savaş uçakları ne de kendi üretimleri olan savaş uçaklarında kullanılacak motorlar verilmeli" dedi.</p>
<p>Trump, silah anlaşmasıyla ilgili olarak daha önce yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı muhtemelen "çok mutlu" edeceğini dile getirmişti. Siyasesi gözlemciler, Trump'ın Salı ve Çarşamba günleri yapılacak NATO Zirvesi'nde Erdoğan'a yaklaşık 40 adet F110 savaş uçağı motoru sözü vereceğini tahmin ediyor.</p>
<p>Türkiye bu motorları, şu an üretim aşamasında olduğu KAAN savaş uçaklarında kullanmak üzere istiyor. Bu uçakların ileride, Türk Hava Kuvvetleri'nin günümüz koşulları için yetersiz olmaya başlayan F-16 filosunun yerini alması planlanıyor.</p>
<h2>F-35'e Kongre engel oluyor</h2>
<p>Erdoğan ayrıca bunun dışında defalarca F-35 savaş uçakları talebini de dile getirmişti. Ancak bunun için ABD Kongresi'nin onayı gerekiyor ve Kongre'de söz konusu silah anlaşmasına karşı olan güçlü bir grup bulunuyor.</p>
<p>ABD tarafından, başlangıçta içinde Türkiye'nin de olduğu bazı NATO ülkeleriyle iş birliği içinde geliştirilen F-35, dünyanın en modern savaş uçaklarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak Washington, NATO ortağı Ankara'nın 2019 yılında Rusya'dan S-400 füze savunma sistemleri satın almasının ardından Türkiye'yi projeden çıkarmıştı. Donald Trump'ın ikinci başkanlık dönemi ile birlikte ABD-Türkiye ilişkilerinde yeniden bir yumuşama dönemine girilmesiyle konu yeniden gündeme geldi.</p>
<p>AFP,ANKA / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%27den%20ABD%27ye%3A%20T%C3%BCrkiye%27ye%20F-35%20satmay%C4%B1n&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77856459&x4=10201&x5=%C4%B0srail%27den%20ABD%27ye%3A%20T%C3%BCrkiye%27ye%20F-35%20satmay%C4%B1n&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-den-abd-ye-t%C3%BCrkiye-ye-f-35-satmay%C4%B1n%2Fa-77856459&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260706&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
ABD'nin Türkiye'ye savaş uçağı motorları satacağı yönündeki emareler İsrail'i rahatsız etti.
Arnavutluk'ta Flamingo Devrimi: 12 polis yaralandı
Short title
Arnavutluk'ta Flamingo Devrimi: 12 polis yaralandı
Teaser
Arnavutluk'ta polis "Flamingo devrimi" protestolarına biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti. Suçlamaları reddeden Başbakan Rama ise protestoların "yaşayan demokrasiye" örnek teşkil ettiğini savundu.<br /><p>Arnavutluk'ta, ABD Başkanı Donald Trump'ın kızı Ivanka Trump ile damadı Jared Kushner'in Sazan Adası için planladığı lüks turizm projesine tepkilerin tetiklediği protesto gösterileri giderek büyüyor.</p>
<p>"Flamingo devrimi" olarak adlandırılan ve bir ayı aşkın bir süredir devam eden gösterilerde Perşembe günü protestocular ile polis arasında gerilim tırmandı. Başkent Tiran'da, Arnavutluk parlamentosu önünde toplanan göstericiler "Rama hapse girmeli" sloganları attı. Protestocuların polise taş, yumurta ve plastik şişeler fırlatması üzerine polis göstericilere biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti.</p>
<p>Yetkililer, yaşanan şiddet olaylarında 12 polis memurunun yaralandığını, 18 protestocunun da gözaltına alındığını açıkladı.</p>
<h2>Protestoculardan "artık yeter" tepkisi</h2>
<p>Göstericiler hükümeti yolsuzluk ve Trump'ın kızı ile damadına imtiyaz sağlamakla suçluyor. Göstericilerin arasında yer alan Agustela Thoma, "Protestocular seslerinin içeride (parlamentoda) duyulmasını istiyor çünkü başbakan onca gündür onları duymadı ve görmezden geldi. Ama artık yeter" dedi.</p>
<p>İçişleri Bakanı Besfort Lamallari ise "polisi hedef alan vandalizm ve suç niteliğindeki şiddet eylemlerini kınadığını" açıkladı.</p>
<p>Bakan Lamallari sözlerini şöyle sürdürdü: "Polis memurları kamu görevlileridir. Cumhuriyetin vatandaşlarıdır ve herkes gibi aile fertleridir. Ayrım gözetmeksizin hukuka, kamu düzenine ve her vatandaşın güvenliğine hizmet ederler. Onlara saldırı, devlete saldırıdır."</p>
<h2>Rama protestolar için "yaşayan demokrasi" dedi</h2>
<p>13 yıldır Başbakan olan Edi Rama ise, özelleştirme yoluyla kendi yurttaşlarının çıkarları yerine yabancı yatırımcıların çıkarlarını önceliklendirme suçlamalarını reddediyor.</p>
<p>Almanya'nın Bochum kentinde bir etkinliğe katılan Başbakan Rama, DW'ye verdiği röportajda "kamusal alanların özelleştirilmesi söz konusu değil. Bu bir yalan" dedi.</p>
<p>Tepkilere yol açan projenin henüz planlama aşamasında olduğunu, tartışmaların planlamalar tamamlandıktan sonra yürütülmesi gerektiğini savunan Rama, kendisinin ülkenin turizminin geliştirilmesi için çok yoğun çaba harcadığını söyleyerek "Sadece Arnavutluk için değil, aynı zamanda Avrupa için de bir armağan olacak muhteşem inşaat projelerini hayata geçirmek adına mücadele yürüttüğünü" öne sürdü.</p>
<p>Rama, hükümetine ve kendisine güven kaybı olduğu iddialarını da reddederek süren protestoların Arnavutluk'ta "özgürlüğü ve yaşayan demokrasiyi" gözler önüne serdiğini belirtti.</p>
<p>Farklı görüşteki insanları seslerini duyurmak istediklerini ifade eden Başbakan Rama, "Dolaysıyla bu Arnavutluk'un başarısıdır ve Arnavutluk için bir sorun teşkil etmemektedir. Bu, ne kadar yol katettiğimizi gösteren harika bir örnektir; zira aynı bulvarda, henüz bir asır önce bile değil, bizim siyasi yaşamımız döneminde protesto ettikleri için insanlar öldürülmüştü. Bu nedenle, bunun hem Arnavutluk'un dünyaya sunduğu, hem de bölgemiz için son derece benzersiz bir örnek olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu.</p>
<h2>Protestolar neden başladı?</h2>
<p>Halkın sokağa çıkmasını, Trump'ın kızı ve damadı ile bağlantılı bir yatırım şirketinin Sazan Adası'nda inşa edilmesini hedeflediği tatil merkezi projesi tetiklemişti.</p>
<p>Gösteriler başlangıçta çevresel kaygılar ve bölgenin özellikle flamingolar başta olmak üzere göçmen kuşlar için önemli bir geçiş güzergahı olması nedeniyle başlamıştı.</p>
<p>Doğa koruma alanının bitişiğindeki bölgeyi lüks tatil köyüne dönüştürme planları ve Sosyalist Başbakan Edi Rama'nın bu projeyi savunması, halkın öfkesinin büyümesine yol açtı. Binlerce kişinin sokaklara çıkarak düzenlenen gösteriler, Başbakan Rama ve hükümet karşıtı protestolara evrildi. Göstericiler Rama'ya istifa çağrısı yapıyor.</p>
<p>Rama hükümeti ise, Adriyatik kıyısında terk edilmiş bir ada ile ona yakın bir sahil şeridini kapsayan projenin, Avrupa Birliği (AB) üyeliği hedefleyen eski komünist ülkenin turizm pazarına girmesinde dönüştürücü olacağını, istihdam yaratacağını savunuyor.</p>
<p>Ekolojistler ve çevre örgütleri ise tatil köyünün, flamingo, deniz kaplumbağaları ve foklar gibi hayvanların üreme alanları yakınlarında inşa edileceğine dikkat çekerek, doğaya telafisi olmayacak boyutta zarar vereceğini vurguluyor.</p>
<p>DW,AP,AFP / DA,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Arnavutluk%27ta%20Flamingo%20Devrimi%3A%2012%20polis%20yaraland%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77809249&x4=10201&x5=Arnavutluk%27ta%20Flamingo%20Devrimi%3A%2012%20polis%20yaraland%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Farnavutluk-ta-flamingo-devrimi-12-polis-yaraland%C4%B1%2Fa-77809249&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260702&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Arnavutluk'ta "Flamingo devrimi" protestolarında gerilim tırmandı, polis biber gazı ve tazyikli su ile müdahale etti.
Almanya'da yaşanan konut sorununa bir nebze çözüm olması amacıyla "Ticariden Konuta" isimli bir destek programı başlıyor. Program kapısında boş duran ofislerin en az 10 bin konuta dönüştürülmesi planlanıyor.<br /><p>Almanya'nın en büyük problemlerinden birini konut sorunu oluşturuyor. Birçok insan uygun fiyata ev bulamazken çok sayıda ofis ve ticari bina ise boş duruyor. AlmanyaKonut, Kentsel Gelişim ve İmar Bakanı Verena Hubertz, Salı günü yaptığı açıklamada, "Tam da bu çelişkiyi yeni destek programımız 'Ticariden Konuta' ile çözmeyi hedefliyoruz. Kullanılmayan ofis ve ticari binalara ikinci bir şans vermek için 300 milyon euro kaynak ayırıyoruz" dedi.</p>
<p>1 Temmuz Çarşamba günü başlayacak olan teşvik programı kapsamında her konut birimi için 30 bin euroya kadar devletten hibe sağlanabilecek. Bu sayede 2026 için ayrılan 300 milyon euroluk bütçe 10 bin konut için yeterli olacak. Ancak boş dükkanların veya ofis alanlarının dönüşümü, enerji verimliliği koşullarına bağlanıyor.</p>
<h2>Boş binalardan canlı mekanlara</h2>
<p>Salı günü Berlin'de bir şantiye ziyareti sırasında söz konusu destek programı hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Hubertz, "Oluşturulacak her konut birimi için 30 bin euroya kadar hibe ile bilinçli olarak güçlü bir teşvik veriyoruz" ifadesini kullandı. Halihazırda başkent Berlin'de bulunan eski bir radyo binasının Federal Gayrimenkul Kurumu (Bima) tarafından konuta dönüştürüldüğü şantiyeyi ziyaret eden 38 yaşındaki Bakan Hubertz, destek programının bir hibe olduğunu ve geri ödenmesinin gerekmediğini belitti.</p>
<p>İyi konumda olan çok sayıda ticari binanın varlığına dikkat çeken Bakan, "Bu durum onları konuta dönüştürmeyi daha cazip kılıyor. Bu sessiz binalardan tekrar canlı mekanlar yaratmak istiyoruz" diye belirtti.</p>
<p>Hubertz konuşmasının devamına, söz konusu programla üç hedefin bir araya getirildiğini belirterek şunları aktardı: "Mekanların boş kalmasını önlüyoruz, acilen ihtiyaç duyulan konut alanları yaratıyoruz ve aynı zamanda şehirlerimizin iklim dostu yenilenmesini ve gelişimini teşvik ediyoruz. Her dönüştürülen bina kaynakları korurken şehir merkezlerimize de yeni hayat getiriyor."</p>
<h2>"Kent merkezlerinin çekiciliği artacak"</h2>
<p>Bu program sayesinde boş arazilere gereksiz yere bina yapılmasını da önlüyoruz" diyen Verena Hubertz, yerel yönetimlerin de programdan fayda sağladığını ifade ederek "Dönüşüm şehir merkezlerinin çekiciliğini güçlendirirken, aynı zamanda altyapı ve diğer yapılar için maliyet oluşmuyor" dedi.</p>
<p>Almanya'nın birçok yerinde ofis alanlarına olan ihtiyaç azalmış durumda. Bunun başlıca nedeni koronavirüs pandemisinden bu yana evden çalışma ve hibrit (ev ve ofisten) çalışma biçimlerinin hayatın bir parçası haline gelmiş olması. Ancak konuta dönüşümde kimi engellerle de karşılaşmak mümkün. Zira ticari binalar ile konut olarak tasarlanmış binalar arasında genellikle yangın güvenliği, statik veya dönüşümü zorlaştırabilecek kat planları açısından farklılıklar olabiliyor.</p>
<p>Gayrimenkul sektörü de, destek programı ile ilgili olarak uzun onay süreçlerine ve esnek olmayan düzenlemelere dikkat çekiyor.</p>
<p>Hubertz konuşmasında bu konuya da değinerek hükümetin "İnşaat Turbosu" adı verilen uygulama ile "onay süresini ciddi şekilde kısaltabilecek" bir araç yarattığını vurguladı. Bakan diğer yandan bu destek programının "sadece bir adım olabileceğini ve konut sorununu tek başına çözmeyeceğini" de dile getirdi.</p>
<p>AFP / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Almanya%27da%20bo%C5%9F%20ofisler%20konuta%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77774607&x4=10201&x5=Almanya%27da%20bo%C5%9F%20ofisler%20konuta%20d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek&x6=1&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-bo%C5%9F-ofisler-konuta-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek%2Fa-77774607&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260630&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Almanya'da yaşanan konut sorununa karşı "Ticariden Konuta" isimli bir destek programı başlatılıyor.
Bir İsviçre bankası tarafından yapılan çalışmaya göre dünya genelinde dolar milyonerlerinin sayısı geçen yıl bir milyon kişi arttı. Türkiye, dünya genelinde dolar milyonerlerinin en hızlı arttığı ikinci ülke oldu.<br /><p>İsviçre merkezli UBS Bankası tarafından hazırlanan bir rapora göre, 2025 yılında, başta Avrupa, Ortadoğu ve Afrika olmak üzere, özel servetler dünya genelinde bariz biçimde arttı. Yapılan çalışma ayrıca tüm dünyada toplam servetin yüzde 10,8 oranında yükseldiğini ortaya koyuyor. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'daki artış ise bu ortalamanın üzerinde gerçekleşti.</p>
<p>Daha önceki yıllarda olduğu gibi, küresel özel servetin yarısından fazlası ABD ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. 2025'te, özellikle 5 milyon doların üzerindeki servetlerin güçlü bir büyüme kaydettiğini gösteren çalışmaya göre, dünya genelinde yaklaşık bir milyon kişi milyoner (ABD doları bazında) statüsüne yükseldi. Bu yeni milyonerlerin yaklaşık yarısı ABD'de ikamet ediyor. ABD'yi bu alanda Çin, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa izliyor.</p>
<h2>Türkiye'de dolar milyoneri sayısı hızla artıyor</h2>
<p>Yapılan çalışmaya göre Türkiye, Litvanya'nın ardından tüm dünyada dolar milyonerlerinin oran olarak en çok arttığı ülke konumunda. Milyoner sayısı 2024'ten 2025'e yüzde 6,4 (5 bin 650 kişi) artan Türkiye'de toplam milyoner sayısı 93 bin civarında.</p>
<h2>Almanya'da 2,6 milyon kişi milyoner</h2>
<p>UBS'nin raporunda yer alan verilere göre geçen yıl Almanya'da yaklaşık 2,6 milyon kişi, dolar milyoneri olarak kayıtlara geçti. Bu da 2024 yılına göre yüzde 1'lik bir artış anlamına geliyor. Bu rakam 18 yaş üstü nüfusun yüzde 3,9'una tekabül ediyor. Milyonerler, Almanya'daki toplam özel servetin yaklaşık yüzde 46'sına sahip. Yetişkinlerin yüzde 9,8'inin ise serveti 10 bin doların altında.</p>
<p>Kişi başına ortalama servet sıralamasında dünya genelinde İsviçreliler ilk sırada yer alıyor. Yetişkin başına 910.382 dolar ile İsviçre'yi ABD ve Lüksemburg takip ediyor. Ortalama olarak yaklaşık 304 bin euro servete sahip Almanlar ise bu istatistikte 14'üncü sırada bulunuyor. Hesap edilen servetlere gayrimenkuller de dahil ediliyor.</p>
<h2>Ortalama değerler neden yanıltıcı?</h2>
<p>UBS diğer yandan, söz konusu sayıların Almanya'daki yaşam koşulları hakkında fazla bir şey anlatmadığına dikkat çekiyor.</p>
<p>Örneğin beş kişinin sadece 3 bin euro, diğer beş kişinin ise 605 bin euro serveti olsa da ortalama aynı çıkıyor. Banka raporunda konuya ilişkin şu ifadeler kullanılıyor: "Örneğin küçük bir zengin grup, bir ulusun ortalama refahını kolayca yukarı çekebilir ve bu da ülke sakinlerinin gerçekte olduğundan daha iyi durumda oldukları izlenimini yaratabilir."</p>
<p>dpa / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::D%C3%BCnya%20Servet%20Raporu%3A%20Dolar%20milyonerleri%20%C3%A7o%C4%9Fald%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77768803&x4=10201&x5=D%C3%BCnya%20Servet%20Raporu%3A%20Dolar%20milyonerleri%20%C3%A7o%C4%9Fald%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fd%C3%BCnya-servet-raporu-dolar-milyonerleri-%C3%A7o%C4%9Fald%C4%B1%2Fa-77768803&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260630&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
UBS tarafından yapılan çalışmaya göre dünyada dolar milyonerlerinin sayısı geçen yıl yaklaşık bir milyon kişi arttı.
Suriye hükümeti, İsrail'in ülkenin güneyindeki askerî harekatlarını şiddetle eleştirdi. Türkiye de İsrail'in saldırılarını "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendirdi.<br /><p>Şam yönetimi, İsrail'in Suriye'nin güneyine düzenlediği askerî harekatları kınadı. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in Dera ve Kuneytra illerindeki ilerleyişini ve bölgeye yönelik topçu ateşini, "Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali" ifadeleriyle eleştirdi.</p>
<p>İsrail güçlerinin, İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ne yakın bölgeye ilerlemesinin ardından Dera iline bağlı Abidin köyünde gerilim artmış ve bölge sakinleri yolu taşlarla kapatmaya çalışmıştı. Suriye devlet medyasının haberlerine göre İsrail kuvvetlerinin köylülere topçu ateşiyle karşılık vermesi üzerine köy sakinleri gece boyunca civardaki diğer yerleşim birimlerine kaçmak zorunda kaldı.</p>
<p>İsrail ordusu tarafından Pazar günü yapılan açıklamada ise, Cumartesi günü "Güney Suriye'deki güvenlik bölgesinde" birçok "silahlı teröristin" öldürüldüğü belirtilmiş, konuya dair daha ayrıntılı bilgi verilmemişti.</p>
<p>İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, bir süre önce yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye'de süresiz olarak asker konuşlandırmak istediğini dile getirmişti.</p>
<h2>Ankara: Uluslararası toplum üzerine düşeni yerine getirsin</h2>
<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Suriye'nin güneyine yönelik İsrail saldırılarını sert bir dille kınadı. Bakanlık açıklamasında saldırıların "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olduğu belirtilerek "İsrail'in, Suriye'nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliği hilafına Kuneytra ve Dera'ya gerçekleştirdiği saldırıları güçlü şekilde kınıyoruz. (…) Suriye'nin 2024 yılının Aralık ayından bu yana kaydettiği gelişmeyi ve bölgenin istikrarını hedef alan bu saldırıların sonlandırılması hususunda uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesine yönelik çağrımızı yineliyoruz" ifadeleri kullanıldı:.</p>
<p>Aralık 2024'te Beşar Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye'nin güneyinde Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenen tampon bölgeye asker gönderen İsrail, burayı halen "güvenlik bölgesi" diye niteleyerek işgal altında tutuyor.</p>
<p>İsrailli yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda, Suriye'nin güneyinde askerden arındırılmış bir tampon bölge oluşturmayı hedeflediklerini dile getirmişti.</p>
<p>İsrail'in Suriye'deki askerî operasyonlarını izleyen Suriye merkezli Sicil isimli organizasyonun verilerine göre İsrail güçleri bu ay, Dera ve Kuneytra illerinde 300'e yakın operasyon gerçekleştirdi.</p>
<p>İsrail, 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda, Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü ele geçirmiş ve daha sonra kontrolü altındaki bu bölgeleri ilhak etmişti. Söz konusu ilhak, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından tanınmıyor.</p>
<p>Esad rejiminin devrilmesinin ardından İsrail ve Suriye birçok kez doğrudan görüşmeler gerçekleştirmiş ve bu görüşmelerde taraflar, istihbarat paylaşımı için bir mekanizma oluşturulması konusunda anlaşma sağlamıştı.</p>
<p>AFP,DW / ET,ETO</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%27in%20Suriye%27deki%20operasyonlar%C4%B1%20b%C3%B6lgede%20gerilimi%20art%C4%B1rd%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77759211&x4=10201&x5=%C4%B0srail%27in%20Suriye%27deki%20operasyonlar%C4%B1%20b%C3%B6lgede%20gerilimi%20art%C4%B1rd%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-in-suriye-deki-operasyonlar%C4%B1-b%C3%B6lgede-gerilimi-art%C4%B1rd%C4%B1%2Fa-77759211&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260629&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Suriye hükümeti, İsrail'in ülkenin güneyindeki askerî harekatlarını şiddetle eleştirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da dondurulan, ülkesine ait 6 milyar dolarlık varlığın iade edileceğini duyurdu. Ancak konu ABD ve Katar tarafından teyit edilmedi.<br /><p>İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar'da tutulan ülkesine ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılacağını dile getirdi. Pezeşkiyan'ın açıklaması, ABD ile yapılan müzakerelerin, hafta sonu Basra Körfezi'ndeki saldırılar nedeniyle zorlu bir süreçten geçtiği bir dönemde geldi.</p>
<p>Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Pazartesi günü devlet haber ajansı İRNA'da yayımlanan açıklamalarında ABD ile yapılan geçici anlaşmayı da överek bunun "İran halkı için büyük bir zafer" olduğunu ifade etti.</p>
<p>"Yapılan planlara göre, Katar'da bulunan toplam 12 milyar dolarlık İran kaynaklarının 6 milyar dolarlık bölümü serbest bırakılacak ve ülkeye iade edilecek" diyen Pezeşkiyan, konuya ilişkin herhangi bir detay vermedi.</p>
<p>ABD'li yetkililer ise şu ana dek dondurulmuş hiçbir İran varlığının serbest bırakılmadığını ifade ediyor. Pakistan ile birlikte, ABD-İran müzakerelerinde arabuluculuk yapan iki ülkeden biri olan ve İran'ın varlıklarını elinde bulunduran Katar da böyle bir transferi teyit etmedi.</p>
<p>Siyasi gözlemcilere göre Pezeşkiyan'ın açıklaması, özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetinin sorgulandığı bir dönemde, ABD ile yapılan geçici anlaşmayı İran kamuoyuna kabul ettirme amacı taşıyor.</p>
<p>Umman karasularının Basra Körfezi'ne giriş-çıkış trafiğine açılması çabaları, İran'ın Boğaz üzerindeki etkisini zayıflatmış durumda. İran'ın saldırıları ve tehditleri, barış zamanında dünya genelinde ticareti yapılan petrol ve doğal gazın beşte birinin geçtiği Boğaz'dan kargo gemilerinin ve tankerlerin geçişini durdurarak küresel bir enerji krizi yaratmıştı.</p>
<h2>Görüşmelerin devamına dair çelişkili açıklamalar</h2>
<p>Hürmüz Boğazı, İran ve Umman karasularında yer almasına rağmen uluslararası su yolu olarak kabul ediliyor. Son günlerde İran, Umman tarafındaki bir güzergâhtan geçen gemilere iki kez saldırmış, bu saldırılara karşı da ABD'nin misilleme amacıyla İran'daki hedeflere hava saldırıları düzenlemişti. Bu da savaşın resmen sonlandırılmasına yönelik müzakerelerin aksamasına dair endişelere neden olmuştu. İran son olarak Pazar günü Bahreyn ve Kuveyt'i hedef alan drone ve füze saldırılarında bulundu.</p>
<p>ABD hükümetinden bir yetkili, Pazar günü Washington'da AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, "Her iki tarafın şimdilik geri çekileceğini" ve dünya ticareti için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki gemilerin serbestçe hareket edebileceğini belirtti. Yetkili ayrıca, "Mutabakat muhtırasının tüm alanlarında teknik görüşmelere devam edileceğini" bilgisini de paylaştı.</p>
<p>Müzakerelerde kilit rol oynayan Pakistan da, ABD ile İran arasındaki görüşmelere Salı günü devam edileceğini duyurdu. Beyaz Saray'dan Pazar günü yapılan açıklamada da hiçbir şeyin iptal edilmediği ve teknik görüşmelerin önümüzdeki günler için planlandığı gibi devam edeceği bildirildi. </p>
<p>İran ise ABD ile imzalanan mutabakatın uygulanmasına yönelik çalışma gruplarının yakında bir araya geleceğine ilişkin haberler reddetti. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Tasnim Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, bu hafta içinde böyle bir toplantının planlanmadığını belirtti. Garibabadi, ABD'nin taahhütlerine ilişkin olarak Katar ile görüşmelerin ise planlandığı gibi devam edeceğini kaydetti.</p>
<h2>17 Haziran'daki çerçeve anlaşma</h2>
<p>Tahran ve Washington, üç buçuk aylık savaşın ardından 17 Haziran'da bir çerçeve anlaşmayla tüm çatışmaların "derhal" durdurulması konusunda anlaşmaya varmıştı. Ayrıca İran, ticaret gemilerinin önümüzdeki 60 gün boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş yapmasına izin vermeyi taahhüt etmişti.</p>
<p>AP,AFP / ET,JD</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0ran%3A%206%20milyar%20dolarl%C4%B1k%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20iade%20edilecek&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77753789&x4=10201&x5=%C4%B0ran%3A%206%20milyar%20dolarl%C4%B1k%20varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20iade%20edilecek&x6=1&x7=%2Ftr%2Firan-6-milyar-dolarl%C4%B1k-varl%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z-iade-edilecek%2Fa-77753789&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260629&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Katar'da dondurulan, ülkesine ait 6 milyar dolarlık varlığın iade edileceğini duyurdu.
Türkiye'deki NATO zirvesi öncesi Berlin'de kritik toplantı
Short title
Türkiye'deki NATO zirvesi öncesi Berlin'de kritik toplantı
Teaser
Türkiye'de düzenlenecek NATO zirvesinden önce beş Avrupa ülkesinin liderleri Almanya'da bir araya geliyor. Toplantıda müttefikler arasında koordinasyon arayışı gündemde olacak.<br /><p>Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'nden iki hafta önce, Avrupa'nın beş güçlü ülkesinin devlet ve hükümet başkanlarını ağırlıyor.</p>
<p>Almanya'nın başkenti Berlin'de Merz'in davetiyle düzenlenen bu toplantıda, Ukrayna'ya verilecek desteğin sürdürülmesi, İran savaşının sonlandırılmasında Avrupalıların rolü ve NATO ülkeleri arasındaki yük paylaşımı ele alınacak.</p>
<p>Söz konusu toplantı, Haziran 2025'te Hollanda'nın Lahey kentinde düzenlenen son NATO zirvesinden bu yana "E5" olarak adlandırılan grubun ilk zirvesi olacak.</p>
<h2>Polonya ve İtalya E3'ten rahatsız</h2>
<p>Grup, Avrupa'daki dört G7 ülkesi (Almanya, İngilrere, İtalya, Fransa) ile Rusya'ya komşu olan ve kendisini Doğu Avrupa devletlerinin çıkarlarının temsilcisi olarak gören Polonya'dan oluşuyor.</p>
<p>Diğer yandan Ukrayna Savaşı'nı sona erdirmeye yönelik diplomatik çabalar şu ana kadar Avrupalılar adına daha küçük bir grup olan "E3" tarafından yürütülüyor. Bu grupta yalnızca Almanya, Fransa ve İgiltere'nin yer alıyor olması İtalya ve Polonya'nın eleştirilerine neden oluyor. Berlin'deki toplantıda bu konunun da gündeme gelmesi bekleniyor.</p>
<p>Ülkesinin de masada yer alması gerektiğini vurgulayan Polonya Başbakanı Donald Tusk, iki hafta önce PAP haber ajansına yaptığı açıklamada, "Polonya, Ukrayna'nın ve bölgenin geleceğini ciddi şekilde tartışabilmek için vazgeçilmez bir köprüdür" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>Ukrayna konusunda Avrupa adına kimin konuşacağı bir süredir tartışma konusu. Geçen hafta Brüksel'deki Avrupa Birliği (AB) zirvesinde, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın ekibinin Moskova ile diğer liderleri bildilendirmeksizin temas kurması dikkat çekti. İrlanda ve Avusturya gibi bazı AB ülkeleri bu adımı desteklerken, Alman heyeti bu girişimi E3'e karşı bir "saygısızlık" olarak değerlendirdi.</p>
<h2>Starmer istifaya rağmen katılıyor</h2>
<p>Tusk'un yanı sıra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Berlin'e geliyor. Ayrıca görevinden istifa ettiğini duyuran İngiltere Başbakanı Keir Starmer da toplantıya katılacak.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump ile görşmek üzere Washington'a giden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise toplantıya çevrim içi bağlanacak. ABD, Avrupalı ülkelerden ittifak savunması için daha fazla katkı bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump, aynı zamanda, İsrail'le ABD'nin 28 Şubatta İran'a saldırıyla başlayan savaşta müttefiklerden yeterince destek görmedikleri yönündeki eleştirilerini sık sık dile getiriyor.</p>
<p>Trump ile görüşmesi öncesinde tansiyonu düşürmeye çalışan NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD kanalı Fox News'e yaptığı açıklamada, "NATO söz konusu olduğunda hayal kırıklığı olduğunu biliyorum, ancak burada münferit durumların söz konusu olduğunu da göz önünde bulundurmalıyız" diye konuştu.</p>
<p>Fransa, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler; ateşkesin sürmesi halinde sürece katkı sağlamak amacıyla petrol sevkiyatı açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nda mayın avlama gemileri ve savaş gemileriyle güvenliği artırmayı planlıyor.</p>
<p>dpa / SÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::T%C3%BCrkiye%27deki%20NATO%20zirvesi%20%C3%B6ncesi%20Berlin%27de%20kritik%20toplant%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77687381&x4=10201&x5=T%C3%BCrkiye%27deki%20NATO%20zirvesi%20%C3%B6ncesi%20Berlin%27de%20kritik%20toplant%C4%B1&x6=1&x7=%2Ftr%2Ft%C3%BCrkiye-deki-nato-zirvesi-%C3%B6ncesi-berlin-de-kritik-toplant%C4%B1%2Fa-77687381&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Türkiye'de düzenlenecek NATO zirvesinden önce beş Avrupa ülkesinin liderleri Almanya'da bir araya geliyor.
Mayıs ayında AB'de ilk kez yaklaşık 270 bin elektrikli araç tescil edildi. Bu rakam geçen yıla kıyasla yüzde 42,9 artışa işaret ediyor.<br /><p>Avrupa otomotiv sektörübirliği ACEA'nın açıkladığı verilere göre, Avrupa Birliği'nde satılan her beş yeni araçtan biri elektrikli.</p>
<h2>Mayıs'ta rekor tescil</h2>
<p>Mayıs ayında Avrupa Birliği genelinde 268 binin üzerinde yeni elektrikli araç tescil edildi. Bu sayı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde yaklaşık 43'lük bir artışa karşılık geliyor. ACEA, bu yükselişi devlet teşvik programlarına bağlarken İran savaşının yol açtığı yüksek akaryakıt fiyatlarının da bu değişimde etkili olduğu değerlendiriliyor.</p>
<p>En popüler araç türü ise yüzde 38'lik pazar payıyla hibrit araçlar olmaya devam ediyor.</p>
<h2>Genel piyasa büyüdü</h2>
<p>Mayıs ayında toplam araç tescili yüzde 3,2 oranında artış gösterdi. Sene başından bu yana kümülatif büyüme ise yüzde dört olarak gerçekleşti. Ülke bazında değerlendirildiğinde Almanya, İspanya ve İtalya büyüme kaydederken Belçika, Hollanda, İsveç ve Fransa'da bir önceki yıla kıyasla daha az araç satıldı.</p>
<h2>Çinli markalar yükselişte</h2>
<p>Üretici bazında en dikkat çekici artışlar BYD, SAIC, Chery ve Leapmotor gibi Çinli markalarda yaşandı. Bu markalar yılın ilk beş ayında satışlarını kimi zaman altı katın üzerine çıkardı. En büyük Çinli üretici BYD, yüzde 2,1'lik pazar payıyla Tesla'nın belirgin biçimde önüne geçti.</p>
<h2>Avrupalı üreticiler karışık tablo</h2>
<p>Büyük Avrupalı üreticiler arasında Volkswagensatışlarını artırmayı başardı ancak yüzde 1,5'lik büyüme pazar payını korumaya yetmedi. Opel'in ana şirketi Stellantis yüzde 5,7 büyürken Renault, Toyota ve Hyundai pazar payını bir miktar kaybetti.</p>
<p>Reuters / BÜ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::AB%27de%20her%20be%C5%9F%20yeni%20ara%C3%A7tan%20biri%20elektrikli&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77668054&x4=10201&x5=AB%27de%20her%20be%C5%9F%20yeni%20ara%C3%A7tan%20biri%20elektrikli&x6=1&x7=%2Ftr%2Fab-de-her-be%C5%9F-yeni-ara%C3%A7tan-biri-elektrikli%2Fa-77668054&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260623&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Mayıs ayında AB'de ilk kez 200 binden fazla elektrikli araç tescil edildi.
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Short title
Berlin'de çete operasyonları: Şüpheli Türkler de gözaltında
Teaser
Berlin'de polis, kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenledi. Arasında Türklerin de bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.<br /><p>Berlin'in Neukölln ve Kreuzberg semtleri başta olmak üzere, 20 farklı noktada bulunan 28 konut ve iş yerine bu sabah baskınlar düzenlendi. Berlin Eyaleti İçişleri Senatörü Sosyal Demokrat Partili (SPD) Iris Spranger, operasyonda dokuz şüphelinin gözaltına alındığını duyurdu. Berlin polisi; 570 polisin katıldığı belirtilen operasyona, Berlin ve diğer eyaletlerin Özel Harekat Komandoları (SEK) ile Federal Polis'e bağlı terör ve uluslararası organize suçla mücadelede görev yapan özel GSG 9 biriminin de destek verdiğini açıkladı.</p>
<p>Soruşturmayı yürüten Berlin Başsavclığı'nın DW Türkçe'ye verdigi bilgiye göre gözaltına alınanlar arasında dört Alman, iki Türk vatandaşı ile hem Türk hem Alman vatandaşlığına sahip iki kişi bulunuyor. Ayrıca Gana ve Alman vatandaşlığı bulunan bir kişi de şüpheliler arasında yer alıyor. </p>
<p>Zanlıların 23 ile 63 yaşları arasında olduğu, beşi hakkında halihazırda yakalama kararı bulunduğu belirtildi. Şüphelilere suç işlemek üzere teşekkül oluşturmak ve silah zoruyla haraç toplamak başta olmak üzere pek çok suçlama yöneltildiği haber verildi. Yapılan baskınlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde bulunan uyuşturucu, nakit para, ateşli silahlar, kurusıkı tabancalar ile iki adet otomobil, cep telefonları ve veri taşıyıcılarına el konulduğu bildirildi.</p>
<h2>İçişleri Senatörü: Operasyon aylarca hazırlandı</h2>
<p>İçişleri Senatörü Iris Spranger operasyonun, Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı bünyesinde organize suçlar ve kaçak silah ticaretiyle mücadele için özel olarak kurulan ve Latincede "demir" anlamına gelen "Ferrum" biriminin aylar süren hazırlıkları sonucu düzenlendiğini söyledi.</p>
<p>Ferrum birimi; Berlin ve çevresinde son yıllarda Türkiye'den gelen "yeni nesil çeteler"olarak adlandırılan Casperlar, Daltonlar, Çirkinler, Sarallarve benzeri grupların düzenlediği saldırılar ile artan organize suç olayları üzerine Kasım 2025'te kurulmuştu.</p>
<p>DW Türkçe'ye konuşan Başsavcı, şüphelilerin Türkiye kaynaklı olanlar da dâhil olmak üzere organize suç yapılanmalarıyla olası bağlantılarının hâlen incelenmekte olduğunu kaydetti. </p>
<h2>Polis Sendikası: Operasyon yoğun bir hazırlık sürecinden geçti</h2>
<p>Alman Polis Sendikası (GdP) da emniyet teşkilatının sokaklardaki silahlı çatışma dalgasını sonlandırmak ve suç çetelerini çökertmek için yoğun bir mesai harcadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Bununla birlikte sendika; organize suçla daha etkin mücadele için, şüphelilerin telefonlarını dinleme, veri depolama ve modern yazılımlarla bu verileri analiz etme konularında güvenlik güçlerine daha geniş yetkiler verilmesi gerektiğini de tekrarladı.</p>
<p>2025 verilerine göre Berlin polisi; 515'i ateşli silahla saldırı, geri kalanı ise tehdit ve şantaj olmak üzere toplam bin 119 ateşli silahla işlenmiş suç vakası kaydetti. Bu veriler, bir önceki yıl olan 2024 ile karşılaştırıldığında, silahla tehdit veya saldırı suçlarında yüzde 68'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</p>
<p>Son yıllarda Almanya'nın başkenti Berlin, Türkiye kökenli yeni nesil organize suç örgütleri arasındaki güç savaşlarına sahne oluyor. Emniyet birimlerinin açıklamalarında ve medyada yer alan haberlerde; tetikçilik, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, haraç toplama, tehdit ve yaralama gibi suçlarla özellikle söz konusu çetelerin Berlin'de bölge kapma yarışına girdiği belirtiliyor. Bu grupların, güç gösterisi amacıyla özellikle TikTok gibi kısa video paylaşım platformlarını kullandıkları da ifade ediliyor. Türkiye kökenli dükkân sahiplerinin haraç için tehdit edildiği ve bu talepleri reddedenlerin dükkânlarının tarandığı vakalar da sıkça gündeme geliyor.</p>
<p>Berlin Eyaleti Adalet Senatörü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) üyesi Felor Badenberg, tehdidin yeni bir boyuta taşındığını belirterek; "Dükkânlara atılan el bombaları; insanlara, taşıtlara, hatta binalara ateş açılması... Berlin sokaklarında gözle görülür şiddet uygulayan rakip çetelerle karşı karşıyayız" açıklamasında bulunmuştu. Berlin Savcılığı da Mart ayında, bu grupların işlediği tahmin edilen vakalara yönelik 200'den fazla soruşturma yürütüldüğünü açıklamıştı.</p>
<p>dpa/ETO,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=77150930&x4=57554982&x5=Berlin%27de%20%C3%A7ete%20operasyonlar%C4%B1%3A%20%C5%9E%C3%BCpheli%20T%C3%BCrkler%20de%20g%C3%B6zalt%C4%B1nda%20&x6=0&x7=%2Ftr%2Fberlin-de-%C3%A7ete-operasyonlar%C4%B1-%C5%9F%C3%BCpheli-t%C3%BCrkler-de-g%C3%B6zalt%C4%B1nda%2Fa-77150930&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260513&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Berlin'de kaçak silah ticareti ve organize suçla mücadele kapsamında operasyon düzenlendi: 9 gözaltı var.
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Short title
Vejetaryen Bakan'dan demansa karşı et tüketimi tavsiyesi
Teaser
Uzun yıllar fazla et tüketimine karşı çıkan ve kendisi de vejetaryen bir doktor olan eski Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, genetik olarak demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.<br /><p>Almanya'da pandemi döneminde sağlık bakanı olarak görev yapan ve geçen yıla kadar bu koltukta oturan Sosyal Demokrat Partili (SPD) siyasetçi Karl Lauterbach, et tüketimi konusundaki tutumunda artık daha esnek.</p>
<p>Funke Medya Grubu'na demeç veren 63 yaşındaki epidemiyoloji ve sağlık ekonomisi profesörü Lauterbach, kendisi bir vejetaryen olarak her ne kadar hâlen et yemese de demansa yatkınlığı bulunan kişilere et tüketmelerini tavsiye etti.</p>
<p>İsveç'te bulunan ve dünyanın önde gelen tıp fakültelerinden biri olan Karolinska Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği bir çalışmadan bahseden Lauterbach, ebeveynlerinden birinden veya ikisinden birden ApoE4 genini miras alan kişilerin "yüksek et tüketimi sayesinde bilişsel gerilemeye karşı kendilerini koruyabileceklerine" dair "güçlü kanıtlar" bulunduğunu belirtti.</p>
<h2>Alzheimer riskini yarıdan fazla azaltma iddiası</h2>
<p>Demansa yatkınlığı bulunan kişilerin et yemesinin "faydalı olabileceğini" gösteren bu çalışmaya göre, et ağırlıklı beslenmeyle Alzheimer riskinin yarıdan fazla azaltılabileceği savunuluyor.</p>
<p>Lauterbach verdiği röportajda "Önceki çalışmalar ve gen araştırmalarının sonuçları da zaten bunu öne sürüyordu ancak artık bu ilişkinin kanıtlandığını varsayıyorum" dedi.</p>
<p>Buna karşın fazla et tüketiminin "neredeyse tüm sağlık riskleri açısından bir risk faktörü olarak görülmeye devam edilmesi gerektiğini" belirten SPD'li milletvekili, "tüm dünyanın çok fazla et tüketmesi gerektiği gibi hatalı bir sonuca varılmaması gerektiğini" de sözlerine ekledi.</p>
<h2>Her dört kişiden biri</h2>
<p>Lauterbach, İsveç'teki üniversitenin çalışmasından hafta başında X hesabından yaptığı bir paylaşımda da söz etmişti.</p>
<p>Alman sağlık politikacısı, "Bu, doğrulanması hâlinde, ki iki ön çalışma nedeniyle bu muhtemel, çok önemli bir çalışma. Demans için genetik açıdan yüksek riske sahip olanlar (yaklaşık her dört kişiden biri), et tüketimi sayesinde demans risklerini önemli ölçüde azaltıyor" ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>DW/CÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=76671656&x4=10201&x5=Vejetaryen%20Bakan%27dan%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20et%20t%C3%BCketimi%20tavsiyesi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvejetaryen-bakan-dan-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-et-t%C3%BCketimi-tavsiyesi%2Fa-76671656&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20260405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Kendisi de vejetaryen olan eski Almanya Sağlık Bakanı, demansa yatkın kişilerin et yemesi gerektiğini belirtti.
Plastik yasakları neden işe yaramıyor ve ne değişmeli?
Short title
Tek kullanımlık plastik neden hâlâ revaçta?
Teaser
Almanya, plastik poşetleri yasaklayalı dört yıl oldu. DW, AB ve diğer bölgelerde plastik atıkla mücadelenin neden istenen sonucu vermediğini ve tek kullanımlık ürünlerin neden hâlâ hayatımızda olduğunu araştırdı.
Short teaser
Almanya plastik poşetleri yasakladı ama tek kullanımlık plastik hâlâ dolaşımda. Neden?
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Short title
Trump'tan Epstein açıklaması: Saklayacak bir şeyimiz yok
Teaser
ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi. Trump, "Saklayacak bir şeyimiz yok" ifadesini kullandı.<br /><p>ABD Başkanı Donald Trump, Cumhuriyetçilerden Kongre'de Jeffrey Epstein belgelerinin açıklanması yönünde oy kullanmalarını istedi. Trump daha önce bu belgelerin yayımlanmasına karşı çıkıyordu. ABD Başkanı'nın bu tutumu, kendi partisi içinde de görüş ayrılıklarına neden olmuştu.</p>
<p>Sahibi olduğu sosyal medya platformu Truth Social'dan Pazar gecesi yaptığı paylaşımda Trump, "Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçiler Epstein dosyalarının açıklanması yönünde oy kullanmalı, çünkü bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok" diye yazdı.</p>
<p>Paylaşımında "'Radikal solcu delilerin' uydurduğu Demokratların cadı avından kurtulmanın zamanının geldiğini" belirten Trump, Demokratların "Hükümet Kapanması (shutdown) konusunda kazanılan son zafer de dahil" Cumhuriyetçilerin büyük başarısını gölgeleme" çabasında olduğunu öne sürdü.</p>
<p>Trump yıllar önce birlikte fotoğraflandığı cinsel istismar hükümlüsü Epstein ile mahkumiyetinden önce aralarının bozulduğunu öne sürüyor.</p>
<p>Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi, geçen hafta Epstein'ın varlığından kalan 20 bin sayfayı aşkın yeni belgeyi kamuoyuyla paylaşmıştı. Bunlar arasında Trump’ın adının geçtiği çok sayıda belgenin de bulunduğu belirtilmiş ve cinsel saldırı hükümlüsü ile ABD Başkanının bağlantısı kamuoyunda yeniden yoğun biçimde tartışılmaya başlanmıştı.</p>
<p>Demokratlar Trump'a atıfta bulunan üç e-postayı yayımlamış, bunlardan birinde Epstein'ın 2011'de ortağı ve kız arkadaşı Ghislaine Maxwell'e gönderdiği bir e-postada Trump'ın bir cinsel istismar mağduru ile Epstein'ın evinde "saatler geçirdiğini" yazdığı görülmüş ve 2019'da gönderilen bir diğer e-postada kullandığı "Trump'ın kızları bildiğine" yönelik ifade dikkat çekmişti.</p>
<h2>Clinton'ı soruşturun talimatı</h2>
<p>Epstein dosyasını "Demokratların bir karalama kampanyası" ve "Rusya'nın komplosu" olarak nitelendiren Trump, Adalet Bakanlığı'na aralarında eski Başkan Bill Clinton'ın da bulunduğu bazı ünlü Demokratların Epstein'la bağlantılarının soruşturulmasını talep etmişti. Adalet Bakanı Pam Bondi, Trump'ın talebinin yerine getirileceğini teyit etmişti.</p>
<p>Çok sayıda çocuğa yıllar boyunca cinsel istismarda bulunmak, bazılarını da arkadaşlarına ve iş ortaklarına göndermekle suçlanan iş insanı Epstein, 2019'da New York'ta tutuklu bulunduğu cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmişti. Eski yatırım bankacısına yönelik skandal, ilk patlak verdiğinde ABD'nin elit çevrelerini derinden sarsmıştı.</p>
<p>DW,Reuters/SÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=74772044&x4=57554982&x5=Trump%27tan%20Epstein%20a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1%3A%20Saklayacak%20bir%20%C5%9Feyimiz%20yok&x6=0&x7=%2Ftr%2Ftrump-tan-epstein-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-saklayacak-bir-%C5%9Feyimiz-yok%2Fa-74772044&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20251117&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Trump, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçilerin Epstein belgelerininin yayımlanması yönünde oy kullanmasını istedi.
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Short title
Venezuela-ABD gerilimi: Washington F-35 filosu gönderiyor
Teaser
Venezuela ile ABD arasında tansiyon yükselmeye devam ederken Washington'un 10 adet F-35'i Porto Riko'ya göndereceği bildirildi.<br /><p>Donald Trump yönetiminin 10 adet F-35 tipi savaş uçağını Karayipler'deki ABD toprağı Porto Riko'da bir hava üssüne konuşlandıracağı bildirildi. Konuya yakın kaynakların Cuma günü Fransız haber ajansı AFP'ye yaptığı açıklamada, Trump'ın bu adımı, uyuşturucu çetelerine karşı mücadele çerçevesinde attığı kaydedildi.</p>
<p>Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu uyuşturucu çetesi lideri olmakla itham eden Trump'ın talimatı üzerine, bölgeye daha önce çok sayıda savaş gemisi de gönderilmişti. </p>
<h2>İki ülke arasındaki gerilim tırmanıyor</h2>
<p>Amerikan güçleri Salı günü Karayipler'de, Trump'ın suç örgütü Tren de Aragua'ya ait olduğunu söylediği bir uyuşturucu teknesini imha etmiş, olayda 11 kişi hayatını kaybetmişti. Trump, bu örgütün Venezuela lideri Maduro'ya bağlı olduğunu öne sürüyor.</p>
<p>ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ise, Perşembe günü Venezuela'ya ait iki askeri uçağın uluslararası sularda bir Amerikan donanma gemisinin yakınlarından geçtiğini açıklamış ve bunu "son derece kışkırtıcı bir hamle" olarak nitelendirmişti.</p>
<h2>Maduro: Silahlı mücadeleye hazırız</h2>
<p>İki ülke arasındaki gerilim yükselirken Washington tarafından başkanlığı meşru görülmeyen Maduro, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırmasını "Kıtamızın son yüz yılda gördüğü en büyük tehdit" sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Ülkesinin "ulusal toprakların savunması için silahlı mücadeleye hazır olduğunu" belirten Maduro, yaklaşık 340 bin kişilik orduyu ve sayılarının sekiz milyonu aştığını iddia ettiği yedek birlikleri seferber etti. Maduro ülkesine saldırı olması halinde Venezuela'nın "derhal silahlı mücadele sürecine gireceğini" dile getirdi.</p>
<p>Maduro, daha önce Venezuela kıyılarının yüzlerce kilometre açığında yer alan Porto Riko'yu işgal etme tehdidinde bulunmuş, bunun üzerine ada valisi Jenniffer Gonzalez-Colon, X hesabından yayımladığı bir mektupta Trump'a seslenerek, Maduro gibi "katil diktatörlere" net bir mesaj göndermesini talep etmişti.</p>
<p>Yaklaşık üç milyon nüfuslu Porto Riko, ABD toprağı olmasına karşın eyalet statüsüne sahip değil.</p>
<p>AFP / SÖ,ET</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73900585&x4=10201&x5=Venezuela-ABD%20gerilimi%3A%20Washington%20F-35%20filosu%20g%C3%B6nderiyor%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fvenezuela-abd-gerilimi-washington-f-35-filosu-g%C3%B6nderiyor%2Fa-73900585&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250905&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Venezuela ile gerilim yaşayan Washington, Porto Riko'ya F-35 filosu gönderiyor.
Hepatit, karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozuna veya kanserine yol açabilir. Ancak her Hepatit virüsü aynı değil. Peki türleri neler?<br /><p>2020 Nobel Ödülü sahibi üç bilim insanı Harvey J. Alter (ABD), Michael Houghton (Birleşik Krallık) ve Charles M. Rice (ABD) sayesinde Hepatit C artık tedavi edilebiliyor. Peki Hepatit C tam olarak nedir ve diğer hepatit türlerinden nasıl ayrılıyor? Hepatit virüsünün hangi türlerinden aşı ile korunmak mümkün?</p>
<p>28 Temmuz Dünya Hepatitle Mücadele Günü vesilesiyle Hepatit türlerine ilişkin bilinenleri derledik.</p>
<h2>Hepatit A</h2>
<p>Hepatit A, Hepatit A virüsü tarafından tetiklenen bir hastalık. Bu hastalık karaciğer iltihabına yol açar, ancak kronik değildir. Bu virüsle görülen enfeksiyon genellikle tedavi olmaksızın sorunsuz bir şekilde iyileşir. Kirli su, kontamine olmuş gıdalar veya kişiler arasında fekal (dışkı) - oral temas başlıca bulaşma yoludur.</p>
<p>Dünya çapında yaygın bir virüs türüdür. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tahminlerine göre, her yıl dünya çapında yaklaşık 100 milyon insan enfekte olmakla beraber bunların sadece yaklaşık 1,5 milyonu semptom geliştirmektedir. Özellikle hijyenik koşulları kötü olan gelişmekte olan ülkelerde rastlanmakta olup genellikle tatilciler bu virüsü seyahat ettikleri ülkeden getirir ve bu sebepten "seyahat hepatiti" olarak da nitelenir. İyi haber ise Hepatit A'ya karşı aşı yaptırarak korunmak mümkün.</p>
<h2>Hepatit B</h2>
<p>Hepatit B, hayati tehlikeye yol açabilen aynı adlı virüsün neden olduğu bir hastalıktır. Bu türe karşı da aşı mevcut olup korunmak mümkündür. Hepatit B'nin son yıllarda dünya çapında hızla yayılması nedeniyle DSÖ 2017'de tüm ülkeleri yeni doğan bebeklerin rutin olarak aşılanması için çağrı yaptı.</p>
<p>DSÖ'ye göre, dünya çapında 254 milyon kişi kronik Hepatit B enfeksiyonu ile yaşıyor. Bu hastalık yüzünden her yıl yaklaşık 820 bin hasta da hayatını kaybediyor.</p>
<p>Hepatit B, enfekte bir kişinin kanı veya vücut sıvıları yoluyla başka bir kişiye bulaşır. Hastalık kronik karaciğer iltihabına ve bunun sonucunda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine yol açabilir.</p>
<h2>Hepatit C</h2>
<p>Hepatit C hastalığı, hafiften akuta, hatta kronik bir forma kadar değişir ve aynı zamanda karaciğer sirozu veya karaciğer kanserine de yol açabilir. Birçok kişi Hepatit C virüsünün farkında olmadan taşıyıcısı da olabilir. Bulaşma yoluysa genelde kan yoluyla olur.</p>
<p>Virüs 1988'de keşfedildiğinde başlangıçta "Non-A-Non-B-virüsü" olarak adlandırıldı. Daha önce bilinmediği için tespiti için kan testi yapılmıyordu ve bu yüzden o dönem birçok kişi kan nakli yoluyla enfekte oldu. Bulaşma yollarından bir diğeri de örneğin uyuşturucu bağımlılarında, aynı enjeksiyon iğnelerinin kullanılmasıydı.</p>
<p>DSÖ verilerine göre, dünya çapında 50 milyon insan Hepatit C virüsü ile enfekte oldu ve her yıl 240 bin kişi de Hepatit C ve buna bağlı hastalıklardan hayatını kaybediyor.</p>
<p>Şu ana kadar buna karşı bir aşı bulunmuş değil, ancak son yıllarda vücutta virüsün yol açtığı sorunları uzun vadede azaltmayı başaran antiviral ilaç kokteylleri tedavilerinde önemli başarılar kaydedildi. Öte yandan maalesef bu tedaviler hala oldukça pahalı.</p>
<h2>Hepatit D</h2>
<p>Hepatit D'ye sadece Hepatit B ile enfekte olanlar yakalanabilir. Çünkü Hepatit D virüsü, Hepatit B'nin yüzey proteini yardımıyla çoğalır. Özetle Hepatit B'ye karşı aşı olanlar, aynı zamanda D'ye karşı da korunmuş olurlar.</p>
<h2>Hepatit E</h2>
<p>Hepatit E özellikle Güneydoğu Asya'da görülüyor ve genellikle de muson döneminde meydana gelen seller sırasında yayılıyor. Hepatit E, su yoluyla ama aynı zamanda hayvanlar aracılığıyla da bulaşan bir enfeksiyon. Çin Halk Cumhuriyeti, 2012'de Hepatit E'den korunmaya yönelik bir aşıya onay verdi.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73414012&x4=10201&x5=A%27dan%20E%27ye%20Hepatit%20vir%C3%BCs%C3%BCne%20dair%20neler%20biliniyor%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fa-dan-e-ye-hepatit-vir%C3%BCs%C3%BCne-dair-neler-biliniyor%2Fa-73414012&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250727&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Hepatit virüsü karaciğeri hedef alıp karaciğer sirozu veya kanserine yol açabiliyor. Bu virüs hakkında neler biliniyor?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Short title
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut hayatını kaybetti
Teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.<br /><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı ve Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Yiğit Bulut'un geçirdiği hastalık sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.</p>
<p>AKP İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız, Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi, gazeteci-yazar ve ekonomist kıymetli dostum Yiğit Bulut, geçirdiği elim bir hastalığın ardından bu sabah Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Türk basınında daha önce Yiğit Bulut'a geçen aylarda kanser teşhisi konulduğu yönünde haberler yayınlanmıştı. Bulut'un İstanbul'da özel bir hastanede tedavi altına alındığı belirtilmişti.</p>
<h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başsağlığı mesajı</h2>
<p>Yiğit Bulut'un ölümünün ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da X hesabından taziye mesajı yayınladı. Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarımızdan, Ekonomi Politikaları Kurulu üyemiz, değerli mesai arkadaşım Yiğit Bulut’un vefat ettiğini derin bir teessürle öğrendim. Yiğit Bey’e Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. </p>
<h2>Yiğit Bulut kimdir?</h2>
<p>Türkiye'de medyada çeşitli görevler alan 1972 doğumlu Yiğit Bulut, 30 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına getirilmişti. 9 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyeliğine atanan Bulut, Galatasaray Lisesi ve Bilkent Üniversitesi bankacılık ve finans bölümü mezun olmuş ve Sorbonne Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmıştı.</p>
<p>DW/BÖ,TY</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73236965&x4=57554982&x5=Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1%20Yi%C4%9Fit%20Bulut%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Fcumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-ba%C5%9Fdan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1-yi%C4%9Fit-bulut-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-73236965&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250711&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başdanışmanı Yiğit Buut hayatını kaybetti.
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Short title
Hameney'den ateşkes sonrası ilk açıklama: Zafer kazandık
Teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney, ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesislere önemli bir zarar vermediğini söyledi. Moskova ve Berlin'den ise Tahran'a UAEA çağrısı geldi.<br /><p>İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hameney, İsrail'le ateşkes sağlandığından bu yana ilk kez kameralar önüne geçti. Hameney, İran devlet televizyonundan yayımlanan görüntülü mesajında Tahran'ın İsrail'e karşı zafer kazandığını öne sürerek ülkesinin "Amerika'nın yüzüne bir tokat indirdiğini" söyledi.</p>
<p>86 yaşındaki Hamaney, Washington'ın savaşa yalnızca "aksi durumda Siyonist rejimin yok olacağını hissettiği için" müdahil olduğunu iddia etti. İranlı lider, diğer yandan ABD'nin savaştan hiçbir kazanımı olmadığını ve ABD'nin saldırılarının İran'ın nükleer tesislerine "belirgin bir zarar vermediğini" savundu.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiğine ilişkin sözlerine atıfla Hameney, "Amerikan başkanı olayları inanılmaz biçimde abarttı ve daha sonra ortaya çıktı ki bu mübalağaya ihtiyacı da varmış" ifadelerini kullandı.</p>
<p>Hameney diğer yandan Trump'ın, Katar'daki Amerikan üssüne yönelik İran misillemesini "küçümseyerek hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalıştığını" öne sürdü. İran'ın ruhani lideri, ülkesinin bölgedeki ABD üslerine erişimi olduğunu belirterek, Washington'ın İran'a tekrar saldırması halinde bedelini ağır biçimde ödeyeceği tehdidinde bulundu.</p>
<h2>Moskova ve Berlin'den Tahran'a UAEA çağrısı</h2>
<p>Diğer yandan İran'ın müttefiki Rusya'dan Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'yla (UAEA) iş birliğini askıya alma kararına itiraz geldi.</p>
<p>Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Perşembe günü yaptığı açıklamada, İran'ın bu adımını eleştirerek, "İran'ın nükleer silah geliştirmediği ve geliştirmeyeceği yönünde defaatle dile getirdiği açıklamalarına herkesin saygı göstermesi adına İran ile UAEA arasındaki iş birliğinin sürmesinden yanayız" diye konuştu.</p>
<p>İş birliğinin devamına yönelik bir açıklama da Berlin'den geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a, kurumla iş birliğine devam etmesi çağrısında bulunarak, "Tahran yönetimi İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını açık, net ve şeffaf bir şekilde ifade etmelidir" diye konuştu.</p>
<p>İran parlamentosunun kararının "tamamen yanlış bir sinyal" olduğunu savunan Bakan, "İran hükümetine bu yolu seçmemesi çağrısında bulunuyorum" dedi.</p>
<p>İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları en hafif şekilde bile kınamayı reddeden UAEA'nın uluslararası inanırlığını açık artırmaya çıkardığını" belirterek İran Atom Enerjisi Kurumu'nun UAEA ile iş birliğini, ülkedeki nükleer tesislerin güvenliği garanti edilene dek askıya aldığını duyurmuştu.</p>
<p>Tasarının yürürlüğe girmesi için İran Anayasayı Koruyucular Konseyi ve Hamaney başkanlığındaki Ulusal Güvenlik Konseyi'nin onayı gerekiyor.</p>
<p>dpa,AFP,AP / SÖ,MUK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?<br />
</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73050096&x4=57554982&x5=Hameney%27den%20ate%C5%9Fkes%20sonras%C4%B1%20ilk%20a%C3%A7%C4%B1klama%3A%20Zafer%20kazand%C4%B1k&x6=0&x7=%2Ftr%2Fhameney-den-ate%C5%9Fkes-sonras%C4%B1-ilk-a%C3%A7%C4%B1klama-zafer-kazand%C4%B1k%2Fa-73050096&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
İran'ın ruhani lideri Hameney ülkesinin İsrail'e karşı zafer kazandığını, Amerikan saldırılarının İran'daki nükleer tesi
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.<br /><p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Fransa'yı, polisin ırksal fişleme yaptığını öne süren bir Fransız vatandaşının haklarını koruyamadığı gerekçesiyle mahkum etti.</p>
<p>Mahkeme, Perşembe günü aldığı kararla, Kerim Touil'in ülkenin doğusundaki Besancon'da, 10 gün içinde üç kez polis tarafından durdurulmasına hükümetin "tarafsız ve mantıklı bir gerekçelendirme" sunamadığına hükmetti.</p>
<p>AİHM, polis memurlarının kamu düzenine ve güvenliğine tehdit oluşturan bir durumla karşıya karşıya olup olmadıklarına ilişkin oldukça hızlı biçimde ve kimi zaman net iç talimatlar olmaksızın karar vermek zorunda kaldıklarının bilincinde olduğunu kaydetti. Diğer yandan 2011 yılında gerçekleşen Touil vakasında Fransız hükümetinin çürütemediği "ayrımcı muamele" ihtimalinin tespit edildiğini ifade eden mahkeme, Fransa'nın davacıya 3 bin euro tazminat ödemesine hükmetti.</p>
<p>Mahkeme, davaya dahil olan diğer beş Fransız başvuru sahibinin durumlarında ise ayrımcılık tespit edemedi.</p>
<h2>İstismara açık kimlik kontrolleri</h2>
<p>İnsan Hakları İzleme örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü geçen yıl ırksal fişlemenin Fransa çapında yaygın bir uygulama olduğunu ve polisin uygulamalarında yerleşik olarak görüldüğünü kaydetmişti.</p>
<p>HRW, siyah ya da Arap olarak algılanan genç erkeklerin ve yaşları 10 yaşa kadar düşebilen çocukların sık sık istismar edici ve yasa dışı kimlik kontrollerine maruz kaldığına dikkat çekti. Hak örgütleri, konuyla ilgili Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'ne şikayette bulunduklarını bildirdi.</p>
<p>Fransa'nın kamu denetçiliği kurumu da 2017 yılında, bu gruptan bir gencin, genel nüfusa kıyasla kimlik kontrolüne tabi tutulma olasılığının 20 kat daha fazla olduğunu açıklamıştı.</p>
<p>AFP/SÖ,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73048033&x4=57554982&x5=A%C4%B0HM%27den%20Fransa%27ya%20%C4%B1rksal%20fi%C5%9Fleme%20cezas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Faihm-den-fransa-ya-%C4%B1rksal-fi%C5%9Fleme-cezas%C4%B1%2Fa-73048033&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250626&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
AİHM, Fransa'yı polis tarafından ırksal profillemeye maruz kaldığını iddia eden davacıya tazminat ödemeye mahkum etti.
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Short title
Muharrem İnce yeniden CHP'de: Ya hep beraber ya hiçbirimiz
Teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü. Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, İnce'nin dönüşünden duyduğu memnuniyeti kaleme aldığı mektupla ifade etti.<br /><p>Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, yaklaşık dört buçuk yıllık aranın ardından eski partisi CHP'ye döndü.</p>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin haftalık grup toplantısında, "Normalde Muharrem İnce'ye rozet takmam lazım. Ama dedim ki ben Muharrem İnce'ye rozet takamam çünkü onun rozeti alnına takılı zaten doğduğundan beri" ifadeleriyle kürsüyü İnce'ye bıraktı. </p>
<p>Alkışlar eşliğinde sözlerine başlayan İnce, yaptığı konuşmada, "Ben bugün buraya bir kibirle, bir pişmanlıkla gelmedim. Ben bugün buraya kişisel bir hesapla da gelmedim. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in samimi, içten bir davetiyle geldim" ifadelerini kullandı.</p>
<p>"Ayrılıklar bazen kırgınlıktan olur bazen de umudu başka yollarla aramakla olur. Benim bugün buraya gelişim bir geri dönüş değildir. Benim bugün buraya gelişim, bir kucaklaşmadır, hasret gidermedir" diyen İnce'nin sözleri salondan büyük alkış aldı.</p>
<p>İnce konuşmasını, "Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz!" sözleriyle bitirdi.</p>
<h2>İmamoğlu'ndan İnce'ye mektup: Aramıza hoş geldiniz</h2>
<p>2021'de CHP'den istifa eden İnce, partiye dönüşünü sosyal medya platformu X üzerinden paylaştığı, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanıEkrem İmamoğlu'nun imzasını taşıyan mektupla duyurmuştu. </p>
<p>İnce'nin "Birleşe birleşe kazanacağız" notuyla paylaştığı mektupta İmamoğlu'nun şu ifadeleri yer aldı: "Aramıza hoş geldiniz Sevgili Muharrem İnce Başkanım. Beni, ailemi ve arkadaşlarımı büyük siyasi operasyonun, hukuksuzlukların, acımasız kuşatmalarla yürütülen düşman hukuku uygulamalarının her anında yalnız bırakmadın ve güç verdin. Tarihimizi en kritik kavşaklarından birinde, Genel Başkanım Sayın Özgür Özel'in güçlü davetiyle tekrar baba ocağına; CHP'ye dönüş kararınızı çok kıymetli ve önemli buluyorum."</p>
<h2>"İç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır"</h2>
<p>Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının el yazısıyla gönderdiği mesajda, "Ne mutlu ki hiçbir makam ve mevki beklemeksizin attığınız bu adımın bir ve birlikte müreffeh Türkiye mücadelemiz için heyecan verici olduğunu belirtmek isterim. Türkiyemiz için ulusal ve uluslararası çok zor mücadelemizin güçlü, kararlı ve azimle yürütülmesi şarttır" ifadeleri yer aldı.</p>
<p>İBB başkanı, "Bu tarihi dönemde CHP iç cephe tahkimi amasız, fakatsız olmalıdır. Muhalefet iç cephe tahkimi milli menfaat ve prensiplere karşı, demokrasiyle, hukuka aykırı ne varsa birlikte tepki vermek, karşı durmakla olmalıdır. Milletimiz, devletimiz adına iç cephe tahkimi dışlamadan, düşmanlaştırmadan, bireysel ve siyasi menfaat gözetmeden istikballe istiklalimiz için bir ve birlikte olmalıdır" diye yazdı.<br />
</p>
<h2>Özgür Özel Muharrem İnce'yi davet etmişti</h2>
<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 18 Haziran günü Memleket Partisi Genel Merkezi'nde ziyaret ettiği İnce'yi CHP'ye davet etmişti. Özel, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Memleket Partisi'ni "CHP'ye en yakın parti" olarak tanımlayarak, "Sayın Muharrem İnce'yi ve Memleket Partisi'ndeki arkadaşlarımızı baba evine davet noktasında bir iki cümle de kurdum. Tabii ki bundan sonraki aşama kendi takdirleri olacak" ifadesini kullanmıştı.</p>
<p>İnce de bu davet üzerine, en kısa sürede partisinin yetkili kurullarını toplayacağını açıklamıştı.</p>
<p>ANKA,DW/SÖ,JD</p>
<p>DW Türkçe'ye nasıl engelsiz erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73021748&x4=57554982&x5=Muharrem%20%C4%B0nce%20yeniden%20CHP%27de%3A%20Ya%20hep%20beraber%20ya%20hi%C3%A7birimiz&x6=0&x7=%2Ftr%2Fmuharrem-ince-yeniden-chp-de-ya-hep-beraber-ya-hi%C3%A7birimiz%2Fa-73021748&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Muharrem İnce, 2021'de istifa ettiği eski partisi CHP'ye döndü.
Almanya'da aşırı sağcı dergiye mahkemeden yeşil ışık
Short title
Almanya'da aşırı sağcı dergiye mahkemeden yeşil ışık
Teaser
Almanya'da mahkeme, geçen yıl İçişleri Bakanlığı'nca yasaklanan aşırı sağcı Compact dergisinin yayınlarına devam edebileceğine hükmetti. Derginin genel yayın yönetmeni, kararın "AfD'ye de yarayacağını" savundu.<br /><p>Almanya'da aşırı sağcı Compact dergisi yayınlarına devam edebilecek. Leipzig'deki Federal İdare Mahkemesi, derginin yayın hayatına ilişkin esas davada nihai kararını verdi. Mahkeme, dönemin İçişleri Bakanı Nancy Faeser'in 2024'te aldığı yasaklama kararını kaldırdı.</p>
<p>Mahkeme Başkanı Yargıç Ingo Kraft kararı, "Anayasa, anayasa düşmanlarının ifade ve basın özgürlüğünü dahi garanti altına almaktadır" ifadeleriyle gerekçelendirdi. Mahkeme, dergide çok sayıda polemik içeren ve sert ifadeler bulunduğunu teslim etmekle birlikte bunların anayasa düşmanlığı sınırını aşmadığına hükmetti.</p>
<p>Dönemin İçişleri Bakanı Faeser, "aşırı sağcı çevrenin merkezi sözcüsü" olarak nitelendirdiği dergiyi yasaklamıştı. Bakanlık, Compact Magazin GmbH'nın, uzun süredir Anayasayı Koruma Dairesi'nin merceğinde olduğunu ve şirketin 2021 sonunda kesin olarak aşırı sağcı bir oluşum olarak sınıflandırılarak izlenmeye başlandığını kaydetmişti.</p>
<p>Leipzig'de alınan kararla ise federal yargıçlar 2024 Ağustos'undaki acil yargı sürecinde verdikleri kararı teyit etmiş oldu. O dönemde, mahkeme dergiye yönelik yayın yasağını geçici olarak askıya almış, derginin "şimdilik" yayımlanmaya devam etmesine izin vermişti.</p>
<h2>Genel yayın yönetmeninden AfD vurgusu</h2>
<p>Compact Genel Yayın Yönetmeni Jürgen Elsaesser, mahkemenin nihai kararını "çifte başarı" olarak nitelendirerek aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin de bu başarıdan yararlanacağını savundu.</p>
<p>Compact'ı yasaklamanın mümkün olmamasının AfD'nin de yasaklanamayacağı anlamına geldiğini söyleyen Elsaesser, "Biz muhalefetin en güçlü sesiyiz. Bizden daha fazla haber alacaksınız" diye konuştu.</p>
<p>2010 yılında kurulan ve merkezi daha önce Brandenburg eyaletindeki Falkensee kentinde olan Compact Magazin GmbH'nın merkezi halihazırda Saksonya-Anhalt'daki Stössen'de bulunuyor. Mahkeme kayıtlarına göre Compact dergisinin tirajı 40 bin civarında; çevrim içi yayın yapan televizyon kanalı ise 460 bine kadar tıklanma alabiliyor.</p>
<p>Dpa/SÖ,TY</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika::Almanya%27da%20a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9Fc%C4%B1%20dergiye%20mahkemeden%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=73020293&x4=57554982&x5=Almanya%27da%20a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1%20sa%C4%9Fc%C4%B1%20dergiye%20mahkemeden%20ye%C5%9Fil%20%C4%B1%C5%9F%C4%B1k&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-da-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9Fc%C4%B1-dergiye-mahkemeden-ye%C5%9Fil-%C4%B1%C5%9F%C4%B1k%2Fa-73020293&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250624&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3APolitika" />
Short teaser
Almanya'da mahkeme geçen yıl İçişleri Bakanlığı'nca yasaklanan aşırı sağcı Compact dergisinin yayınlarına devam edebilec
İsrail, İran'da Cuma günü başlattığı saldırıların hedefini genişletiyor. Peki, iki ülke arasındaki en ağır saldırı sürecinde şimdiye kadar neler yaşandı? İsrail, kimleri ve hangi kritik altyapıları hedef aldı?<br /><p>İsrail geçen Cuma gecesi İran'ın stratejik açıdan kritik noktalarını hedef aldığı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Netanyahu hükümeti, bu operasyona gerekçe olarak Tahran'ın nükleer programını gösteriyor. İran ise bunu savaş ilanı olarak nitelendirerek İsrail'e yönelik misilleme saldırıları başlattı.</p>
<p>Böylece iki ülke arasında şimdiye dek görülen en ağır karşılıklı saldırı süreci başlamış oldu.</p>
<p>Peki, şimdiye kadar İsrail hangi kritik noktaları hedef aldı ve neler yaşandı?</p>
<h2>Nükleer tesisler bombalandı</h2>
<p>İsrail Cuma gününde bu yana İran'da çok sayıda nükleer tesisi vurdu. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na göre Tahran, Natanz ve Fordo'da yer üstü uranyum zenginleştirme tesislerine yapılan saldırıların yanı sıra İsfahan'daki uranyum dönüştürme tesisinde de hasar oluştuğunu bildirdi.</p>
<p>Uydu görüntülerini analiz eden Uluslararası Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü, Natanz'daki tesisin yer üstü enerji altyapısında geniş çaplı hasar meydana geldiğini bildirdi. Enstitü, elektrik kesintisinin uranyum zenginleştirme için kullanılan santrifüjlerin bulunduğu yer altı bölümünde de ciddi hasara yol açabileceğine dikkat çekerek bu durumun tesisin "en azından şimdilik"<strong> </strong>devre dışı kalmasına neden olmuş olabileceğini kaydetti.</p>
<p>Uranyum zenginleştirme yıllardır İran'la yaşanan nükleer ihtilafın merkezinde yer alıyor. Zenginleştirilmiş uranyum sivil amaçlarla kullanılabildiği gibi, atom bombası yapımında da kullanılabiliyor. Belirleyici olan ise bölünebilir izotop U2352'nin zenginleştirme oranı.</p>
<h2>Tahran'da bir gecede 80 hedef vuruldu</h2>
<p>İsrail ordusu, onlarca roketatar ve hava savunma mevzisine yönelik saldırılarla İran'ın batısında Tahran'a kadar olan bölgedeki hava savunmasını etkisiz hale getirdiğini ve böylece tam bir "hareket serbestisi"<strong> </strong>elde ettiiğini bildirdi. Yalnızca Cumartesiyi Pazara bağlayan gece İsrail, Tahran'da 80'den fazla hedefi vurduğunu kaydetti.</p>
<p>Pazar günü, İsrail ordusu mühimmat üretim tesislerinin yakınlarında yaşayan sivillere güvenli yerlere gitmeleri çağrısında bulunurken İranlı yetkililer halka yönelik olarak cami, metro istasyonları ve okulların sığınak olarak kullanılmak üzere açılacağını duyurdu.</p>
<h2>Öldürülen İranlı ordu mensupları ve bilim insanları</h2>
<p>İsrail saldırılarında şu ana kadar çok sayıda üst düzey İranlı ordu mensubu öldürüldü. Ölenler arasında İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Askeri İstihbarat Başkan Yardımcısı Gulamreza Mehrabi, Askeri Operasyonlar Başkan Yardımcısı Mehdi Rabbani'nin de bulunduğu açıklandı. İsrail, Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri'nin neredeyse tüm komuta kadrosunun öldürüldüğünü duyurdu.</p>
<p>Saldırılarda dokuz İranlı nükleer bilim insanı da hayatını kaybetti.</p>
<h2>İsrail hedeflerini genişletiyor</h2>
<p>İsrail, İran'daki saldırı hedeflerini de genişletiyor. Pazar günü Tahran'da iki yakıt deposu vurulurken başkentin kuzeybatısındaki bir yakıt deposunda yangın çıktığı bildirildi.</p>
<p>Taraflar ayrıca Tahran'daki savunma bakanlığı binasının da hedef alındığını teyit etti. İsrail, askeri nükleer program SPND'nin karargahını ve nükleer araştırmalarla ilgili belgelerin bulunduğu bir arşivi de hedef aldığını bildirdi.</p>
<h2>Savaşın bilançosu</h2>
<p>İran'n Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir İrevani, Cuma günü yaptığı açıklamada İsrail'in saldırılarında 78 kişinin hayatını kaybettiğini, 320 kişinin de yaralandığını bildirmişti. Bu açıklamadan bu yana İran tarafından güncel bir resmi bilanço açıklanmadı.</p>
<p>İsrail'de ise kurtarma ekiplerinin verdiği bilgilere göre Cuma gününden bu yana en az 13 kişi İran saldırılarında hayatını kaybetti, yaklaşık 380 kişi de yaralandı. Pazar günü Bat Yam kentinde çöken bir binanın enkazı altında kalan yedi kişinin de kayıp olduğu belirtildi.</p>
<p>AFP / SÖ,ET</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail-%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%3A%20%C5%9Eimdiye%20kadar%20neler%20ya%C5%9Fand%C4%B1%3F%20&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72917748&x4=10201&x5=%C4%B0srail-%C4%B0ran%20sava%C5%9F%C4%B1%3A%20%C5%9Eimdiye%20kadar%20neler%20ya%C5%9Fand%C4%B1%3F%20&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-iran-sava%C5%9F%C4%B1-%C5%9Fimdiye-kadar-neler-ya%C5%9Fand%C4%B1%2Fa-72917748&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250615&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
İsrail ile İran arasındaki en ağır saldırı sürecinde şimdiye kadar neler yaşandı?
Dünyanın su rezervlerinin yüzde 70'ini oluşturan buzullar hızla eriyor. Bu erime su krizleri, sel felaketleri, enerji kesintileri ve kültürel geleneklerin kaybına yol açıyor.
Short teaser
Buzullar hızla eriyor, su kaynakları azalıyor, seller artıyor. Kültürel değerler tehdit altında.
Gazze'deki savaş 18'inci ayını geride bırakırken, Almanya ve ABD başta olmak üzere İsrail'in en yakın müttefiklerinden gelen eleştiriler sertleşiyor.<br /><p>Gazze'de 18 ayı aşkın süredir sürmekte olan savaşta, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya yönelik uluslararası desteğin giderek zayıflıyor. Başta Almanya ve ABD olmak üzere, uzun süredir İsrail'e güçlü destek veren ülkelerde bile siyasi söylemler değişmeye başladı.</p>
<h2>Almanya'dan gelen eleştiriler</h2>
<p>Tarihi nedeniyle İsrail'i ilgilendiren konularda izlediği politikalarda son derece temkinli olan Almanya'da, görevi Mayıs ayı başında devralan Başbakan Friedrich Merz'in İsrail'e getirdiği eleştiriler, Berlin'in İsrail'e yönelik yaklaşımında bir dönüşüme işaret ediyor.</p>
<p>Birkaç gün önce Berlin'de düzenlenen "re:publica" konferansında konuşan Merz, İsrail'in Gazze stratejisine sert eleştiriler yöneltti. Merz, "Sivillerin çektiği acılar artık meşru gösterilemez" diye konuştu. Almanya'nın İsrail'e karşı taşıdığı özel sorumluluğa dikkat çeken Merz, uluslararası insancıl hukukun açıkça ihlal edildiği durumlarda ise sessiz kalınamayacağını vurguladı.</p>
<p>İsrail'in Gazze'de nasıl bir stratejik hedefle hareket ettiğini "açıkçası artık anlayamadığını" da dile getiren Merz, "İsrail, en yakın müttefiklerini bile yabancılaştırmamalı" diye konuştu. Almanya ile İsrail'in yakın temas halinde olduğunu da vurgulayan Merz, bu hafta içinde Netanyahu ile bir telefon görüşmesi planlandığını da sözlerine ekledi.</p>
<p>Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da Gazze'deki insani durumu "katlanılmaz" olarak tanımlayarak, bölgeye yardım ulaştırmanın daha etkili hale gelmesi gerektiğini söyledi. Wadephul, Almanya'nın İsrail'e olan bağlılığı ile insan onuru ve uluslararası hukuk değerleri arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>2023'te Almanya, İsrail'e 326,5 milyon euro değerinde silah ihracatına onay vermişti. Bu, 2022'ye kıyasla 10 katlık bir artış anlamına geliyor. 2024'te bu rakam 161,1 milyon euroya geriledi.</p>
<h2>ABD'den dikkat çeken açıklamalar</h2>
<p>İsrail'in en önemli müttefiki olan ABD'de de söylem değişiyor. Başkan Donald Trump, New Jersey'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "İsrail ile konuşuyoruz. Bu durumu bir an önce sonlandırmak istiyoruz" dedi. Söz konusu açıklama her ne kadar sembolik bir karakter taşısa da bu açıklama Trump'ın Netanyahu'ya verdiği koşulsuz desteğin azaldığını gösteriyor.</p>
<p>Belçika'daki Louvain Katolik Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler Profesörü olan Elena Aoun, bu söylem değişimini "Netanyahu ile ilişkilerde belirgin bir gerginlik" olarak değerlendiriyor. Aoun, ABD'nin İsrail'e askeri ve finansal desteğinin ise hâlâ kesintisiz devam ettiğine dikkat çekiyor.</p>
<p>Öte yandan İsrail hükümeti Gazze'deki savaşa ek olarak Batı Şeria'daki yerleşim politikaları nedeniyle de eleştiriliyor. İsrail'e karşı bir adım da Birleşik Krallık'tan geldi. Londra, ilk kez aşırı sağcı bazı yerleşimcileri yaptırım listesine aldı.</p>
<h2>AB'den temkinli adımlar</h2>
<p>Berlin ve Washington'da bunlar yaşanırken, Avrupa Birliği (AB) de İsrail'le olan ilişkilerini yeniden değerlendirmeye başladı. Geçen hafta, AB dışişleri bakanları İsrail ile ticaret ve siyasi ilişkileri belirleyen Ortaklık Anlaşması'nın gözden geçirilmesini gündeme getirdi. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Gazze'ye ulaşan insani yardımların "okyanusta bir damla" kaldığını söyledi.</p>
<p>Bu gelişmelere temkinli yaklaşılması gerektiğine dikkat çeken Aoun, "Bu söylem değişikliği, eyleme dönüşmüş değil. Anlaşmanın gözden geçirilmesi sadece bir başlangıç. AB'nin hâlâ karar vermesi gereken asıl konu, İsrail'in Anlaşma'nın 2'nci maddesini ihlal edip etmediği" değerlendirmişini yapıyor. Bu madde, AB ile İsrail arasındaki ticari ilişkileri insan haklarına saygı koşuluna bağlıyor.</p>
<p>Şu ana kadar 27 AB ülkesinden 17'si anlaşmanın gözden geçirilmesini destekledi. Almanya, Macaristan ve Çekya ise bu adıma karşı çıktı. İsrail bu üç ülkeye açık bir şekilde teşekkür etti.</p>
<p>Çalışmalarını Fransa'daki IFRI Güvenlik Araştırmaları Merkezi'nde sürdüren Amélie Férey, AB'nin bu bağlamda etkisinin sınırlı olduğunu vurguluyor. Férey, "ABD, ana silah ve finansman sağlayıcısı. Dolayısıyla destek ya da destek eksikliği büyük fark yaratıyor" diyor.</p>
<h2>Uluslararası Ceza Mahkemesi süreci</h2>
<p>2024'ün Kasım ayında, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Kararın sembolik önemi büyük olsa da pratik etkisi tartışmalı.</p>
<p>Almanya, Macaristan, Fransa ve Belçika bu kararları uygulamayacaklarını açıkladı. Aoun bu durumun uluslararası adalet mekanizmalarının zayıfladığını gösterdiği görüşünü savunurken, Férey farklı bir görüşte: "Tutuklama kararı, Netanyahu ve ekibinin hareket özgürlüğünü kısıtladı. Artık birçok ülkeye seyahat etmekten çekiniyorlar."</p>
<p>UCM'nin Netanyahu hakkındaki kararı, mahkemenin demokratik bir ülkenin görevdeki liderine, sürmekte olan bir çatışma nedeniyle çıkardığı ilk karar olma niteliğini taşıyor. Karara sert tepki veren Netanyahu, suçlamaları "rezalet" olarak nitelendirmiş ve İsrail'in Gazze'de yalnızca kendini savunduğunu söylemişti.</p>
<h2>Avrupa'nın inandırıcılığı sorgulanıyor</h2>
<p>Öte yandan Férey, Avrupa'nın Gazze konusundaki yaklaşımının iki yüzlü olduğu eleştirisini yöneltiyor. AB'nin izlediği politikaların kuruluşun küresel düzeyde güvenilirliğini ciddi biçimde zedelediğine dikkat çeken Férey, Avrupa'nın artık iki devletli çözüm yönünde somut bir yol haritası sunması gerektiğini söylüyor. Férey, "Avrupa Ukrayna için kendi kaderini tayin hakkını savunurken, Gazze'de Filistinliler için aynı ilkeyi uygulamıyor" diye konuşuyor.</p>
<h2>İsrail içinde ve dışında artan baskı</h2>
<p>İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonu sürerken, ordu bölgenin yaklaşık yüzde 40'ını kontrol altına aldığını ve iki ay içinde bu oranın yüzde 75'e çıkarılacağını duyurdu.</p>
<p>On bir hafta süren ablukanın ardından Gazze'ye yardımların sınırlı bir biçimde girişine izin verilse de bölgedeki insani durum hâlâ çok ağır. Uluslararası yardım kuruluşlarına göre, koşullar felaket düzeyinde. Hamas kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığına göre ise savaş nedeniyle şimdiye kadar yaklaşık 54 bin Filistinli öldürüldü, 122 bin kişi de yaralandı.</p>
<p>Öte yandan İsrail içindeki muhalefet de giderek büyüyor. Rehinelerin aileleri ve sivil toplum örgütleri, protesto gösterilerini sürdürüyor. Aoun, buna rağmen İsrail halkının büyük çoğunluğunun hâlâ savaşa desteğinin sürdüğünü söylüyor: "Anketler yüzde 50'den biraz fazla bir kesimin operasyonları desteklemeye devam ettiğini gösteriyor.</p>
<h2>Stratejik hedeflere ulaşıldı mı?</h2>
<p>Netanyahu, savaşın başlangıcından bu yana ana stratejik hedefin Hamas'ı yok etmek olduğunu defalarca dile getirmiş olsa da, bu hedefe henüz ulaşılabilmiş değil. Aoun, "Savaş iki yıldır sürüyor. Değişen asıl şey uluslararası algı. Özellikle Filistinlilerin çektiği acılar artık daha fazla görünür durumda" diyor.</p>
<p>Férey ise farklı bir görüşte:</p>
<p>"Eğer amaç Hamas'ın askeri tehdidini yok etmek idiyse, bu başarıldı. Fakat siyasi hedefler ve kalıcı barış çok daha karmaşık."</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::%C4%B0srail%20bask%C4%B1%20alt%C4%B1nda%3A%20Netanyahu%20yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor%20mu%3F&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72700808&x4=10201&x5=%C4%B0srail%20bask%C4%B1%20alt%C4%B1nda%3A%20Netanyahu%20yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor%20mu%3F&x6=1&x7=%2Ftr%2Fisrail-bask%C4%B1-alt%C4%B1nda-netanyahu-yaln%C4%B1zla%C5%9F%C4%B1yor-mu%2Fa-72700808&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250528&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Netanyahu'ya yönelik uluslararası baskı artarken, Batı'dan gelen eleştiriler artıyor.
Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala ödüle layık görüldü.<br /><p>Almanya'nın en önemli devlet nişanlarından olan Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Çinli dil bilimci Li Yuan, Belçikalı tarihçi ve yazar David Van Reybrouck ve Türkiye'den Osman Kavala bu yıl ödüle layık görüldü.</p>
<p>Goethe Enstitüsü Başkanı Gesche Joost, Münih kentinde bugün yaptığı açıklamada ödül törenin 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleneceğini söyledi. Eş zamanlı gerçekleşecek Weimar Sanat Festivali'nde de ödül sahipleri ve çalışmalarının halka tanıtılacağını aktardı.</p>
<p>Bu ödül, Alman yazar ve şairi Johann Wolfgang von Goethe'nin onuruna her yıl doğum gününde düzenlenen törenle sahiplerine takdim ediliyor.</p>
<h2>Başkan Joost'tan ödül sahiplerine övgü</h2>
<p>Enstitü Başkanı Joost, günümüzde dünyaya büyük bir "sertliğin" damgasını vurduğunu ifade ederek demokratik değerlerin birçok yerde baskı altında olduğunu söyledi. Tam da böyle bir dönemde kültürel anlayışa hizmet eden ve fark yaratabilen insanlara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Joost, Goethe Madalyası'na layık görülen kişilerin böyle şahsiyetler olduğunu kaydetti. Her üç ödül sahibinin de cesaret, yaratıcılık ve net bir bakış açısıyla Almanya ile dilsel ve kültürel değiş tokuş için çaba harcadıklarını belirterek ödül sahiplerinin yaptıkları çalışmalarla kendi ülkelerinin dışında da büyük etki yaratabildiklerini ifade etti.</p>
<h2>Osman Kavala'nın barış ve uzlaşı çalışmalarına vurgu</h2>
<p>İş insanı, hayırsever ve insan hakları aktivisti olan Osman Kavala'nın "yorulmak bilmez bir fikir insanı ve öncü bir kişilik olduğunu" dile getiren Joost, 2017'de Türkiye'de tutuklanmasına rağmen Kavala'nın barış ve toplumsal uzlaşı için çalışmalarına önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Enstitü Başkanı, Kavala'nın büyük bir özveriyle kültürel alanlar yarattığını ve çalışmalarıyla bölgedeki sivil toplum ağlarını güçlendirdiğini de vurguladı.</p>
<p>Osman Kavala'dan önce bu ödüle şimdiye kadar 1979'da Türkiye eski başbakanlarından Goethe, Schopenhauer ve Nitsche'nin eserlerini Türkçe'ye kazandıran çevirmen Prof. Dr. Sadi Irmak, 1981'de Atatürk'ün verdiği burs ile eğitimini Almanya'da yapan 1911 Filistin doğumlu ünlü arkeolog Prof. Dr. Ekrem Akurgal, 2000 yılında tanınmış Alman dili ve edebiyatı uzmanı Türkolog Prof. Dr. Şara Sayın ile 2019 yılında Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli yazar ve aktivist Doğan Akhanlı layık görülmüştü.</p>
<h2>Li Yuan ve David Van Reybrouck'un ödül gerekçesi</h2>
<p>Ödülün bu yılki sahiplerinden Li Yuan'ın ise Berlin'deki öğreniminden bu yana, yabancı dil olarak Almanca'nın ülkesinde öğretiminin profesyonelleşmesine katkıda bulunduğu ifade edildi. Bir profesör olarak Li'nin Çin'deki birçok öğretmene ve öğretmen adayına ve bilim insanına ilham kaynağı olduğuna da dikkat çekildi.</p>
<p>Enstitü Başkanı Joost, Belçikalı yazar ve tarihçi David Van Reybrouck'un da başlattığı "G1000" gibi sivil toplum inisiyatifleriyle demokrasiyi sadece bir temsil biçimi olarak değil, canlı ve halkın katılımıyla yaşanan bir pratik gerçeklik olarak yeniden gözler önüne serdiğini söyledi.</p>
<p>Joost, Van Reybrouck'un en tanınmış eseri olan "Bir tarih: Kongo" kitabında Kongo'nun sömürge döneminden günümüze kadar olan tarihini açıkça gözler önüne serdiğini ve ve Belçikalıların kendi sömürgecilik suçlarına yaklaşımlarını eleştirel bakışla ele alışına dikkat çekti. </p>
<h2>Goethe Madalyası'nın önemi ve takdim töreni</h2>
<p>Ünlü Alman yazar Johann Wolfgang von Goethe'nin anısına verilen Goethe Madalyası, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin resmi onur nişanı ve uluslararası kültür politikasının en önemli ödülü olarak niteleniyor. Bu yıl 70'inci kez takdim edilecek ödülle sahiplerinin ülkelerinde Alman dilinin ve kültür ile sanatın teşvikine yönelik hizmetleri onore ediliyor. Takdim töreni yıl Johann Wolfgang von Goethe'nin (1749-1832) doğum günü olan 28 Ağustos'ta Weimar'da düzenleniyor.</p>
<p>Goethe Enstitüsü, Federal Almanya Cumhuriyeti'nin dünya çapında faaliyet gösteren kültür enstitüsü konumunda ve Türkiye dahil 98 ülkede bulunan 151 enstitüsüyle Alman dilinin öğrenilmesini teşvik ederken uluslararası kültürel iş birliğini de destekliyor.</p>
<p>KNA / ETO,HS</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72451276&x4=57556474&x5=Almanya%27dan%20Osman%20Kavala%27ya%20Goethe%20Madalyas%C4%B1&x6=0&x7=%2Ftr%2Falmanya-dan-osman-kavala-ya-goethe-madalyas%C4%B1%2Fa-72451276&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250506&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Goethe Madalyası'nın bu yılki sahipleri belli oldu. Türkiye'den Osman Kavala da ödüle layık görülenler arasında.
Özellikle 50 yaş üzeri kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olanların zonaya yakalanma riski yüksek. Aşı ile zona riski azaltılabiliyor. Canlı zona aşısı ise aynı zamanda kadınlarda demans ihtimalini de azaltıyor.<br /><p>Bilim insanları, uzun zamandır zona hastalığı ile demans arasında bir bağlantı olduğu üzerinde duruyordu. İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırma da bu konuda önemli kanıtlar ortaya koydu. Araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.</p>
<p>Almanya'daki Braunschweig Teknik Üniversitesi'nin Yaşam Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Martin Korte, "İngiltere''de yapılan araştırma, şimdiye kadar bir viral enfeksiyon ile yüksek demans riski arasındaki bağlantıyı ortaya çıkaran en iyi çalışma. Zona aşısının sadece zorlu bir virüs hastalığına karşı korumadığını aynı zamanda demansa yakalanma riskini de azalttığını ikna edici kanıtlarla gözler önüne serdi" dedi.</p>
<p>Bilim dergisi Nature'da sonuçları yayınlanan araştırmaya göre, denekler arasında 80 yaş ve üzerinde demans görülmemesinin sebebi yüksek ihtimalle Varizella Zoster virüsüne, yani zonaya karşı yapılan aşı.</p>
<p>Wales'teki araştırmacılar, aşılı ve aşısız olmak üzere iki ayrı grubu yedi yıl boyunca yakından takip etti.</p>
<p>Elde edilen sonuçlara göre aşı olan kadınlarda demansa yakalanma yüzde 20 daha az görüldü. Erkeklerde ise aşının bu olumlu etkisi tam olarak saptanamadı. Yalnız araştırma artık kullanılmayan canlı aşı türü Zostavax için geçerli. Canlı aşı, az miktarda zayıflatılmış ancak canlı ve tekrarlanabilir patojenler içeren aşı türüdür.</p>
<p>ABD'de daha önce yapılan bir araştırma, Zostavax'in zonaya karşı etkisinin zayıf olduğu sonucunu ortaya koymuştu. Bu nedenle son yıllarda çoğunlukla "Herpes Zoster" adlı inaktif bir aşı (ölü aşı) kullanılıyor. Piyasada bilinen adıyla da Shingrix.</p>
<h2>Varizella Zoster virüsü nedir?</h2>
<p>Varizella Zoster virüsü, demans gelişimiyle ilişkili olduğu söylenen herpes virüsleri grubuna aittir. Bu virüs insanlarda suçiçeğine yol açar. Özellikle çocuklarda görülen, oldukça da bulaşıcı olan bu viral enfeksiyon, ateş ve kaşıntılı deri döküntüsüne neden olur.</p>
<p>Suçiçeği enfeksiyonu atlatan kişilerde virüsler, daha sonra omuriliğin sinir hücrelerinde aktif olmayan bir durumda kalmayı sürdürür. Ancak ileriki yıllarda bağışıklık sistemi zayıfladığında tekrar aktif hale gelip çoğalabilirler. Bu durumda da zona hastalığına neden olurlar.</p>
<h2>Zona kendini nasıl gösterir?</h2>
<p>Zonanın (Herpes Zoster) belirtileri yorgunluk ve ateştir. Daha sonra belirli bir bölgede yanma ve şiddetli ağrı ile sinir iltihabı meydana gelir.</p>
<p>Zona vücudun her yerinde görülebilir, ancak çoğunlukla göğüs bölgesi ve sırtta ortaya çıkar. Ayrıca boğaz, kollar, bacaklar, yüz bölgesi, gözler ve kullaklarda da kendini gösterebilir. Çoğunlukla omirilik kısmından başlayarak vücuda yarım daire şeklinde yayılır. Deri döküntüsünden içi su toplamış kabarcıklar oluşur, ondan yaklaşık beş gün sonrasında da kaybolur.</p>
<h2>Zona aşısı kadınlarda neden farklı etki gösteriyor?</h2>
<p>İngiltere'de yapılan son araştırma her ne kadar zona aşısının demansın ilerlemesine veya ortaya çıkmasına karşı koruma sağladığını kanıtlasa da bu koruyucu mekanizmanın nasıl işlediğine dair daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.</p>
<p>Nörobiyolog Korte'ye göre, zona aşısının demans riski üzerindeki etkisinin kadınlar ve erkekler arasında neden bu kadar farklılık gösterdiğini de açıklığa kavuşturmak gerekli:</p>
<p>"Kadınlarda demans daha sık görülüyor ve kadınlar otoimmun mekanizmalara daha güçlü tepki veriyorlar. Tüm otoimmun hastalıkların üçte ikisi kadınlarda görülüyor. Dolayısıyla bu son çalışma belki de işleyen mekanizmaya dair bir ipucu veriyor: Nöroinflamatuar otoimmun tetiklemeli süreçler aşı ile azaltılıyor olabilir, bu da özellikle kadınları daha iyi koruyor olabilir."</p>
<p>Nöroinflamasyon, normalde vücudu koruyan bağışıklık sisteminin bakteri veya virüs gibi yabancı maddelerle savaşmak yerine kendi beyin veya dokusuna saldırması nedeniyle beynin iltihaplanması anlamına geliyor.</p>
<h2>Zona aşısını kimler olmalı?</h2>
<p>Yaklaşık her on kişiden üçü hayatlarının bir döneminde zona hastalığına yakalanıyor. Hastalık prensip olarak her yaşta ortaya çıkabilir, ancak çoğunlukla 50 yaşın üzerindekilerde veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde görülüyor. Yaş ilerledikçe de risk artmaya devam ediyor. Ayrıca zona hastalığına kadınlarda erkeklere göre daha sık ve daha erken rastlanıyor.</p>
<p>Şimdiye kadar zona aşıları örneğin Almanya'da 60 yaşından itibaren, risk grubunda olanlara ise 50 yaşından itibaren tavsiye ediliyordu.</p>
<p>Aşı, iki kez yapılarak koruma sağlanıyor ve ve aşı üst koldaki kaslara enjekte edilmek suretiyle yapılıyor. Aşının koruma oluşturabilmesi için iki aşılama arasında da en az iki, en fazla da altı ay süre geçmesi gerekli. Aşının maliyeti de 500 eurodan fazla.</p>
<p>Alman Nöroloji Derneği Genel Sekreteri Peter Berlit, sonuçları yeni açıklanan araştırmanın ışığında Almanya'daki aşı tavsiyelerinin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyor ve "Aşının demansı önleme veya geciktirme üzerindeki etkisi o kadar büyük ki bu durum zona hastalığına karşı korumanın ötesinde bu aşının yapılması yönünde bir argüman oluşturuyor. En azından kadınlar için 50 yaşından itibaren aşının genel olarak tavsiye edilip edilmeyeceği tartışılmalıdır" diyor.</p>
<p>Helmholtz Enfeksiyon Araştırma Merkezi'nde Nöroinflamasyon ve Nörodejenerasyon çalışma grubuna başkanlık da eden uzman Korte, Berlit'ten bir adım daha ileri gidiyor ve "Benim tavsiyem aşının kapsamının daha da genişletilmesi olur. Zona hastalığı söz konusu olduğunda bütün yaş grupları aşıdan fayda görebilir. Zira şiddetli bir zonadan daha acı verici çok az şey var. Aşı ne kadar erken yapılırsa, demans riskinin o kadar erken azaltılabileceği de varsayılabilir" diyor.</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=72130459&x4=10201&x5=Zona%20a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1%20kad%C4%B1nlar%C4%B1%20demansa%20kar%C5%9F%C4%B1%20da%20koruyor&x6=1&x7=%2Ftr%2Fzona-a%C5%9F%C4%B1s%C4%B1-kad%C4%B1nlar%C4%B1-demansa-kar%C5%9F%C4%B1-da-koruyor%2Fa-72130459&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20250405&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Zona hastalığına karşı yapılan aşının kadınlarda demans riskini de azalttığı ortaya çıktı. Nasıl mı?
İngiltere'de yürütülen yeni bir araştırmaya göre, zona hastalığına neden olan "Varizella Zoster" adlı virüse karşı yapılan aşı, özellikle kadınları demansa karşı koruyor.
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Short title
Araştırma: Alzheimer riski en düşük meslek taksicilik
Teaser
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.<br /><p>Alzheimer, özellikle ileri yaştaki insanları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Almanya'da yaklaşık iki milyon kişi bu hastalıktan muzdaripken, her yıl 400 binden fazla yeni vaka ekleniyor. Uzmanlar, hastalıktan korunmak için sağlıklı bir yaşam tarzı ve zihinsel aktivitelerin önemine dikkat çekiyor. Yapılan bir araştırma, özellikle taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer'dan ölüm oranlarının diğer mesleklere göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. </p>
<h2>9 milyon ölüm incelendi </h2>
<p>ABD merkezli tıp dergisi <em>BMJ</em>'de yayımlanan araştırma kapsamında, 2020-2022 yılları arasında yaklaşık dokuz milyon yetişkin ölümü mercek altına alındı. ABD'de yapılan çalışmada, 440'tan fazla meslek grubu değerlendirildi. Bulgulara göre, taksi ve ambulans şoförlerinin Alzheimer nedeniyle ölüm oranları diğer meslek gruplarına göre belirgin şekilde daha düşük.</p>
<p>Araştırmacılar, bu durumun beyindeki Hippokampus adlı bölgeyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Hippokampus, beyinde mekânsal ve yön bulma gibi bilişsel işlemleri yöneten bir bölge. Örneğin, Londra'daki taksi şoförlerinin Hippokampuslarının genel nüfusa göre daha büyük olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Aynı zamanda Alzheimer'ın gelişiminde kritik rol oynayan bu bölge, sık kullanıldığında güçlenebiliyor. Bu da, mesleklerin Alzheimer'dan ölüm oranı üzerindeki etkisiyle ilgili yeni ipuçları sunuyor. </p>
<h2>Sonuçlar kesin değil </h2>
<p>Bununla birlikte, araştırmacılar sonuçların kesin olmadığını belirtiyor. Alzheimer’a yatkın bireylerin genellikle bu tür zorlu mesleklere yönelmemesi veya meslekte uzun süre kalmaması da bir diğer olası açıklama olarak öne çıkıyor. Çalışmanın yazarları, mekânsal bilişsel becerilerin Alzheimer’dan korunmaya etkisini kesinleştirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. </p>
<p>"Bu sonuçları kesin bir bulgu olarak değil, bir hipotez olarak değerlendirmek gerekiyor" diyen araştırmacılar, Alzheimer ile meslek arasındaki ilişkinin daha detaylı incelenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p>DW/TY,BK</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl erişebilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=71097887&x4=10201&x5=Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%3A%20Alzheimer%20riski%20en%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk%20meslek%20taksicilik&x6=1&x7=%2Ftr%2Fara%C5%9Ft%C4%B1rma-alzheimer-riski-en-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk-meslek-taksicilik%2Fa-71097887&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20241218&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
Bir araştırmaya göre taksi ve ambulans sürücülüğü Alzheimer'dan ölüm oranı en düşük meslek grupları arasında yer alıyor.
ABD'de koli basili paniği: Hasta sayısı 75'e yükseldi
Short title
ABD'de McDonald's kaynaklı koli basili paniği
Teaser
Amerikan hamburger restoranları zinciri McDonald's'ta yemek yedikten sonra koli basili görülen hasta sayısı 75'e yükseldi. Pek çok fast food zinciri taze dilimlenmiş soğanı menüden çıkardı.<br /><p>Ünlü Amerikan fast food zinciri McDonald's'ta yemek yedikten sonra koli basili bakterisi ortaya çıkan hasta sayısındaki artış ülkede paniğe neden oluyor. Sorumlu Amerikan makamların yaptığı açıklamaya göre, ülkede koli basili bakterisi nedeniyle hastalanan kişi sayısı 75'e yükseldi.</p>
<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nden (CDC) yapılan açıklamaya göre hastalanan 42 kişi McDonald's'ta hamburger yediğini dile getirdi. Bu kişilerinden 22'sinin hastanede tedavi altında olduğu belirtilirken CDC, iki hastada da bakterinin böbrek yetmezliğine yol açan enfeksiyona neden olduğunu, bunun da sonucunun ölümcül olabileceğini belirtti.</p>
<p>ABD makamları, 27 Eylül-10 Ekim tarihlerinde 13 eyalette insanlarda koli basili bakterisi kaynaklı enfeksiyon görülmesi üzerine inceleme başlattı. Söz konusu enfeksiyon ölüme sebebiyet verebiliyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yapılan ilk incelemeler sonucunda bakterinin dilimlenmiş taze soğan kullanılan ve Avrupa ülkelerinde "Hamburger Royale" adı altında satışa sunulan, Quarter Pounder Burger'den çıkmış olacağı ihtimali üzerinde duruyor. Öte yandan hamburger köftesinin de buna yol açmış olabileğinin ihtimal dışı olmadığı belirtildi.</p>
<h2>Hamburger zincirleri soğanı menüden çıkarıyor</h2>
<p>Fast food zinciri McDonald's, taze soğanlı menüleri kartlarından çıkarmaya başladı. McDonald's, tedarikçilerinden Taylor Foods'dan soğanlı burgerlerin tedariğini durdurdu.</p>
<p>FDA'nın verdiği bilgiye göre, 12 eyalette McDonald's şubeleri, Quarter Pounder ve dilimli taze soğanı kısmen veya tamamen menüden çıkardı. Cuma günü yaptığı açıklamada da McDonald's, tedarikçisi Taylor Foods'tan gelecekte soğan ürünleri alınmayacağını açıkladı.</p>
<p>McDonald's dışında başka fast food zincirleri de önceki günden itibaren kimi şubelerinde tedbir amaçlı taze dilimlenmiş soğanı menülerinden çıkarmaya başladı. Washington Post ile NBC kanalının haberlerine göre, bunlar arasında KFC, Pizza Hut ve Taco Bell'in ait olduğu "Yum! Brands" ile Burger King de bulunuyor.</p>
<p>Koli basili bakterileri belli koşullarda ağır hastalıklara ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Bakterinin yol açtığı tipik semptomlar ise midede kramp, kanlı ishal ve kusma oluyor.</p>
<p>McDonald's'ta ortaya çıkan ve hamburger yiyenlerde görüldüğü belirtilen bakteri şirketin borsadaki hisse senetlerinin değerinin de düşmesine neden oldu. Şirketin hisselerinin yüzde 6 değer kaybettiği açıklandı.</p>
<p>Reuters, dpa / ETO,ET</p>
<p>DW Türkçe'ye engelsiz nasıl ulaşabilirim?</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM::ABD%27de%20koli%20basili%20pani%C4%9Fi%3A%20Hasta%20say%C4%B1s%C4%B1%2075%27e%20y%C3%BCkseldi&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=70608480&x4=10201&x5=ABD%27de%20koli%20basili%20pani%C4%9Fi%3A%20Hasta%20say%C4%B1s%C4%B1%2075%27e%20y%C3%BCkseldi&x6=1&x7=%2Ftr%2Fabd-de-koli-basili-pani%C4%9Fi-hasta-say%C4%B1s%C4%B1-75-e-y%C3%BCkseldi%2Fa-70608480&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20241026&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM" />
Short teaser
McDonald's'taki yemekten sonra koli basili görülen hasta sayısı 75'e yükseldi.Restoranlar taze soğanı menüden çıkarıyor.
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.<br /><p>Ünlü müzisyen Erkin Koray 82 yaşında hayatını kaybetti. </p>
<p>Türk Rock müziğinin efsanevi isminin uzun süredir yaşadığı Kanada’nın Toronto kentinde hastaneye kaldırıldığı bildirilmişti. </p>
<h2>Türkçe Rock müziğinin en özgün isimlerindendi</h2>
<p>1941 yılında İstanbul’da doğan Koray, annesinin piyano öğretmeni olması nedeniyle müzikle iç içe büyüdü. Lise yıllarında kurduğu amatör grupla gitar çalmaya başlayan müzisyen,1960'lı yıllarda ilk 45'likleriyle adını duyurmaya başladı. 1970’lere gelindiğindeyse kendine has stili, şarkı sözleri ve müziğiyle Türk rock tarihinin en özgün isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştı. </p>
<p>Sanatçı; Anadolu rock, psychedelic rock ve progresif rocktan esintiler taşıyan özgün eserlere imza attı. Erkin'in "Şaşkın", ''Fesuphanallah'', "Arap Saçı", "Yalnızlar Rıhtımı", gibi pek çok eseri başka müzisyenler tarafından yeniden yorumlandı.</p>
<p><em>DW Türkçe’ye VPN ile nasıl erişebilirim?</em></p>
<p>DW/SÖ,BÖ</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=66464922&x4=57556474&x5=Erkin%20Koray%20hayat%C4%B1n%C4%B1%20kaybetti&x6=0&x7=%2Ftr%2Ferkin-koray-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti%2Fa-66464922&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230807&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Türk Rock müziğinin efsanevi ismi Erkin Koray, 82 yaşında hayatını kaybetti.
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'ne bu yıl yazar Salman Rüşdi layık görüldü. Rüşdi, ödülünü Ekim ayında Frankfurt'ta düzenlenecek törenle alacak.<br /><p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.</p>
<p>Yazara ödülü 22 Ekim'de Almanya'nın Frankfurt kentindeki St. Paul Kilisesi'nde düzenlenecek törenle takdim edilecek. İngiltere ve ABD vatandaşlığı bulunan 76 yaşındaki Rüşdi, 25 bin euro da para ödülü alacak.</p>
<p>Alman Yayıncılar Birliği, geçen yıl ABD'deki bir suikast girişiminde ağır yaralanan Hindistan doğumlu Rüşdi'nin 1950 yılından beri verilen bu ödüle, edebi çalışmalarının yanı sıra sürekli tehdit altında olmasına karşın sergilediği "azim" ve "hayata yönelik olumlu tutum" nedeniyle layık görüldüğünü açıkladı.</p>
<p>Jüri, "Çalışmaları, baskıcı rejimlerin toplumları tamamen yok etmek için kullandığı gücü kayda geçirirken aynı zamanda bireylerin sergilediği yıkılmaz direniş ruhuna da övgü niteliği taşıyor" ifadesini kullandı.</p>
<p>"Şeytan Ayetleri" adlı romanı sonrası 1989 yılında İran lideri Humeyni'nin hakkında yayımladığı ölüm fetvası nedeniyle uzun yıllardır tehdit altında yaşayan Rüşdi, geçen yıl New York'ta bıçaklı saldırıya uğramıştı.</p>
<p>Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü, 1997 yılında Türk yazar Yaşar Kemal'e verilmişti.</p>
<p>DW,dpa,AP/CÖ,TY</p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65959844&x4=57556474&x5=Salman%20R%C3%BC%C5%9Fdi%27ye%20Almanya%27dan%20bar%C4%B1%C5%9F%20%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC&x6=0&x7=%2Ftr%2Fsalman-r%C3%BC%C5%9Fdi-ye-almanya-dan-bar%C4%B1%C5%9F-%C3%B6d%C3%BCl%C3%BC%2Fa-65959844&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230619&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
Alman Kitap Yayımcıları Birliği Barış Ödülü'nün bu yılki sahibi yazar Salman Rüşdi oldu.
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi. Sansürlenmesi istenen kitapların önemli bir kısmı okullarda ders olarak işleniyor.<br /><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) geçen yıl sansür uygulanması talep edilen kitap sayısında rekor düzeyde artış görüldü.</p>
<p>ABD Kütüphaneler Birliği tarafından yapılan açıklamaya göre 2022 yılında bin 269 resmi müracaatta bulunularak toplam 2 bin 571 kitap için sansür uygulanması talep edildi.</p>
<p>Açıklamanın devamında 2021'de 729 kitap hakkında sansür istendiği belirtilerek, geçen yıl bu sayıda gözle görülür bir artış olduğuna vurgu yapıldı. ABD'de sansür talep edilen kitap sayısı 20 yıldır kayıt altına alınıyor.</p>
<p>Geçen yıl sansürlenmesi istenen kitapların ağırlıklı olarak LGBTQ ve azınlık konularını işledikleri ifade edilirken, yüzde 86'sının çocuk ve gençlik edebiyatı üzerine olduğu, yüzde 58'inin ise okullarda ders olarak işlendiği ya da okul kitaplıklarında bulunduğu ifade edildi.</p>
<p>dpa/TY,BK</p>
<p><em>DW Türkçe'ye sansürsüz nasıl ulaşabilirim?</em></p>
<img width="1" height="1" alt="" src="http://logc279.xiti.com/hit.xiti?s=531599&s2=29&p=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr::ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&di=&an=&ac=&x1=1&x2=29&x3=65101626&x4=57556474&x5=ABD%27de%20sans%C3%BCr%20talebinde%20rekor&x6=0&x7=%2Ftr%2Fabd-de-sans%C3%BCr-talebinde-rekor%2Fa-65101626&x8=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste&x9=20230324&x10=tur-VEU-KisaDalga-tr-VT-32955-html-copypaste::G%C3%9CNDEM%3A%3AK%C3%BClt%C3%BCr" />
Short teaser
ABD'de geçen yıl 2 bin 500 kitap için sansür talep edildi.